Anahtar kelimeler: Cismani Bam Esaskarar Yazildiği Başkan Anonim Katip Adana Ölüm Üye

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
:
ÜYE
:
ÜYE
:
KATİP
:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
: ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ
: Av.
DAVANIN KONUSU
: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.07.2024 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.09.2022 tarihinde saat 11:00 sularında davalı ... adına kayıtlı ... plakalı, davalı şirket nezdinde sigortalı olan aracın sürücüsü ... sevk ve idaresindeki, ölen ...'in içinde yolcu konumunda olduğu aracın, sürücünün hızlı bir şekilde viraja girmesi sonucu, karşı şeritten gelen ... plakalı traktörün römorkuna çarptığını, o sırada arka koltukta oturan ve davalı şirket nezdinde sigortalı olan aracın sürücüsü ...'in isteği ile video çekmekte olan ...'ın çarpmanın etkisiyle, kafasından darbe almış ve olay yerinde hayatını kaybettiğini, söz konusu kaza 18 yaşından küçük ve ehliyetsiz davalı şirket nezdinde sigortalı olan aracın sürücüsü ...'in hızlı bir şekilde viraja girmesi sonucu meydana geldiğini,olayın meydana geldiği esnada araç içinde sürücünün yan koltuğunda ..., arka koltuğunda müteveffa ... ve ...'in olduğunu, kazanın meydana geldiği esnada arka koltukta oturan ve davalı şirket nezdinde sigortalı olan aracın sürücüsü ...' in isteği ile video çekmekte olan müteveffa ...'in elindeki telefonda kaza anı ve öncesi anbean kaydedildiğini, Davalı şirket nezdinde sigortalı olan aracın sürücüsü ... olay anında hızlı olmakla beraber araç seyir halindeyken direksiyonu bırakıp, elleriyle araçta çalan müziğe eşlik ettiği de video kayıtları ile sabit olduğunu, bütün bu nedenlerle müvekkilinin oğlu Buğrahan'ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalmış olmakla 150.000,00 TL (şimdilik) destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden (20.09.2022) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tazminini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Olayın meydana geliş şeklinde sigortalının alınan ifadeleri doğrultusunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesinde birlikte (müterafik, ortak) kusur nedeniyle yapılacak indirim bakımından, hem doğrudan zarar gören ölen desteğin hem de yansıma yoluyla zarar gören destekten yoksun kalan davacının kusurunun dikkate alınması gerektiğini, hesaplanan tazminat miktarı üzerinden müterafik kusur ve hatır taşıması indirimine gidilmesi gerektiğini bütün bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
ISLAH
: Davacı vekili 150.000,00 TL olarak talep etmiş oldukları miktarı 08.01.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 851.608,30 TL'ye çıkararak ıslah etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 02.07.2024 TARİHLİ KARARI: Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, Davacının kaza nedeniyle uğradığı toplam 851.608,30 TL destekten yoksun kalma zararından desteğin sürücü belgesi olmayan kişinin kullandığı araca binmek suretiyle zararın oluşmasında mütarafik kusurlu davranış olması nedeniyle %20 oranında indirim yapılmak suretiyle 681.286,64 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen tutara █████/2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
: Karara karşı Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin kararına esas almış olduğu bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, garame hesabı yapılarak tazminat tutarının belirlenmesi gerektiğini, ancak düzenlenen bilirkişi raporunda bu hususun gözden kaçırıldığını ve yanlış rapor düzenlendiğini, hesaplamada progresif rant yönteminin kullanılmasını kabul edilebilir olmadığını, Karayolları Araç Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarının yürürlüğe girdikten sonra ranzim edildiğinden hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu çerçevesinde aktüerya olarak yapılması gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalan davacının maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekilinin hatır taşıması indirimine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekili, sürücü ile müteveffanın akraba/ arkadaş olduklarını, bu nedenle hatır taşıması indirimi yapılmasına yönelik taleplerinin değerlendirilmemiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Somut olayda muris davalıya zorunlu trafik sigortalı araçta yolcu konumunda olup, araç dava dışı sigortalı sürücü adına kayıtlıdır. Dosya kapsamından ... plakalı araç sürücüsü ...'in kaza tarihinde 15 yaşında olduğu ve 13 yaşındaki müteveffanın kuzeni olup iki arkadaşını ve kuzenini de alarak araçla gezmeye çıktıkları anlaşılmaktadır. Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde olayda hatır taşıması olduğunu savunmuş, mahkemece hatır taşıması konusunda bir değerlendirme yapılmamış olmasının hatalı olduğu görülmüş ise de; müteveffa ile araç sürücüsü kuzen olup yakın akrabalar arasında bir bedel karşılığı taşıma durumu söz konusu olmayacağından hatır taşımasından söz edilemeyeceği kanaatine varılmış, davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekili hesap raporunda prograsif rant sistemine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, ayrıca tazminat hesabı yapılırken dava dışı anneye de pay ayrılmış olduğunu ve müteveffanın annesi ve babasının payları toplamının poliçe limitini aştığı, bu nedenle garameten hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Anayasa Mahkemesinin ███████-███████ E.K sayılı █████/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin █████/2021 gün ve █████████ Esas ve █████████ karar sayılı kararları, █████████ Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile asgari ücret baz alınarak, bakiye yaşam sürelerinin içtihatlara göre yerinde belirlendiği anlaşılmış ise de; müteveffanın kaza tarihinde 13 yaşında olduğu ve geride destekliğini yapacağı anne ve babasının hayatta olduğu, buna göre işbu dosyada davacı müteveffanın babası olup dava dışı anneye de pay ayrılmış olduğu ancak yapılan hesaplamaya göre anne ve baba için ayrılan toplam tazminat miktarının davalı sigorta şirketinin (kaza tarihi █████/2022 olduğundan) poliçe teminat limiti olan 1.000.000,00 TL'yi aştığı, buna göre tazminat hesabının garameten hesaplanması gerekirken bu hususta hata yapılmış olduğu, diğer yandan müteveffanın desteği olduğu kabul edilen dava dışı anne ... yönünden TRH-2010 yaşam tablosuna göre kalan bakiye ömrün (31 Yıl 7 Ay 6 Gün) olup (48) üst yaşa yuvarlama farkı olan (3 Ay 11 Gün) ilavesi sonucu bakiye ömrün (31 Yıl 10 Ay 17 Gün) olduğu, destekten yoksunluk süresi en fazla kendi yaşam süresiyle sınırlı olacağından muhtemelen (31 Yıl 10 Ay 17 Gün) destek alacağı, (Bakiye ömür sonunun 06.08.2054 olduğu hesaplanmış,) davacı baba ...yönünden TRH-2010 yaşam tablosuna göre, kalan bakiye ömrün (29 Yıl 4 Ay 10 Gün) olup (46) üst yaşa yuvarlama farkı olan (4 Ay 0 Gün) ilavesi sonucu bakiye ömrün (29 Yıl 8 Ay 0 Gün) olduğu, destekten yoksunluk süresi en fazla kendi yaşam süresiyle sınırlı olacağından muhtemelen (29 Yıl 8 Ay 0 Gün) destek alacağı, (Bakiye ömür sonunun 30.05.2052 olduğu hesaplanmış) olup buna göre anne ve baba yönünden hesaplanan tazminat bedelinin eşit (895.505,71 TL) şekilde hesaplanmasının isabetli olmadığı, zira murisler yönünden yaşam süreleriyle orantılı olarak (2 yıllık farkla) tazminat bedellerinin belirlenmesi gerekirken eşit oranlarda bedel belirlenmek suretiyle bu hususta bilirkişi tarafından hata yapılmış olup buna ilişkin tablolarda yeterli açıklamaların yapılmamış olduğu, bu nedenle dosyanın önceki bilirkişiye yeniden tevdii ile belirlenen eksiklerin açıklanması, hatalı hesaplamaların giderilmesi ve toplam tazminat miktarı poliçe teminat limiti olan 1.000.000,00 TL'yi aştığından garame hesabı yapılarak sonuca göre öncelikle tavan tazminattan davacı baba çalıştığından % 5 orana tekabül eden yetiştirme giderinin tenzili, sonrasında müterafik kusur nedeniyle % 20 oranında indirim yapılmak suretiyle tazminat bedelinin yerleşik Yargıtay içtihatlarına, usul ve yasaya uygun şekilde belirlenmesi için ek rapor tanziminin istenmesi ve sonuca göre hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle kabul edilmiş, dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Tüm bu sebeplere göre yukarıda belirtilen eksikliklerin giderilmesi ve alınacak ek hesap raporu sonrasında sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince KABULÜ İLE,
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.07.2024 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksiklikler tamamlanarak davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,
5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5.fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.█████/2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!