Anahtar kelimeler: İzzetpaşa Acenteye Acentenin Acentesi Karın Acente Acentelik Sürdürdüğünü Katsayısının Kargo

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Maddi ve Manevi Tazminat (Acentelik Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2015İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili, müvekkili ile davalı kargo şirketi arasında █████/2012 tarihinde imzalanan acentelik sözleşmesi uyarınca, müvekkilinin İstanbul İzzetpaşa acentesi olarak █████/2015 tarihine kadar faaliyetini sürdürdüğünü, acentenin elde ettiği gelirin hangi oranda davalıya hangioranda acenteye verileceğini belirleyen acente katsayısının hesaplanma yönteminin davalıtarafından hazırlanarak karın minimum düzeyde kalmasına neden olunduğunu, davalının müvekkilinden ek taleplerde bulunduğunu, müvekkilinin çalıştığı şirketlerle olan anlaşmalardaki fiyatları yükseltmesi sebebiyle müvekkilinin müşterilerini kaybettiğini, müvekkilinin destek taleplerinin kabul edilmediğini, fakat müvekkilinden sonra söz konusu acenteliği üstlenen kişiye bütün desteklerin verildiğini, davalının müvekkilini zarara uğratan kararları tek taraflı olarak aldığını; bu kapsamda aradaki sözleşmenin sona ermesine sebep olan şimdilik ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalıdan 10.000-TL denkleştirme tazminatı ile 15.000-TL ödenen isim hakkı bedelinin, 9.000-TL vadesi geçmiş ödemelerin müvekkiline yansıtılan bedelinin, 4.500-TL tahsilatı yapılamayan tutarların müvekkiline yansıtılan bedelinin, 23.000-TL personel için kesilen tazminatların, 6.500-TL personelin geçmişe dönük mesai ödemelerinin, 5.905,09-TL müvekkiline yansıtılarak ödenen kira stopajının, 10.000-TL acente için yapılmış tesisat ve boya vs. masrafının, müvekkiline her ay haksız olarak yansıtılan 531,53-TL iptal irsaliye barkod kullanımı, 2.637,15-TL ölçü tartım, 3.894-TL mesai bitiş ihlali, 948,61-TL faturalandırılmayan mobil ücret tahakkuku, 28.028,68-TL davalının acenteye gönderdiği kendi personel ücreti (ACN2), 1.591,82-TL ek araç şirket kiralama bedeli, 177-TL bilgisayar tamir bedeli, 3.333,28-TL özel iletişim-damga vergisi-diğer çeşitli- şube operasyon diğer-noter gideri-telsiz ruhsat ötv, 363,95-TL kargo hasar tazmini, 931,71-TL çevre temizlik vergisi ve kantar muayenesi, 177-TL gün sonu yapmayan acenteler, 233,64-TL araç takip sistemi, 962,88-TL çağrı merkezi, 300-TL işçi sağlığı ve güvenliği, 1.500-TL matbu evrak-kırtasiye malzemesi-personel giysileri, 4.900-TL demirbaş sabit kıymet kullanımı ve 1.679-TL varış merkezi hatası cezası bedellerinin talep edilmesi gerektiğini; ayrıca süreçte müvekkilinin maruz kaldığı haksızlıklar sebebiyle uğradığı manevi zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere söz konusu alacak kalemleri kapsamında toplam 135.861,07-TL maddi tazminat ve 80.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili, basiretli tacir olan davacının imzaladığı sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini, sözleşmenin karşılıklı olarak anlaşarak feshedildiğini, cari hesap sözleşmesinin 4. maddesinde kat sayı oranının %30 olarak belirlendiğini, sözleşme devam ederken tüm hesaplamaların sözleşmeye uygun olarak hesaplandığını, davacının müvekkiline yaptığı ödemeleri isteyemeyeceğini, denkleştirme tazminatı talep koşullarının bulunmadığını, isim hakkı bedelinin Ticari Unvan ve Marka Kullanım anlaşmasının 4/b maddesinde iade edilmeyeceğinin düzenlendiğini; vadesi geçmiş ve tahsilatı yapılamayan alacaklara ilişkin davacıya yapılan yansıtmaların acentelik sözleşmesinin 22/e maddesine uygun olduğunu; personel için kesilen tazminat ve personelin geçmişe dönük mesai ödemelerinin sözleşmenin 27/a ve 41/c maddesine göre davacıya yansıtıldığını ve iade edilemeyeceğini; kira