Anahtar kelimeler: Full Perte Halef Onarımı Eylemden Hasarlı Seyir Çarpması Kasko Park

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: müvekkili şirket tarafından ... plakalı aracın genişletilmiş full kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalandığı, 06.10.2024 tarihinde park halinde iken seyir halinde bulunan sürücü ...’nin idaresindeki ... plakalı aracın %100 kusurlu çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, sigortalı araçta hasar oluştuğu ve hasarın onarımı ekonomik olmayacağı değerlendirmesi ile aracın perte çıkarıldığı, müvekkili şirket tarafından 14.11.2024 tarihinde 780.000,00 TL tazminat ödemesi gerçekleştirildiği, TTK 1472. madde uyarınca müvekkili şirketin halef olarak sorumlulardan bu bedeli talep etme hakkına sahip olduğu, dava konusu tazminat ödemesinden davalı araç maliki, sürücüsü ve sigortacının sorumlu olduğu, sigortalı araç için 466.200,00 TL sovtaj bedeli tahsil edildiği, kalan bakiye 313.800,00 TL’nin ... plakalı aracın sürücüsü, maliki ve sigortacısının birlikte sorumlu olduğu, 200.000,00 TL’lil tutar açısından öncelikle davalı taraflardan ödeme talep edildiği, ödeme yapılmaması üzerine ... 20. İcra Dairesi’nin...Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, haksız şekilde itiraza uğrayarak durduğu, zorunlu arabuluculuk sürecinden bir sonuç elde edilemediği, davanın açılması zorunluluğu doğduğu diğer hususlarla birlikte belirtilerek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak üzere davanın kabulüne, davalıların ... 20. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, davalıların asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatın ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve sair giderlerin davalılara yükletilmesine karar verilmesi vekâleten arz ve talep edilmiş, deliller sunulmuştur.
CEVAP
:
Davalı ... ve ...’nin vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...’ye ait ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında poliçe teminatı mevcut olduğu, husumetin müvekkillerine yöneltilmesi hatalı olduğundan husumet yokluğundan davanın reddi gerektiği, .. plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edilen ... sigortası kapsamında sigortalı ve araç başına 200.000,00 TL maddi tazminat ile teminat altına alındığı, davacı ... Sigorta A.Ş. ile dava dışı ... arasında yapılan 06.11.2024 tarihli mutabakatname gereği ... plakalı araç için pert işlemleri yapılması konusunda anlaşma sağlandığı, aracın pert olma durumunun söz konusu olmadığı, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu, kaza
görüntüleri ve dosya kapsamı incelendiğinde aracın perte çıkacak kadar hasarı olmadığı, araç için 14.11.2024 tarihinde 780.000,00 TL tazminat ödemesi gerçekleştirildiği, kasko ekspertiz raporu incelendiğinde aracın önemli olan iç aksamlarında hiçbir hasar olmadığı, onarım ile giderilebilecek hasarları mevcut iken aracın perte çıkarılmasının kabulünün mümkün olmadığı, tamir masrafları aracın piyasa değerinin %70-80’ini aşıyorsa aracın pert kabul edildiği, kaza neticesinde ağır hasar oluşacak şekilde bir zarar oluşmadığından davanın reddi gerektiği, kasko ekspertiz raporunun içeriğine tümüyle itiraz ettikleri, hasarlı parçaların hasarlı görüntülerinin dosyay celp edilmesi, yazılı parçaların kaza sonrası hasarlı olduğuna dair raporların sunularak ispatlanması gerektiği, parçaların rayiç bedellerinin fahiş hesaplandığı, inceleme yapılması gerektiği, işçilik bedeli olarak 77.000,00 TL gibi fahiş ve şişirilmiş bir beel çıkarıldığı, araç tamir edilip ağır hasarlı dahi olmayacakken davacı sigorta şirketi tarafından perte çıkarılmasının kabulünün mümkün olmadığı, rayiç bedelinin düşük hesaplandığı, bahsedildiği gibi bir maddi zararın söz konusu olmadığı, sigortalı aracın per olacak şekilde kazanın meydana gelmediği, alınan tazminat bedellerinin hesaplanacak miktardan mahsup edilmesi gerektiği, dava dışı ... tarafından hasar ve değer kaybı tazmini amacıyla haksız bir şekilde davalı ... Sigorta A.Ş.’ye Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvuruda bulunulduğu, araç malikine 65.843,06 TL hasar tazminatı ve 50.