Anahtar kelimeler: Paketli Kmde Transit Servise Bayi Arızanın Satımdan Arıza Tamir Değişimi

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Araç Değişimi ve Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2020İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili; müvekkilinin ... plakalı Transit model bayi, servis ve garanti paketli aracı █████/2019 tarihinde 92.302-TL bedelle satın aldığını, araçta 16.237 km'de iken arıza meydana geldiğini, arızanın giderilmesi amacıyla aracın █████/2019 tarihinde yetkili servise teslim edildiğini, müvekkilince █████/2020 tarihli ihtarname ile azami tamir süresi olan 30 iş günü içerisinde aracın tamir edilip teslim edilmediği bildirilerek aracın misli ile değişimi ve oluşan zararın giderilmesinin davalıdan talep edildiğini, ancak araçta oluşan arızanın giderilemediğini ve aracın davacıya teslim edilmediğini, kuru yemiş dağıtımı yapan müvekkilinin dağıtımının aksamaması amacıyla aylık 4.500-TL+KDV bedel ödeyerek araç kiralamak zorunda kaldığını, aracın halen serviste olmasının ve arızanın giderilememesinin üretim hatası olduğunu gösterdiğini, müvekkilinin aracı olması gereken ve beklenen performansla kullanamadığını ileri sürerek, aracın kararın kesinleştiği tarihteki ayıpsız misli ile değişimine ve şimdilik ödenen 26.550-TL kira bedelinin ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.ISLAH
: Davacı vekili █████/2022 tarihli dilekçesiyle, kira bedeli talebini 15.930-TL artırarak 42.480-TL'ye çıkarmıştır.CEVAP
: Davalı vekili, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, dava konusu araçta üretimden kaynaklı bir ayıp bulunmadığını, bu nedenle araçta bulunduğu iddia edilen ayıplardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, dava konusu aracın ticari garanti şartlarına tâbi olduğunu, bu nedenle müvekkilinin sadece ücretsiz onarımdan sorumlu olduğunu, bu nedenle davacının araç değişimi veya bedel iadesi talep hakkının bulunmadığını ,seçimlik hakların ayıbın ağırlığına göre TMK'nın 2. maddesindeki iyi niyet kuralları çerçevesinde kullanılması gerektiğini, davacının misliyle değişim talebinin taraflar arasındaki menfaat dengesini bozacağını, kabul anlamına gelmemek şartıyla davanın kabulü halinde davacının araçtan elde ettiği faydayı iade etmesi gerektiğini, aracın tramer sorgusu yapılarak aracın kazaya karışıp karışmadığı ve değer kaybına neden olacak bir durumun incelenmesi gerektiğini, yine itirazları dikkate alınmaksızın misliyle değişime veya bedel iadesine karar verilmesi halinde, aracın her türlü borçtan ari bir şekilde iadesine karar verilmesi gerektiğini, aracın servise terkinin hukuki teslim ve tescil olarak kabul edilemeyeceğini, araç kiralama bedelinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, ayrıca davacı tarafça bu konuda somut bir belge sunulmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece, alınan bilirkişi raporu ile dava konusu ticari aracın silecek sisteminde meydana gelmiş ve önemli nitelikteki arızanın kullanım kaynaklı olmayıp üretim kaynaklı olduğu, arızanın satın alma esnasında makul gözlem ile anlaşılmasının mümkün olmadığı, arızanın niteliğinin maldan faydalanmayı engelleyecek türden önemli bir arıza olduğu,aracın gizli ayıplı olarak değerlendirilebileceği, arızanın yetkili servis eliyle dahi giderilemediği, █████/2019 tarihinde 15.600 km kullanım mesafesinde iken silecek sistemi arızası nedeniyle araç garanti kapsamında iken yetkili servise başvuru yapıldığı, servisin çeşitli onarım işlemleri uygulamasına rağmen arızanın kalıcı olarak giderilemediği, arızanın kök nedeninin yetkili servis tarafından tam olarak tespit edilemediği, dolayısıyla arızanın onarılamadığının dosya mündeceratından anlaşıldığı, yetkili servisler eliyle kalıcı olarak giderilememiş neviden bir arızanın onarılabilir nitelikte bir ayıp olmadığı kanaatine varılabileceğinin tespit edildiği, davalının aracın üretici ve garantör firması olduğu, aracın gizli ayıplı