Anahtar kelimeler: Ukuk Bam Ltdşti Başkan Yazim Gıda Gida Katip Bursa Üye

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A....UKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: 2....KARAR NO
: ....BAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: 2....KARAR NO
: ....KARAR TARİHİ
: █████/2021İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: █████/2021 (Davalı ...) █████/2021 (Davalı... Gıda) █████/2021 (Davacı)DAVACI
: ... - ...VEKİLİ
: Av. ... - ....DAVALILAR
:1-... GIDA LTD.ŞTİ. -....VEKİLİ
: Av. ... - ........VEKİLİ
: Av. EDAVANIN KONUSU
: AlacakB.A.M. KARAR TARİHİ
: █████/2024KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı ...'dan 2 adet taşınmaz devraldığı, devrin davacıya ait taşınmazların trampası şeklinde gerçekleştiği ancak tapuda satış yoluyla devredildiği, trampaya ilişkin adi yazılı sözleşmede davacının satın aldığı taşınmazların değeri 1.145.000,00.-TL olarak gösterildiği, davacıya fiziki olarak gösterilen ve katalogda belirtilen taşınmazların m²'leri tapuda bulunan projedeki m²'ler ile uyumlu olmadığı, ayıp dolayısıyla bedel indirimi yapılması gerektiğini belirterek şimdilik 10.000,00.-TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 18.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 783.929,400.-TL artırarak 793.929,40.TL olarak belirlemiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının taşınmazları inceleyerek satın aldığı, m²'lerin tapuda açıkça belli olduğu, gizli ayıptan söz edilemeyeceği, herhangi bir ihtirazi kaydı bulunmadığı, süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı, müvekkilin taraf olduğu bir trampa sözleşmesi bulunmadığı, davaya konu taşınmazların bedeli karşılığı müvekkile herhangi bir daire takası yapılmadığı, öyle olsa bile davanın konusu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Gıda Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında akdi bir ilişki bulunmadığı, müvekkile husumet yöneltilemeyeceği, tacir olan davacının yasal süre içerisinde usulüne uygun ihbarda bulunmadığı, devir üzerinden 3 yıl geçtiği, ayıba ilişkin iddianın zamanaşımına uğradığı, TBK 244/2 maddesine göre satıcı özellikle üstlenmedikçe tazminatla sorumlu tutulamayacağı, davacının taşınmazı diğer davalıdan devraldığı ve devirden 2 gün sonra ileri sürdüğü hususları öğrendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, taşınmazların fiili durumunun mimari projeden farklı olduğu, ortak alanların taşınmazlara eklenerek fiili durum yaratıldığı, davalı müteahhit şirketin ayıplı eser meydana getirdiği ve ayıptan sorumlu olduğu, husumete yönelik ve diğer savunmaların itibar görmediği, TBK 244 maddesi gereği davalı ...'ın sürelere ilişkin savunmaları kabul edilmediği, taşınmazdaki projeye aykırılığın taşınmazın yıkımı veya mimari projeye uygun hale getirilmesi sonucunu zorunlu olarak doğuracağı, mimari projeye uygun hali ile uygun olmayan hali arasındaki farkın 626.854,00.-TL olduğu, bu farkın davacı zararı olduğu gerekçesiyle belirtilen miktar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkil zararının nisbi metoda göre hesaplanması gerektiği, mahkemece dava konusu taşınmaza emsal olmayan bir taşınmaz esas alınarak yapılan hiç bir bilimsel veriye dayanmayan bilirkişi raporuna göre karar verildiği, doğru emsal ile hesaplanan değer ile bilirkişilerin TEFE uygulaması veya rayiç değer ile yaptıkları hesaplamalar nerede ise birbiri ile eşit olup ilk rapordaki hesaplamaların doğruluğunu teyit ettiği, bunun dışında hatalı emsal ile yapılan değerlendirmeye ve buna bağlı olarak hiç bir hukuki dayanağı bulunmayan kararı kabul etmedikleri, kararın bu yönü ile de kaldırılması gerektiği, hesaplama emsal taşınmaz ve rayiç değer üzerinden yapılacaksa uygun emsal alınmadığından verilen kararın hatalı olduğu gerçek zararın satış tarihinde 703.962,96.-TL, dava tarihi güncellenmiş karşılığının 942.878,99.