Anahtar kelimeler: Murafaalı Davalıalacaklı İvediliği Yöndeki İiknın Esası Müddeti İşle Tetkiki Adliye
12. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :...Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 732,00 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 05.03.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Üye ...'ın Karşı Oy Yazısı;
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte; asıl ve birleşen dosya davacıları yasal 5 günlük sürede icra mahkemesine verdikleri dilekçelerle imza itirazında bulundukları, İlk Derece Mahkemesince; "A)1-Asıl dava yönünden, davacının imza itirazının KABULÜ ile...Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine başlatılan TAKİBİN DURDURULMASINA, davalının ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğu sabit olmadığından aleyhine kötüniyet tazminatına ve para cezasına hükmolunmasına yer olmadığına,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yapmış olduğu 623,40 TL harç ve 372,50 TL tebligat ücreti, 985,04 TL müzekkere masrafı olmak üzere toplam 1.980,94 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 12.000,00 TL vekalet ücretinin davacı vekili lehine davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B)1-Birleşen...4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası yönünden, asıl davada davacının, imza itirazı kabul edilerek takibin durdurulmasına karar verildiğinden borca itirazı ile ilgili KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 12.000,00 TL vekalet ücretinin davalı vekili lehine davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
C)1-Birleşen...1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası yönünden, davacının imza itirazının KABULÜ ile...Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine başlatılan TAKİBİN DURDURULMASINA, davalının ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğu sabit olmadığından aleyhine kötüniyet tazminatına ve para cezasına hükmolunmasına yer olmadığına,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yapmış olduğu 623,40 TL harç ve 235,00 TL tebligat ücreti, 121,50 TL müzekkere masrafı olmak üzere toplam 979,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 12.000,00 TL vekalet ücretinin davacı vekili lehine davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
D)1-Birleşen...6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası yönünden, birleşen...1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında davacının, imza itirazı kabul edilerek takibin durdurulmasına karar verildiğinden borca itirazı ile ilgili KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 12.000,00 TL vekalet ücretinin davalı vekili lehine davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
E)1-Birleşen...3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası yönünden, davacının borca itirazının REDDİNE, yargılama aşamasında takip durdurulmadığından davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmolunmasına yer olmadığına..." şeklinde karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği, bu kararın sadece alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
İİK’nın 58. maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü bendine göre; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun’un 60. maddesinin ikinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.
Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekir. Anılan noksanlık, kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır(Zira HGK’nın 12.05.1999 tarih ve █████-271 E.-██████ K., Dairemizin 10.12.2024 tarih ve █████████ E.-██████████ K. sayılı emsal içtihatları da benzer niteliktedir.).
Öte yandan; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 445. maddesi ile bu Kanun’un uygulanmasına ilişkin yönetmelik gereğince elektronik ortamda saklanan UYAP kayıtları esastır.
Somut uyuşmazlıkta; 07.06.2024 tarihinde UYAP sistemine kaydedilen ilk takip talebinde toplam 5.075.801,37 USD alacağın tahsili talep edilmiş olmasına rağmen, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiş, ayrıca harca esas değer de Türk Lirası cinsinden belirtilmemiştir.
İlk takip talebi usulüne uygun şekilde iptal edilmeden, aynı takip dosyası üzerinden ikinci bir takip talebi düzenlenmesi mümkün değildir. Bu nedenle, alacaklı tarafından 10.10.2024 tarihinde sunulan takip talebinde harca esas değerin Türk Lirası karşılığının gösterilmiş olması, önceki usulsüzlüğü gidermediği gibi takibe hukuki geçerlilik de kazandırmaz.
Nitekim, dayanak...Genel İcra Dairesinin ██████████ Esas sayılı dosyasında yer alan 10.10.2024 tarihli icra müdürlüğü kararında da; “...takibe konu alacağın yabancı para üzerinden talep edildiği, UYAP sisteminde kayıtlı ilk takip talebi ve ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği ve harca esas değerin Türk Lirası olarak yazılmadığı...” yönünde tespitte bulunulmuştur.
O halde; İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen dosya davacılarını imza itirazlarının kabulü ile takibin durdurulmuş olması karşısında, usulüne uygun bir takip talebinin varlığından da söz edilmez. UYAP sisteminde kayıtlı ilk takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmediğinden hiçbir işlem yapılmaksızın anılan bu eksiklik nedeniyle "asıl ve birleşen dosya davacılarının itiraz ve şikayetlerinin kabulü ile anılan davacılar yönünden takibin iptaline, takibin iptaline karar verildiğinden esasa ilişkin sair itiraz ve şikayetlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi" ile yetinilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz ise de temyiz edenin sıfatı dikkate alındığında; "Aleyhe bozma yasağı" ilkesi de gözetilerek bu husus bozma nedeni olarak görülemez.
"Aleyhe bozma yasağını" açıklamak gerekirse; taraflardan yalnız birinin temyiz etmiş olduğu hükmün temyiz eden tarafın aleyhine bozulamayacağını ifade eden aleyhe bozma yasağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307/4 üncü maddesinde açıkça hükme bağlanmış ise de hukuk yargılaması yönünden bu hususa ilişkin açık bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, Yargıtayın yerleşik uygulamasında hükmün temyiz edenin aleyhine bozulması hâlinde, hükmü temyiz etmemiş olan diğer taraf lehine karar verilmiş olacağı, bu durumun hâkimin tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olduğu, talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremeyeceği ilkesine aykırı düşeceği (6100 sayılı Kanun md. 25... ) ve usulî kazanılmış hakların zedeleneceği yaklaşımı ile aleyhe bozma yasağının hukuk usulünde de geçerli olacağı kabul edilmektedir(Zira Dairemizin 19.02.2026 tarih, █████████ E.-█████████ K., 03.12.2025 tarih, █████████ E.-█████████ K. sayılı emsal içtihatları da tıpatıp benzer niteliktedir.).
"...Temyiz edenin sıfatına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA..." şeklinde açıklamalı onama kararı verilmesi gerekirken, "Temyiz edenin sıfatına" ilavesi olmaksızın Dairemiz sayın çoğunluğunun yalın onama kararına iştirak edemiyorum.05.03.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!