Anahtar kelimeler: Çapağı Kgı Fiyattan İadeli Hurda Plastik Satımdan İrsaliye Güncel Birim

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2021İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili; davalı şirketin müvekkilinden 07.08.2017 tarihli fatura ve 36855 sevk irsaliye numarası ile 18.140-kg plastik hurda çapağı 3-TL birim fiyattan 54.420-TL karşılığında satın aldığını, davalı şirket tarafından 07.12.2017 tarihinde alınan malın 23.460-TL tutarlı 7.820-kg'ı iade edilmesi sonucunda davalının 30.960-TL güncel bakiye borcunun kaldığını, 20.04.2018 tarihinde davalı şirkete iadeli taahhütlü posta ile ihtarname gönderilerek ödeme yapılması talep edildiğini, ihtarın 24.04.2018 tarihinde davalı şirkete ulaşmasına rağmen ödeme yapılmadığını, bu nedenle davalı aleyhine İstanbul Anadolu 6. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlattıkları takibe itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davacı tarafın müvekkiline içinde fatura ve sevk irsaliyesi olan bir ihtarname gönderilmediğini, müvekkilinin davacı tarafından kesilen fatura ve sevk irsaliyesinden hiç bir şekilde bilgisi olmadığını, nakliyeci tarafından davacıya kesilen faturanın davacının iddialarını kanıtlamadığını, davacı tarafından sunulan fatura ve sevk irsaliyesinin delil özelliği taşımadığını, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığından faturanın bir sonuç doğurmayacağını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; tarafların usulüne göre tutulmayan ticari defterlerinin sahipleri lehine delil niteliği taşımadığı, taraf defterlerindeki kayıtlara göre, davaya konu faturaların davacı kayıtlarında bulunduğu, ancak davalının kayıtlarında bulunmadığı, 54.420-TL bedelli faturanın davacı tarafından vergi dairesine bildirildiği, ancak davalının faturayı bildirmediği, faturaya konu ürünlerin davalı tarafından teslim alındığına dair bir bilgi bulunmadığı, sevk irsaliyesinde davalı tarafından teslim alındığına dair yetkili veya çalışan imzasının bulunmadığı, 07.08.2017 tarihinde fatura ve sevk irsaliyesinin düzenlendiği, 07.12.2017 tarihinde iadeye ilişkin nakliye faturası ve kantar kaydının bulunduğu, 20.04.2018 tarihinde fatura ve sevk irsaliyesinin gönderildiğine ilişkin ... kaydının bulunduğu, 24.04.2018 tarihinde fatura ve sevk irsaliyesinin teslimine ilişkin kaydın sunulduğu, davacı taraf ...'ye müzekkere yazılmasını talep etmiş olup, faturanın gönderilmiş olduğu ispat edilse dahi bunun sonuca bir etkisinin olmayacağı, dinlenilmesi talep edilen tanığın davacının muhasebecisi ve nakliyeci olduğu görülmekle, davacının muhasebecisi bayanlarıyla davanın ispatının mümkün olmayacağı, nakliyecinin ürünleri davacı taraftan teslim alan kişi olduğu ve sevk irsaliyesinde teslim alan olarak imza atan kişi olduğu, teslim aldığı ürünleri davalı tarafa teslim ettiğini beyan edecek olsa bile, bunu destekler bir bilgi ve belge bulunmadığından, sadece tanık beyanları ile davanın ispatlanamayacağı, ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğine dair hiç bir yazılı delil bulunmadığı, dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmadığı gerekçesiyle, davanın ve davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili; müvekkilince davalıya 07.08.2017 tarihli fatura konusu 54.420-TL bedelli plastik hurda çapak satışı yapıldığını, davalı tarafından malın 23.460-TL bedelli kısmının iadesi sonucunda müvekkilinin 30.960-TL bakiye alacağının kaldığını, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, ancak ... kayıtlarına göre fatura ve irsaliyenin davalıya teslim edildiğini, mahkemece delil olarak bildirdikleri tanıkların beyanlarının alınmadığını, faturanın ... ile davalıya 24.08.2018 tarihinde davalıya teslim edilmiş olmasına rağmen, davalının faturaya yasal süresinde itiraz etmediğini, bildirmiş oldukları tanıkların beyanlarının alınmamasının ve ...'ye yazı yazılmamasının hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğunu, davalının cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığını, bu