Anahtar kelimeler: Otoprodüktör Kurmuş Üretmekte Satımdan Lisansı İştigal Çelik Duyduğu Tan Taş

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... T.A.Ş. (...) sahip olduğu üretim lisansı (eski otoprodüktör lisansı) doğrultusunda, iştigal konusu olan çelik üretiminde kullanacağı elektriğin üretimi için tesisler kurmuş ve kendi ihtiyaç duyduğu elektriğin önemli bir miktarını kendisi üretmekte, kalan kısmını ise ... Şirketi (...) ile imzalanan 01.09.2015 tarihli Piyasa Katılım Anlaşması ve buna bağlı olarak imzalanan Gün İçi Piyasası Katılım Anlaşması ve Gün Öncesi Piyasası Katılım Anlaşması kapsamında; ...’tan satın almaktadır (Ek-1). Bu kapsamda satın alınan elektriğin bedeli ...’a ödenmekte ve tüm faturalandırma işlemleri ... tarafından yürütülmekte olduğunu, Belediye Gelirleri Kanunu’nun 34. maddesine göre belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde elektrik tüketiminin ...Vergisine (...) tabi olduğu, 35. maddesinde ise elektrik tüketenlerin, ... ödemekle mükellef olduğu, ancak Elektrik Piyasası Kanunu’na göre elektrik enerjisini tedarik eden kuruluşların, satış bedeli ile birlikte bu verginin tahsilinden ve ilgili belediyeye yatırılmasından sorumlu tutulduğu açıkça belirtildiğini, yine ilgili Kanunun 39. maddesinde elektrik enerjisini tedarik eden kuruluşların tahsil ettikleri bu vergiyi, tahsil tarihini takip eden ayın 20. günü akşamına kadar belediyeye bir beyanname ile bildirmeye ve vergiyi aynı sürede ödemeye mecbur olduğunun düzenlenmekte olduğunu, davalı ... tarafından müvekkil Şirkete tebliğ edilen Üsküdar 41. Noterliği’nin 20 Ağustos 2025 tarih, 18923 sayılı İhtarnamesi ile dava dışı ...Belediyesi tarafından ...’a 2023 yılında, 2018 yılı Mart ayı ile 2023 yılı Eylül ayı arası dönemleri için 66 adet elektrik tüketim vergi ceza ihbarnameleri tebliğ edildiği, söz konusu ihbarnamelere karşı dava açıldığı, ... Vergi Mahkemesi’nde ... lehine iptal kararları verildiği, bu kararlara karşı Belediye tarafından istinaf yoluna başvurulması sonucu Bölge İdare Mahkemesi tarafından iptal kararlarının kaldırılmasına karar verildiği ve bunun neticesinde Belediye tarafından 135.503.600,00-TL tutarlı ikinci vergi/ceza ihbarnameleri tebliğ edildiği, ayrıca Belediyeden 2023 yılı Ekim ayı ile 2025 yılı Temmuz ayı arası 22 aylık dönemi kapsayan dönem için müvekkil Şirketin elektrik tüketimine ilişkin elektrik tüketim vergisi beyanı bulunmadığı, eksik beyan edilen ... tutarının ödenmesi gerektiği, aksi halde resen cezalı tarhiyat yapılacağına dair yazı tebliğ edildiği belirtilmiş ve şirketimizden 2018 yılı Mart ayı ile 2023 yılı Eylül ayı arası dönemlerine ilişkin 66 adet vergi ceza ihbarnamesi toplam tutarı olan 135.503.600,00-TL ile 2023 yılı Ekim ayı ile 2025 yılı Temmuz ayı arasındaki 22 aylık ...’nin ilgili belediyeye ödenmesi, aksi halde Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği 132/E maddesi uyarınca ödenmeyen tutarlar için müvekkilin teminatlarının bozdurulacağı, faaliyetlerine devam edemeyeceği, portföyünün boşaltılacağı, ödenmeyen alacaklar için takibe geçileceği ve tüm zararların müvekkilden tahsil edileceği ihtar edildiğini, davacı şirketin varlığını sürdürüp, üretimine devam edebilmesi için elektrik olmazsa olmaz bir ihtiyaç olduğundan, Ek-2 İhtarnamenin tebliği üzerine öncelikle ... ile