Anahtar kelimeler: Davaitirazın Resmen Lisanssız Şirketçe Tevzi Faturası Proje Kesilen Avans Eser

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacı şirket ve davalı şirket arasında Lisanssız ... proje yönetimi sözleşmesi 13.01.2023 tarihinde imzalanmış ancak sözleşmenin yürürlüğe girmesi ise sözleşmenin 4.1.1 maddesine göre tüm bilgi ve belgelerin iş sahibi yani davalı tarafından paylaşımı ve avans ödemesinin yapıldığı tarih olarak belirlenmiş olup davacı şirketçe 19.01.2023 tarihinde kesilen avans faturası doğrultusunda davalı şirketin 02.02.2023 tarihinde avans ödemesini yapmasıyla birlikte sözleşme bu tarihte resmen yürürlüğe girdiğini, her ne kadar sözleşmenin yürürlüğe girmesi için tüm bilgi ve belgelerin davacı şirket ile paylaşılması şartı da 4.1.1 maddesinde hüküm altına alınmış olsa da sürecin uzamaması ve herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adında davacı şirket, davalının evrakları tam ve zamanında teslim etmemesine rağmen sözleşmeyi yürürlüğe girmiş kabul ederek çalışmaya başladığını, davacı şirket, iyi niyet çerçevesinde sözleşmenin imzalandığı tarih olan 13.01.2023 tarihinde avans ödemesini dahi beklenmeksizin “sözleşme İş-01”de tanımlanmış olan harita alımı için sahaya girmiş, 14.02.2023 tarihinde onaylı hali hazır haritaları mail olarak davalı şirkete ilettiğini, sürecin hızlı yürütülebilmesi adına harita harç ödemesi davalı şirketin talebi üzerine sözleşmenin kapsamında bulunmamasına rağmen davacı şirket tarafından yapıldığını, 06.02.2023 tarihinde yaşanan ve 11 ilde büyük bir yıkıma sebep olan Kahramanmaraş ve Elbistan depremleri nedeniyle davacı şirkete ait ve çalışma sahasında bilfiil kullanılan sondaj ve iş makinalarının tamamının deprem bölgelerine gönderilmesi ve ulaşımın zorluğu sebebiyle sondaj çalışmaları sekteye uğrasa da çalışma imkanlar dahilinde devam ettirildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesinde deprem, mücbir sebep olarak kabul edildiğini, yüzyılın felaketi olarak adlandırılan ve 3 ay OHAL ilan edilen şartlarda kurumlarda yaşanan aksaklıklar ve sahada yaşanan gecikmeler, taraflarca mücbir sebep kapsamında değerlendirildiğini, davacı şirket tüm olumsuz koşullara rağmen çalışmalarına devam etmiş ve sözleşmede 1. hakediş olarak geçen kısma tekabül eden çalışmanın tamamlanmasının ardından 10.04.2024 tarihinde 1. hakediş ödemesi için davalı şirkete gönderilen e-maile verilen telefon onayına istinaden 17.04.2023 tarihinde fatura kestiğini, 18.04.2023 tarihinde fatura bedelinden 100.000 TL ve 06.07.2023 tarihinde fatura bedelinden 100.000 TL ödendiğini, sözleşmede aylık olarak yapılacağı belirtilen hakedişler hakkında 10.03.2024 tarihinde harita onayı talep edilmiş olup 14.03.2024 tarihinde harita onayları tamamlanmış ve 24.03.2023 tarihinde bu hakedişte sondajlar ve jeofizik çalışmalar tamamlanarak harita onayı bedeline bu iki kalem de eklendiğini, daha sonrasında hakediş faturası kesilmesi yönünde onay talepli e-mail gönderilmesine rağmen davalı şirketten cevap alınamamış, ancak, işler aksatılmadan iyi niyet çerçevesinde yürütülmeye devam edildiğini, dava konusu iş, Borçlar Kanunu hükümleri ışığında niteliği itibariyle bir eser sözleşmesi olarak nitelendirildiğini, davacı şirket, taraflarca imzalanan eser sözleşmesi kapsamında üzerine düşen sorumluluklarını eksiksiz olarak yerine getirmiş, ancak davalı şirketin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediği gibi bildirimsiz- sebepsiz olarak iletişimi kesmesi üzerine işe devam edilememiş ve tamamlanamadığını, davamızın kabulünü, davalının .... Genel İcra