Anahtar kelimeler: Özetidavacı Durduğunu Ara Takibi Derdest Takibe Tedbir İhtiyati Haciz Başlatıldığını

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:████████
KARAR NO
:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:12.03.2026 Tarihli ara karar
NUMARASI
:████████ Esas (Derdest)
DAVANIN KONUSU
:İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle, davacı vekilinin ihtiyati haciz ve tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından İstanbul 14. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafından haksız şekilde itiraz edilmesi sonucu takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile birlikte, davacının alacağının temini bakımından İİK'nın 257 vd. maddeleri uyarınca icra takip miktarı olan 1.583.627,98 TL üzerinden teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını ve davalı ... Şirketi adına kayıtlı taşınır ve taşınmazların üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için taşınır ve taşınmaz kayıtlarına TMK'nın 1010 gereğince "davalıdır", "satılamaz", "devredilemez" şerhi işlenmesine karar verilmesini talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesince ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği 12.03.2026 tarihli ara kararla;" ...Dosya kapsamında ibraz edilen deliller ile alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan delillerin alacağın varlığını yaklaşık olarak ispata yeterli olmadığı İİK 258. Maddesi uyarınca bu aşamada yasal koşulların oluşmadığı ve yargılama gerektiği anlaşıldığından ihtiyati haciz talebinin reddine; davacının, davalı ... Şirketi adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlara 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için taşınır ve taşınmaz kayıtlarına TMK 1010 gereğince "davalıdır", "satılamaz", "devredilemez" şerhi işlenmesi talebinin davanın konusu bu taşınır ve taşınmazlar olmadığından reddine; karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin talebin reddine, karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece alacağın varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu belirtilmiş ise de bu tespitin hatalı olduğunu, dosya kapsamında sözleşme, fatura ve irsaliyeli fatura, mail yazışmaları, fatura konusu ürünlerin teslim alınmak için davalı şirket adresine gidildiğini gösterir masraf fişlerinin bulunduğunu, dava konusu taleplerinin yaklaşık olarak ispat edildiğini, ... Santrali tesislerinin yapımında kullanılacak olan malların tedariki için davalı şirket ile müvekkili şirket arasında, 09.03.2023 tarihli mal tedarik sözleşmesi kurulduğunu, müvekkil şirketin, ... projesi kapsamında davalı şirket tarafından talep edilen bir dizi malzemeyi davalı şirkete tedarikçi sıfatı ile 04.01.2024 tarihinde ... numaralı irsaliye ile teslim ettiğini, davalı şirketin mail yazışmalarında ikrar ettiği üzere faturaya konu ürünleri teslim aldığını, kaldı ki irsaliyeli faturanın da mevcut olduğunu, ancak ürünlerin istediği gibi olmaması sebebiyle iade edeceğini söylediğini, müvekkili şirketin davalı şirketin ürün değişikliği talebini kabul etmesine ve davalı şirketin Mersin adresine beş kere nakliye göndermesine rağmen beşinde de ürünlerini teslim alamadığını, davalı şirketin hem ürünleri teslim edeceğini söyleyip ürünleri teslim edemediğini hem de fatura bedelini ödemediğini, irsaliyeli fatura mevcut olduğu için fatura konusu malların davalıya teslim edildiğinin kanıtlandığını, mail yazışmaları ile malların teslim alındığının ikrar edildiğini, davalı şirket aleyhine açılmış bir dizi icra dosyası mevcut olup ödeme güçlüğü içerisinde olan ve iflas vermek üzere olan bir şirket konumunda olduğunu, davalı şirketin içinde bulunduğu ödeme yetersizliği nedeniyle mevcut malvarlığını yurtdışına aktarma faaliyetlerine giriştiğinin ticari iş dünyasında bilindiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve tedbir haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava, ticari satıma ilişkin faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yöneltilen itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine; istinaf, dava içinde ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair verilen ara karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz ve tedbir taleplerinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, davacının davalıya yaptığı satışlara istinaden davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklı borcun ödenmediğini, İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, rağmen davalının borçlarını ödemediğini ileri sürmüştür.Davcı vekilinin ihtiyati tedbir talebine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde:davacı, davalı şirket adına kayıtlı taşınmazlara üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için TMK'nın 1010. madde gereği davalıdır, satılamaz, devredilemez şerhi konulmasını talep etmiştir.HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir gelişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanun'un 391. maddesine göre, mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.Görüldüğü üzere kanun hükmü, tedbirin sadece dava konusu olan şey hakkında verilebileceğini düzenlemiştir.Davanın konusu olmayan şeyler hakkında tedbir kararı verilemez. Bu nedenle ilk derece mahkemesice davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olmasında usule ve yasaya aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin ihtiyati tedbire yönelik istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde:
İhtiyati haciz, İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken ise alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.Somut olayda, davacı vekili tarafından faturalardan kaynaklanan alacaklarının olduğunu iddiasıyla ve borçlunun yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali olduğu iddiası ile ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Fatura tek başına alacak ve tutarını kanıtlamaya yeterli olmamakla birlikte, davacı tarafça, davalının imzasını taşıyan sevk irsaliyeleri sunulmuş olup, davalının da iade faturaları düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından, ara karar tarihi itibariyle, İİK'nın 258. maddesi uyarınca, alacağın varlığına ve miktarına dair kanaat oluşturacak delil bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken bu talebin reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve ihtiyati haciz konusundaki davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.Dairemizce ihtiyati haciz talebi sadece asıl alacak üzerinden kabul edilmiştir. Ayrıca, takdiren %15 oranında teminat alınması yeterli görülmüştür. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1-2. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan tedbir talep eden davacı vekilinin tedbire ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine; ihtiyati haciz bakımından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebi hakkında dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede ihtiyati haciz talebinin teminat karşılığında kısmen kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;İİK'nın 258/3, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin ihtiyati tedbire ilişkin ara karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine; ihtiyati haciz talebi bakımından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair 12.03.2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;
1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbire ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca esastan reddine,
2-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi bakımından istinaf başvurusunun İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.2 maddeleri uyarınca kısmen kabulüne; davcı vekilinin ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca teminat karşılığı kısmen kabulü ile davalının 833.425,32 TL alacağı karşılamaya yeterli miktardaki haczi kabil menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine,
3-İİK'nın 259. maddesi uyarınca takdiren %15 oranında belirlenen 125.013,80 TL nakdî teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın icrası için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, ihtiyati haciz talep eden davacı vekiline verilmesine,
4-Kararın yetkili icra müdürlüğünce icrasına,
5-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harcının ise talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
6-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
7-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;İİK'nın 258/3, HMK'nın 353/1.b.1-2 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 07.05.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!