Anahtar kelimeler: Fırsata Güvenmiş Çevirerek Hasımlı Özetledavacı Abisi Yaşandığı Vadesinde Tan Kapatmak

T.C.
ANTALYA3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararDAVA
: Menfi TespitDAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Davacı ... ..., ... ...'nin öz abisi olduğunu, davacı ile kardeşi ... ... arasında olayların yaşandığı dönemde iletişimsizlik bulunmakta olup, bu husus tüm taraflarca bilinmediğini, kardeşi ... ...'nin eski avukatı olan ... ..., davacının bu iletişimsizlik içinde olduğunu bilerek ve bunu fırsata çevirerek harekete ettiğini, kardeşi ... ..., eski avukatı ... ... aracılığıyla ... ...'tan ... TL bedelli bir kambiyo senedi karşılığında borç aldığını, ... ..., senedin vadesinde borcunu kapatmak için avukatına güvenmiş ve kendisine elden ... TL nakit para teslim ettiğini, ... ..., bu parayı ... tarihinde banka kanalıyla ... ...'a gönderdiğini, bu ödeme ile senet bedelinin ... TL'si ödendiğini, Kardeşinin borcunun ödendiğini çok iyi bilen avukat ... ..., davacı ile kardeşi arasındaki iletişimsizliği kullanarak davacıya başvurmuş ve "Kardeşinin senet borcu hiç ödenmedi, ... TL'nin tamamı duruyor" şeklinde tamamen yalan bir beyanda bulunduğunu, ... ...'nın yalanlarına inanan davacı, kardeşinin borcu için aşağıdaki ödemeleri yaptığını, davacı, avukat ... ...'nın talebi üzerine ... ... lehtarına ... TL bedelli bir çek verdiğini, çekin düzenleme tarihi ..., ödeme tarihi ... olduğunu, ... ..., tüm bu tahsilatlara rağmen durmamış ve davacıya "... ...'nin vekalet borcu var" diyerek ... tarihinde ... ... isimli firmadan mail order yöntemiyle ... TL'lik bir işlem daha yaptırdığını, bu işlem için "... işlemi" dendiği halde, POS slipinde ... ... yazdığını, ... ..., davacıya sadece yalan beyanlarla değil, aynı zamanda açık tehdit ve baskı yöntemleriyle de yaklaştığını, davacı, çeki düzenlemekte tereddüt ettiğinde, ... ... "... ...'yi icraya veririm, evini haciz ettiririm", "Bu iş uzarsa ... mesleğinden olur, "Sen bu çeki vermezsen, ben elimden geleni yaparım, sonra pişman olursun" şeklinde tehditvari ifadeler kullandığını, davacı, kardeşinin avukatı olan bir kişinin bu sözlerinin ciddi olduğunu düşünmüş, kardeşinin icraya verilmesinden, hapis cezası almasından veya mesleğini kaybetmesinden korkmuş ve endişelendiğini, bu psikolojik baskı altında, davacı ne yaptığını tam olarak bilmeden, sadece kardeşine bir zarar gelmesin diye isteği dışında ve mecbur kalarak çeki düzenlediğini, davacının çeki düzenlemesindeki irade sakatlandığını, çekin özgür iradeyle değil, tehdit ve baskı sonucu verildiğini, davacı, bu talep üzerine korkuyla ... ... isimli kişi lehine ... TL bedelli bir çek düzenlediklerini, çekin ödeme tarihi ... olduğunu, bu çek, ... ...'nın "kardeşinin ... TL vekalet borcu için" dediği bir bedel karşılığında istendiğini, Davacının Borç İlişkisi Bulunmadığını, Davacı ... ...'nin: Kardeşi ... ...'nin borcuyla, Davalı ... ... ile, ... ... ile ... ... ile herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını, davacı, sadece bir avukatın yalan beyanlarına inanarak ve kardeşine yardım etmek isteyerek bu çeki düzenlediğini, çekin dayanağı olan bir borç ilişkisi olmadığını, çek, muvazaalı olarak ve hileli beyanlarla davacıdan koparıldığını, Çek, ... ... tarafından ele geçirilmiştir. Çekin halen nerede olduğu, elinde kimin bulunduğu ve davalı ... ...'ın bu çek ile bir ilgisinin olup olmadığı bilinmediğini, çekin üçüncü kişilere ciro edilmesi veya icra takibine konulması halinde davacı, telafisi güç zararlara uğrayacağını, ayrıca, davalı ... ...'ın çek ile ilgili herhangi bir gerçek alacağı bulunmadığından, çekin hamiline ödenmesi halinde davacı, hiçbir borcu olmadığı halde ödeme yapmak zorunda kalacağını, davalının, çekin düzenleniş şeklini bilerek veya bilmeyerek kötü niyetli olduğu açık olduğunu, çekin halen hamili belli olmadığını, üçüncü kişilere ciro edilmesi veya icra takibine konulması halinde davacı telafisi güç zararlara uğrayacağını, bu nedenle dava sonuçlanıncaya kadar çekin bankaya ibrazında ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, varsa bu çeke dayalı başlatılmış icra takibinin tedbiren durdurulmasına, tedbirin teminatsız veya düşük bir teminat mukabilinde uygulanmasına davacının, davalı ... ... lehine düzenlenen ... TL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline, dava sonuçlanıncaya kadar çekin bankaya ibrazında ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, varsa bu çeke dayalı başlatılmış icra takibinin tedbiren durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili davasını her ne kadar çek iptali davası olarak açmış ise de dava dilekçesi incelenmesinde davalı olarak ... ...'ı hasım gösterdiği, talep sonucunda borçlu olmadığının tespitini istediği, davanın menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır.█████/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ Esas - ██████████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.Dava; menfi tespit davasıdır. Davacı vekili talep sonucunda, çek nedeniyle davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş aynı zamanda dilekçe başlığında davalı olarak ... ...'ı göstermiştir. Her ne kadar davacı vekili çek iptali davası açtığını beyan etse de bu tür davaların hasımsız açılacağı aşikardır. Özel kanunlarda, menfi tespit davalarına ilişkin tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olmadığı veya tahkim sözleşmesinin bulunmadığı anlaşılmakla, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği, burada arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı, davanın açıldığı tarih itibari ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu dava yönünden davanın açılmasından önce arabulucuya başvurunun ve son tutanağın düzenlenmiş olmasının dava şartı olduğu ve bu şartın gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
:Gerekçesi Yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,2-Peşin alınan ... TL harçtan alınması gerekli ... TL harç mahsup edilerek arta kalan ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5/1. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarılması, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmek suretiyle yatıran tarafa iadesine,Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize sunulmak üzere herhangi bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurulmak suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...¸ e-imzalıdırHakim ...¸ e-imzalıdır