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, ... sigortası kapsamında yapılan toplam 115.843,06 TL maddi tazminat ödemesinin hesaplanacak hasar bedelinden mahsup edilmesi gerektiği, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesi gerektiği diğer hususlarla birlikte belirtilerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın husumetten ve esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi vekâleten arz ve talep edilmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş.’nin vekili tarafından hazırlanan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından haksız ve mesnetsiz takibe itiraz edildiği, ... plakalı aracın ... nolu ... sigorta poliçesi ile sigortalandığı, davacı sigorta şirketinin sigortalısı ve ... plakalı araç maliki ... tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde hasar ve değer kaybı talepli başvuru yapıldığı, alınan bilirkişi raporu ile işçiliklerin %10 iskontolu KDV dahil 65.843,06 TL tutarında olduğu, değer kaybının 50.000,00 TL olduğu tespiti yapıldığı, 50.000,00 TL değer kaybı ve 65.843,06 TL hasar tazminatının temerrüt tarihi olan 06.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile başvurana ödenmesine karar verilerek ... 15. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosya ile icraya konulması üzerine 15.04.2025 tarihinde 1126877 ve 1126874 sayılı hasar dosyalarından ödeme yapılarak icra dosyasının infaz edildiği, dava konusu zararın eksiksiz karşılandığı ve davanın reddi gerektiği, toplam 115.843,06 TL ödeme sonrasında poliçe nedeniyle 84.156,94 TL teminat limiti kaldığı, aleyhe hüküm tesis edilmesi halinde poliçe limiti dahilinde karar verilmesini talep ettikleri, davacı tarafından talep edilen hasar miktarına itiraz ettikleri, hasar tespiti ile Sigorta Tahkim Komisyonu bilirkişi raporu arasında fahiş bir fark bulunduğu, fahiş farkın ortadan kaldırılmasını talep ettikleri, ödeme emrinde asıl alacağa takip tarihine kadar ticari avans faizi olarak 45.672,60 TL işletildiği, müvekkili şirket yönünden sigorta şirketine başvuru tarihinden sonra faiz işletilebileceği, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddi gerektiği, avans faizi talebinin yerinde olmadığı diğer hususlarla birlikte belirtilerek müvekkili şirketçe davacı sigorta şirketinin sigortalısına Sigorta Tahkim Komisyonu kararına istinaden hasar ödemelerinin eksiksiz yapılması nedeniyle davacının hasar rücu talebinin reddine, aksi kanaatte inceleme yapılarak poliçe limiti itirazları doğrultusunda karar verilmesine, dava masraf ve vekâlet ücretlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesi vekâleten arz ve talep edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, sigorta şirketine ve Tramer'e yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Dosyanın rapor alınmak üzere sigorta ve makine mühendisi bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve düzenlenen █████/2026 tarihli raporda özetle; Sigorta Mevzuatı Yönünden İnceleme Ve Değerlendirmede: Dosya kapsamı, taraf beyanları, kaza tespit tutanağı, eksper raporları, Sigorta Tahkim Komisyonu kararı, ödeme belgeleri ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Meydana gelen trafik kazasında, seyir halindeki aracın park halindeki araca çarpması şeklinde gerçekleşen olayda, davalı sürücü ...’nin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, park halindeki araç sürücüsüne atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Hasar ve Pert (Tam Ziya) Durumu: Dava konusu ... plakalı araç yönünden; Kasko sigortacısı tarafından yapılan ekspertiz değerlendirmesi sonucu aracın tam ziya (pert-total) kabul edilerek 780.000,00 TL tazminat ödendiği, Araç malikinin bu bedele açıkça muvafakat ettiği ve aracın sigorta şirketine devredildiği, Aracın trafikten çekildiği ve pert haliyle 466.200,00 TL bedelle satıldığı, hususları birlikte değerlendirildiğinde, sigorta uygulamaları ve yerleşik içtihatlar doğrultusunda aracın ekonomik tam hasara uğradığının kabulünün mümkün olduğu değerlendirilmiştir. Gerçek Zararın Tespiti: Sigorta hukukunun temel ilkeleri gereği zarar görenin zenginleşmemesi esastır. Bu kapsamda; Araç için ödenen 780.000,00 TL tazminat, Hurda (sovtaj) bedeli