uzlaşı sağlayabilmek adına görüşülmüş ve müvekkil Şirketin, elektrik tüketim vergisinin “mükellefi” olmakla birlikte “vergi sorumlusu” olmadığı, İhtarnamede söz edildiği gibi müvekkil Şirketin doğrudan Belediyeye beyanname verme ve ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, bu yönde kesinleşmiş kararlar bulunduğu, öte yandan elektik tüketim vergi aslının müvekkil Şirkete yansıtılabileceği, ancak vergi sorumlusu olduğu mahkeme tarafından kabul edilen ...’a tebliğ edilen vergi ziyaı cezasına müvekkil Şirket sebebiyet vermediğinden, vergi ziyaı ceza tutarlarının müvekkile yansıtılmaması gerektiğinin bildirildiğini, bu görüşmeler neticesinde ... müvekkil tarafından beyan verilemeyeceğini kabul etmiş ancak vergi cezasına yönelik itirazı kabul etmemiş ve müvekkil Şirkete 05.09.2025 tarihinde bir ihtarname daha göndererek; söz konusu yazıda belirtilen tutarların müvekkil tarafından kendilerine ödenmesini, ödenecek bu tutarların ... tarafından Kdz. Ereğli Belediyesi’ne ödeneceği, bu tutarların nihai tutarlar olmayıp avans niteliğinde olduğunu, Belediyeye beyan ve ödeme aşamalarında nihai tutarlar belli olacağından eksik kalması durumunda eksik tutarların müvekkilden talep edileceğini, fazla olması durumunda ise müvekkile iade edileceğini bildirmiş, ayrıca ödemelerin yapılmaması halinde müvekkilin piyasa işlemlerinin sonlandırılması dâhil mevzuattaki tüm yaptırımların icra edileceği hususunun da ihtar edildiğini, Ek-3 yazının tebliği üzerine müvekkil Şirket, üretim tesislerini işletebilmek için elektriğe olan zaruri ihtiyacını, hisseleri borsada işlem gören halka açık bir anonim şirket olarak paydaşlarına karşı olan sorumlulukları gereği yüksek miktardaki teminatlarının bozdurulması ve/veya cebri icraya maruz kalınması halinde bankalar nezdindeki kredibilitesinin telafisi imkansız şekilde zarar görecek olmasını da gözeterek, İhtarnamede belirtilen yaptırımlara maruz kalmamak için zorunlu olarak ...’a vergi ziyaı cezası yönünden ihtirazi kayıt konulmak suretiyle 11.09.2025 tarihinde: dava konusu edilen 2018 Mart ayı ile 2023 yılı Eylül ayı arası dönemlere ilişkin 42.248.409,51-TL elektrik tüketim vergisi aslı, 51.004.780,96-TL gecikme faizi, 42.248.409,51-TL vergi ziyaı cezası olmak üzere toplam 135.501.600,00-TL, dava konusu edilmeyip Belediyenin yazı ile talep ettiği; 2023 yılı Ekim ayı ile 2025 yılı Ağustos ayı arası dönemlere ilişkin elektrik tüketim vergisi aslı, gecikme faizi ve diğer giderler için 49.637.951,40-TL ödediğini, ihtarnamesinde de belirttiği üzere, ...’ın Belediyeye olan borcunun tam olarak ne tutarda olduğunun netleşmesi için (nitekim ödeme yapılmadığı müddetçe gecikme faizi işlemektedir) Belediyeye beyanname vermesi ve ödeme yapması gerektiğinden, müvekkilden avans olarak önceden talep edilen tutarların fazla mı yoksa eksik mi olduğu müvekkil tarafından da bilinmediğinden; diğer bir ifadeyle ...’ın dayattığı koşullarla hukuka aykırı ve yersiz ödeme yaparak uğradığı zarar tutarı kesinleşmediğinden ...’