Anahtar kelimeler: Fevziçakmak Egea Fiat Beklerken Işıkta Kocasinan Hızla Bekleyen Kırmızı Arkadan

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
:KATİP
:DAVACI
: ... -VEKİLİ
: Av.DAVALI
: ...VEKİLİ
: Av.DAVA
: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2023 tarihinde Kayseri İli Kocasinan İlçesi Fevziçakmak Mah.Sivas Caddesinde davacı ...’ye ait ... plakalı Fiat Egea marka araç kırmızı ışıkta beklerken, davacının aracının arkasından gelen davalı şirketin sigortalısı ...’ye ait ... plakalı aracın, takip mesafesi kuralını ve kırmızı ışık kuralını ihlal ederek kırmızı ışıkta bekleyen davacının aracına arkadan hızla çarpmış, çarpmanın etkisi ile kırmızı ışıkta durmakta olan davacının aracı öne doğru hareket ederek, öndeki araca çarpmış olduğunu, taraflar arasında düzenlenen █████/2023 tarihli Kaza Tespit Tutanağında davalı şirketin sigortalısı ... Gürbüz beyanında "... plakalı aracımla Sivas caddesi istikametinde ilerlerken yağıştan dolayı cam görüş açımı kapattığı için öndeki kırmızı ışıkta duran ... plakalı araca çarptım, çarpmanın etkisi ile ... plakalı araçta öndeki CM 20364 yabancı plakalı araca çarptı. seyir halinde iken öndeki araçlar durduğu için fren yaptım ancak duramayıp öndeki araca çarptım.” diyerek tamamen kendi kusurlu olduğunu kabul etmiş ve kusurunu tutanağa imza atmak suretiyle de kabul etmiş olduğunu, davacıya ait ... plakalı araçta büyük miktarda zarar meydana gelmiş eksper raporunda da belirtildiği üzere aracın hasar gören parçalarının bedeli 47.891,89 TL, işçilik tutarı 20.000.00 TL hesaplanmış ve yapılan ıskontolar sonrası 59.119,82 TL davacının aracında önden ve arkadan olmak üzere tramer kaydında büyük miktarda hasar kaydı oluşmuş olduğunu, davacıya ait bu araç bu kazadan önce hiçbir kazaya karışmamış hasar kayıtsız boyasız değişensiz bir araç iken bu kazadan sonra araç bu kazadan ötürü büyük değer kaybetmiş ve serviste kaldığı süreye, kurban bayramı tatili de eklenince davacının aracının 1 ay boyunca serviste kaldığı süre boyunca da kullanılamamış olduğunu, bu kazada davalı Ankara Sigorta A.Ş. sigortalısı kazaya sebebiyet vermede tam kusurlu bulunmuş olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre sigortacı sigortalısının 3.kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunmakta olduğunu, buna göre davacının aracında kaza neticesinde gerçekleşen değer kaybı davacının aracında ekonomik yönden tespit edilebilir maddi bir zarar kalemi oluşturduğundan, davalı sigorta şirketince bu zararın doğrudan tazmin edilmesinin gerekmekte olduğunu, davacının zararının tazmini araç değer kaybının ve diğer zararların tazmini amacı ile süresi içerisinde davalı sigorta şirketine █████/2023 tarihinde müracaat edilmiş, davalı sigorta şirketi tarafından 1562433 nolu Hasar Dosya nosu ile dosya açmış ve davalı sigorta şirketini █████/2023 tarihinde tek taraflı olarak 20.000 TL tutarında ödeme yapmış ise de eksik ödeme yapmış olduğunu, yapılan bu eksik ödemenin davacının zararını karşılamadığı için davacının kalan alacağının tahsili için mahkemeye başvurmak zarureti hasıl olduğunu, dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk kapsamında arabuluculuğa başvurulmuş olup anlaşma sağlanamadığını belirterek, davacının ... plakalı aracındaki hasar nedeni ile oluşan değer kaybı olan fazlaya ilişkin alacakları saklı kalmak kaydı ile 40.000.00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden işleyecek olan Ticari Kredilere Uygulanan Avans Faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: █████/2023-2024 Vadeli182026949 numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sig-ortalı olduğunu, Poliçe kapsamında maddi zararlar açısından kaza tarihinde araç başına azami teminat limitinin 120.000 TL olduğunu, davalı şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu; azami teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olup sadece gerçek zarara ilişkin olduğunu, ... plakalı aracın karışmış olduğu trafik kazası neticesinde başvuru sahibine ait aracın uğradığı bakiye değer kaybı masrafı talep edilmekte olduğunu, daha