stopajının da sözleşmenin 8/b maddesine uygun olarak yansıtıldığını; sözleşmenin 23. maddesinde dekorasyon ve tadilattan acentenin sorumlu olduğunun düzenlendiğini; diğer yansıtmaların da acentelik ve cari hesap sözleşmesine göre yapıldığını, manevi tazminat şartlarının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece, davacının denkleştirme tazminatı talebi kapsamında sağladığı müşterilerden davalının önemli menfaat elde ettiğini kanıtlayamadığı ve sözleşmenin davacının talebi ve karşılıklı mutabakatla sona erdirildiği gözetilerek bu talebin yerinde olmadığı; kişilik haklarının ihlal edildiği kanıtlanamadığından manevi tazminat isteminin de reddinin gerektiği; sözleşmenin feshine ve zarara ilişkin ileri sürdüğü gerekçelerin ispatlanamadığı; marka bedeli, kesintiler ve denkleştirme tazminatı alacağı dışındaki alacak kalemleri, acentelik faaliyetinin yürütülmesi için yapılması gereken zorunlu masraflar olduğundan bu masraflar yapılmadan acentelik faaliyetinin yürütülmesi olanaklı bulunmadığından davacının bu taleplerinin de haklı olmadığı; ayrıca denkleştirme tazminatı dışındaki alacak kalemlerine ilişkin sözleşmede hükümler bulunduğundan ve talep edilen alacak kalemleri davacıya yüklendiğinden davacının bu nedenle zarar talebinin yerinde olmadığı; "Ticari Unvan ve Marka Kulanım Anlaşması"nın 4. maddesiyle davacının davalıya yapacağı ödemeyi geri isteyemeyeceği düzenlendiğinden isim hakkı; acentelik sözleşmesinin 22/e maddesinde vadesi geçmiş ve tahsilat yapılamayan alacaklardan, 27. maddesinde personellerin tazminatları ve personel ücretlerinden, 23. maddesinde tadilat ve dekorasyon masraflarından, 12. maddesinde hasar tazminine ilişkin yansıtmalardan, 8/b maddesinde kira stopajından davacının sorumlu olduğu düzenlendiğinden, bu taleplerin kabul edilemeyeceği; davacının diğer taleplerine ilişkin ise sözleşmede hüküm bulunması, davacının kesilen yansıtma masraflarına ilişkin sözleşme süresince ve sözleşme ilişkisi sona erdikten sonra gerçekleşen son hesap özetine itiraz etmemesinin basiretli davranma yükümlülüğüyle uyuşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili, itirazlarını karşılayan bilirkişi ek raporu alınmadığını, örnek olarak sundukları aynı bilirkişilerin hazırladıkları iki rapor arasındaki çelişkilerin açıklanması için alınmış ek raporda da talebin karşılanmadığını; uygulanan haksızlıklar nedeniyle acentelik faaliyetine devam edilemeyeceğinin belirtildiğini, katsayı konusundaki itirazlarının raporda cevaplanmadığını; raporda belirtilenin aksine müvekkilinin davalıyla mutabakatı olmadığını, fesihten sonra müvekkilinin alacak bakiyesinin ödenmesi için davalının hiçbir alacağı olmadığına dair ve olası davaların önüne geçmek için mutabakat evrakını imzalanmasını şart koştuğunu, her ay mutabakatın ve bakiye alacak alındıktan sonra istenen mutabakat metninin acente tarafından imzalanmadığını; fatura detayları dosyada olmadığı gibi müvekkiline de verilmediğini, kesinti raporlarının da müvekkiline gönderilmediğini, bilirkişilerin diğer bir dosyada bu hususu farklı değerlendirdiklerini, kesintiler için müvekkilin mutabakatının bulunmadığını, faturaların bilançonun denk olması kuralı gereği kullanıldığını, bu durumun faturalarla yapılan kesintilerin, gerekçelendirilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmadığını; raporda sondaj usulüyle alınmış fatura kesintilerinin gerekçesini davalıya sormadığını, davalının kesintilerin gerekçelerinin yazılı olduğu raporları acentelere vermediğini;acentenin faaliyetinin sonlandırılması gerekçesinin acentenin artık kâr edemeyecek durumda bırakılması olduğunu, bu duruma haksız kesinti, yansıtma ve cezalar ile birlikte katsayının kuralsız olarak düşürülmesinin sebep olduğunu, davalı