Anahtar kelimeler: Saatte Gününün Olmadı Geldiler İstemli Davetiye Dinlenerek Sözlü Kesinlik Şartı
4. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ - █████████
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: 2018/7 49... /1032 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Davalı ... tarafından gelen olmadı. Taraflar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 10.02.2026 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 01.04.2016 tarihinde davacı ...’ın okulun karşısında kaldırımı bulunmayan cadde kenarında yürürken, davalı ... adına kayıtlı aracın çarparak kaçtığını, kaza sonucunda davacının sağ distal tibia kırığı, fibula kırığı nedeniyle ameliyat olduğunu ve platin takıldığını, kazanın meydana gelmesinde davalıya ait araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalı ... Hesabına başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek kaza nedeni ile davacı ...’ın yaralamasından dolayı belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri olarak 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (... limitle sorumlu olarak) ...’ın hem kendisinin hem de davacı anne ve babasının yaşadıkları manevi sıkıntılar nedeni ile davacı ... için 50.000,00 TL, davacı anne ve baba için ise ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’den tahsilini talep etmiş; 11.10.2019 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatı 10.245,29 TL’ye, bakıcı giderini 4.941,00 TL’ye, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 500.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın kayden maliki olmasına rağmen aracı dava konusu kazadan önce 14.01.2014 tarihinde harici satış sözleşmesi ile ...’a sattığını, araç üzerinde tedbir kararı bulunduğundan noter devri yapamadığını, 14.01.2014 tarihinden beri araçla ilişiği kalmadığını, tedbir kararı kalktıktan sonra aracı ...’in annesi ...’a sattığını, kazayı ...’ın yaptığını, kaza mahalli olan Ankara’da hiç bulunmadığını işleten sıfatı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının davadan önce eksik belge ile başvurduğunu, eksik belgeler istendiği halde sunulmadığından ödeme yapılmadığını, eldeki davanın öncelikle usulden reddini, aksi halde davalı kurum, sürücünün kusur oranı ve poliçe limiti dahilinde sorumlu olacağından kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, 16 yaşında ve öğrenci olduğu belirtilen davacının geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği gibi geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, dava tarihinden faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 01.04.2016 tarihinde meydan gelen kazada davacının yaralandığı ve 3 ay süresince bakıcı ihtiyacı oluştuğu, davacının bakıcı giderini karşı tarafın kusuru oranında talep edebileceği, davalının maluliyetinin bulunmaması ve 18 yaşından küçük olması ve kazanç getirici bir işinin bulunmaması nedeniyle geçici ve sürekli maluliyet zararı talep edemeyeceği anlaşıldığından davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, davacının bakıcı gideri talebinin kabulü ile 4.941,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden 13.09.2018, ...'den 01.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği, haksız bir fiile maruz kalan kimsenin manevi tazminata hükmedilmesini isteyebileceği, BK'nın 49. maddesindeki düzenleme itibariyle, kişinin bizzat değil de, yakınlarının (karı-koca, ana-baba ve çocukları) ağır yaralanması gibi somut olayın kendisine özgü ağırlığının ve özelliğinin zorunlu kıldığı olguların ortaya çıkıp kanıtlanması halinde duygusal değerlerin ihlal edildiği ve bozulduğu böylece aile birliği içinde korunması gereken gönül bağlılığının zarar gördüğünün kabulü gerektiği, somut olayda, olay tarihi,davalının haksız fiilinin ve kusurunun derecesi, olayın oluşu, davalıya ait aracın sevk ve idare edilmesi husunda dikkat ve özenin gösterilmemiş oluşu, meydana gelen zararın niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumu dikkate alınarak manevi tazminatın duyulan elem ve ızdırabın bir nebze olsun giderilebilecek miktarda kendine has ölçüde bulunması, aleyhine hükmedilecek için ekonomik çöküntüye sebebiyet vermeyecek miktarda tayini gerektiğinden ve davacının 9 ay sürekli yardıma muhtaç bir şekilde yaralanması neticesinde elem duymasının muhakkak olacağı, yine davacının anne ve babasının, oğullarının bu halde olmasından yansıma yoluyla manevi zarar görecekleri kabul edilerek davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü gerektiği kanısıyla davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, davacının bakıcı gideri talebinin kabulü ile 4.941,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden 13.09.2018, ...'den 01.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile ... için 6.000,00 TL, ... için 1.500,00 TL, ... için 1.500,00 TL manevi tazminatın 01.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ...'den alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, davacının maluliyetinin bulunmadığının iddia edilmesinin bilimsel olarak mümkün olmadığını, sürekli iş göremezlik durumuna ilişkin yeni bir rapor alınması gerektiğini, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, bakıcı gideri hesabından kusur indirimi yapılmaması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir.
Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen miktar davacılardan ... için 18.500,00 TL ve ... için 18.500,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının maluliyet oranını kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporu karara esas alınmış olmasına, göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından davacı ... yönünden temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar ... ve ...'in temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı ...'in tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'na verilmesine,
Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı ... yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ...'e yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!