Anahtar kelimeler: Bam Ödememesi Esaskarar Kefalet Kefil Başkan Katip Bursa Borcunu San

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
....HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ..
KARAR NO
:...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: .
ÜYE
:.
ÜYE
: .
KATİP
: .
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:
NUMARASI
: .
KARAR TARİHİ
:
DAVACI
:
DAVALI
:
DAVA
: İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
:
Taraflarca yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili, müvekkili banka ile ...San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, genel kredi sözleşmesine davalıların müşterek müteselsil kefil olduklarını, borcunu ödememesi üzerine hesap kat edilerek davalı borçlulara Bursa ...Noterliğinin █████/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtara rağmen borç ödemeyince Bursa .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalılar aleyhine nakdi alacağın tahsili ve gayri nakdi alacağın depo edilmesi için icra takibi başlatıldığını ancak davalıların icra takibine kötüniyetli olarak itiraz etmesi sonucu takibin durdurulduğunu ileri sürerek davalıların icra takibine itirazının iptaline, 1.345,00 TL gayri nakdi alacağının depo edilmesi ile birlikte takibin devamına, davalılar aleyhine %20'i oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davacı bankanın genel kredi sözleşmesini sunmadığını, müvekkilinin davacının iddia ettiği çek sorumluluk bedelinden ve teminat mektubundan kaynaklanan alacak iddiasından sorumlu olmadığını, sözleşmede açık hüküm bulunması gerektiğini, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava dışı şirket tarafından davacı bankanın Ulucami Şube'sine çek yapraklarının teslim edildiğini, teminat mektuplarının da davacı banka ve TTGV arasında yapılan görüşmeler sonucu 2013 yılında TTGV tarafından davacı bankaya iade edildiğini savunarak davanın reddine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kerim Dursun Akduman, çek yapraklarının 2008 yılında teslim edildiğini, teminat mektuplarının 2013 yılında Bankaya iade edildiğini, kendisinin ve firmasının böyle bir borcu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ...
ve Tic. Ltd. arasında imzalanan █████/2007 tarihli 500.000 TL tutarlı genel kredi sözleşmesinde davalı .......... nin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile kefalet imzaları yer aldığı, sözleşmede kefil olunan tutar kısmı boş bırakıldığından 818 sayılı BK hükümlerine göre tesis edilmiş olan sözleşmelerde, kefalet tutarının belirtilmemesi halinde yerleşik Yargıtay kararlarına göre sözleşme tutarı kefalet limiti olarak kabul edildiği, tarihsiz 1.000.000 TL limit artırımında ise yine, davalı ... Ltd. Şti.nin
müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile kefalet imzaları yer aldığı, sonuçta davalı müteselsil kefiller....1.500.000,00 TL kefalet limiti ve kendi temerrütleri ile sınırlı karpayı ve masraflardan
sorumlu bulunduğu, davaya konu borcun davalı Bankanın .... Şubesi tarafından .... Vakfı'na hitaben, dava dışı ........Ltd. Şti. lehine düzenlenen, █████/2007 tarih, 005-VT-1053325 21.399,00 USD, █████/2008 tarih, 005-VT-1053471 61.602,00 USD ve █████/2008 tarih, 005-VT-1053560 61369,00 USD teminat mektuplarının tazmin edilmesinden kaynaklanmakta olduğu, dava dışı asıl borçlu Proses Ltd. Şti., müşterek borçlu ve müteselsil kefiller davalı
.., dava dışı kefiller ... Ltd. Şti. ve ...aleyhine keşide edilen Bursa ...Noterliğinin █████/2019 tarih ve ... y. no.lu kat ihtarnamesinde, muhataplardan Proses Ltd. Şti.ne bankaca tahsis edilen limit doğrultusunda krediler
kullandırıldığı, diğer muhatapların müteselsil kefil ve ipotek veren olarak borçtan sorumlu bulundukları,
akdedilen sözleşmelerin ilgili hükümleri gereği ... Şti. nin, sair nedenlerden (sigorta primi, tem. mek. kom., masraf vb) kaynaklı borç 690,85 USD,
gayrinakdi kredilerden (Tem. Mektubu, Akreditif vb.) kaynaklı borç 9.402,27 USD , çek tazmin bedellerinden kaynaklanan borç 1.255,00 TL toplam 1.255,00 TL, 10.093,12 USD borcun muaccel hale geldiği belirtilerek mer’i gayrinakdi çekin tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde iade
edilmesi veya Banka nezdinde gelir getirmeyen bir hesapta bloke edilmesi, toplam nakdi borç tutarının işlemiş ve işleyecek mahrumiyet karpayı, ihtarname, harç ve
masraf ve fer’ilerinin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 2 gün içinde ödenmesi ihtar edildiği, davalılara gönderilen ihtarnamelerin iade edildiği, davalıların kredi sözleşmesinde yasal ikametgâh adresleri
