Anahtar kelimeler: Gününün Yörede İstekli Geldiler Bittiği Salı Davetiye Memuru Günde Nedene

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.Mahkeme Kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde, temyiz eden davalı ... ve vekili Avukat ... ile temyiz edilen ... Memuru ... vekili Avukat ... geldiler, Gelen asil ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 95... , 1 26... , 50, 1 27... , 2 05... , 1 21... , 2 08... , 16, 1 78... ve 1 90... parsel sayılı taşınmazları tam hisse ile 1 90... , 49 parsel sayılı taşınmazlar ise 1/2 hisse ile belgesizden davalı ... adına tapuda kayıt edilmiştir.Davacı vekili; ... ili, ... ilçesi, ... Mahâllesi çalışma alanında bulunan 24 parça taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalılar ... ve ... ... adına tespit edildiğini, davaya konu taşınmazların tarafların ortak mirasbırakanı ... ...’dan intikal ettiğini, davacının da miras payının bulunduğunu ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptaliyle mirasbırakan ... ... mirasçıları adına tescilini talep etmiş; yargılamaya tereke temsilcisi tayini suretiyle devam olunmuştur.Davacı asıl, 08.08.2017 havale tarihli dilekçesinde; davalı ... ... ile anlaştığından bu davalının hisseleri aleyhine açtığı davasını geri çektiğini beyan etmiş, davalı ... ... 20.11.2017 havale tarihli dilekçesi ise davacının geri alma beyanını kabul ettiğini belirtmiş, bunun üzerine 1 90... , 49 parsellerdeki davalı ... ...’nun 1/2 payına yönelik dava ile 1 90... , 1 95... , 1 78... , 1 26... , 41, 1 27... , 2 05... , 31, 1 21... , 2 08... , 14, 1 66... parsel sayılı taşınmazlar bakımından açılan dava tefrik edilerek yargılamaya devam olunmuştur.Tereke temsilcisi vekili 28.01.2019 tarihli dilekçesinde 1 78... ve 1 90... parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davadan feragat ettiğini belirtmiş; davacı asıl ise 29.07.2019 havale tarihli dilekçesi ile davanın tümünden feragat etmiştir.Davalı ... vekili davaya süresinde cevap vermemiş, 02.11.2017 havale tarihli dilekçe ile davanın reddini savunmuştur.Mahkemenin davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin kararına karşı yapılan istinaf başvuruları Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı tereke idare memuru vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 05.10.2023 tarih, ████████ Esas- █████████ Karar sayılı kararıyla; somut olayda, talep sonucunun terekeye iade istemine ilişkin olduğu, davanın tereke adına yürütüldüğü, davalıların dava tarihi ve kararın verildiği tarihte terekeye karşı 3. kişi olma durumlarını korudukları, bu nedenle davalıların mirasbırakanın yargılama sırasında ölmesi nedeniyle tereke temsilcisinin sıfatının ortadan kalktığı ve davacı asılın feragatinin davanın tümü bakımından sonuç doğuracağı yönündeki gerekçenin isabetsiz olduğu, kaldı ki elbirliği mülkiyetine tabi bir malvarlığında ortakların münferit paylarından bahsedilemeyeceğinden davacının feragatinin herhangi bir hüküm ve sonuç doğurmayacağı dikkate alınarak tarafların delillerinin tamamı toplandıktan sonra esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu 1 90... ,49, 1 95... , 1 26... ,50, 1 27... , 2 05... , 1 21... , 2 08... ,16 parsel sayılı taşınmazların kök muris ... ...'dan kaldığı, taşınmazların gerek murisin sağlığında gerekse daha sonra mirasçılar arasında taksim edilmediği, murisin sağlığında taşınmazlardaki zilyetliğini herhangi bir kimseye devretmediği, muristen sonra yerlerin davalının babası ... tarafından kullanıldığı, kadastro geçtiği sırada murisin tüm mirasçılarının taşınmazlar başında olmadığı, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmedikleri, mirasçılık sıfatları sebebiyle tüm mirasçıların dava konusu taşınmazlarda miras payı oranında hakkı bulunduğu, mirasçılık ilişkisi devam ettiği sürece zilyetlikle iktisabın mümkün olmadığı ve mirasçılardan birinin dahi sürdürdüğü zilyetliğin tüm mirasçılar adına devam ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 1 95... , 1 26... ,50, 1 27... , 2 05... , 1 21... , 2 08... ,16 parsel sayılı taşınmazların tüm hisseleri ile 1 90... ve 49 parsellerin ½ paylarının davalı ... adına olan tapu kayıtlarının ayrı ayrı iptali ile bu kayıtların ... ... mirasçıları adına veraset ilamındaki miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.Dava konusu 1 95... , 1 26... , 50, 1 27... , 2 05... , 1 21... , 2 08... ,16 parsel sayılı taşınmazların tüm hisseleri ile 1 90... ve 49 parsellerin ½ payları yönünden temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA,Dava konusu 1 78... ve 1 90... parsel sayılı taşınmazlar yönünden hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;Bilindiği üzere, Mahkemelerce tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın birbiriyle uyumlu olması zorunlu olup bu zorunluluk açık, adil ve güvenli yargılanma ilkelerinin gereğidir. Kısa kararın gerekçeli karara aykırı olması, mahkemelere olan güveni zedeleyebileceği gibi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 298/2. maddesine de aykırıdır.Somut olayda, hükmüne uyulan bozma ilamında açıkça belirtildiği üzere davanın tereke adına yürütüldüğü, davayı takip ehliyetinin tereke temsilcisine geçtiği bu nedenle davacının feragatinin herhangi bir hüküm ve sonuç doğurmayacağı hususuna değinildiği halde Mahkemece kısa kararda dava konusu 1 78... ve 1 90... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği açıklanmış, ardından gerekçeli kararda ise bu kez sözü edilen taşınmazlara yönelik hüküm fıkrası karar yerinden çıkartılmak suretiyle hem kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuş hem de hükmüne uyulan bozma kararına aykırı hüküm tesis edilmiştir.Açıklanan sebeple 1 78... ve 1 90... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davalı vekilinin değinilen nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden tarafından yatırılan peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen taraf vekilleri için 40.000,00'er TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınıp birbirlerine verilmesine, Dosyanın Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.