Anahtar kelimeler: Uets Borçludavalı Esaskarar Tamir Kayseri Faturasına İlamsız Yazim Katip Kazasından

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
:KATİP
:DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av.DAVALI
: ...VEKİLİ
: AvİHBAR OLUNAN
: ...VEKİLİ
: Av.UETSDAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün █████████ E sayılı dosyası ile borçlu-davalı aleyhine 38 ZC 137 plakalı davalıya ait aracın 03.02.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan araç tamir faturasına dayanılarak ilamsız takip yapılmış ve borçlu tarafına tebliğ edilen ödeme emrine haksız ve yersiz olarak itiraz edilmiş ve takibin durmuş olduğunu, davalı şirketin dilekçe ekinde sunulan fatura ile sübut bulacak iş emri ve servis kayıtlarından anlaşılacağı üzere mülkiyetinde bulunan ve sigortalı çalışanı tarafından kullanılan 38 ZC 137 plakalı aracın karışmış olduğu tek taraflı trafik kazasına müteakip yetkili servis hizmeti veren davacı şirketten tamirat hizmeti almış alacağa ve itiraza dayanak edilen faturanın bu sebeple tanzim olmuş olduğunu, Davalı firma Ödeme emrine itirazında aracın kaza sonrasında tamiratının yapıldığı kabul etmekte ancak sigorta şirketinden onay alınmadan hasarın onarıldığını beyan ederek borcu olmadığını iddia etmekte araca ilişkin ██████████ numaralı Hasar Bildirim Formundan da açıkça anlaşılacağı üzere hasarın poliçe teminatı kapsamında olması halinde borçtan şahsen sorumlu olmayı ve tamiratı kabul etmekte olduğunu, davacının yine aracı teslim alırken imzaladığı ibra formu ile de sigorta şirketini ibra etmiş olduğunu, belgeler dikkate alındığında davalının itirazının haksız olduğunu, kazanın tek taraflı kaza olması da dikkate alınarak davalının hizmet alan konumunda olması ile borcu bilmemesinin mümkün olmadığını, davacının teslim edilen araçtaki sorunu giderip davalı/borçlu firmaya teslim etmiş olduğunu, bununla faturalandırılıp davalı firmaya gönderilmiş olduğunu, davalı firmanın davacı firmadan hizmeti almış olduğu ve almış olduğu bu hizmetin ne olduğunun dilekçe ekinde sunulan belgelerde de açıkça görülmekte olduğunu, davalı borçlunun yapmış olduğu kaza sonrasında aracına yapılan işlemler dilekçe ekinde sunulan servis kayıtları ve iş emirleri incelendiğinde açıkça tespit edilebilecek halde olup ayrıca borcun var olduğu İlgili belgeler ile de sübuta erecek olduğunu, öte yandan davalı/borçlunun faize de itiraz etmiş, borçlu olmadığını ileri sürmüşse de borcun sebebinin haksız fiile dayandığı ve sebepsiz zenginleşme bulunduğu hususu dikkate alındığında davalı/borçlu tarafın itirazlarının bu yönü ile de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Kayseri Arabuluculuk Bürosu ████████ Büro Dosya Numarası ile dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmış ancak davalı/borçlu ile anlaşma sağlanamamış olduğunu, davalı borçlunun kaza sebebi ile aracında oluşan hasar davalının davacı firmaya aracını teslim etmesi üzerine onarım yapılmak sureti ile giderilmiş, tamirata ilişkin parça, servis ve İşçilik gideri ise davalı tarafça ödenmemiş, yapılan icra takibine de borçlu tarafından itiraz edilmiş olduğunu, haksız olarak yapılan itiraz davalı tarafça kötü niyetle yapılmış olmakla iş bu itirazın iptalini teminen alacağın tahsili amacı ile bu davanın açılması zorunluluğu hasıl olmuş olduğunu belirterek, davanın kabulü ile davalının yetkiye ve alacağa yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, haksız ve hukuka aykırı takibe itiraz eden davalı borçlu aleyhine alacağın %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirkete karşı ikame edilen işbu haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirketin talep konusu etmiş olduğu alacağın zamanaşımına uğramış olup, zamanaşımı itirazının kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, huzurdaki davada davalının pasif husumeti bulunmamakta olup, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından icra takibinin dayanağı olarak sunulan faturanın muhatabının davalı şirket olmadığını, kaza tarihinde davalı şirket adına kayıtlı bulunan 38 ZC 137 Plakalı aracın ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından 353445814/0 Poliçe Numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile tüm rizikolara karşı güvence altına alınmış olduğunu, davalı şirkete ait