Anahtar kelimeler: Hacze Anonim Diş İhtiyati Faturaları Haciz Fatura İlamda Özetle Doğrultuda

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025 tarihli D.İş
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar - █████/2025 tarihli ek karar
DAVANIN KONUSU
: İhtiyati Haciz
Taraflar arasındaki haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile ...Anonim Şirketi arasında bulunan ticari mal ve hizmet ilişkisinden dolayı fatura alacakları mevcut olduğunu, satış faturaları düzenlendiğini, bu doğrultuda, müvekkili şirketin ...Şirketinden fatura alacağının mevcut olduğunu, ...Anonim Şirketi'nin, müvekkili alacaklıya borçlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4.375.982,06 TL (89.594,47 EURO Asıl Alacak 22.10.2025 tarih itibariyle 1 EURO=48,8421 TL) tutarındaki vadesi geçmiş para alacağının tahsilini teminen, İİK m.257 ve devamı uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesini, borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarından ihtiyaten haciz konulmasını talep etmişlerdir.
İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 10.11.2025 tarihli Değişik İş kararında; "...Sunulan fatura ve cari hesap ekstresinin 2012 yılı öncesine ait olduğu, bizzat davacı cari hesap kayıtlarında, davalıdan olan alacağının 207.231,90 TL olarak gösterildiği görülmekle hesap mutabakatı başlıklı 11.01.2013 tarihli belgenin kesin ve kayıtsız vadeyi içeren borç ikrarı niteliğinde olmadığı, yargılamayı gerektirdiği, borçlunun konkordato sırasında ikrarı ve cari hesap ekstresi ile örtüşen kısımları kapsamında ihtiyati haciz talep eden alacaklının İ.İ.K 257 vd. Mad. gereğince 207.231,90 TL asıl alacak ve 06.09.2024 tarihine kadar işlenmiş faiz 411.373,77 TL olmak üzere toplam 618.605,67 TL üzerinden alacağını yaklaşık olarak ispatlandığı anlaşılmakla..." Talebin kısmen kabulü ile; Borçlu ...Anonim Şirketi yönünden Alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla, 618.605,67 TL Alacak yönünden alacağın % 15 'ine tekabül eden 92.790,86-TL Teminat karşılığında, İİK'nın 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde ihtiyaten haczine, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. İhtiyati Hacze itiraz eden ...Anonim Şirketi vekili, İİK'nın 265.maddesi uyarınca verdiği itiraz dilekçesinde özetle; karşı tarafın Hesap Mutabakatnamesi ve Borç Yapılandırmasına İlişkin Protokol ya da bunun takip talebinde ve ödeme emrinde belirtildiği adıyla, 11.01.2013 tarihli şarta bağlı Borç Yenileme Sözleşmesi fotokopisini ve muhteviyatını ileri sürdüğünü, böyle bir belgenin şirketlerinin kayıtlarında bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından böyle bir belge düzenlenmediğini ve imzalanmadığını, gerekli imza itirazların da taraflarından yapıldığını, karşı tarafça icra dosyasında, takip talebinde ve ödeme emrinde belirtilen, takibi yapan karşı tarafça iddia olunan ve takip dayanağı ve sebebi olduğu belirtilen Hesap Mutabakatnamesi ve Borç Yapılandırmasına İlişkin Protokolü ya da bunun takip talebinde ve ödeme emrinde belirtildiği adıyla 11.01.2013 tarihli Borç Yenileme Sözleşmesini, Fotokopisini ve muhteviyatını ve gerçekte mevcut olmayan bu sözde belgeyi kabul etmediklerini, kendisine ve muhtevasının tamamına ve imzalara açıkça itiraz ettiklerini, bunlarda belirtilen şartların hiçbirisinin de gerçekleşmediğini, kesinleşmiş bir borç ikrarını ihtiva etmediğini ve müvekkiline karşı tarafça teslim ve ifa edilen, tamamlanan ve müvekkilince kabul edilen hiçbir iş olmadığını ve müvekkilinin şirketine karşı, karşı tarafça hak kazanılan hiçbir hak ve alacak da olmadığını, İhtiyati haciz talep eden şirketin, bu türden yöntemler kullanılarak ve işlemler yapılarak Borç/Alacak Kesinleştirmesi yapılmış ifaları, edimleri ve teslimleri ve kabulleri bulunmadığını, bütün bu yöntemleri geçerek müvekkili şirketince kabul edilen vadesi belirlenen ve muaccel olan hiçbir alacağı olmadığını, konkordato dosyasında belirtilen hiçbir borcun belirtilen ihtirazi kayıt dikkate alınmadan değerlendirilemeyeceğini, İhtiyati haciz talep eden karşı tarafın iddia ettiği alacağının hangi işlemlerle kesinleştiğini belgelerle ispat edemediğini ve yaklaşık ispat şartını gerçekleştiremediğini, iddialarının tamamen yargılamayı gerektirdiğini, karşı tarafın alacak iddiasının, konkordato dosyasında beyanlarının ve ihtirazi kayıtları dikkate alınmadan ve sanki gerçekleşmiş ve kesinleşmiş bir borç varmış gibi değerlendirilerek ihtiyati haciz kararına esas alınmasının tamamen hatalı, usule ve kanuna aykırı olduğunu, ilgili konkordato dosyalarında davanın reddine karar verildiğinden, müvekkili Şirketin iflasına karar verilmemesinden de açıkça anlaşılacağı gibi, müvekkili şirketin