Dairesi 2024/... numaralı dosyasına yapmış oldukları haksız itirazın 428.844,00 TL tutarındaki kısmının iptaline ve bu kısım için takibin devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; davalı şirket "... Mah. ... ... OSB ... ... Sk. No:8 .../..." adresinde faaliyet gösterdiğini, bu nedenle yetkili icra müdürlüğü ... İcra Müdürlüğü, yetkili mahkeme ise ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı şirket, davacı şirketin gerçekleştirmediği işleri farklı firmalara yaptırılmak zorunda kaldığını, davalı şirket davacı'nın yapmadığı işler nedeniyle, davacı şirkete ödemesi gereken tutarların çok üzerinde bedeller ödemiş, ciddi zararlara uğramış ve mağdur olduğunu, buna ilişkin hakları saklı olduğunu, davalı şirket, sözleşmesel edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, davacı'nın davalı şirketten talep edebileceği herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı'nın icra takibine koyduğu tutar ile huzurdaki davada talep ettiği tutarın birbirinden farklı olması, esasen davacı'nın başlatığı takibin ve huzurdaki davanın ne denli haksız ve hukuka aykırı olduğunu göstermesi açısından manidar olduğunu, yetki itirazının kabulünü, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, haksız, hukuka aykırı ve dahası kötüniyetli davanın reddini, davacı aleyhine % 20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı'ya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
.... Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 515.616,00-TL borcun ödenmesi amacıyla icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 02.10.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 01.10.2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişi heyetinin █████/2025 tarihli raporunda özetle; Mali İnceleme Açısından Sonuç ve Kanaat;
tarafların 2023-2024 yılları defter ve dayanak belgeleri incelenmiş olup, ibraz edilen yasal defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK’nın 64. maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, sahipleri lehine delil niteliklerinin bulunduğu, Davalı ... Dış Ticaret A. Ş.’nin “İşveren” olduğu, Davacı ... Enerji İnşaat Mühendislik San. Ve Tic. A.Ş.’nin “Yüklenici” olduğu “Lisanssız ... Proje Yönetimi” işi için taraflar arasında 13.01.2023 tarihinde bir sözleşmesi imzalanmış olduğunu, davalı ve Davacının 01.01.2023-31.12.2024 tarihleri arasındaki yevmiye kayıtlarını incelediğimizde; taraflar arasında işbu sözleşmeye istinaden bir cari hesap ilişkisi olduğu, davalının bu sözleşmeye istinaden Davacıya banka yoluyla toplamda 775.325,00TL ödeme yapmış olduğu ve bu ödemelerin tarafların ticari defterlerinde aynı şekilde kayıtlı olduğu, İşbu sözleşmeye istinaden 1. hakediş için toplamda KDV dahil 678.299,40TL tutarlı 2 adet faturanın Davacı tarafından düzenlenmiş olduğu ve tarafların ticari defterlerinde bu faturaların aynı şekilde kayıtlı olduğu, Tarafların ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, Davacının Davalıya 97.025,60 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Harita Mühendisliği Açısından Sonuç ve Kanaat;
13.01.2023 tarihli Lisanssız ... Proje Yönetimi Sözleşmesinde belirtilen HARİTA MÜHENDİSLİK hizmetlerine ilişkin işlerin 1. Hakediş kapsamında tamamlandığı ve taraflar arasında bu hususta ihtilaf bulunmadığı, Dava konusu 2. ve 3. Hakediş kapsamında bulunan işlerin HARİTA MÜHENDİSLİK hizmetleri kapsamında olmadığı, Davalı şirketin sunduğu ... TİP-1 ve TİP-2 sözleşmelerin konusu işlerin ise 13.01.2023 tarihli Lisanssız ... Proje Yönetimi Sözleşmesi kapsamı dışında olduğu, tespit edilmiştir.