-TL olduğu, dava değerinin mahkemece kabul edilen ve yeni bir rapor alınacağı yönünde kararı olması nedeniyle bedel artırımı yapıldığı, alınan yeni rapordaki farkın ve davanın kısmen reddinde müvekkilin kusuru olmaması nedeniyle karşı taraf red vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin müvekkil üzerinde bırakılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Gıda Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde, müvekkil ile davacı arasında bir sözleşme olmamasına rağmen davacı ile diğer davalı arasındaki sözleşmeden müvekkilin sorumlu tutulmasının sözleşmenin nisbiliği ilkesine aykırı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmelerin niteliği satış sözleşmesi olarak doğru tayin edilmesine rağmen taraflardan birinin yüklenici olduğu gerekçesi ile sözleşme ilişkisinin dışına çıkılarak somut olayda unsurları bulunmayan eser sözleşmesi hükümleri uygulandığı, tarafların tacir olduğunun gözardı edildiği, ayıp ihbarında ispat kurallarının uygulanmamasının hatalı olduğu, davacının muayene ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği, var olduğunu iddia ettiği ayıbı süresinde ihbar etmediği, TBK 223 ve TTK 23 maddeleri gereği mevcut hali ile kabul etmiş sayılacağı, davacının satılanın ayıplı olduğunu bilerek satın aldığı, tapu kaydı ve mimari proje basitçe incelendiğinde anlaşılacak olduğu, devirden kısa bir süre sonra 06.06.2014 tarihinde kredi için başvurduğu, Vakıfbank eksper raporunda taşınmazların projesinde tapuda ve katalogda belirtildiği m²'de olmadığının rapor edildiği, mahkemenin taşınmaz satışlarında ayıp ihbarına gerek olmadığı yönündeki değerlendirmenin hukuka aykırı olduğu, müvekkilin TBK 244/2'ye göre ayıbı ayrıca üstlenmediği, mahkemece tespit edilen zararı hesaplamada tazminat yöntemi kullanıldığı oysa ki nispi metod yönteminin kullanılması gerektiği belirterek talepleri gibi davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, satın alınan taşınmazların projesinde gösterilen m²'lerden daha düşük olması nedeniyle ortaya çıkan zararın tahsili istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmaları ile dosyada mevcut delil ve belgelerden, davacı ile davalı ... arasında taşınmaz satımına dair sözleşme akdedildiği, bu taşınmazların bedeli trampaya konu edilerek belirlendiği ve trampaya ilişkin adi yazılı sözleşmede davacının satın aldığı taşınmazların değerinin 1.145.000,00.-TL olarak belirlendiği, davacının trampa sözleşmesine dayalı olarak sözleşmenin taraflarının taşınmazları tapuda birbirlerine devrettikleri konusunda uyuşmazlık yoktur.Davalı ... Gıda Ltd.Şti ise dava konusu taşınmazların müteahhididir. Davalı ... bu taşınmazları davalı şirketten tapuda satış yoluyla devralmıştır. Taraflar arasında alım-satım ilişkisi dışında herhangi bir sözleşme mevcut değildir.Davacı satın aldığı taşınmazların projesine aykırı olduğu ve mimari projede gösterilen m² ile tapudaki mevcut m²'lerin farklı olduğunu, bu nedenle zarara uğradığı iddiasıyla zarar talebinde bulunmuştur.Mahkemece davalı ... Gıda Ltd.Şti. 'nin müteahhidin özen borcunu düzenleyen TBK 471.maddesi hükmüne bilinçli olarak aykırı davrandığı, mimari proje ve fiili durum arasında aykırı durum yarattığı, bu nedenle ortaya çıkaracak zarardan sorumlu olduğu kabul edilmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere davacı ile ... Gıda Ltd. Şti arasında eser, gayrimenkul satış vaadi, vs bir sözleşme bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde imalatçının sorumluluğuna da dayanılmış ise de 6098 sayılı TBK'nun 246.maddesi atfı ile 219.maddesi dikkate alındığında söz konusu maddede ayıba karşı tekeffül hükümleri gereğince ayıplardan üreticinin/imalatçının sorumlu olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmadığından davalı şirketin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Somut