ın Belediyeye beyanname vermesi ve ödeme yapması beklenmek durumunda kalındığını, bu çerçevede ... önce 16.09.2025 tarih, ... no’lu fatura ile; dava konusu edilmeyip Belediyenin yazı ile talep ettiği; 2023 yılı Ekim ayı ile 2025 yılı Ağustos ayı arası dönemlere ilişkin elektrik tüketim vergisi aslı, gecikme faizi ve diğer giderler için avans olarak ödenen 49.637.951,40-TL’ye karşılık; 47.926.333,19-TL fatura kesmiş ve müvekkile tebliğ ettiğini, sonrasında; 03.10.2025 tarih, ... no’lu 42.248.409,51-TL tutarlı fatura (Ek-6) ile; dava konusu 66 adet vergi ve ceza ihbarnamelerine konu elektrik tüketim vergi ziyaı cezasının yansıtma bedeli faturası ile, 03.10.2025 tarih, ... no’lu 94.729.138,72-TL tutarlı fatura (Ek-7) ile; dava konusu edilen 66 ihbarnamedeki elektrik tüketim vergisi aslı, gecikme ve pişmanlık zammı vergisi yansıtma bedeli ile 66 davadan kesinleşen 16 adedinin yargılama giderine ilişkin yansıtma bedeli faturası düzenleyerek 08.10.2025 tarihinde müvekkile tebliğ ettiğini, davacı şirket ...1. Noterliği’nin ... tarih, ... no’lu İhtarnamesi ile Ek-8’de sunulan vergi ziyaı cezasının yansıtma bedeli faturasının tamamına, Ek-9’da sunulan elektrik tüketim vergisi aslı, gecikme ve pişmanlık zammı vergisi yansıtma bedeli ile 66 davadan kesinleşen 16 adedinin yargılama giderine ilişkin yansıtma bedeli faturasının ise yargılama giderlerine ilişkin 274.301,60-TL’lik kısmına itiraz edilmiş ve faturaların itirazlar doğrultusunda iptali ile 11.09.2025 tarihinde avans mahiyetinde ve ihtirazi kayıtla ödenen 42.248.409,51-TL vergi ziyaı cezası ile 274.301,60-TL yargılama gideri tutarının ticari avans faizi ile birlikte müvekkile ödenmesi talep edildiğini, ...'ın söz konusu İhtarnamenin tebliği üzerine 20.10.2025 tarih, ... sayılı yazısı ile ...’nın ...tarihli ve ... sıra numaralı kararı uyarınca Şirketimizin vergi sorumlusu olduğu, yine Kurul Karar’nda piyasa katılımcısından kaynaklanan ve yargı kararı doğrultusunda ödenmesine hükmedilen her türlü, vergi, harç, resim gibi yükümlülüklerin, bunlara ilişkin faiz, ceza ve diğer ek maliyetlerle birlikte piyasa işletmecisi tarafından ilgili tarafa yansıtılacağının belirtildiği, ...’nın bu kararının her iki tarafı ve tüm piyasa katılımcılarını bağlayıcı nitelikte bir idari işlem olduğu belirtilmek suretiyle talebimizin kabul edilmediğinin bildirildiğini, vergi ziyaı cezası ve yargılama giderleri müvekkil Şirkete yansıtılamayacağını, vergilendirme işlemi dolayısıyla ortaya çıkan hukuki ilişkiye taraf olanların yetki ve sorumlulukları Anayasa ve kanunlar ile tespit edildiğini, bu çerçevede vergi ödemekle yükümlü olan “vergi mükellefleri”nin yanı sıra bazı durumlarda vergi tahsilatını kolaylaştırmak ve hızlandırmak, bazı durumlarda vergi ile ilgili ödevlerin doğru bir şekilde yerine getirilmesini sağlamak, bazı durumlarda ise vergi alacağını güvence altına almak amacıyla; vergi mükellefi ile iktisadi veya hukuki ilişki içinde olan bazı üçüncü kişiler de mükellef ile birlikte veya onun yerine vergi borcunun ödenmesinden sorumlu tutulmuştur. Vergi mevzuatında bu kişiler “vergi sorumlusu” olarak ifade edilmekte olduğunu, Vergi Usul Kanunu (VUK) 8/2. maddesinde “Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir.” şeklinde tanımlandığını, buradaki tanım, genel bir tanım olup bazı hallerde mükellef adına kesilen verginin vergi dairesine yatırılmasından sorumlu tutulan kişiyi, bazı hallerde asıl vergi borçlusu ile birlikte veya onun yerine geçerek vergiyi kendi malvarlığından ödemek durumunda olan kişiyi, bazı hallerde ise vergileme ile ilgili ödevlerin doğru bir şekilde yerine