önce başvuru sahibinin davacı şirkete başvurması üzerine davacı şirketçe1562433 Nolu hasar dosyası açılmış olup, alınan eksper raporunda başvuru sahibine ait aracın maddi hasar ilişkin zararının olduğu tespit edilmiş, başvuru sahibine değer kaybına ilişkin █████/2023 tarihinde 20.000 TL değer kaybı ödemesi yapılmış olduğunu, maddi hasara ilişkin ise 32.634,57TL tedarik ödemesi ,27.277,48 TL de davacıya tazminat ödemesi yapılmış olduğunu, yapılan ödeme ile davalı şirket poliçeden doğan tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olup, başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, bakiye sorumluluğu kalmadığını, yapılan ödemelerin bakiye limit açısından önem arzetmekte olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 109.maddesine göre Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğradığını, Yargıtay 17.HD. █████████ E. █████████ K. ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, başvurana ait değer kaybı tazminatı ödenmiş olup başkaca bir zarar kalmadığından başvuranın sebepsiz zenginleşmesine neden olacak şekilde davalı şirket’in tazminata hükmedilmesinin hatalı bir uygulama olacağını, huzurda görülmekte olan uyuşmazlık öncesi davalı Şirket sigortalısının karıştığı kaza nedeniyle başvuranın aracında oluşan maddi zararın giderilmesi talepli olarak davalı Şirket’e başvuru yapıldığını, davalı Şirket tarafından ekspertiz ön inceleme raporu doğrultusunda ödeme yapılmış olduğunu, başvuranın talebi haksız ve kötü niyetli olup, sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde hem mükerrer ödeme yapılmış olacak hem de iskonto yapılan tutarın başvurana ödenmesi durumu söz konusu olacak olduğunu, davalı şirketin doğmamış bir zarardan sorumlu tutulmuş olacağını, başvuru sahibi vekili tarafından temerrüt iddiasıyla talep edilen avans faizi istemi de haksız olup, reddi gerekmekte olduğunu, izah etmiş oldukları gerekçelerle başvuru sahibinin tazminat talebinin haklı olarak karşılanmadığı savunmaları karşısında şirketin temerrüde düştüğünü kabul anlamına gelmemek kaydıyla, başvuru sahibi vekilinin temerrüde düşme iddiasıyla talep etmekte olduğu avans faiz isteminin de haksız olduğunu, zira somut olayda zarar gören 3. kişi konumunda bulunan başvuru sahibinin şirket ile arasındaki ilişki ticari bir nitelik arz etmemekte ve tazminat talebi de haksız fiilden kaynaklanmakta olduğunu, KTK’nın tazminatın biçimi ile ilgili borçlar kanunun haksız fiil hükümlerine yollama yaptığı ve borçlar kanununda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faizin yasal faiz olduğu dikkate alındığında başvuru sahibi vekilinin avans faiz isteminin reddi gerektiği de izahtan vareste olduğunu, keza hiçbir şekilde karşı tarafın taleplerinin kabulü anlamına gelmemekle birlikte kaza tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesi talebi hukuku dayanaktan yoksun olduğunu ve bu talebin reddi gerekmekte olduğunu, zmss genel şartları gereğince sigortalının davalı şirkete başvuru tarihinden itibaren 8 gün içerisinde davalı şirketin ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup bu sürenin bitimi ile sigorta şirketi temerrüde düşmekte ve faiz işlemekte olduğunu, bu sebeple kaza tarihinden itibaren faiz isteminin reddi gerekmekte olduğunu, bununla birlikte 3. kişi konumunda bulunan başvuru sahibinin davalı şirketten ticari faiz istemi haksız ve mesnetsiz olup bu talebin de reddi gerekmekte olduğunu belirterek, başvuru sahibi vekilinin haksız tazminat talebinin reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.YARGILAMA VE GEREKÇEDava, █████/2023 tarihinde meydana gelen Trafik Kazası nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı ve davalının bu tazminat talebinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.Sigorta Bilgi gözetim merkezine yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu, ilgili evrakın dosyamız arasına alınmış olduğu görülmüştür.Mahkememizin █████/2025 tarihli ön inceleme zaptının 7 nolu ara kararı gereğince dosyanın makine mühendisine tevdine karar verildiği fakat makine mühendisinin kusur yönünden rapor hazırlayamayacağı anlaşıldığından mahkememizin █████/2026 tarihli ara kararı gereğince heyete adli trafik bilirkişisi eklendiği görülmekle, █████/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; '' █████/2023 tarihinde meydana gelen iş bu davaya konu trafik kazasında;• ... plakalı araç sürücüsü ...’ nin, 2918 sayılı Karayolları TrafikKanununda belirtilen sürücü diğer kusurlarından 52/1b, 52/1c ve 56/1c Maddelerinde belirtilenkuralları ihlal ederek araç kullandığından, kazayı önlemek için hukuken bir hareket yapmak veneticeye engel olabilme kudret ve imkânına sahipken bunları yapmaması sonucu illiyet bağı somutolarak tanımlandığından ve kusur izafesi gerektiğinden dolayı,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84. Maddesinde sayılan sürücü asli kusurlarından(4) “Arkadan Çarpma” kuralını ihlal ettiğinden YASADA ASLİ KUSURLU SAYILACAĞIAmir Hükmü bulunmakta olup, kazanın meydana gelmesinde etken olduğu,• ... plakalı araç sürücüsü ...’ ın Kusursuz olduğu,• CM .. plakalı otomobil sürücüsü ...’ nun Kusursuz olduğu görüş vekanaatine varılmıştır.2- Dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda davakonusu ... plaka sayılı araçta dava konusu kaza sonrası oluşan Değer Kaybı bedelinin 60.000,00TL olduğu, Dava konusu araçta meydana gelen trafik kazası sonrası Bakiye Değer Kaybı bedelinin ise40,000,00 TL olduğunun'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.Davacı tarafça, davalı sigorta şirketine başvurulması üzerine davalının █████/2023 tarihinde davacıya 20.000 TL değer kaybı tazminat ödemesi yaptığı ancak yapılan bu ödemenin alınan rapor ile davacının zararını tamamen gidermediği, eksik ödeme olduğu ve bu hali ile davalının eksik ödeme tarihi itibari ile temerrüde düştüğü anlaşılmış ve kararda bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.Davacı tarafça kararda avans faizi uygulanması talep edilmiş ise de, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacının hususi olduğu görülmekle yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmış ve kararda yasal faize hükmedilmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, █████/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile tarafların kusur durumu ile davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı meydana gelip gelmediğinin tespiti için makine mühendisi bilirkişi ile adli trafik bilirkişisi heyetinden █████/2026 tarihli rapor alınmış ve raporda; █████/2023 tarihinde meydana gelen iş bu davaya konu trafik kazasında; ... plakalı araç sürücüsü ...’nin ASLİ KUSURLU olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın ve CM 20364 plakalı otomobil sürücüsü ...’ nun Kusursuz olduğu, dosya da mevcut bulunan ve izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu ... plaka sayılı araçta dava konusu kaza sonrası oluşan Değer Kaybı bedelinin 60.000,00 TL olduğu, Dava konusu araçta meydana gelen trafik kazası sonrası Bakiye Değer Kaybı bedelinin ise 40,000,00 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davacının değer kaybı nedeni ile oluşan zararından davalı sigorta şirketinin kusurlu sürücünün kullandığı aracın olay tarihinde geçerli ZMSS poliçesini düzenlemekle sürücünün kusuru oranında ve limit ile sınırlı sorumlu olduğu görülmüş, rapora itibar edilmiş ve böylece, Davanın KABULÜ ile, 40.000,00-TL bakiye değer kaybı tazminat bedelinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede;6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;1-Davanın KABULÜ ile, 40.000,00-TL bakiye değer kaybı tazminat bedelinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 2.732,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 683,10 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 2.049,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 683,10 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.298,50 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan; 8.750,00 TL bilirkişi, 157,50 TL posta, müzekkere gideri olmak üzere toplam 8.907,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2026Katip¸E-imzalıdırHakim¸E-imzalıdır