Anahtar kelimeler: Lüleburgaz Batıklığın Terekesinin Batık Hükmen Mirasın Murisi Borca Bankası Kesinlik
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'ın 17.03.2019 tarihinde öldüğünde terekesinin borca batık olduğunu ileri sürerek; borca batıklığın ve mirasın hükmen reddedilmiş olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... ... Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; muris .... müvekkil Bankaya kredi borcu sebebiyle icra takibi başlatıldığını, vefat ettiğinden mirasçı sıfatıyla davacılar hakkında takibe devam edildiğini, velev ki terekesinin borca batık olma ihtimali var ise de müvekkil Bankanın bu durumu bilmesi mümkün olmadığından bu davada taraflarına atfedilecek bir hukuki kusuru kabul etmediklerini, kusuru bulunmayan müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ... ... Bankası T.A.O. vekili cevap dilekçesinde; eldeki davanın açılması için kanunda ön görülen 3 aylık hak düşürücü sürenin geçtiğini, murisin, kredi borçlusu .... kullanmış olduğu kredilere kefaleti nedeniyle 21.01.2022 tarihi itibariyle müvekkil Bankaya 1.762.142,29 TL muaccel borcu bulunduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur
4. Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde: müvekkil Banka davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, davacıların ölüm tarihinden sonra terekeyi sahiplendiklerini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
5. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde: davacıların, mirası kabul anlamına gelecek bir işlemde bulunup bulunmadıklarının araştırılması gerektiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 618. maddesi hükmü gereği davacıların ölüm tarihinden geriye dönük beş yıl içerisinde muristen aldıkları değer ile müvekkile karşı sorumlulukları bulunduğundan geriye dönük beş yıllık hesap hareketlerinin ve aldığı taşınır ve taşınmaz malların tespiti için, muris ve davacılar adına aktif ve pasif malvarlığı sorgulamasının yapılması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olan müvekkili aleyhine yargılama gideri hükmedilmemesi gerektiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacıların tereke işlemlerine karışmadıkları, terekeyi kabul anlamında eylemlerinin bulunduğu hususunda dosyaya yansıyan herhangi bir delil olmadığı, murisin ölümü tarihi itibariyle terekesinin borca batık olması nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 605/2 hükmüne göre mirasın hükmen reddi şartlarının oluştuğu, davanın niteliği gereği terekenin borca batıklığını bilebilecek durumda olmayan ve davanın açılmasına sebebiyet vermeyen davalıların yargılama giderlerinden ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiği..." gerekçesiyle; asıl davanın ve birleştirilen davaların kabulü ile muris ...'ın ölümü tarihinde terekesinin borca batık olduğunun tespitine, mirasçısı..............'ın, ...'nin, ...'ın mirası hükmen reddettiğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde; davalı ... İdaresi vekili, davalı ... ... Bankası T.A.O. vekili ve davalı ... ... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... ... Bankası T.A.O. vekili temyiz dilekçesinde: müvekkil Banka ile davadışı ....... arasında imzalanan kredi sözleşmesini muris ...'ın müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi borçları ödenmediği için Bankaya olan kredi borcu sebebiyle kefil ... hakkında da icrai takip başlatıldığını, kefilin ölümü sonrasında mirasçı sıfatıyla davacılar hakkında takibe devam edildiğini, kanunda ön görülen 3 aylık hak düşürücü sürenin geçtiğini, ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçının, mirası reddedemeyeceğini, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerektiğini, icra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi hâlinde terekenin borca batık olduğunun kabul edilebileceğini, murisin alacak ve borçlarının zabıta marifetiyle de araştırılması gerekip eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, muris ...'ın terkin edilmiş bir ticari işletmesi olduğu da görüldüğünden ilgili vergi dairesinden yurtdışı ihracaata dayalı iade bedelleri olup olmadığının, ayrıca çevre belediyelerden yapmış olabileceği işler nedeniyle herhangi bir hakediş alacağının bulunup bulunmadığının sorulması gerektiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde: yukarıda; davalı ... vekilince ileri sürülen aynı temyiz itirazlarını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde
: murisin öldüğü yerdeki vergi dairesinden veraset - intikal vergi beyannamesi verilip verilmediğinin araştırılmadığını, Mahkemece araştırma yapılırken sadece murisin mal varlığının araştırmasının yapılmış olup oysa murisin öldüğü tarihte bütün çocukları reşit olmakla eşin ve çocukların malvarlığının da araştırılması gerektiğini, murisin ölümünden evvel son iki yıl içinde alacaklıların tahsiline engel olmak amacıyla yapılan tasarrufi işlemlerin de iptali mümkün olduğundan, bu araştırmanın da yapılması gerektiğini, böyle bir işlem var ise tasarrufun iptali için dava açılacağından bu hususun bekletici mesele yapılması gerekirken yapılmadığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; terekenin borca batıklığı iddiasına dayalı olarak mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!