aracın Ankara yolu istikametinde seyir halindeyken aracın lastiğinin patlaması üzerine karışmış olduğu trafik kazası sonucunda araçta birtakım hasarlar meydana gelmiş olup, gerçekleşen işbu kazadan kaynaklı hasarların sigorta poliçesi kapsamında onarımlarının sağlanması için davalı şirket tarafından hem kasko poliçesi incelenmiş hem de sigorta şirketi ile iletişime geçilmiş olduğunu, Sigorta şirketinin yönlendirmesiyle sigorta şirketinin anlaşmalı yetkili servisi olan davacı şirkete araç teslim edilmiş olup, ██████████ numaralı hasar dosyası açıldığını, hasar onarımına dair tüm sürecin sigorta şirketi ile davacı şirket arasında sürdürülmüş olduğunu, araç kazasından kaynaklanan onarım işlemlerinde araç servisleri ile sigorta şirketi arasında sürdürülen görüşmeler neticesinde, araç servisi tarafından sigorta şirketinden ödeme hususunda onay alınması akabinde onarım işlemlerine başlanmakta olduğunu, Sigorta şirketinden onay gelmemesi durumunda araç servisi tarafından herhangi bir şekilde onarım sürecine başlanmadığını, Sigorta şirketinden onay gelmemesi durumunda araçta mevcut olan hasarların ve onarımların liste halinde belirtilerek müşterinin yazılı onayına sunulması ve müşteri onayı doğrultusunda onarım sürecine başlanması gerektiğini, somut olaya konu aracın onarımına ilişkin olarak dava dışı sigorta şirketinin görevlendirdiği sigorta eksperi tarafından yapılan incelemeler ihbar olunan sigorta şirketine iletilmiş ve davacı tarafından sigorta şirketinden hasar onarımına dair alınan onay doğrultusunda onarım sürecine başlamış olup, sigorta şirketi tarafından hasar onarımına verilen onay neticesinde sürecin tamamlanmış olduğunu, hasar onarımına sigorta şirketi tarafından onay verilmesi ortaya çıkacak hasar onarım bedelinin sigorta şirketi tarafından karşılanacağı anlamına gelmektedir. Sigorta şirketinin onay vermesi yani hasar bedelinin sigorta şirketi tarafından ödeneceği belirlenmiş olması neticesinde davacı tarafından sigorta şirketi adına fatura tanzim edilmiş olup, davalı şirket adına düzenlenen ve davalıya tebliğ edilen herhangi bir fatura bulunmadığını, somut olayda davalıya atfedilebilecek bir kusur mevcut olmayıp, davacı şirketin bariz kusurlu olduğunu, davacı tarafından takip dayanağı belge olarak sunulan faturanın davalı adına düzenlenmediği açıkça ortada olup, işbu fatura bedelinin davalıdan tahsilinin istenmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, Mahkeme tarafından düzenlenen 21.03.2025 tarihli tensip zaptının 15 numaralı ara kararında da 2022 yılı Şubat ayına ait BS - BA formlarının celbi için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına karar verilmiş olduğunu, Vergi dairesinden gelen yazı cevabı incelendiğinde davacı şirket tarafından takibin dayanağı olarak ibraz edilen faturanın davalı şirket kayıtlarında işlenmemiş olduğunun ortada olduğunu, konuya ilişkin olarak Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar ve 30.12.2022 Tarihli Kararının dikkate alınması gerektiğini, mezkur içtihat ve somut olay bir bütün halde değerlendirildiğinde takibin dayanağını teşkil eden faturanın ihbar olunan sigorta şirketi adına düzenlendiği sabit olduğundan huzurdaki davada taraf sıfatı bulunmayan davalı şirket yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinin açıkça ortada olduğunu ayrıca ihbar olunan sigorta şirketi tarafından davacı şirkete ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda araştırılması gerekmekte olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla Mahkeme tarafından dosyaya celp edilen BS formları incelendiğinde, icra takibinin dayanağını teşkil eden faturanın davacı şirket kayıtlarında yer almadığının görülmekte olduğunu, Davacı şirket tarafından muhasebel açıdan kayıt altına alınmamış bir alacağı talep etmesinin de hukuken mümkün olmadığını, davacı şirket tarafından davalıdan alınan teslim belgesinde de tazminatın sigorta şirketi tarafından karşılanacağının açıkça belirtilmiş olduğunu, hal böyleyken davalı şirkete karşı huzurdaki dava kapsamında husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, Davacı taraf onarıma dair tüm süreci sigorta şirketinin bilgi, onayı ve talimatı doğrultusunda gerçekleştirerek neticede de sigorta şirketi adına fatura tanzim etmiş olduğundan onarıma dair ödenmesi gerektiği iddia edilen tutardan davalı şirket sorumlu olmayıp, dava dışı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu bulunmakta olduğunu, davacı tarafından tanzim edilen fatura direkt olarak dava dışı ... Sigorta A.