Anahtar kelimeler: Bam Başkan Açılmadan Yazim Katip Bursa Üye Hallerden Karara Yoluna

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A...HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: 2...KARAR NO
: ...BAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ...KARAR NO
: ...KARAR TARİHİ
: █████/2021İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: █████/2022DAVACI
: ... - ...VEKİLİ
: Av. ... -...DAVALI
: ... -...VEKİLİ
: Av. ... - ...DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliB.A.M. KARAR TARİHİ
: █████/2024KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının, davacı şirketten satın ve teslim aldığı mallardan kaynaklanan cari hesap bakiye borcunu ödememesi nedeniyle, şifahi talepler sonuçsuz kalınca; ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına dayalı olarak genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, davalının itiraz dilekçesi ile icra takip dosyasındaki borca, faize ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiğini, icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, dilekçe ekindeki irsaliyeli fatura ve cari hesap ekstresi dökümünden davacı şirketin tüm malları eksiksiz ve tam olarak davalıya teslim ettiğinin anlaşıldığını belirterek, itirazının iptali ve takibin devamına, davalının % 20 den az olmamak üzere inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın iddiasını, sözleşmeye ve 2 adet imzasız irsaliyeli faturaya dayandırdığını, bu faturalardan 03.07.2015 tarihli ... nolu 3.540,00.-TL bedelli faturanın davalının defterinde işli olduğunu ve bu faturayı kabul ettiklerini fakat, 09.08.2016 tarihli ... seri numaralı 68.455,08.-TL bedelli faturayı kesinlikle kabul etmediklerini, ticari defterler incelendiğinde bu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının görüleceğini, ayrıca bu fatura nedeni ile davalıya hiç bir malın da teslim edilmediğini, zaten faturanın tek başına sözleşme ilişkisinin kanıtı olmaması nedeniyle, davacının dava konusu faturalara ilişkin malları davalıya teslim ettiğini yazılı delille ispatlaması gerektiğini, davalının davacı şirkete böyle bit borcu bulunmadığını, davaya konu faturalarda belirtilen ürünlere ilişkin taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme olmadığını belirterek, davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosyadaki deliller ve taraf beyanları dikkate alındığında; davacıya imalatlar karşılığından ödenmesi kararlaştırılan ücretin 495.000,00.-TL olduğu ve yapılan ödeme miktarının 271.000,00.-TL olduğu, davalının zaten kabul ettiğini beyan ettiği 3.540,00.-TL tutarındaki fatura ile birlikte itiraz ettiği █████/2016 tarihli ..... nolu 68.455,08.-TL tutarlı irsaliyeli faturadaki alacak miktarının toplamı olan 71.995,08.-TL tutarındaki alacağın, davacı tarafça davalıdan talep edilebileceği ve davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, alacağın sözleşmeye dayandığı için likit olduğu belirtilerek, davanın kabulü ile; icra takibine itirazın iptaline, asıl alacağın %20'si tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı tarafın iddialarını ispat edemediğini, davacı tarafından sunulan sözleşme ile davalı tarafından kabul edilen ve ticari defterine işlenen faturanın konusunun bambaşka olduğunu, 03.07.2015 tarihli 515127 seri nolu 3.540,00 tl bedelli faturanın açıklama kısmında 150 adet özel tabla yazdığını, bu faturanın sözleşmede ve imalat dökümünde gösterilen ürünler için düzenlenmiş bir fatura olmadığını, 10 temmuz 2014 tarihinde teslim edilmesi gereken mallar için davacının 2 yıl sonra fatura düzenlemiş olmasının da olağan hayat akışına aykırı olduğunu, söz konusu sözleşmenin taraflar arasında hiçbir zaman uygulanmadığını, davalı tarafça sözleşme ile faturaların ilgili olduğunun ispat edilemediğini, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların, sunta, mdf ve parça gibi malzemelerin alışına ait olduğunu, davalının, davacıdan almış olduğu bu ürünler ile .....’da 1000 kişilik bir konferans salonunun akustik panel kaplama ve imalat işini yaptığını, davalı tarafından ..... Belediyesi’ne kesilen 598.260,00.-TL bedelli faturanın da dava konusu iş ile hiçbir alakası bulunmadığını, bu faturanın ..... Belediyesi için yapılan Atatürk heykeli ve saat kulesi için düzenlendiğini, Nilüfer Belediyesi’nin müzekkere cevabı ile iddialarının ispatlandığını ve söz konusu faturanın davanın konusu ile alakası olmadığının açıkça ortaya çıktığını, faturanın tek başına sözleşme ilişkisinin kanıtı olmadığını, sözleşmedeki imalat dökümünde bulunan ve daha önce kalem kalem açık bir şekilde yazlan ürünler için düzenlenmiş bir fatura olmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.Davacı vekili davalının istinaf başvurusuna karşı verdiği cevap dilekçesinde, davalı vekilinin istinaf incelemesi gerekçelerinin mesnetsiz ve ispattan yoksun olduğunu, davalı vekilinin, iddiasını destekleyebilecek hiçbir somut belge yahut emare sunmadığını belirterek, istinaf incelemesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca bedel ödenmediği iddiasına dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemidir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu hukuki ilişki 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, davacı yüklenici davalı ise iş sahibidir. Eser sözleşmelerinde, kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir (Y. 6. H.D'.nin █████/2023 tarih, ████████-1062 sy.k).Ayrıca, kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça, taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle de, yüklenici işin miktar ve değerini, iş sahibi de iş bedelini ödediğini ispat yükü altındadır.Taraflar arasındaki sözleşmede; "İhsaniye hizmet binası tefrişatı işleri için aşağıda bulunan miktar ve ölçülerdeki imalatlar teknik şartnameye uygun şekilde yapılacak olup, fiyatı 420.000,00.-TL +KDV üzerinden anlaşma sağlanmıştır." denildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı taraf sözleşmenin uygulanmadığını, davacının direkt Nilüfer Belediyesine teslimat yaparak ödemesini aldığını iddia etmiş ise de, ... Belediye Başkanlığı'ndan ve ... ... Eğitim Merkezi Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevapları, tanık beyanları ile defter incelemesi sonucunda, sözleşmenin uygulandığı, davalının bu iddiasının gerçeği yansıtmadığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamında toplanan delillerden; dava konusu mobilya için ... Belediyesi ile ... ... Eğitim Merkezi Müdürlüğü'nün anlaştığı, tarafların da ... ... Eğitim Merkezi Müdürlüğü vasıtasıyla belediyeye teslimat yaptığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla; davalı, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca, davalının teslimini yaptığı ürünlerin bedelini ödeme yükümlülüğü altındadır.Az yukarıda açıklandığı üzere, işin miktar ve değerini ispat yükü davacıda, bedelin ödendiğini ispat yükü davalıdadır. Nilüfer Belediye Başkanlığı müzekkere cevapları, ... ... Eğitim müzekkere cevapları, defter incelemesi, sözleşme, toplanan deliller ve dosya kapsamı itibari ile davacının, 6100 sayılı HMK'nın 190. Maddesi ile TMK'nın 6. Maddesi kapsamında iddiasını ispatladığı, davalının ise bedelin ödendiği hususunu ispat edemediği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ... sayılı kararı usul esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gerekli 4.917,98-TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.229,50.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 3.688,48.-TL harcın ilk derece mahkemesince bu davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,3-İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,4-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi....Başkan......Üye......Üye......Katip...