Jeoloji Mühendisliği Açısından Sonuç ve Kanaat; Davacı şirket ile davalı şirket arasında 13.01.2023 tarihinde imzalanan Lisanssız ... Proje Yönetimi Sözleşmesinin Madde 3: Sözleşmenin Konusu altında “Elektrik Piyasasında Lisansız Elektrik Üretim Yönetmeliği (LÜY)” ve buna ilişkin ilgili elektrik piyasası mevzuatı kapsamında tüm izinlerin alınması, sınırlı sayıda olmamak üzere ilgili mevzuata uygun olarak alınacak izinlerin başlıcaları İŞ-02 Jeoteknik Araştırma ve Jeoloji Raporunun Onaylatılması işi kapsamında Sondaj açılması, Jeofizik çalışma, Laboratuvar deneyleri, İmar planına esas jeolojik-jeoteknik etüt raporunun onaylatılması, Yapı Ruhsatı için Zemin etüt raporunun hazırlanması işleri tam olarak eksiksiz yapılmış olup Zemin Etüt Raporu ve bu raporun ekinde Ek-1 olarak verilen “Geoteknik Rapor” un onaylanması ile ilgili bir onay veya belge görülmemiştir.
Hukuki İnceleme Açısından Sonuç ve Kanaat;
TBK m. 470 kapsamında, harita mühendisliğine ilişkin inceleme ile eser meydana getirme ve teslim niteliğinde yapıldığı, Jeoteknik işler yönünden yapılan inceleme ile idari onay eksikliği nedeniyle tam ifa şartlarının yerine
getirilmediği, Davacının kesin hesap sonucuna göre alacaklı değil, borçlu olduğu, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Bilirkişi heyetinin █████/2023 tarihli ek raporunda özetle; Mali İnceleme Açısından Sonuç ve Kanaat;
Tarafların 2023-2024 yılları defter ve dayanak belgeleri incelenmiş olup, ibraz edilen yasal defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK’nın 64. maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, sahipleri lehine delil niteliklerinin bulunduğu, Davalı ... Dış Ticaret A. Ş.’nin “İşveren” olduğu, Davacı ... Enerji İnşaat Mühendislik San. Ve Tic. A.Ş.’nin “Yüklenici” olduğu “Lisanssız ... Proje Yönetimi” işi için taraflar arasında 13.01.2023 tarihinde bir sözleşmesi imzalanmış olduğunu, Davalı ve Davacının 01.01.2023-31.12.2024 tarihleri arasındaki yevmiye kayıtlarını incelediğimizde; taraflar arasında işbu sözleşmeye istinaden bir cari hesap ilişkisi olduğu, Tarafların ... 8. Genel İcra Dairesi 2024/... sayılı icra takibine konu alacağa ait 17.04.2023 tarihli, KDV dahil tutarı 372.974,40 TL tutarlı, “Proje Yönetimi 1. Hakediş Bedeli” açıklamalı faturadan kalan alacak tutarına ve işlemiş faiz tutarına istinaden yapılmış haricen ödemeleri ticari defterlerine muhasebe standartlarına uygun olarak kaydetmiş oldukları, Davacının Davalıya toplamda KDV dahil 678.299,40TL tutarlı 2 adet fatura düzenlemiş olduğu,
Davalının Davacıya toplamda 775.325,00 TL ödeme yapmış olduğu, bu fazladan 97.025,60 TL ödemenin ... 8. Genel İcra Dairesi 2024/... E sayılı icra dosyasında hesaplanmış olan 87.949,19 TL işlenmiş faizin ödeme günündeki değeri olduğu, ancak muhasebe uygulamaları açısından hesabı kapatmak için davalının davacıya faiz faturası düzenlemiş olması gerektiği, Muhasebe uygulamaları açısından davalının davacıya faiz faturası düzenlememiş olması sebebi ile davacının davalıya 97.025,60 TL borçlu olduğu değerlendirilmiştir. Davacı kabul edilmesi gerektiği iddia edilen 2. ve 3. hakedişlere ait faturaları düzenlenmediğinden ve muhasebe kayıtlarında yer almadığından bu konuda mali değerlendirme yapılamamıştır.