getirilmesinden sorumlu tutulan kişiyi ifade etmekte olduğunu, Belediye Gelirleri Kanunu’nun elektrik tüketim vergisine yönelik hükümleri incelendiğinde; Belediye sınırları içerisinde elektrik tüketimi vergiye tabi kılındığından ...’tan aldığı elektriği tüketen müvekkil Şirketin “verginin mükellefi” olduğu hususunda bir duraksama bulunmadığını, bununla birlikte anılan kanun, elektrik enerjisini tedarik eden kuruluşların, satış bedeli ile birlikte bu verginin tahsilinden ve ilgili belediyeye beyanname verilerek yatırılmasından sorumlu olduğunu düzenlediğinden ve ...yesi ile taraf olunan davalarda mahkeme ...’ı vergi sorumlusu olarak kabul ettiğinden, Belediye Gelirleri Kanunu gereğince elektrik tüketim vergisini satış bedeli ile birlikte tahsil edip, Belediye’ye beyan ederek ödemekle yükümlü olan ... olduğunu, ...’ın Ek-9’da sunulan cevap yazısının ekinde iletilen; ...’nın müvekkil Şirket ile davalı Kurum arasındaki ihtilaf ortaya çıktıktan sonra alelacele alındığı belli olan ... tarihli, ... sayılı kararında her ne kadar elektrik piyasalarından yapılan alımlarda, söz konusu enerjinin tedarikçisinin ilgili lisans sahibi tüzel kişi olduğunun, diğer bir ifadeyle piyasadan satın alınan verginin sorumlusunun elektriği tüketim amaçlı satın alan tüzel kişiler olduğunun tespit edildiği belirtilmiş ise de EPDK’nın vergi sorumlusunu belirleme yetkisinin bulunmadığını, Anayasa'nın 38. maddesinde, ceza sorumluluğunun şahsi olduğunun belirtildiğini, cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmaması olduğunu, başka bir anlatımla kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulmaması olduğunu, aksi halde, müvekkil şirket işlemediği bir fiilden kaynaklı olarak cezai işleme tabi tutulmuş olacağını, bu çerçevede vergi sorumlusu sıfatıyla yükümlülüklerini yerine getirmeyen ...’a kesilen vergi ziyaı cezasının müvekkil şirketten talep edilmesi hem hukuki dayanaktan yoksun hem de ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine açıkça aykırı olduğunu, davacı şirketin davalı ...’ın ileri sürdüğü yaptırımlardan kaçınmak için zorunlu olarak vergi ziyaı cezaları ile yargılama giderlerini ...’a ödemiş ise de esasen davalı Kurum sorumluluğunda olan ilgili tutarların davacıdan tahsilinin hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin uyuşmazlığın çözümü için dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, arz ve izah edilen nedenlerle müvekkil Şirketten hukuka aykırı şekilde tahsil edilen vergi ziyaı cezası ile yargılama giderleri tutarlarının geri alımı (istirdadı) hususunda işbu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu belirterek fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile müvekkilden yersiz ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen 42.248.409,51-TL vergi ziyaı cezası ile 274.301,60-TL yargılama giderinin, davalı Kuruma ödendiği 11.09.2025 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davacı şirkete iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'ın elektrik piyasasında elektrik alıp satmakta olduğunu, elektriği üreten, satan ve alan katılımcıları buluşturan platformu işletmekte olduğunu, piyasada ticaret yapan katılımcılar arasında mevzuat hükümleri uyarınca aracı konumunda olduğunu, yani tedarikçi sıfatı ve görevi bulunmadığını, yargı yolu itirazında