boş bırakılmış olup, yerleşik Yargıtay kararları gereği temerrüdün █████/2020 icra takip tarihinde oluştuğunun tespit edildiği, davalı taraf davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş olup 6098 sayılı TBK'nın 146 maddesi uyarınca kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabi olduğu, 149. maddesine göre ise zamanaşımı süresi alacağın muaccel olduğu zamandan itibaren işlemeye başlayacağı, davanın genel kredi sözleşmesi gereğince, davacı Banka tarafından TTGV. Türkiye Teknoloji
Geliştirme Vakfı ‘na hitaben, dava dışı ... Ltd. Şti. lehine düzenlenen teminat mektuplarının tazmin edilmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup, davaya konu teminat mektupları █████/2013 tarihinde tazmin edilmiş olduğundan bu tarih itibariyle muaccel hale gelen alacak yönünden zamanaşımı süresi dolmadığından davalı tarafın zamanaşımı itirazı yerinde görülmediği, bilirkişi raporuna göre yapılan hesaplama sonucu, toplam borç tutarının 3.612,57 USD asıl alacak, 2.091,42 TL asıl alacak, 4.875,34 USD mahrum kalınan kar payı olmak üzere toplam 8.487,91 USD ve 2.091,42 TL olduğu, davacı bankanın çek sorumluluk bedelinden kaynaklı gayri nakdi alacak talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise eldeki kredi sözleşmesinde ise depo talebinin müteselsil kefilleri de kapsayıp kapsamayacağı hususunda açık bir hüküm bulunmadığı, davalıların depo bedelinden sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların Bursa .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takibine itirazının kısmen iptaline, icra takibinin 3.612,57 USD asıl alacak, 2.091,42 TL asıl alacak, 4.875,34 USD mahrum kalınan kar payı olmak üzere toplam 8.487,91 USD ve 2.091,42 TL üzerinden toplam nakit borç tutarının icra masrafları, vekalet ücreti ve USD bazında asıl alacak tutarına takip tarihinden ödeninceye kadar işletilecek yıllık %8,40 oranından kar payı, TL bazındaki asıl alacak tutarına değişen oranlarda avans faiz oranlarından kar payı ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin ve depo talebine yönelik istemin reddine, ayrıca alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında icra inkar tazminatının davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde mahrum kalının kar payı hesabının hatalı olup denetime elverişli olmadığını, raporda asıl alacağın 3.612,57 USD olduğu tespit edilmiş ise de banka kayıtlarına göre asıl alacak bedelinin 3.690,00 USD olduğunu, itirazın icra takibine konu tüm alacak yönünden iptal edilmesi gerekirken kısmi olarak iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğunda ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İstinaf talebinde bulunan davalı Kerim Dursun Akduman vekili, dosyadaki mevcut deliller uyarınca davacı tarafın iddiasını ispatlayamamış olduğunu, müvekkilinin kefil sıfatıyla dava dışı şirketin davaya konu borcundan kaynaklı sorumluluğunun bulunmadığını, dava dışı şirketlerin davacı banka ile imzalamış olduğu protokol gereği borçlarının ödenmiş olduğunu, müvekkilinin kefil sıfatıyla █████/2007 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalamış olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'n 598/3 maddesi gereğince █████/2017 tarihinde sona eren kefalet sorumluluğuna aykırı bir şekilde müvekkilinden kefil sıfatıyla talepte bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça asıl borçlulara herhangi bir icra takibi yapılmaksızın yalnızca müvekkili kefile icra takibi yapılmış olması sebebiyle, açılan bu davada husumet eksikliği ve taraf sıfatı noksanlığının mevcut olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İstinaf talebinde bulunan davalı ... vekili, huzurdaki davaya konu icra takibinin 2020 yılında başlatılmış olup takip ve dava tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, mahkemece kefalet sözleşmesinin imzalandığı █████/2007 tarihinin değil teminat mektuplarının imzalandığı █████/2013 tarihinin esas alınmasının açıkça 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 598. maddesine aykırı olduğunu, davacı tarafça belgelerin süresinde sunulmadığını, dava dışı şirket ile davacı arasında imzalanan protokol gereği borcun ödendiğini, davacı yanca sonradan dosyaya sunulan genel kredi sözleşmesi incelendiğinde kefil olan müvekkilinin çek sorumluluk bedelinden ve teminat mektubuna ilişkin banka alacağından sorumlu tutulmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İtirazın iptaline konu Bursa .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında davacı banka tarafından █████/2020 tarihinde, davalılar aleyhine 1.345,00 TL deposu talep edilen gayri nakdi alacak, 3.690,08 Usd+2.091,42 TL asıl alacak, 5.870,40 Usd Mah. Kal. Kar payı olmak üzere toplam 9.560,48 Usd + 2.091,42 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, miktar üzerinden takip başlatıldığı, davalıların yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durdurulduğu, hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamı uyarınca, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Hiz. San.