Harita Mühendisliği Açısından Sonuç ve Kanaat;
Kök raporda belirtilen yaklaşım ve değerlendirmelerin herhangi bir hata ve eksiklik içermediği, itirazların diğer alanlara yönelik olduğu ve herhangi bir değişikliğe gerek olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Jeoloji Mühendisliği Açısından Sonuç ve Kanaat;
Sonuç olarak, davacı şirket ile davalı şirket arasında 13.01.2023 tarihinde imzalanan Lisanssız ... Proje Yönetimi Sözleşmesinin Madde 3: Sözleşmenin Konusu altında “Elektrik Piyasasında Lisansız Elektrik Üretim Yönetmeliği (LÜY)” ve buna ilişkin ilgili elektrik piyasası mevzuatı kapsamında tüm izinlerin alınması, sınırlı sayıda olmamak üzere ilgili mevzuata uygun olarak alınacak izinlerin başlıcaları İŞ-02. Jeoteknik Araştırma ve Jeoloji Raporunun Onaylatılması işi kapsamında Sondaj açılması, Jeofizik çalışma, Laboratuvar deneyleri, İmar planına esas jeolojik-jeoteknik etüt raporunun onaylatılması, Yapı Ruhsatı için Zemin etüt raporunun hazırlanması işleri tam olarak eksiksiz yapılmış olup “Zemin Etüt Raporu” ve bu raporun ekinde Ek-1 olarak verilen “Geoteknik Rapor” un
onaylanması ile ilgili bir onay veya belge görülmemiştir.
Elektrik Mühendisliği Açısından Sonuç ve Kanaat;
Ek olarak herhangi bir inceleme ve değerlendirmenin uygun olmayacağı ve bunun faydalı olmayacağı
düşünülmüştür.
Hukuki İnceleme Açısından Sonuç ve Kanaat;
İdari onay eksikliğinin davalı iş sahibinin TBK m. 483 kapsamında iş birliği yükümlülüğünü yerine
getirmemesinden kaynaklandığının tespiti halinde, davacının 2. ve 3. hakediş kapsamında
gerçekleştirdiği işlerin iş sahibi bakımından objektif olarak ekonomik değer ifade ettiği ölçüde, TBK
m. 481 hükmü uyarınca işin gerçekleşme oranına göre hesaplanacak bedele hak kazanabileceği; aksi
yöndeki değerlendirmenin iş sahibinin sözleşmenin ifasını engelleyici davranışından yararlanması
sonucunu doğuracağı hukuki kanaatine varılmıştır.
DELİLLER
:
-.... Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı icra dosyası
-Bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında davacı yüklenicinin sözleşmesel edimlerini gereği gibi yerine getirip getirmediği, davacının sözleşme kapsamında 2. ve 3. hakedişlere ilişkin alacak hakkı bulunup bulunmadığı ve buna bağlı olarak davalının icra takibine yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
Taraflar arasında 13.01.2023 tarihinde Lisanssız ... Proje Yönetimi Sözleşmesinin imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin konusunu, lisanssız elektrik üretim tesisi kurulabilmesi amacıyla gerekli teknik çalışmaların yapılması ve ilgili idari izinlerin alınmasına yönelik proje yönetim hizmetleri oluşturmaktadır.
Dosya kapsamında alınan ve denetime elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi heyeti raporlarında; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, birbirlerini doğruladığı ve delil niteliğini haiz olduğu tespit edilmiştir. Mali inceleme sonucunda, taraflar arasında sözleşmeye dayalı cari hesap ilişkisi bulunduğu, davacının davalı adına toplam KDV dahil 678.299,40 TL tutarında iki adet fatura düzenlediği, buna karşılık davalının davacıya toplam 775.325,00 TL ödeme yaptığı belirlenmiştir. Taraf kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, davacının takip ve dava konusu yaptığı alacağın ticari kayıtlarda karşılığının bulunmadığı, aksine davalının yaptığı ödemelerin düzenlenen faturaları karşıladığı anlaşılmıştır.
Harita mühendisliği yönünden yapılan incelemede, sözleşme kapsamındaki harita mühendislik hizmetlerine ilişkin işlerin birinci hakediş kapsamında tamamlandığı ve taraflar arasında bu konuda ihtilaf bulunmadığı tespit edilmiş; dava konusu edilen ikinci ve üçüncü hakediş kapsamındaki işlerin ise harita mühendisliği hizmetleri kapsamında olmadığı belirlenmiştir. Davalı tarafça ibraz edilen bazı harita hizmetlerine ilişkin sözleşmelerin de dava konusu sözleşme kapsamı dışında kaldığı saptanmıştır.