olarak elde edilen 466.200,00 TL dikkate alındığında davacı sigorta şirketinin net zararı: 780.000,00 TL – 466.200,00 TL = 313.800,00 TL olarak hesaplanmaktadır. Sigorta Şirketinin Halefiyet Hakkı (TTK 1472): Davacı sigorta şirketinin, sigortalısına yaptığı ödeme oranında zarardan sorumlu olanlara rücu etme hakkı bulunduğu açıktır. Bu nedenle davacı, net zarar tutarı olan 313.800,00 TL ile sınırlı olarak davalılara başvurabilecektir. Davalı Sigorta Şirketinin Sorumluluğu: Davalı sigorta şirketi (trafik sigortacısı) yönünden; Poliçe teminat limitinin 200.000,00 TL olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu kararı kapsamında 115.843,06 TL ödeme yapıldığı, Bu ödeme sonrasında poliçede 84.156,94 TL bakiye limit kaldığı, anlaşılmış olup, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere en fazla 84.156,94 TL olabileceği kanaatine varılmıştır. Mükerrer Ödeme ve Tahkim Kararı: Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan başvuru sonucunda ödenen hasar ve değer kaybı bedellerinin, mevcut dosyada hesaplanan zarar ile ilişkili olduğu ve mükerrer tahsilat oluşturmayacak şekilde mahsup edilmesi gerektiği, netice olarak, davalı ...'ye ait, davalı ... Sigorta A.Ş.’ye ... (Trafik) poliçesi ile sigortalı, ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü davalı ...’nin %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, Davacı ... Sigorta A.Ş.’ye kasko poliçesi ile sigortalı ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...’ya atfı kabil kusur bulunmadığı, Hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, Kaza tarihinde...’ya ait ... plaka ve (...) şasi numaralı hususi otomobilin olay tarihi döneminde artması muhtemel asgari onarım bedelinin iskontosuz KDV dahil 351.751,47 TL, ikinci el piyasa değerinin 780.000,00 TL, hasarlı haldeki sovtaj bedelinin 466.200,00 TL mertebesinde olduğu, onarımın ekonomik olmadığı, pert total (tam zıya) kabulünün uygun olduğu, pert total (tam zıya) uygulaması nedeniyle sovtaj bedeli davacı Sompo Sigorta A.Ş.’ye bırakılmak kaydıyla uğrayacağı net zararın 313.800,00 TL olduğu, yapılan itiraz üzerine durdurulmasına karar verilen dava konusu ... 20. İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyasında icra takibinin 200.000,00 TL asıl alacak tutarı üzerinden başlatıldığı, ... plakalı otomobilin ... (Trafik) sigortacısı davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasında hakem kararına istinaden asıl alacaklar yönünden 115.843,06 TL tutarında yapılan ödemenin mahsubu ile kaza tarihinde araç başına azami 200.000,00 TL olan poliçe limitinden 84.156,94 TL bakiye limit kaldığı, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun, yapılan ödemeler düşüldükten sonra poliçe limiti kapsamında en fazla 84.156,94 TL ile sınırlı olduğu, yapılmış olan tahkim ödemelerinin hesaplamada dikkate alınması gerektiği, tespit, hesap, sonuç, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davanın; davacının davalılar aleyhine ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatmış olduğu takibe davalı tarafça vaki itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası celbedilmiş ve incelenmesinde alacaklının davacı ...Anonim Şirketi, borçluların ise davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi, ... ve ... olduğu davacı alacaklı tarafça 200.000,00 TL ana para ve 45.672,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 245.672,60 TL için başlatılmış olduğu, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu ve iş bu itirazın iptali davasının ikame edildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından, 06.10.2024-Pazar günü saat 02:00 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı ...adına tescilli, davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından 08.06.2024-08.06.2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere maddi