olayda TBK'nın taşınmaz satışına ilişkin hükümleri geçerli olup TBK 244. maddesi uyarınca davalı şirket ancak kendi akidi olan diğer davalı ...'a karşı sorumlu tutulabilir. Mahkemece taraflar arasında bir eser sözleşmesi mevcut olmadığı halde TBK'nın eser sözleşmelerinde uygulanması gereken 474 ve devamı maddelerindeki ayıptan doğan sorumluluk hükümlerini uygulanma imkanı olmadığı halde davalı şirketin zarardan sorumlu tutulması doğru değildir. Davalı şirket yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.Davacı, dava konusu taşınmazları diğer davalı ...'dan mevcut halleri ile tapuda devir almıştır. Dolayısıyla taşınmaz satışına ilişkin taleplerini ancak bu davalıya yöneltebilir. Kaldı ki dava dilekçesinde belirtildiği üzere taşınmazlardaki m² eksikliğini devir tarihinden 2 gün sonra ekspertiz incelemesi sonucu öğrenmiştir. Taşınmazdaki m² eksikliği açık ayıp niteliğinde olup dosya kapsamında ayıp ihbarında bulunduğuna dair delil mevcut değildir.Davacının dava konusu taşınmazın değerinin eksik hesaplandığına dair istinaf talebi yönünden ise davacı zararı dava tarihi itibariyle taşınmazın mevcut haliyle piyasa rayiç fiyatı ve projeye uygun olması halindeki rayiç fiyat arasındaki farka göre belirlenen zarar tutarı olup mahkemece bu doğrultuda düzenlenen 05.03.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda belirlenen değerin hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre HMK'nun 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;davacının yerinde olmayan istinaf taleplerinin reddine, davalı şirketin istinaf talebinin kabulü ile davanın husumet yönünden reddi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-3 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılarak diğer davalı yönünden kazanılmış haklar saklı tutulmak suretiyle yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-a)Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih █████████-████████ sayılı kararı usul esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,b)İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından istinaf aşamasında harçlar peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,2-a)Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ....si'nin █████/2023 tarih ve .... sayılı kararının KALDIRILMASINA,b)HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,c)Davalı ... Gıda Ltd.Şti yönünden açılan davanın husumet nedeniyle REDDİNE,d)Davalı ... yönünden davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 626.854,00.-TL alacağın █████/2017 tarihinden davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,ç)Harçlar Yasası gereği alınması gerekli 42.820,39.-TL harçtan başlangıçta alınan 170.78.-TL peşin harç ile 13.388,00.-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 29.261,61.-TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,d)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 93.759,56.-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine,e)Davacı tarafça yapılan 13.590,18 TL harç, 1.129,85 TL yargılama gideri toplam 14.720,03 TL'nin kabul ret oranına göre 11.621,46 TL'sinin bu davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine,f)Davalı ... Gıda Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 93.759,56.-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,g)Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,ğ)Davacı tarafça yapılan toplam 1.102,35.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf harçlarının talep halinde ilgilerine iadesine,6-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan 47,50.-TL giderin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce yapılmasına,8-Harç ve artan masrafların iadesinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,9-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....Başkan......Üye......Üye......Katip...