Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Başkan Açılmadan Yazim Katip Bursa Menfi Üye Hallerden

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A... HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: 2...KARAR NO
: ...BAŞKAN
: ...ÜYE
: ...ÜYE
: ...KATİP
: ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: 2...KARAR NO
: ...KARAR TARİHİ
: █████/2021İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: █████/2021DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av....DAVALI
:...VEKİLİ
: Av....DAVANIN KONUSU
: Menfi TespitB.A.M. KARAR TARİHİ
: █████/2024KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında ticari faaliyet bulunduğunu, davacının davalıya boylama bıçağı ürettiğini, davacı 18.02.2019 tarihli e-mail'de boylama bıçağı fiyatı konusunda bilgi verdiğini, davalının 01.03.2019 tarihinde fiyat teklifini onaylamış, bir önceki bıçak setinin geri kalan tutarı ile yeni siparişin %40 avans ödemesinin yapılacağının bildirildiğini, 01.03.2019 tarihinde 14.864,00.-TL avans ödemesi yaptığını, boylama bıçağını 10.05.2019 tarihinde 37.170,00.-TL tutarlı 294911 sıra nolu fatura ve ... sıra nolu sevk irsaliyesi ile birlikte karşı tarafa teslim ettiğini, 23.05.2019 tarihinde davalının e-mail göndererek bıçağı iade edileceğini bildirdiğini, red sebebi bildirilmediğini, 24.06.2019 tarihinde 52448 sıra nolu sevk irsaliyesi ile ... sıra nolu 37.170,00.-TL tutarlı iade faturasıyla iade ettiğini, avansın iadesini talep ettiğini, ... 8. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında 14.864,00.-TL tutarlı takip başlattığını, ayıp ihbarının bulunulmadığını, ayıp bulunmadığını, ayıbın davalı tarafından ispatlanması gerektiğini, arabuluculuk yoluna başvurduğunu, anlaşamama ile sonuçlandığını, icra dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının 01.03.2019 tarihinde boşlama bıçağı siparişi verdiğini, 14.864,00.-TL avans ödenmesi yaptığını, 10.05.2019 tarihinde teslim edilen ürünün ısıl işlemlerden kaynaklı olarak hatalı üretildiğini, ayıplı olduğunun teslim sırasında anlaşıldığını, davacı teslim sırasında hazır olduğundan teslim alınmadığını, davacı düzeltme işlemi yapmışsa da ayıbın giderilmediğini, iade faturası düzenleyerek iade edildiğini, davacınında geri aldığını, avans iade etmediğini, ayıbın süresinde ihbar edildiğini, talebin kesinleştiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, daha önceki ticaret münasebeti nedeniyle ölçüleri bilindiğini, 8 gün içinde usule uygun bildirimde bulunulmadığından TTK'dan kaynaklanan seçimlik haklarını kullanamayacağını, ayıp bulunmadığını, tespit yaptırmadan ürünü iade ettiğini, bilirkişi tarafından ölçülere uyulduğunun tespit edildiğini, ürünleri teslim alması gerektiğini, borçlu olmadığını alacaklı olduğunu, lehine kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, otomotiv dahil geniş bir sektör ağı için sac üretimi yaptığını, sac üretimi sonrasında sacların istenilen şekil ve ebatlarda kesilmesi /dilimlenmesi için dilme ve boylama bıçakları kullanıldığını, boylama bıçaklarının üretimimi içinde daha önceden hizmet alınan davacıdan mail yolu ile teklif alındığını ve teknik çizimleri ile birlikte yeni bir çift boylama bıçak seti üretilmesi konusunda mutabık kalındığını, sipariş ile birlikte üretilecek bıçak seti bedelinin %40'ı olan 14.864,00-TL avans ödemesi 01.03.2019 tarihinde yapıldığını, alt ve üst bıçaklarda ısıl işlemden kaynaklanan düzlemsellik sorunu olduğunun anlaşıldığını, aynı gün bıçaklar davacıya iade edildiğini ve iade faturası düzenlendiğini, davacı tarafından süresinde ve şekle uygun ayıp ihbarında bulunulmadığını, davacının ticari defter kayıtları ile şirketin alacaklı olduğunun ispat olunduğunu, firmanın davacıdan 14.864,00.-TL alacaklı olduğu bilirkişi raporunda ortaya konduğunu ve ispatladığını, davacının istinaf nedenlerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar. Bir tanımlama yapmak gerekirse; yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluk borcu, yüklenicinin eseri teslim borcunun tamamlayıcısı olarak, meydana getirdiği eserde ortaya çıkan ayıp ve eksiklikleri üstlenme borcudur. Bu gibi durumlarda eserde dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken niteliklerin yokluğu söz konusudur.Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 818 sayılı BK'nın 359-363 (TBK 474-478) maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin █████/2021 tarih █████████ -█████████ sy.k).Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Ticari defterler uyumlu değil ise muntazam tutulmuş olsun veya olmasın sahibi aleyhine delil olacaktır. Ancak defterlerden biri muntazam olsa da her iki defter de sahibi aleyhine kayıt içeriyor ise aleyhe delil sayılma yönünden öncelikle iddiasını ispat yükü altında olan taraf defterleri aleyhine delil sayılmalıdır. Yani ispat yükü altında olan taraf kendi defterindeki aleyhe kayıtları bertaraf edecek şekilde karşı tarafın aleyhine olan ticari defterler kayıtlarından yararlanmamalıdır. Bunun sonucu ise aleyhe kayıtların uyuşmayan kısmından ispat yükü altında olan tarafın yararlanamayacağı kabul edilmelidir. Çünkü ispat yükü, uyuşmazlık konusu hususlar için olup, karşı tarafın ileri sürmediği bir husus için ispat yükü de söz konusu olamayacağından bu sonuca varılması usul kurallarının da temel bir sonucudur ( Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████/2022 tarih █████████-█████████ sy. k).Somut olayda, taraflar arasında boylama bıçağı üretimini konu alan eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı avans ödemesinin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise teslim edilen bıçakların ayıplı olduğunu, iade faturasının düzenlenerek davacıya gönderildiğini, iade edilen malı almasına rağmen avansı iade etmediğini, takibin kesinleştiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosya içinde bulunan bilirkişi raporunda, bıçakların kullanımı gerçekleştirilmediğinden net bir sonuca ulaşılamadığı, mali müşavir bilirkişi raporundan davalı iş sahibinin davacı tarafından üretilen bıçakların ayıplı olduğu iddiasıyla iade faturası düzenlediği, davacının da iade faturasını ticari defterlerine kaydettiği belirlenmiştir. Davacı iade faturasını ticari defterlerine kaydetmekle ayıbı kabul etmiş sayılacağından davacının aksine itirazı yerinde değildir. Taraf defterlerine göre davacının davalıya 14.864,00.-TL borçlu olduğu da anlaşılmaktadır. Usulüne uygun olarak tutulmuş defterlerdeki aleyhe kayıtlar da tıpkı lehe kayıtlar gibi sahibini bağlar. Bu durumda mahkemece davacının borçlu olmadığının tespiti isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davacının istinaf nedenleri yerinde değildir.HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmediğinden başvurunun esastan reddi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ... sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılması gerekli istinaf karar harcının peşin alınmış olması nedeniyle bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,3-İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,4-Karar tebliğ işlemlerinin 7035 sayılı Yasa ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 359/3 hükmü gereğince İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere █████/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi....Başkan......Üye......Üye......Katip...