bulunduklarını, görevli yargı yolunun idari yargı olduğunu, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle 6100 sayılı hukuk Mahkemeleri kanunun (HMK) 114/1-B ve 115/2 hükümleri uyarınca davanın usulden reddi gerektiğini, davacı ...'a "Piyasa İşletmeciliği Kapsamında Gerçekleştiği" ve EPDK Kurul kararının icrası olan faturalarla işlemlerine karşı Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış ve "Menfi Tespit ve İstirdat Talepli tüm davaların yargı yolu dava şartının bulunmaması gerekçesiyle usulden reddilmekte ve bu şekilde kesinleştiğini, 16 Ekim 2025 tarih, 33049 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Danıştay 13. Dairesinin ...E. ... Karar sayılı kararda ( Kanun yararına bozma ile); ...'ın piyasa işletmeciliği faaliyeti kapsamındaki faturalandırma işlemine karşı açılan davalarda görevli yargı yerinin idari yargı olduğuna hükmedildiğini, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun ...'a açılan davalarda görevin idari yargıda denildiğini, yine Danıştay 13. Dairesinin doktrindeki karma ölçütü esas alarak ...'ın elektrik piyasası işletmecisi olarak yaptığı işlemlerin denetiminin idari yargı görev alanına girdiğinin hüküm altına alındığını, dava konusu vergi yargılanmasını gerektirdiğinden davanın bu nedenle de Vergi Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, ...Başkanlığı 2018- 2023 tarihleri arasındaki dönem için ...T.A.Ş.'nin tedarik ettiği elektrik enerjisi nedeniyle Belediye Gelirleri Kanununda düzenlenen ...ödenmesi gerektiğini düşünerek hatalı ve hukuka aykırı bir şekilde davacı ...'ı...yönünden vergi sorumlusu olarak değerlendirdiğini, bu kapsamda Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş.'nın elektrik tüketimlerini dikkate alarak 66 adet ayrı ayrı vergi ve ceza ihbarnamesi düzenleyip davacı ...'a gönderdiğini, davacı ...'ta haklı olarak ... sorumlusu olmadığı, ...'ın tedarikçi olmadığı sebepleriyle vergi ve ceza ihbarnamelerinin hukuka aykırı oldukları ve iptali talebiyle ... Vergi Mahkemesinde 66 dava açtığını, bu davalarda davacı ...'ın vergi sorumlusu olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği, bu kararların davalı Belediyenin istinafı sonrasında ... Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesince kaldırıldığını, temyiz yolu açık olan kararlar için taraflarınca Danıştay 9. Dairesinde temyiz yoluna başvurulduğunu, halen temyiz incelemelerinin devam ettiğini, bu dosyaların bekletici mesele yapılmasını, elektrik tüketim vergisinin mükellefi elektriği tüketen bu verginin yatırılmasından ise elektiği tedarik edenin sorumlu olduğunu, davacının görev ve faaliyet alanının 6446 sayılı kanunun 11.maddesinde düzenlendiğini, bu hüküm uyarınca davacı kurumun piyasa işletim lisansı aldığını, ...'ın piyasa işletmecisi olduğunu, sadece piyasa işletimi yapan davacının piyasada aracı bir kuruluş, bir borsa olduğunu, 6446 sayılı elektrik piyasası kanunun amaç, kapsam ve tanımlar başlıklı 3.maddesi GG, ĞĞ, HH bentlerinde tedarik tedarikçi, tedarik şirketlerinin tanımlandığını, davacının ...'tan elektrik satın aldığı iddiası, elektrik piyasası mevzuatına, doktrin piyasa kurgusuna aykırı olduğunu, ...'