olduğunun bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği,davacı her ne kadar ıslah dilekçesi ile aynı zamanda sözleşmenin feshi beyanında bulunmuş ise de, seçimlik hakların birlikte kullanılamayacağı ve davacının ayıpsız misli ile değişim yönünde seçim hakkını daha önce kullandığından sözleşmenin feshini (dönme) isteyemeyeceği, davaya konu aracın █████/2022 tarihli UYAP sorgusunda araç üzerinde haciz, rehin gibi bir şerhin bulunmadığının anlaşıldığı, TBK'nın 227. madde hükmünde davacının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğunun düzenlendiği, davacının ikame araç için █████/2019 tarihli ve aylık 4.500-TL bedelli araç kirama sözleşmesi yaptığı, buna ilişkin olarak █████/2020 tarihli fatura ile 26.550-TL tutarında 5 aylık ve █████/2020 tarihli fatura ile 15.930-TL tutarında 3 aylık kira bedeli ödediği anlaşılmakla birlikte, işbu davanın █████/2020 tarihinde açıldığı ve her davanın açıldığı tarihteki durum ve koşulları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğinden dava tarihinden sonrasına ilişkin olduğu anlaşılan █████/2020 tarihli fatura konusu alacağın dikkate alınamayacağı, bilirkişi raporunda araç kiralama bedeli olarak aylık 5.000-TL olabileceği yönünde görüş bildirildiğinden, talep edilen bedelin kadri maruf olarak değerlendirildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu aracın her türlü takyidattan ari olarak davalıya iadesi koşuluyla davalı tarafından ayıpsız misli ile değiştirilerek davacıya teslimine, aynı marka model veya aynı özellikteki ayıpsız misli bulunamaması halinde İİK'nın 24. maddesine göre işlem yapılmasına, 26.550-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili; davacı tarafın motor yağ çubuğunun yerinden çıktığına yönelik iddiasının,açık ayıp olduğunu teslimden itibaren 2 gün içinde ihbarı gerektiğini,araçta üretim kaynaklı bir ayıp bulunmadığını,aracın ticari garanti şartlarına tâbi olduğunu,aracın ücretsiz onarımından sorumlu olup,araç değişimi ya da bedel iadesi talep etme hakkı bulunmadığını, müvekkilinin alıcıya karşı sorumlu tutulmasını gerektirir bir taahhüdü veya hukuki sorumluluk nedeni bulunmadığından, davanın husumetten reddi gerektiğini, davanın kabulü yönünde hüküm verilmesi halinde, TBK'nın 229. maddesi gereğince davacının satım konusu şeyi ve o şeyden elde ettiği semereleri iade ile yükümlü olduğunu, araçta teknik bir çözümsüzlükle karşılaşılmadığını, seçimlik hakların, ayıbın ağırlığı dikkate alınarak TMK'nın 2. maddesindeki iyi niyet kuralları çerçevesinde kullanılması gerektiğini, misliyle değişim talebinin kabulünün, taraflar arasında gözetilmesi gereken dengeyi tümüyle bozacağını, davacının maddi tazminat talebinin şartlarının oluşmadığını, müvekkili şirketin aracın kullanılamaması nedeniyle maddi tazminattan sorumlu tutulmasını gerektirecek kusurunun ve illiyet bağı bulunmadığını, davacının zarar iddiasını somutlaştıramadığını, ayrıca talebi aşar şekilde temerrüt faizine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, ticari satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı ayıpsız misliyle değişim ile aracın kullanılamadığı döneme ilişkin araç kiralama bedelinin tahsili istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde,belli değilse alıcı malı tesliminden sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer hallerde TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK'nın 223. maddesine göre ise; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Somut olayda; dava dışı satıcı tarafından 08.03.2019 tarihinde davacıya satılan aracın 15.600 kilometredeyken "silecekler en son kademede çalışıyor ve fıskiye çalışmıyor" şikayetiyle 18.12.2019 tarihinde, 16.237 kilometredeyken ise yine sileceklerin 1 ve 2. kademede çalışmadığı şikayetiyle davacı tarafça 19.12.2019 tarihinde yetkili servise başvurulduğu ve aracın servise teslim edildiği, davacı tarafça yetkili servis ile davalıya keşide edilen 21.02.2020 tarihli