Ş. adına düzenlenmiş ve onarıma ilişkin tüm süreç sigorta şirketi ile davacı yetkili servis arasında yönetilmiş olduğundan, takibin dayanağını teşkil eden faturanın muhatabının davalı şirket olmadığını, bu nedenle huzurdaki davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davalı tarafından dayanılan taahhüt belgesi matbu metinden ibaret olup, genel işlem koşullarına aykırılık teşkil eden düzenlemeler mevcut olduğunu, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde hasarın poliçe kapsamı dışında kalması halinde servise karşı şahsen sorumlu olacağını ve aracı teslim alarak sigorta şirketinin ibra edildiğini belirtmiş ve bu hususlara dair belge ibrazında bulunmuşsa da mezkur belgeler aracın hasarlı halde şirkete teslim edilmesiyle birlikte düzenlenmiş olduğunu, söz konusu belgelerde yer alan düzenlemelerin Türk Borçlar Kanunu'nun 20. Maddesine, genel işlem koşullarına aykırı olduğunu, nitekim söz konusu belgeler sigorta şirketi adına tek taraflı şekilde ileride çok sayıda benzer işlemlerde kullanılmak amacıyla hazırlanmış olup, belgelerde genel işlem koşullarına aykırı olan koşulların sözleşme metninde veya ekinde yer alması, kapsamı, yazı türü ve şekli, nitelendirmede önem taşımamakta olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas ████████ Karar ve 23.1.2018 Tarihli kararının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, bu nedenle davacının dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu hasarın poliçe kapsamı dışında kalması halinde servise karşı şahsen sorumlu olacağı maddesi genel işlem koşullarına aykırılık teşkil ettiğinden yok hükmünde olduğunu, nitekim böyle bir hükme dayanılarak davalının hiçbir şekilde bilgilendirmeden ve sigorta şirketi tarafından onay alınmadığı iddiasına dair davalıdan onarıma dair rıza alınmadan doğrudan onarıma başlanmasının davalının sahip olduğu seçim haklarını da ihlal eder nitelikte olduğunu, bu hususa dair davalı bilgilendirilmiş olsaydı davalının aracını alıp başka bir serviste de onarım işlemine devam edebileceğinin ortada olduğunu, davalı tarafından hasar onarım bedelinin şahsen ödeneceğine dair el yazısı ile vermiş olduğu herhangi bir taahhüt belgesi bulunmadığını, davacı şirket tarafından da aracın teslim alındığı anda sigorta şirketi tarafından onarım bedelinin ödenmeyeceğine dair herhangi bir bilgilendirmede bulunulmamış, aksine sigorta şirketi adına fatura tanzim edildiği ve hasar onarım bedelinin sigorta şirketinden tahsil edileceği bilgisinin verilmiş olduğunu ayrıca davacı tarafından sunulan makbuz ve teslim belgesi başlıklı belgede hasar onarım bedelinin ... Sigorta A.Ş. tarafından karşılandığı belirtilmiş olduğunu, taraflarınca davacı şirket ile yapılan haricen görüşmelerde de sigorta şirketi tarafından onarım ve hasar bedelinin ödenmesi hususunda gerekli olan onayların davacı şirket tarafından alındığı bilgisi edinilmiş olduğunu, taraflar arasında mail ortamında sürdürülen yazışmaların dosyaya celp edilmesi halinde bu iddianın doğruluğunun ortaya çıkacağını, ihbar olunan sigorta şirketi tarafından davalı adına kayıtlı araca kesilen kasko poliçesinin somut olaya konu hasarların onarım bedelini kapsamakta olduğunu, dava dilekçesi ekinde sigorta ekspertiz firması ile davacı şirket arasında gerçekleşen yazışmaların bir kısmını gösteren 2024 tarihli mailde "red sebebi araştırmacı raporuna göre olumsuz olarak bilgi iletilmiş" şeklinde belirtilmişse de, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde işbu red sebebi somut delillerle ortaya konulmamış olup, bu iddiaya ilişkin herhangi bir açıklık bulunmamakta olduğunu, kaldı ki, sigorta şirketi tarafından hasar onarım bedelinin ödemesinin reddedildiğine dair davacı şirket tarafından somut delil ibraz edilemediğini, İhbar olunan sigorta şirketi, ekspertiz firması ve davacı şirket arasında dava konusu aracın onarım sürecine dair sürdürülen sürece ilişkin olarak davacı şirket personeli Handan Hatinoğlu isimli kişinin tanık olarak dinlenmesini talep ettiklerini, davacının icra inkar tazminatı ve işlemiş faize ilişkin taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Davacı şirket tarafından başlatılan icra takibine dayanak olarak sunulan faturadan davalının bilgisinin olmaması ve onarım sürecinin sigorta şirketiyle birlikte davacı şirket arasında gerçekleşen görüşmelerle sonuçlandırılmış olması sebepleriyle likit bir alacaktan bahsedilemeyeceğini, davacı şirket tarafından hasar onarımına yönelik olarak belirlenen tutarlar tek taraflı olarak sigorta şirketi adına tanzim edilen faturada belirtilmiş olup, bu tutarların yapılan onarıma uygun olup olmadığı denetime elverişli olmadığını, dolayısıyla icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığını ayrıca davacı şirket tarafından başlatılan haksız icra takibinde 03.02.2022 tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulduğu görülmekte olup, söz konusu aracın servise teslim edildiği tarihten itibaren faiz talebinde bulunulmasının yersiz olduğunu, yine kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, işbu faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibi kapsamında usulüne uygun bir şekilde temerrüt olgusunun gerçekleşmemiş olması sebebiyle davacı şirketin tüm talepleri gibi işlemiş faiz talebinin de haksız olduğunun ortada olduğunu, Mahkemece yapılacak incelemeler neticesinde huzurdaki davada davalı aleyhine hüküm kurulması halinde, sigorta şirketinin sorumluluğunun doğacağı açık olması sebebiyle işbu davanın, 6100 sayılı HMK m. 61 vd. gereğince, ... Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin haklarının saklı olduğunu belirterek yukarıda izah edilen nedenlerle birlikte Mahkeme tarafından yapılan incelemeler neticesinde eldeki haksız davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olmuş olduğunu belirterek, haksız davanın usulden reddine, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.YARGILAMA VE GEREKÇEDava, davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün █████████ Esas Sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir.Erciyes Vergi Dairesine Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi Müdürlüğüne, ... Sigorta Şirketine yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu ilgili evrakların dosyamız arasına alınmış olduğu görülmüştür.Kayseri Genel İcra Müdürlüğü █████████ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi olduğu, borçlunun ... Marka Mağazacılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, takibin toplam 12.868,69 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, anlaşılmıştır.Davacı vekilinin █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile itirazın iptali olarak açmış olduğu davasını alacak davası olarak ıslah ettiği, davacı vekilinin ıslah dilekçesinin usulüne uygun olarak davalı tarafa tebliğ edildiği görülmüştür.Davacı vekiline Mahkememizce ön inceleme duruşma gününde tam ıslah dilekçesi sunması için süre verilmiş ise de, davacının da dayandığı HMK Mad.180 gereğince ıslah dilekçesinin davacı vekilinin beyanda bulunmasından sonra 1 haftalık süre içerisinde verilmesinin gerekli olmasına rağmen davacı vekilinin beyan dilekçe tarihi olan █████/2025 tarihinden sonra HMK madde 92/2 gereği 1 haftalık süre içerisinde dilekçesini dosyaya sunmadığı ve bu nedenle ıslah yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Mahkememizin █████/2026 tarihli ön inceleme zaptının 10 nolu ara kararı gereğince dosyanın Makine mühendisi ile Sigorta hukuku alanında uzman bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği ve █████/2026 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporunda özetle; ''Düzenlenen faturanın araçta tamiri gereken gerçek zarar miktarı ile uyumlu olduğu,Dava konusu hasar nedeniyle 38 ZC 137 plakalı sayılı araçta oluşan hasarın sağ ön teker, sağ önçamurluk ve ön tampon kısımlarında meydana geldiği, hasar bedelinin araç piyasa rayiç bedeli ilekıyaslandığında pert işlemi gerekmediği onarım yapılmasının uygun olduğu ve onarım tercihine göre10.353,42 TL (KDV HARİÇ) olduğu değerlendirilmiştir.'' █████/2026 tarihli sigorta hukuku alanında uzman bilirkişi raporunda özetle; ''Bu kapsamda 03.02.2022 tarihinde “sağ ön lastiğin patlaması sonucu kontrollü bir şekilde sağ tarafa çekerekdurması lastik değişimini yaparak servise getirmesi aracın lastik patlamasından dolayı sağ ön tampon ve yankısımlarına” meydana gelen hasarın 353445814 numaralı Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında teminatkapsamında olduğu ve teminat limitinin ise 250.