belge sunmadığından uygulamaların doğru olup olmadığının tespit edilemediğini;sözleşmede davalının katsayıyı belirleme hakkı olduğunun düzenlendiğini, ama bu hakkın acentenin kârını azaltmak amacıyla kuralsız olarak kullanılamayacağını, hesaplamanın dava dilekçesinde belirtilen formüle göre yapılması gerektiğini, acentenin gelirinin, hangi oranlarla taraflar arasında paylaşılacağını belirleyen acente katsayısının hesaplanma yönteminin davalının hazırladığı "Performans Bazlı Hakediş Modeli"nde gösterildiğini, bilirkişi raporunda bunun irdelenmediğini, acentenin kârı arttığında davalının sürekli bunu azaltmak için katsayısını azalttığını, davalının katsayının düşümüne ilişkin dayandığı sebeplerin denetlenmediğini; müvekkilinin davalının portföyünü artırdığının sabit olmasına rağmen bu talebin reddinin hatalı olduğunu; işçilere ödenen fazla mesai ödemelerinin olağan gider olmadığını, çalışma saatlerini davalının belirlediğini, uyuşmazsa ceza kestiğini; davada tahsil edilen ancak geç tahsil edildiği için müşterinin ödemesi gereken gecikme faizinin müşteri kaybına sebebiyet vereceği gerekçesiyle acenteden tahsil edilen alacakların istenildiği, bilirkişiler tarafından talebin yanlış anlaşıldığının görüldüğünü; kuralsızca belirlenen ikinci hedef ciroya ulaşılamayınca müvekkiline haksız cezalar uygulandığından zarara uğranıldığını; delilleri arasında sayılan 2014 tarihli "Performans Bazlı Hak Ediş Modeli"nin dikkate alınmadığını, dilekçe ekinde tekrar sunulduğunu, katsayı hesaplamasının açıkça yazılı olduğunu, davalının bu formüle göre katsayıyı hesaplamadığından müvekkilinin zarara uğradığını, mali inceleme bölümünde belirtilen sözleşmeler tebliğ edilmediği için müvekkilin imzasının bulunulup bulunmadığı ve içeriğinin bilinmediğini, kontrol edebilecekleri rakamları bilirkişilerin vermediğini, hakediş tablolarında itiraz usulü bulunmadığını, tek taraflı uygulandığını, takip eden ay için alacak bakiyesini alıp işçilerin maaşını ve işyeri kirasını ödemek zorunda olan müvekkilinin alacak bakiyesine itiraz etmediğini, haksız kesintilere itiraz ettiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
:Dava, davacı acente ile davalı şirket arasındaki acentelik sözleşmesinin sona ermesine davalının sebebiyet verdiğinden bahisle, denkleştirme tazminatının, davalının davacıdan yaptığı kesintilerin ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki █████/2012 tarihli acentelik sözleşmesine göre, davacının davalı Aras Kargo'nun İstanbul Şişli İzzetpaşa acentesi olarak belirlendiği, sözleşmenin 3. maddesine göre sözleşmenin 1 yıl süreli olduğu, 1 yıllık sürenin sona ermesinden 30 gün önce taraflardan birisinin yazılı bildirimi olmazsa 1 yıl süreli olarak kendiliğinden yenileneceği ve müteakip yıllarda da aynı esasın geçerli olduğu; "Fesih Koşulları ve Fesih Nedeniyle Cezai Şat" başlıklı 42. maddesinde, sözleşmedeki derhal fesih ve cezai şart hükümleri saklı kalmak üzere, acentenin sözleşmeyi ihlali halinden davalının 7 gün içinde ihlalin giderilmesini isteyeceği, giderilmezse davalının sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh edeceği, sözleşmenin her hangi bir nedenle feshi halinde davalının haklarının belirlendiği; "Uyuşmazlıklarda Esas Alınacak Kayıtlar" başlıklı 43. maddesinde (a bendi) taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda davalının defter ve kayıtlarını geçeli ve yegane delil olarak kabul edileceği, bu madde hükmünün HMK'nın 193. maddesi anlamında münhasır delil sözleşmesi niteliğinde olduğu düzenlenmiştir.Davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu ve tarafların kabulünde olan, davacının davalıya sunduğu tarihsiz dilekçesinde "... İzzetpaşa acente görevime maddi olarak zarar etmem sebebi ile son verme kararı