Jeoloji mühendisliği incelemesinde ise sözleşme kapsamında yapılması gereken sondaj çalışmaları, jeolojik-jeoteknik etüt raporu ve yapı ruhsatına esas zemin etüt raporunun hazırlandığı anlaşılmakla birlikte, sözleşmede öngörülen ve işin tamamlandığını gösteren idari onay süreçlerinin sonuçlandırıldığına ilişkin herhangi bir belge veya onayın dosyaya sunulamadığı görülmüştür. Özellikle “Zemin Etüt Raporu” ile bu raporun eki niteliğindeki “Geoteknik Rapor”un ilgili idarece onaylandığını gösterir bir belgenin mevcut olmadığı bilirkişilerce açıkça tespit edilmiştir.
Eser sözleşmelerinde yüklenicinin ücret talep edebilmesi için kural olarak üstlendiği eseri sözleşmeye uygun şekilde tamamlayıp teslim etmesi gerekmektedir. Somut olayda davacı tarafından sözleşme konusu işlerin tamamının sözleşme hükümlerine uygun biçimde bitirildiği ve teslim edildiği hususu ispat edilememiştir. Davacı taraf her ne kadar davalının iş birliği yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle süreçlerin tamamlanamadığını ileri sürmüş ise de, dosya kapsamındaki deliller ve mevcut teknik incelemeler davalının sözleşmenin ifasını engelleyecek nitelikte bir davranışının bulunduğunu ortaya koymaya yeterli görülmemiştir.
Davacı taraf, eksik kalan işlemlerin davalının işbirliği yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklandığını, hakediş taleplerine cevap verilmediğini ve iletişimin kesildiğini ileri sürmüş ise de, dosya kapsamındaki mevcut deliller davalının sözleşmenin ifasını engellediğini veya idari onayların alınmasını imkânsız hale getirdiğini kesin ve inandırıcı şekilde ortaya koymamaktadır. Taraflar arasındaki elektronik posta yazışmaları ve diğer belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davalının kusurlu davranışı nedeniyle işin tamamlanamadığı sonucuna ulaşılmasını sağlayacak yeterli ispatın bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar ek bilirkişi raporunda, iş sahibinin işbirliği yükümlülüğünü ihlal ettiğinin kabulü halinde TBK’nın 481 ve 483. maddeleri uyarınca işin gerçekleşme oranına göre davacının bedel talep edebileceği yönünde hukuki değerlendirme yapılmış ise de, bu görüş varsayımsal nitelikte olup ön koşulu olan iş sahibine yüklenebilecek bir engelleme veya işbirliği eksikliğinin somut olayda ispatlanması gerekmektedir. Dosya kapsamındaki deliller bu koşulun gerçekleştiğini göstermediğinden söz konusu değerlendirme hükme esas alınmamıştır. Öte yandan tarafların usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, davacının düzenlediği ve kayıtlarına aldığı faturaların tamamının birinci hakedişe ilişkin olduğu, dava konusu edilen ikinci ve üçüncü hakedişlere ilişkin herhangi bir faturanın düzenlenmediği ve taraf kayıtlarına intikal ettirilmediği anlaşılmıştır. Bu durum tek başına alacağın bulunmadığını göstermemekle birlikte, davacının alacağının doğduğunu ispat edememesi karşısında davalı savunmasını destekleyen bir olgu niteliğindedir.
Mali bilirkişi tarafından tespit edilen 97.025,60 TL’lik farkın ise davalının icra dosyası kapsamında hesaplanan faiz alacağının ödeme günündeki değerine karşılık yaptığı ödeme niteliğinde olduğu, bu nedenle söz konusu tespitin davacının dava konusu alacağının varlığını ispata elverişli bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak davacı taraf, takip ve dava konusu edilen alacağın dayanağını oluşturan ikinci ve üçüncü hakedişlerin sözleşme hükümleri uyarınca doğduğunu, sözleşmesel edimlerini bu aşamalar yönünden tamamladığını ve ücret talep etme koşullarının gerçekleştiğini ispat edememiştir. İtirazın iptali davalarında alacaklının takip konusu alacağını kesin ve yeterli delillerle ispat etmesi gerektiğinden, ispat yükünü yerine getiremeyen davacının davasının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Kötüniyet Tazminatı yönünden; kötüniyet tazminatı İİK 67/2 maddesinde düzenlenmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötüniyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötüniyetle yapılmış olması gerekir. Alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Bu yönde tespit veya ispat bulunmadığından yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötüniyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,
3-Alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 7.323,59-TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.591,59-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 68.615,04-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!