Anahtar kelimeler: Kuzeydeki Ulaşmak Geçit Etmişlerdir Davacısı Açmış Yola Malikleri İii Kesinlik
7. Hukuk Dairesi         ███████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili ve davacılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 1 55... , 33, 36... parsel sayılı taşınmaz malikleri olarak, taşınmazları yararına kuzeydeki genel yola ulaşmak amacıyla geçit hakkı kurulmasını talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.05.2022 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; asıl dava davacısı ..., birleştirilen davalarda davacı olan ... ve ...'un açmış oldukları davaların kabulüne diğer davaların reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin III No.lu başlıkta belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemizin 21.09.2023 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, Mahkemece karar tarihine en yakın tarihli geçit irtifakı bedelinin hesaplanması için bilirkişilerden ek rapor alınarak, belirlenen toplam bedelin davacı tarafça depo ettirilerek, hüküm sonucunda da bu bedelin aleyhine hüküm kurulan davalılara ödenmesine karar verilmesi gerekirken, değinilen hususlar gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile asıl dava davacısı ..., birleştirilen davalarda davacı olan ..., ... ve Kozlu Köy Tüzel Kişiliği’nin açtıkları davaların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Dava dosyasında hem davalı, hem de birleştirilen davada davacı konumunda olduklarını, kendilerinin davalı olduğu davada davanın reddine karar verildiğinden lehlerine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğini,
b. Ayrıca Yargıtayın 21.09.2023 tarihli bozma kararına konu Mahkeme kararı kendilerine tebliğ edilmediğinden o karara ilişkin temyiz talebinde bulunamadıklarını, bu nedenle Mahkemenin asıl dosyadaki ret gerekçesinin isabetli olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bozma öncesi verilen kararı sadece 1 55... parsel malikinin temyiz ettiğini, diğer davalılar yönünden kararın kesinleştiğini, bu nedenle sadece 1 55... parsel yönünden hesaplanan güncel bedelin depo ettirilmesi gerektiğini,
b. Mahkemece verilen ret kararının usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olduğunu,
c. Davacının adil yargılanma hakkının ihlâl edildiğini ileri sürmüştür.
3. Davacılar ... ve ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bozma öncesi verilen kararı sadece 1 55... parsel malikinin temyiz ettiğini, diğer davalılar yönünden kararın kesinleştiğini, bu nedenle sadece 1 55... parsel yönünden hesaplanan güncel bedelin depo ettirilmesi gerektiğini,
b. Mahkemece verilen ret kararının usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olduğunu,
c. Davacıların adil yargılanma hakkının ihlâl edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; asıl ve birleştirilen davalarda geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekili ile davacılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekili ile davacılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
05.02.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Asıl ve birleştirilen davalar, geçit hakkı kurulmasına ilişkindir.
Asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davalı ... tarafından temyizi üzerine Dairemizce; karar tarihine en yakın irtifak bedeli hesaplanarak hüküm verilmesi gereğine değinilerek karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak temyiz etmeyen davalı parseller yönünden de bedelde güncelleme yapılarak belirlenen depo emrinin davacılar tarafından yerine getirilmediği gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiş, Dairenin sayın çoğunluğu tarafından hüküm onanmıştır.
Geçit hakkı davalarında, geçit güzergahında birden fazla taşınmaz bulunması halinde yükümlü kılınacak ayrı taşınmaz maliklerinin hak ve yükümlülükleri birbirinden bağımsız olduğundan aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmamaktadır. Dolayısıyla her bir malik yargılama aşamasında itiraz ve def'ilerini ayrı ayrı ileri sürebilecekleri gibi, hükmün istinaf ve temyizini de ayrı ayrı yapabileceklerdir.
Somut olayda, ilk hükümle yükümlü kılınan taşınmaz maliklerinden sadece davalı ... tarafından hüküm temyiz edilmiş olmakla, temyiz etmeyen diğer davalılar ile davacılar arasındaki hüküm yönünden usuli kazanılmış hak gerçekleşmiştir. Bozma kararından sonra Mahkemenin, ilk hükmü temyiz etmeyen davalılar yönünden bozma kararındaki gibi bedeli güncelleştirme kapsamında daha önce depo edilen miktardan daha fazla bir miktarı depo emri vermesi kazanılmış hak ilkesine aykırıdır. Bu duruma aykırı olarak, verilen depo emrinin ilk hükmü temyiz etmeyen davalılar yönünden yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru değildir.
Hal böyle olunca, Mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!