ihtarname ile, aracın 30 iş günü olan azami tamir süresinin dolmasına rağmen arıza giderilerek teslim edilmediği bildirilerek, aracın misli ile değişimi ile azami tamir süresi olan 30 iş gününü aşan süreye ilişkin 30.000-TL kazanç kaybının 3 iş günü içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, arızanın giderilemediği ve aracın teslim edilmediği ileri sürülerek işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Arıza ortaya çıktığında davacı tarafça aracın hemen servise götürüldüğü sabit olup, araçtaki arızanın giderilerek aracın teslim edilmemesi nedeniyle davacı tarafça yazılı olarak ayıp ihbarı yapılmıştır.İlk arızada ayıp ihbarı niteliğinde yetkili servise başvurulmuş olup, ayıbın kullanımla birlikte zaman içinde ortaya çıkan üretim kaynaklı ayıp olmasına göre, ayıbın davacı tarafça süresinde ihbar edildiğinin kabulü gerekir....Ana Bilim Dalı öğretim üyesi bilirkişiden alınmış █████/2021 tarihli kök raporda, davacının █████/2019 tarihinde "sıfır" km aldığı kamyonetin servis formlarına göre, aracın 15.600 km'de iken █████/2019 tarihinde silecekler son kademede çalışıyor, fıskiye çalışmıyor şikayetleriyle ve █████/2019 16.237 km'de iken "silecekler 1 ve 2. kademede çalışmıyor, FSA kontrol" şikayeti ile işleme alındığı, uzaktan kumanda sistemi, cam sileceği motoru, ana kablo tesisatı parçalarının komple değiştirildiği, yağ inceltme yazılım güncellemesi yapıldığı, iş emrine müşterinin aracın değişim istemesinden dolayı onarım yapılmasını istemediği ibaresinin işlendiği; █████/2021 tarihinde davalının yetkili servisindeki aracın önce serviste incelendiği, 16.255 km kullanım mesafesinde ön sol ve iç trim parçalarının kısmen sökülmüş durumda olduğunun tespit edildiği, servis personeliyle yapılan görüşmede motorun çalışmaz halde olduğu bilgisinin verildiği, █████/2021 tarihinde aracın incelenmek üzere ...Laboratuvarına çekici vasıtasıyla getirildiği, akünün boş olduğu, yetkili servisteki inceleme sökülmüş olan parçaların montajının yapılmış olduğu, ... protokol üzerinden yapılan bağlantıda akü tükenmiş olduğu için motor ve gövde kontrol bilgisayarlarının çok sayıda arıza kodu ürettiği, ilgili arızalar silindikten sonra motor yönetimi, gövde kontrol modülü, direksiyon kontrol modülüne bağlı silecek kontrol modulü ve fren sisteminde arızaların tekrardan oluştuğu ve sürücü bilgi ekranına yansıtıldığı, silecek motoru kontrol modülünde genel sinyal hatası arızası olduğunun detaylı incelemede anlaşıldığı, bunun üzerine silecek kolu üzerindeki sürücü girdi tuşlarının ürettiği ve ... hattına gönderilen komutların incelenerek silecek fasıla sırasının doğru olmadığının anlaşıldığını, bu nedenle direksiyon kontrol modülünde genel sinyal hatasının oluştuğu ve en emniyetli koşul olan yüksek hız çalışma modunun güvenlik amacıyla sistem tarafından aktive edildiği; ön cam sileceği ve su püskürtme fonksiyonunda oluşan arızaların, sürücünün görüşünde kısıtlamalara sebep olması nedeniyle, ... güvenliği ve mal emniyetini tehlikeye düşüren türden önemli arızalar olarak değerlendirilmesi gerektiği, silecek sistemi üzerinde servis kayıtlarına yansımış ve incelemede tespit edilebilmiş kullanım hatası olmadığı, arızanın çeşitli kontrol alt sistemlerinden kaynaklandığının ve üretim kaynaklı olduğunun tespit edildiği, kullanım sonrasında zamanla ortaya çıkmış bu arızanın satın alma esnasında makul gözlem ile anlaşılmasının mümkün olmadığı, arızanın niteliği değerlendirildiğinde araçtan faydalanmayı engelleyecek türden önemli bir arıza olduğu bu nedenle davaya konu kamyonetin gizli ayıplı olarak değerlendirilmesi gerektiği; █████/2019 tarihinde araç 15.600 km kullanım mesafesindeyken silecek sistemi arızası nedeniyle araç garanti kapsamında yetkili servis başvurusu yapıldığı, servisin çeşitli onarım işlemleri uygulamasına rağmen arızayı kalıcı olarak gideremediği, incelemede sistemdeki arızanın hali hazırda mevcut olduğunun tespit edildiği, silecek sistemine