almış durumdayım. Dilekçenin işleme alınması için gereğini" talep etmiştir.Tarafların imzasını içeren "Fesih Protokolü" başlıklı belgede, (1. madde) tarafların karşılıklı uygun irade beyanlarıyla acentelik sözleşmesinin feshi konusunda anlaştıkları, (3. madde) sözleşmenin yürürlükte bulunduğu döneme ilişkin cari hesap alacağı, demirbaş, resmi kurum ve 3. kişilere yapılacak ödemeler vb. konulardaki hak ve alacaklara sözleşme hükümleri doğrultusunda tasfiye edileceği, (4. madde) sözleşmeye konu işyerinin davalı tarafından devralınacağı, karşılıklı hak, alacak, demirbaş, resmi kurum ve 3. kişilere yapılacak ödeme işlemleri tamamlanınca tutanağa bağlanacağı, (5. madde) söz konusu işlemler tamamlandıktan sonra acentenin ibrası anlamında davalıya verilen teminat senedinin 1 yıl sonra iade edileceği düzenlenmiştir.Davalının davacıya hitaben düzenlediği "Taahhütname" başlıklı tarihsiz belge içeriği "Aras Kargo AŞ işe █████/2012-█████/2015 tarihleri arasında yürüttüğüm acentelik faaliyetinden dolayı oluşan tüm resmi borçlarımı ve doğmuş, doğacak bütün zararları karşılayacağımı kabul ve taahhüt ederim." şeklindedir.Davacının kaşesi ve imzasının bulunduğu "Tedarikçi Mutabakat Mektubu" başlıklı, █████/2015 tarihli belgede █████/2014 tarihi itibariyle 78.853,33-TL borç/alacak bakiyesi bulunduğu, █████/2014-█████/2014 arasındaki alışların (-)9.072,57-TL ve satışların 40.777,32-TL olduğu; █████/2015 tarihli belgede █████/2015 tarihi itibariyle 75.078,03-TL borç/alacak bakiyesi bulunduğu, █████/2015-█████/2015 arasındaki alışların (-)8.624,26-TL ve satışların 27.093,53-TL olduğu; █████/2015 tarihli belgede █████/2015 tarihi itibariyle 38.977,39-TL borç/alacak bakiyesi bulunduğu, █████/2015-█████/2015 arasında alış ve satış kaydı olmadığı görülmüştür.Davacı acente eldeki davada, davalı tarafından acentelere uygulanan haksız kesinti, yansıtma ve cezalar ile haksız katsayı uygulaması nedeniyle zarara uğradığından faaliyetini sürdüremez noktaya geldiğinden, maddi tazminat olarak denkleştirme tazminatı ile haksız olduğunu iddia ettiği kesintileri ve bu kapsamda manevi tazminat talep ettiğini belirtmektedir.Davacının taleplerinin incelenebilmesi için öncelikle sözleşmenin feshine davalının sebebiyet verip vermediği hususu irdelenmelidir. Davacı bu konuda davalının aralarındaki sözleşmelere aykırı olacak şekilde haksız katsayı uygulamasıyla müvekkili acenteyi zarara uğrattığını ve bilirkişilerin bu hususu incelemediğini ileri sürmüştür.Dosyaya sunulan acentelik sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olduğu yazılı taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesinin "Hak Ediş Hesaplaması" başlıklı 4. maddesinde, davalının tespit ettiği birim katsayısının yılda en az 2 kez olarak yeniden belirleme hakkına sahip olduğu, sözleşmenin 2-10. sayfalarında değişik, hak ediş türleri (giden koli, giden dosya, giden kargo, yurtdışı) ile unsurların (giden koli, giden dosya vs. performansları) dikkate alındığı hesaplama kriterlerinin belirlendiği, 11-17. sayfalarda, hesaplamalara ilişkin diğer hususların düzenlendiği ve s. 17'deki "Mutabakat'ın Sağlanması" başlıklı 6. maddesinde, davalının hesap durumlarını gösteren hesap özetini her ayın sonunda acenteye göndereceği ve 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde davacının mutabık kalmış sayılacağı ve 8. maddesinde de, davacının basiretli tacir sıfatıyla sözleşmedeki tüm hususları gereken hukuki yardımı da almak suretiyle incelediği, içeriğini anladığı ve sözleşmeyi imzaladığı belirtilmiştir. Somut olayda davacı, davalıya sunduğu dilekçede maddi olarak zarar etmesi sebebiyle sözleşmeyi sonlandırmak istediğini belirtmiştir. Fakat maddi olarak zarar etme sebebini dilekçesinde açıklamamıştır. Yine