nedenle mahkemece davalıya yemin teklif hakkının hatırlatılması gerekirken mahkemece yemine başvurulmamasının hatalı olduğunu, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; mahkemece şartları oluşmasına rağmen kötü niyet tazminatına hükmedilmediğini belirterek, kararın kötü niyet tazminatı istemi yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davalı, ticari ilişkiyi ve ticari mal satışını, dolayısıyla borcun varlığını inkar etmektedir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda, davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekir. Fatura sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Eldeki davada davalı sözleşmesel ilişkiyi, mal satışını ve borcu inkâr etmektedir. Bu durumda sözleşmesel ilişkiyi, faturada yazılı malların teslim edildiğini ve faturanın da bu akdi ilişki nedeni ile düzenlendiğini ispat yükü davacıya aittir. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamalıdır.Tarafların ticari defterleri üzerine yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı, davacının ticari defterlerinde dava ve takip konusu olan 07.08.2017 tarihli 54.420-TL bedelli faturanın kayıtlı olduğu, 31.12.2017 yılını bu tutarla kapattığı, 01.01.2018 açılışını yaptığı ancak 31.12.2018 dönem kapanışında yer almadığı, davalının ticari defterlerinde ise söz konusu faturanın kayıtlı olmadığı, davalının ticari defterlerinde davacı şirket ile bir cari hesap ilişkisinin bulunmadığı, akdi ilişkinin kanıtlanamadığı, faturanın davacının BS beyanlarında yer almasına karşılık davalının BA beyanlarında bulunmadığı, taşımaya ilişkin sevk irsaliyesinde davalı tarafından teslim alındığını gösteren bir bilgi bulunmadığı, davacının sunduğu 08.08.2017 tarihli ATM para yatırma makbuzundaki ödemenin kim tarafından neye ilişkin olarak yapıldığının belli olmadığı, 07.12.2017 tarihli kantar fişinde firma, geldiği ve gittiği yer bilgisinin boş olduğu, davacı şirkete hitaben düzenlenmiş olan aynı tarihli 601,80-TL bedelli nakliye faturasının da takip konusu yapıldığı bildirilmiştir.Davacı vekilince; 07.08.2017 tarihli 54.420-TL bedelli fatura konusu malların davalıya teslim edildiği, davalı tarafça malların 23.460-TL bedelli kısmının iadesi sonucunda müvekkilinin 30.960-TL alacaklı olduğu ileri sürülmüştür. Davacı tarafından düzenlenmiş olan 07.08.2017 tarihli 54.420-TL bedelli fatura davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayıp, davalı tarafça BA bildirimine de konu edilmemiştir. Bu durumda öncelikle davacının ticari ilişkiyi ve fatura konusu malların davalıya teslim edildiğini kanıtlaması gerekmektedir. Davacı tarafça davalıya ... ile gönderilen gönderinin davalıya teslim edildiği sabit olsa da, gönderi içeriğinin ne olduğu belli olmadığı gibi, faturanın gönderildiğinin kabulü halinde de tek başına faturanın teslim edilmesi, fatura konusu malların teslim edildiğinin kabulüne yeterli değildir. Davacının 07.08.2017 tarihli 54.420-TL bedelli faturasına ilişkin olarak düzenlemiş olduğu aynı tarihli sevk irsaliyesinde ... 'ın imzası bulunmakta ise de, bu kişi davalı şirket çalışanı olmayıp nakliyecidir. Yine davacı tarafça malların bir kısmının davalı tarafından iadesine ilişkin olarak delil olarak sunulan kantar fişi ile nakliyeci tarafından davacıya hitaben düzenlenmiş olan nakliye bedeli faturası da, malların teslim edildiği ve bir kısmının davalı tarafından iade edildiği iddiasını ispata elverişli değildir. Davacının teslim iddiasının tanık deliliyle ispatı mümkün olmadığı gibi, davacı tarafça dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmamış olması ve ispat yükünün davacı üzerinde olması karşısında, yemin deliline dayanan ancak ispat yükü üzerinde bulunmayan davalıya yemin teklif hakkının hatırlatılması mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Diğer yandan davacı takipte haksız olsa da kötü niyetli olduğu kanıtlanamamış olmakla, mahkemece davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi de yerindedir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026