borca batık olmadığını ve malvarlığı yaklaşık olarak borçlarının üç katının üzerinde olduğunu, bu hususun konkordato dosyalarından açıkça anlaşılabilecek durum olduğunu, bu durumun, gerçekte iddia ettiği sözde alacağını hak etmeyen ve kendi üzerine düşen vecibeleri belirtilen yöntemlere uygun olarak, müvekkilinin Şirkete karşı eksiksiz ve tam olarak yerine getirmeyen firmalara hak etmedikleri ve gerçek dışı ve haksız olan alacak iddialarını karşılamayı ve kabul etmeyi gerektirmediğini, ihtiyati haciz kararının şartlarını ve sebeplerini ispat edemeyen ve yaklaşık ispat şartını yerine getirmeyen ve hiçbir hukuki yararı bulunmayan karşı taraf lehine verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, aksi takdirde, hiç hak etmediği halde, müvekkili itiraz eden şirketin, ihtiyati haciz kararının infaz edilmesi ile birlikte giderilmesi imkansız zararlar göreceğini, karşı taraftan ihtiyati haciz kararının süresi içinde uygulanmamış olduğunu bu yönden de kaldırılması gerektiğini, dilekçedeki sebeplerle de ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, ihtiyati haciz kararına itirazlarımızın kabulü ile İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.11.2025 tarih ve ████████ D.İş, ████████ karar sayılı haksız ve maddi gerçeklere, usule ve kanuna açıkça aykırı olan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, bu karardan dönülmesini, vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini, incelemeye geçilmeden önce, ihtiyati haciz talep eden karşı tarafın hiçbir hak ve alacağının olmadığı ve ihtiyati haciz kararında yanlış, eksik ve hatalı değerlendirmeler yapıldığı anlaşılacak olduğundan, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında borçların bildirilmesine ilişkin müvekkili şirket tarafından, yukarıda bu dilekçelerinde belirtilen ihtirazi kayıtla yapılan ve bu ihtirazi kayıtları içeren borçların bildirimine ilişkin evraklarının, dilekçelerinin ve borç listelerinin ve ilgili komiser raporunun ve diğer belgelerin de istenmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesi, ihtiyati hacze itirazı değerlendirdiği 18.12.2025 tarihli ek kararında; "..2004 sayılı İİK m.265 "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir." hükmünü içermekte olup somut olayda ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin itirazlarının İİK m.265'te belirtilen itirazlar kapsamında kalmadığı, iddiaların yargılamayı gerektirdiği, talep konusu ihtiyati hacze dayanak belgelerin alacağın yaklaşık ispatına yeter nitelikte görülmekle..." ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin itirazlarının İİK m.265'te belirtilen itirazlar kapsamında kalmadığı, iddiaların yargılamayı gerektirdiği, talep konusu ihtiyati hacze dayanak belgelerin alacağın yaklaşık ispatına yeter nitelikte görülmekle, müterriz itirazlarının reddine karar vermiştir.Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Konkordato sürecindeki beyanların usulü niteliği ve maddi hukuk anlamında borç ikrarı teşkil etmediğini, mahkeme tarafından ihtiyati haciz kararına itirazın reddinde konkordato yargılaması sırasındaki usulü beyanların konkordato komiserliği nezdindeki bildirimlerin hatalı yorumlandığını, mahkeme tarafından konkordato dosyasındaki alacak kayıtları ve yazışmaların maddi hukuk anlamında kesin bir borç ikrarı veya yaklaşık ispatı tamamlayan yeterli delil olarak kabul edildiğini, söz konusu süreçte borçlu tarafından yapılan beyanların alacaklılar kurulunun oluşturulması, oylama nisaplarının belirlenmesi ve projenin uygulanabilirliğinin denetlenmesi amacıyla sınırlı ve usulü işlemler olduğunu, konkordato yargılamasının borçlunun mali durumunun düzeltilmesi ve alacaklıların haklarını korunması arasında hassas bir denge kurmayı amaçladığını, müvekkili şirketin İstanbul 2. ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında sunduğu listeler veya komiserliğe ilettiği verilerin alacağın maddi anlamda varlığını ve muacceliyetini kabul ettikleri anlamına gelmeyeceğini, Yargıtay'ın yaklaşımının usulü bir eksik zorunluluk veya baskı altında yapılan beyanların alacağın esasına dair karine teşkil etmeyeceğini açıkça ortaya koyduğunu, müvekkili şirketin konkordato mühleti içerisinde komiserliğin talebi üzerine yaptığı bildirimlerin alacağın tartışmasız olduğu anlamına gelmeyeceğini, alacağın kaynağı olan 2013 tarihli protokolün dahi geçerliliği ve içeriği tartışmalı iken konkordato dosyasındaki alelade bir mail üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İİK 257 maddesinde aranan yaklaşık ispat koşulları ve alacağın muacceliyetinin gerçekleşmediğini, alacağın varlığı ve miktarının kapsamlı bir yargılamayı gerektirmesi nedeniyle ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, somut olayda alacaklı tarafın 4,3 milyon TL'lik iddiası karşısında mahkemece 618.605,67 TL gibi spesifik bir rakam üzerinden karar verilmiş olmasının alacağın likit veya belirli olmadığını, aksine ciddi bir hesaplama ve yargılama gerektirdiğini bizzat mahkeme eliyle tescil ettiğini, dökümlerin gerçeği yansıtmadığını, 2012 öncesine ait olduğu iddia edilen bu kayıtların zamanaşımına uğradığını ve borç doğurmadığını, bu denli köklü uyuşmazlıkların ancak asıl dava kapsamında çözülebileceğini, ayrıca müvekkili şirketin konkordato sürecindeki beyanlarının bir müzayaka veya usuli zorunluluk altında yapılmış beyanlar olarak değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin mal varlığı durumu ve borca batıklık durumunun bulunmadığını, haksız ihtiyati haczin müvekkili şirketin ticari itibarı, mülkiyet hakkı üzerinde ölçüsüz etki yarattığını, 12 yıl boyunca hiçbir talepte bulunmayan alacaklının müvekkilinin konkordato sürecini fırsat bilerek başlattığı bu işlemin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ihtiyati hacze itirazın reddine dair kararın kaldırılarak haczin iptali gerektiğini iddia ederek ilk derece mahkemesinin 18.12.2025 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz kararının tamamen kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca verilen ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddine dair ek kararın İİK'nın 265/son hükmü gereğince istinafına ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü kararına borçlu vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, borçlu vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Talep eden tarafça, karşı taraf adına düzenlenen fatura ve sevk irsaliyeleri dilekçe ekinde delil olarak ibraz edilmiştir. Söz konusu faturaların 2011 yılına ait olduğu, ticari satım konusu faturalara dair sevk irsaliyelerininde yine 2011 yılına ait olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca 2012 yılı içerisinde de düzenlenen faturaların mevcut olduğu görülmüştür. Taraflar arasında hesap mutabakatnamesi ve borç yapılandırılmasına ilişkin 11.01.2013 tarihli protokol dosyaya sunulmuştur. 12.03.2025 tarihli mail örneği ibraz edilmiştir.
Dosyaya ekli bilgi ve belgelerden, borçlu şirket tarafından iflas ertelemeye dair açılan davanın reddi ile şirketin iflasına karar verildiği, kararın Yargıtay tarafından bozulması neticesinde mahkeme tarafından iflas erteleme talebinin reddedildiği, kararın kesinleşmiş olduğu, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında borçlu şirketin konkordato tasdik talebinin reddine karar verildiği, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında konkordato yargılamasının gerçekleştirildiği, konkordato talebinde bulunanın Demiform Metal ve ... Ltd Şirketi olduğu, borçlunun ise karşı taraf olan şirket olduğu, 22.07.2024 tarihli talep neticesinde mahkemenin ████████ Esas, ████████ Karar ve 12.09.2025 tarihli kararı ile; şirketin konkordato talebinin reddedilmiş olduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gerekenin, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Öte yandan, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın yargılamayı gerektirmemesi şeklinde bir koşulda kanunda öngörülmemiştir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan " hukuk devleti " ilkesinin bir gereği olarak bireylere etkin hukuki himaye sağlamaktır. Hesap mutabakatnamesi ve borç yapılandırılmasına ilişkin protokol ile borçlu şirketin 12.03.2025 tarihli maili yasanın düzenlemesi kapsamında kanaat oluşturacak deliller arasındadır. İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Borçlu şirket, konkordato sürecindeki beyanların borç ikrarı teşkil etmeyeceği, nisap belirleme amacıyla sınırlı olduğu, konkordato komiserine bildirilen beyanların ve süreçteki kabullerin ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli olmayacağı, talep eden tarafın herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği, alacağın zamanaşımı uğradığı şeklinde itirazlarda bulunmuştur. Borçlu şirketin itirazları İİK'nın 265. maddesinde sayılan itirazlar içerisinde yer almamaktadır. Söz konusu itirazlar açılacak bir menfi tespit davası içerisinde tartışılabileceğinden, ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek kararında usule ve yasaya aykırılık görülmemiş ve istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen istinafa konu 18.12.2025 tarihli ek karar usul ve yasaya uygun olup, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına,
3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 ve 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.16.04.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!