ve Tic. Ltd. arasında imzalanan █████/2007 tarihli 500.000 TL tutarlı genel kredi sözleşmesinde davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile kefalet imzalarının yer
aldığı, tarihsiz 1.000.000 TL limit artırımında ise yine, davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile kefalet imzalarının yer aldığı, davaya konu borcun davalı Bankanın Ulucami Şubesi tarafından TTGV Türkiye Teknoloji
Geliştirme Vakfı'na hitaben, dava dışı...Ltd. Şti. lehine düzenlenen, █████/2007 tarih, 005-VT-1053325 21.399,00 USD, █████/2008 tarih, 005-VT-1053471 61.602,00 USD ve █████/2008 tarih, 005-VT-1053560 61369,00 USD teminat mektuplarının tazmin edilmesinden kaynaklanmakta olduğu, anılan mektup bedellerinin davacı banka tarafından █████/2013 tarihinde tazmin edildiği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 598’inci maddesinin 3’üncü fıkrasına göre; "Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar". Bu hükme göre kefalet sözleşmelerinin adi veyahut müteselsil olması farketmeksizin her türlü kefalet, sözleşmenin kurulmasından itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolması ile ortadan kalkacak ve böylelikle kefalet sözleşmesi kendiliğinden sona erecektir.
6098 sayılı TBK m. 598/3. hükmü, 808 sayılı eski Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmemiş olup ilk kez 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir. 6098 TBK’nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un 1’inci maddesinde şu hükme yer verilmiştir, "Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir", bu hükme göre sona ermeye ilişkin olarak düzenlenen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri geçmişe etkilidir. TBK m.598/3 hükmü de kefalet sözleşmelerinin, 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolmasının kendiliğinden ortadan kalkacağını ihtiva ettiğinden sona ermeye ilişkin bir hükümdür. Böylelikle 818 sayılı BK döneminde imzalanmış olsa dahi her türlü kefalet sözleşmesine 6098 sayılı TBK m.598/3 hükmü uygulanacaktır.
Yargıtay emsal bir kararda "Kefalet sözleşmesi 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönemde yapılmış olsa da, 6101 sayılı 1. maddesine göre kefalet sözleşmesinin sona ermesine ilişkin TBK hükümleri uygulanacağı, Kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda kefaletin süresine ilişkin bir sınırlama hükmü bulunmamakta ise de █████/2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK’nın 598/3. maddesinde gerçek kişiler tarafından verilen her türlü kefaletlerde 10 yıllık geçerlilik süresinin düzenlendiği, kefalet sözleşmesinin kurulmasından başlayarak on yıl geçmesi ile kefaletin kendiliğinden ortadan kalkacağı, kefalete konu borcun muacceliyeti maddede öngörülen hak düşürücü sürenin başlamasına etkili olmadığı" şeklinde karar vermiş olup, bu kararında █████/2009 tarihinde tanzim edilen kefalet sözleşmesine yönelik █████/2019 tarihinde dava açılması veyahut icra takibi başlatılması gerekirken █████/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı için 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğunu belirlemiştir (Yargıtay 11.HD. █████████E., █████████K. T.27.12.2022).
Somut olayda da taraflar arasındaki █████/2007 tarihli kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Kanun'un 598/3 fıkrası uyarınca on yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, hak düşürücü sürenin █████/2017 tarihi itibariyle dolduğu, davacının hak düşürücü süre dolduktan sonra █████/2020 tarihinde takip başlattığı anlaşılmakla, davalıların hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle takip konusu borçtan sorumlu olmayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, davacı banka davalı aleyhine icra takibi başlatmakta haksız ise de kötü niyetli olduğuna dair bir iddia bulunmadığı gibi bu yönde bir delil de ibraz edilmediğinden davalı Mehmet Başaran'ın kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf nedenlerinin reddi ile davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-) Davacı vekilinin istinaf nedenlerinin reddine,
II-) Davalılar vekillerinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK m. 353/1-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Koşulları oluşmadığından davalı Mehmet Başaran'ın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 1.020,20 TL harçtan mahsubu ile bakiye 404,80 TL'nin davacıya iadesine,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 1.082,40 TL harç, 900,00 TL bilirkişi ücreti ve 256,60 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.239,00 TL yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasın,
6-Davalı tarafından yapılan 21,00 TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
8-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
III-) Taraflarca yatırılan başvuru harcının hazineye irat kaydına, karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
IV-) İstinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilen davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı Mehmet Başaran tarafından yapılan 220,20 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davalı Kerim Dursun Akduman tarafından yapılan 220,20 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
V-) Kararın tebliğ işlemlerinin dairemizce yerine getirilmesine,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 361/1 hükmü uyarınca Dairemiz kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. █████/2025
...
Başkan
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!