Anahtar kelimeler: Ziyaa Kanalı Hasimsiz Zayi Noter Müdürü Siciline Hisse Pay Defterinin

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Zayi Belgesi Verilmesi (HASIMSIZ)
Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 07.05.2025 tarihinde müvekkili şirket müdürü tarafından, müvekkil şirket ortakları arasında noter kanalı ile gerçekleştirilen hisse devir sözleşmesinin ticaret siciline tescilinin talep edildiğini, ancak davacı yetkilisi ... tarafından ortaklık pay defterinin ziyaa uğradığının öğrenildiğini, işbu durumda davacı yetkililerinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacının geçmiş dönemlere ilişkin ortaklık yapısını gösteren pay defterinin bulunamaması nedeniyle hisse devir işlemlerinin ticaret siciline tescilinin mümkün olamadığını, tüm araştırmalar yapılmışsa da pay defterine ulaşılamadığını, müvekkili şirket müdürü tarafından şirket için yeni pay defteri düzenlenebilmesi adına noterliğe başvurulmuşsa da, noterlik tarafından yetkiliye mahkeme kararı olmaksızın yeni pay defteri düzenlenmesinin mümkün olmadığının bildirdiğini, hal böyleyken, müvekkili şirketin ticari faaliyetlerinin aksamaması adına işbu davayı ikame etme zaruriyeti hasıl olduğunu ileri sürerek, davacıya ait pay defterinin zayi olduğunun tespitine ve zayi olduğuna dair belgenin verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava; davacının saklamakla yükümlü şirket ortaklar pay defterinin zayi olduğundan bahisle açılan zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.6102 Sayılı Kanunun 82/7. Maddesinde "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaı uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği davanın hasımsız olarak açılacağı" düzenlenmiştir. Davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. İleri sürülen zayii sebebinin de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olması, başka bir deyişle davacının irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması gerekmektedir. Somut olayda pay defterinin kaybolması için kanunda sayılan ve buna benzer hiçbir sebebe dayanılmamış olduğu, pay defterinin ne suretle gerçekleştiğinin belli olmadığı, kayıp olgusunun varlığı zayi belgesi verilmesi için yeterli olamayacağı, her tacirin basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında tüm ticari defter, belge ve kayıtlarını özenle saklaması gerekmektedir.
Davacı taraf pay defterlerinin kaybolduğundan bahisle zayii belgesi talep etmiştir. Kanun da tarif edildiği şekilde bir afet sebebiyle veya hırsızlık gibi tacirin iradesi dışında bir zayii halinin mevcut olduğu iddia ve ispat edilmediğinden, zayi belgesi isteme koşulları mevcut olmadığı, davacı şirketin özenle muhafaza etmediği pay defterinin kaybı nedeniyle zayi belgesi isteyemeyeceğinden davanın reddine " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kanunda sayılan hallerin sınırlayıcı olmadığını, zayi sebeplerinin tahdidi olarak sayılmadığını, aksine buradaki sayımın örnekseme suretiyle yapıldığını, ''gibi'' ifadesinin bunu belirttiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ██████████ E. ve ████████ K.sayılı ilamının da davacının duruma benzer bir olayın olduğunu, Yargıtay kararında da, somut davaya paralel olarak, defterlerin mali müşavire rıza ile teslim edilmesi sebebiyle mali müşavir tarafından iade edilmeyen defterler bakımından ziya belgesi talebinin reddedilmesi kararının yerinde bulunmayarak ilgili kararın bozulmasına karar verildiğini, davacı müvekkilinin yetkilisinin gerekli her nevi araştırmayı gerçekleştirerek şirket muhasebecisine ulaştığını, ancak ilgili defterin akıbetine ulaşamadığını, defterlerin zayi olduğunun anlaşıldığını, anılan nedenlerle, istinaf taleplerinin kabulü gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle, TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin bir çekişmesiz yargı işidir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonuunda talebin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacının talebi, TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca açılmış, zayi belgesi verilmesi talebi olup, maddede sayılan veya benzeri nedenlerle tacirin saklamakla yükümlü olduğu ticari belgelerin zayi olması halinde zayi belgesi verilebileceği düzenlenmiştir. TTK'nın 82/1. maddesi "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." hükmünü içerir.Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8).Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren 30 gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun'da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7).Davacı, ticaret şirketi olup tacirdir. Zayi olduğu talep edilen pay defteri de maddede belirtilen saklanması zorunlu olan ticari defterlerdendir.Bu hukuki açıklamalara göre somut olaya gelindiğinde; zayi belgesi verilmesi için kanunda sayılan sebepler tahdidi olmamakla birlikte, davacı tarafça ispata ilişkin herhangi bir delil ibraz edilemediği gibi somut olayda, davacının özen ve basiretli tacir yükümlülüğüne uygun davrandığı da kanıtlanamamıştır. Davacı şirket defterlerin hangi durumda kaybedildiğine ilişkin bir belge sunmamıştır. Şirket hisselerinin devri sırasında gerekli olması üzerine pay defterinin arandığını ancak pay defterinin bulunamadığı belirtilmiştir. Ticari belgelerin uygun şekilde muhafaza edilmek suretiyle gerekli önlemlerin alınması basiretli bir tacirden beklenecek davranıştır. Davacı dava konusu karar defterinin ne şekilde zayi olduğunu somutlaştırmadığı gibi, bu konuda delil ve bilgi de sunmamıştır. Davacı ticari defter ve belgelerini koruyup gözetme yükümlülüğüne ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne uygun davarandığını kanıtlayacak delil göstermemiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin zayi belgesi istemine ilişkin içtihadı da bu yöndedir (E:██████████, K: █████████, T:07.03.2017). Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usule ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 28.04.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!