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Poliçede ise İhtiyari MaliMesuliyet Klozu maddesi başlığı altında “Sigortalı aracın kullanılmasından doğan ve KTK’ya ve umumihükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçede teminat kapsamındaolmak şartıyla, ZMMS limitlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazan limitlere kadar temin eder” şeklindehüküm yer aldığı görülmüştür.██████████ numaralı hasar dosyasına ilişkin Hasar Bildirim Formu incelendiğinde; Taahhüt belgesi başlığıaltında “*Hasar poliçe kapsamı dışında ise veya başkaca yasal bir engel doğarsa, hasar onarım bedelindenservis istasyonuna karşı şahsen sorumlu olduğumu ve bu bedeli servis istasyonuna ödemeyi, *Hasarın poliçekapsamında olması halinde, tazminatın sigorta şirketinin belirleyeceği biçimde ve sigorta şirketi tarafındanservise ödenmesini kabul ve taahhüt ederim.” Şeklinde ifade yer aldığı tespit edilmiştir.'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça █████/2022 tarihli kaza nedeni ile davalıya ait 38 ZC 137 plakalı aracın onarımından kaynaklanan ve dava dışı sigorta şirketi tarafından ödenmeyen bedelin davalı tarafından ödenmesi amacı ile davalı hakkında takip başlatılmış ise de, delillerin toplanmasından sonra davacının takibe konu alacak nedeni ile davalıdan talepte bulunup bulunamayacağı, tamir bedelinden davalının sorumlu olup olmayacağının ve tamir bedelinin gerçek zararla uyumlu olup olmadığının tespiti için bilirkişi heyetinden █████/2026 tarihli rapor alınmış ve raporda, 03.02.2022 tarihinde meydana gelen hasarın 353445814 numaralı Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında teminat kapsamında olduğu ve teminat limitinin ise 250.000,00 TL olduğu, Poliçede ise İhtiyari Mali Mesuliyet Klozu maddesi başlığı altında “Sigortalı aracın kullanılmasından doğan ve KTK’ya ve umumi hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçede teminat kapsamında olmak şartıyla, ZMMS limitlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazan limitlere kadar temin eder” şeklinde hükmün yer aldığı, ██████████ numaralı hasar dosyasına ilişkin Hasar Bildirim Formu incelendiğinde; Taahhüt belgesi başlığı altında “*Hasar poliçe kapsamı dışında ise veya başkaca yasal bir engel doğarsa, hasar onarım bedelinden servis istasyonuna karşı şahsen sorumlu olduğumu ve bu bedeli servis istasyonuna ödemeyi, *Hasarın poliçe kapsamında olması halinde, tazminatın sigorta şirketinin belirleyeceği biçimde ve sigorta şirketi tarafından servise ödenmesini kabul ve taahhüt ederim.” şeklinde ifadenin bulunduğu ile düzenlenen faturanın araçta tamiri gereken gerçek zarar miktarı ile uyumlu olduğu, dava konusu hasar nedeniyle 38 ZC 137 plakalı sayılı araçta oluşan hasarın sağ ön teker, sağ ön çamurluk ve ön tampon kısımlarında meydana geldiği, hasar bedelinin araç piyasa rayiç bedeli ile kıyaslandığında pert işlemi gerekmediği onarım yapılmasının uygun olduğu ve onarım tercihine göre 10.353,42 TL (KDV HARİÇ) olduğunun belirtildiği görülmüştür. Tüm deliller birlikte dikkate alındığında, takibe dayanak faturanın sigorta şirketi adına düzenlendiği, raporda da tespit edildiği üzere meydana gelen kazadan kaynaklı hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğu, davalı tarafça imzalan belgede de hasarın poliçe/teminat kapsamında olması halinde davalının, sigorta şirketinin sorumluluğunu kabul ettiği ve kendisini bu belgenin mevcut durumu itibari ile sorumlu hale getirmeyeceği görülmüş olmakla, bu şartlarda davalının takip konusu alacaktan sorumlu olmadığı değerlendirilmiş ve böylece, davanın reddine, davalı tarafça takibin haksız ve kötü niyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK Mad. 67/2 gereğince REDDİNE karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;1-Davanın REDDİNE,2-Davalı tarafça takibin haksız ve kötü niyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK Mad. 67/2 gereğince REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,5-Davalının karşıladığı 45,00 TL yazışma giderinden ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap edilen 12.886,69-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026Katip¸E-imzalıdırHakim¸E-imzalıdır