kumanda eden eş sistemlerde ortaya çıkmış arızanın kök nedeninin yetkili servis tarafından tam olarak tespit edilemediği, bu nedenle çeşitli parçaların değiştirilerek sorunun tespit edilmesi yoluna gidildiği, fakat yapılmış onarımların arızayı kalıcı olarak gideremediği ve mevcut arızanın onarımında azami tamir süresinin aşıldığı; eşdeğer aracın aylık kirasının kdv dahil 5.000-TL olduğu görüşü bildirilmiştir.Mali müşavir bilirkişi dahil edilerek aynı bilirkişinin de görevli olduğu birinci ek raporda, teknik bilirkişinin görüşünde değişiklik yapılmamış ve eşdeğer aracın aylık kirasının kdv dahil 5.000-TL olduğu ifade edilmiştir. Nitelikli hesap uzmanı bilirkişi dahil edilerek aynı heyetten alınmış ikinci ek raporda, farklı bir görüş belirtilmemiştir.Davalı aracın satıcısı olmamakla birlikte, aracın üreticisi ve aynı zamanda garanti veren konumundadır. Bu durumda davalı şirket davacı karşısında üretici ve garanti veren olarak ayıba karşı tekeffül yükümlülüğünden dolayı dava dışı satıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olup, davalı vekilinin husumete ilişkin ileri sürdüğü istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davacı tarafça ibraz edilen taşıma masraf faturalarına dayalı olarak, ayıplı aracın yetkili serviste bulunduğu süreçte kullanılamaması nedeniyle katlanılan araç kiralama bedelinin davalıdan tahsili talep edilmiş, mahkemece de araç kira bedeline hükmedilmiştir. Aracın üretimden kaynaklanan gizli ayıplı olması nedeniyle davacı tarafça servise götürüldüğü ve dava tarihi itibariyle de yetkili serviste olduğu, bu süre boyunca aracı kullanamayan davacının ikame araç için nakliye masrafı yaptığı açık olup, yapılan masraflardan davalı üretici ve garanti veren olarak sorumludur. Bilirkişi raporları ile de eşdeğer aracın aylık kiralama bedelinin 5.000-TL civarında olduğu tespit edilmiş olmakla, aracın yetkili serviste kaldığı süreçte davacı lehine araç kiralama bedeli tahakkuk edeceğinden mahkemece bu hususta verilmiş kabul kararına yönelik istinaf nedeni benimsenmemiştir.TBK'nın 227. maddesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiş, ancak alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakimin satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla alıcının sözleşmeden dönme niteliğinde satış bedelinin iadesi veya ayıpsız benzeriyle değişim talep etmesi halinde, hakim somut olayın koşullarına, hak ve menfaat dengesine göre satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilecektir. Somut olayda mahkemece alınan konusunda uzman teknik bilirkişi kök ve ek raporlarında, aracın ön cam sileceği ve su püskürtme fonksiyonunda oluşan arızaların sürücünün görüşünde kısıtlamalara neden olması nedeniyle, ... güvenliğini ve mal emniyetini tehlikeye düşüren türden önemli arıza olarak değerlendirilmesi gerektiği, arızanın niteliği itibariyle maldan faydalanmayı engelleyecek türden önemli bir arıza olduğu, yetkili servis eliyle kalıcı olarak giderilememiş arızanın onarılabilir nitelikte bir ayıp olmadığı, yapılan incelemede sistemdeki arızanın halihazırda mevcut olduğu tespit edilmiştir. Buna göre, davaya konu araçtaki ... ve mal güvenliğini tehlikeye düşüren silecek sistemindeki arızanın onarılamadığı ve araçtan faydalanmayı engellediği dikkate alındığında, TBK'nın 227. maddesi uyarınca durumun davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasını haklı kıldığı anlaşıldığından, mahkemece aracın her türlü takyidattan ari olarak davalıya iadesi koşuluyla davalı tarafından ayıpsız misli ile değiştirilerek davacıya teslimine karar verilmesinde hata görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış inceleme sonucunda, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 8.118,78-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.029,70-TL harcın mahsubu ile kalan 6.089,08-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 27-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026