taraflar arasındaki fesih protokolünde de, karşılıklı olarak iradelerin uyuşmasıyla sözleşmenin fesh edildiği yazılı olup, davacı belgede her hangi bir ihtirazi kayıt koymamıştır. Kaldı ki cari hesap sözleşmesinde de görüldüğü gibi, davalının yılda en az 2 kez birim katsayısını değiştirme hakkı bulunmakta olup, davacının somutlaştırma yükü kapsamında davalının bu hakkını kullanmasının haksızlık teşkil ettiği ve zarara uğradığı olgusunu ortaya koymamıştır. Davacı bu hususları somutlaştırdıktan sonra bilirkişiler tarafından gerekli araştırma yapılması mümkün olabilecektir. Cari hesap sözleşmesinin 6. maddesi dikkate alındığında, 2012 Nisan-2015 yılı Şubat tarihleri arasında devam eden ticari ilişkide davacı davalının katsayı uygulamasında haksızlık yaptığı itirazında bulunmamıştır. Davalı tarafından da dosyaya davacını imzasını içeren yani itiraz etmediği cari hesap mutabakatnameleri sunulmuştur. Davacı bunların işçi maaşlarını ödemek için imzaladığını ileri sürmekte ise de, basiretli, tacir olan davacının bu iddiasını kabul imkanı bulunmamaktadır. Tüm bu hususlar gözetildiğinde, davacının bu yöne ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı ve davalının haksız eylemleri sebebiyle sözleşmenin sona erdiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı sonucuna varılmaktadır.Bunun sonucu olarak da, davacının denkleştirme tazminatı talep imkanı yoktur. Aynı kapsamda ve davacının fesih nedeniyle kişilik haklarının ne suretle ihlal edildiğine dair delil bulunmaması karşısında, davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi de yerindedir.Davacının diğer alacak talepleri bakımından yapılan değerlendirmede ise; taraflar arasında imzalanmış ticari unvan ve marka sözleşmesinin 4.2 maddesi uyarınca acenteden alınan marka kullanım bedelinin acenteye iadesi imkanı yoktur. Taraflar arasında düzenlenmiş olan acentelik sözleşmesinin 27. maddesinde personele ödenecek ücret, prim ve sosyal haklardan acentenin sorumlu olduğu kararlaştırılmış olmakla, personele ödenen kıdem tazminatları ve personelin geçmişe yönelik fazla mesai ödemelerinden dolayı davacı sorumlu olup, davalıdan talep edemeyecektir. Sözleşmenin 22. maddesi gereği davacının tahsil ettiği tutarları davalı hesabına aktarma, ödenmeyen tahsilatları gecikme faiziyle davalıya ödeme taahhüdünde bulunduğu gibi, 38. madde gereğince de hakedişinden kesilmesini kabul ettiği, davacıya tahsil komisyonu ödeneceğine dair de bir hüküm bulunmaması karşısında davacı, tahsil komisyonunu isteyemeyecektir. Davacı tarafından dava konusu edilen vadesi geçmiş alacak yansıtmaları, tahsilatı yapılamayan müşteri alacakları yansıtmaları, haksız katsayı uygulamasından kaynaklanan maddi zararlar, ölçüm tartım yansıtmaları, çağrı merkezi yansıtmaları, günsonu yapmayan acenteler yansıtması, matbu evrak, kırtasiye malzemesi, personel giysileri yansıtması, hasar tazmin yansıtması, mesai ihlal cezası, ek araç şirket kiralama bedeli yansıtması, sahte teslimat yansıtması ve haksız diğer yansıtma bedeli kalemleri altındaki alacak kalemleri ise taraflar arasında imzalanmış olan acentelik sözleşmesi ve cari hesap sözleşmesi kapsamında olup, davacının imzaladığı sözleşmelerle bağlı olduğu, yansıtma bedellerine ilişkin olarak şimdiye kadar herhangi bir itirazda bulunmadan rızaen ödediği ve yansıtma bedellerinin de dahil olduğu cari hesap mutabakatlarında davacının imzasının bulunduğu gözetildiğinde, davacının bu alacak kalemlerini de talep edemeyeceği sonucuna varılmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle ve davacının ileri sürdüğü istinaf nedenlerine göre yapılan inceleme sonucunda, davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 651,30-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026