zararlarda araç başına azami 200.000,00 TL limitli ... numaralı ... (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka numaralı, ... marka, ...tipinde, 2013 model, beyaz renkli hususi otomobil ile ,,, ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... Caddesi’nde bulunan ...’nde seyir halinde iken site yolunun sağ kenarında park halinde bulunan, sürücü ... tarafından park edilmiş, ... adına tescilli, davacı ... Sigorta A.Ş. Tarafından 16.12.2023-16.12.2024 vadeli ... numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ve 16.12.2023-16.12.2024 vadeli ... numaralı ZMS (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka numaralı, ... marka, ... tipinde, 2017 model, beyaz renkli hususi otomobilin sol yan arka kesimlerine çarpması, akabinde çarpışmanın şiddeti ile öne doğru savrulan ... plakalı otomobilin ön kesimleri ile önünde park halinde bulunan ...plaka numaralı, ... marka, gri renkli kamyonetin arka kesimlerine çarpması sonucu toplam üç motorlu taşıtın karıştığı trafik kazası meydana gelmiş, olay taşıtlarda maddi hasar ile sonuçlandığı anlaşılmıştır.
6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. Maddesi; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür hükmünü amirdir.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Yine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
O halde zarar verenin, zarar görenin durumunun haksız fiilden önceki duruma getirilmesi ve maddi kaybının tam olarak giderilmesi esastır. Yapmış olduğu haksız fiille zarar veren işletenin verdiği zararı eksiksiz olarak gidermesi gerektiğinden, gereği yapılması zorunlu olan sigorta poliçesi ile işletenin sorumluluğunu üstlenen sigortacının da meydana gelen zarardan, dava dışı davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması nazara alınarak tamamından sorumlu olacağı açıktır.
Uyuşmazlık temelde; halefiyet koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, meydana gelen hasarın oluşmasında davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının sigortalısına ödediği tüm tazminat bedelini isteme hakkının bulunup bulunmadığı, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olup olmadığı hususundan ibaret olduğu anlaşılmıştır.
TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 1427. maddesi gereğince; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." hükmü uyarınca davacı şirketin kasko sigortalısına ödemiş olduğu tazminatı zarara sebebiyet verenlere karşı talep hakkı doğmaktadır.
Dosyada taraf beyanları, hasar dosyası, kaza tutanakları, bilirkişi raporları, toplana deliller ve tüm dosya kapsamından; 06.10.2024-Pazar günü saat 02:00 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı ...adına tescilli, davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından 08.06.2024-08.06.2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 200.000,00 TL limitli ... numaralı ... (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka numaralı, ... marka, ... tipinde, 2013 model, beyaz renkli hususi otomobil ile ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ..Caddesi’nde bulunan ...’nde seyir halinde iken site yolunun sağ kenarında park halinde bulunan, sürücü ... tarafından park edilmiş, ... adına tescilli, davacı ... Sigorta A.Ş. Tarafından 16.12.2023-16.12.2024 vadeli ... numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ve 16.12.2023-16.12.2024 vadeli ... numaralı ... (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka numaralı, ...tipinde, 2017 model, beyaz renkli hususi otomobilin sol yan arka kesimlerine çarpması, akabinde çarpışmanın şiddeti ile öne doğru savrulan ... plakalı otomobilin ön kesimleri ile önünde park halinde bulunan ... plaka numaralı, ... marka, gri renkli kamyonetin arka kesimlerine çarpması sonucu toplam üç motorlu taşıtın karıştığı trafik kazası meydana gelmiş, olay taşıtlarda maddi hasar ile sonuçlandığı, dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile, meydana gelen trafik kazasında, seyir halindeki aracın park halindeki araca çarpması şeklinde gerçekleşen olayda, davalı sürücü ...’nin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, park halindeki araç sürücüsüne atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığı, dava konusu ... plakalı araç yönünden; Kasko sigortacısı tarafından yapılan ekspertiz değerlendirmesi sonucu aracın tam ziya (pert-total) kabul edilerek 780.000,00 TL tazminat ödendiği, Araç malikinin bu bedele açıkça muvafakat ettiği ve aracın sigorta