ın davacıya elektrik tedarik ettiği, sattığı iddiasının her bakımdan gerçek dışı olduğunu, davacı kurumun piyasa işletmecisi olduğunu, elektrik enerjisi alım satımı yapmadığını, davacıya da elektrik satmadığını, davacının elektrik tüketim vergisinin mükellefi olduğunu kabul etmekte, vergi sorumlusu olduğunu inkar etmekte olduğunu, davacının ...Belediyesine süresinde beyanname vermeyip, ... vergisini ödememesi nedeniyle Belediye tarafından hatalı ve hukuka aykırı şekilde ... muhatap alınmış ve davacı tedarikçi konumuna sorulmaya çalıştığını, davacının kendi kullanmak üzere hem elektrik üretmiş hem de elektrik satın aldığını, davacının satın aldığı elektrik tüketim vergisi yönünden piyasa işletmecisi davalı ...'ın kesinlikli vergi sorumlusu olmadığını, davacının ödemesi gereken vergi, vergi ziyaı cezası ve davacının yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle sebep olduğu vergi ziyaı cezasından ve buna ilişkin görülen dava dosyalarının yargılama giderlerinden davacının sorumlu olduğunu, elektrik piyasasında tedarikçi tanımının kimleri kapsadığını en net şekilde ifade edecek kurumunun ... olduğunu, ...'nın yorum yoluyla vergi sorumlusunu belirlemediğini, değiştirmediğini, tamamen elektrik piyasası mevzuatı sınırları içerisinde kalarak tedarikçinin kim olduğuna ilişkin açıklama getirdiğini, kararda vergi hukuku ile en ufak bir kural koyma değiştirme bulunmadığını, davalı ...'ın ... yönünden vergi sorumlusu olmadığını, davacının bahsettiği mahkeme süreçlerinin henüz devam ettiğini, davalı şirketin elektrik tüketim ve hava gazı vergisinden sorumlu tutulamayacağı hususunda kesinleşmiş yargı kararının mevcut olduğunu, doktrinde de piyasa işletmecisi ...'ın ...'den sorumlu olmadığına dair kaynakların bulunduğunu belirterek HMK 114/1-b ve 115/2 hükümleri uyarınca davanın usulden reddine, usulden reddine karar verilmez ise huzurdaki dava konusu ile ilgili olan ve halen temyiz incelemesi devam eden Danıştay 9. Dairesi...Esas sayılı dosyaların bekletici mesele yapılmasına, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava davalı ...'ın haksız tahsil ettiği iddia edilen paranın iadesi talebidir.
Dosyaya emsal olarak alınan ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.11.2022 tarih, ... E ve... E sayılı kararının istinaf ve temyiz yargılamalarına dair İstanbul BAM 3. HD'nin 31.10.2023 tarih, ... E ve...K kararı ve bu kararın temyizi üzerine verilen Yargıtay 11. HD'nin 27.05.2025 tarih, ...E ve ... K sayılı onama kararında da işaret edildiği üzere;
Davacı da davalı taraf da anonim şirket ve özel hukuk tüzel kişileridir. Ancak davalı ...'ın davacıdan yaptığı davaya konu tahsilat işlemi idari bir kurum olan ...'nın .. tarih ve ... sayılı idari kararıdır. Davalının bu tahsilatı anılan bu idari kararın icrasından ibarettir. Yani yapılan tahsilat işlemi, elektrik piyasası mevzuatındaki emredici kuralların uygulanması sonucunda, özel hukuku aşan yetkiler kullanılarak yapılmış bir işlemdir. İşlemi tesis eden davalının özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş ve yönetiliyor olması kamu gücü kullanılarak tesis edilen işlemin idari niteliğini ortadan kaldırmayacağından uyuşmazlığın çözümü de 2577 sayılı İYUK hükümlerine göre idari yargıdır. Bu sebeple davanın yargı yolu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 726.181,60 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 725.449,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!