şirketine devredildiği, aracın trafikten çekildiği ve pert haliyle 466.200,00 TL bedelle satıldığı, hususları birlikte değerlendirildiğinde, sigorta uygulamaları ve yerleşik içtihatlar doğrultusunda aracın ekonomik tam hasara uğradığının kabulünün mümkün olduğu, araç için ödenen 780.000,00 TL tazminat, Hurda (sovtaj) bedeli olarak elde edilen 466.200,00 TL dikkate alındığında davacı sigorta şirketinin net zararını780.000,00 TL – 466.200,00 TL = 313.800,00 TL olarak hesaplandığı, sigorta şirketinin poliçe teminat limitinin 200.000,00 TL olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu kararı kapsamında dava dışı sigortalıya 115.843,06 TL ödeme yapıldığı, bu ödeme sonrasında poliçede 84.156,94 TL bakiye limit kaldığı, bu durumda davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere en fazla 84.156,94 TL olabileceği tespit edildiğinden davanın kabulüne, davalıların ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının -sigorta şirketinin sorumluluğu bakiye poliçe limiti olan 84.156,94 TL ve ferileri ile sınırlı olmak üzere- iptaline, takibin aynen devamına,
İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
"Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.
Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008)
Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalıların haklarındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yine her ne kadar dava dışı sigortalı ... ile davacı sigortacı arasında, davaya konu ... plakalı aracın perte ayrılması neticesinde 780.000,00 TL hasar bedeli ödenmesi konusunda mutabakata varılmış ve bu bedel ödenmiş ise de; dava dışı sigortalı Necla'nın davacı tarafla █████/2024 tarihli mutabakatından yalnızca 1 gün öncesinde tahkim komisyonuna başvurduğu, aracı pert olmasına rağmen, perte ayrılmış araç için hasar bedeli ve değer kaybı bedeli talep ettiği, tahkim komisyonu tarafından dava dışı sigortalıya 50.000,00 TL değer kaybı ve 65.843,06 TL olmak üzere toplam 115.843,06 TL ödenmesine karar verildiği ve bu bedelin dava dışı sigortalı Necla tarafından davalı ... sigortadan icra marifeti ile tahsil edildiğinin anlaşıldığı, yine dosya kapsamından davacının dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu hasar ödemesinin █████/2024 tarihi olduğu, dolayısı ile davacının bu tarih itibari ile rücu hakkının zaten doğmuş olduğu, yine dava dışı sigortalı ...'nın hakkı olmayan bedeli davalıların ... sigortasından tahsil ederek poliçe limitinin düşmesine ve davalılar ... ve ...'in fazladan ödeme yapmasına neden olmuş ise de, açıklandığı üzere tahkim komisyon kararının davacı tarafça yapılan ödeme tarihinde sonra olduğu ve bu tarih itibari ile davacının rücu hakkı zaten doğmuş olduğu ve davalıların dava dışı sigortalı Necla'ya karşı başvurmakta muhtar oldukları ve davacının rücu alacağına etki etmeyeceği anlaşıldığından, takdiri delil olan bilirkişi raporuna bu nedenle itibar edilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
-Davalıların ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının -sigorta şirketinin sorumluluğu bakiye poliçe limiti olan 84.156,94 TL ve ferileri ile sınırlı olmak üzere- iptaline, takibin aynen devamına,
-Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 16.781,90-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.967,12-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 13.814,78-TL harcın davalılardan alınarak (davalı sigorta şirketinin 4.697,02 TL ile sınırlı olmak üzere) hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak (davalı sigorta şirketinin 15.300,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 2.967,12-TL Peşin/nisbi Harcı, 15.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 760,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 19.342,52 TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketinin 6.576,45 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak (davalı sigorta şirketinin 1.598,00 TL ile sınırlı olmak üzere) hazine adına gelir kaydına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalılar vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.█████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!