Anahtar kelimeler: Kefil Noterliğinin Borcunun Ödenmemesi Şti Kredi Müteselsil Şirkete İlamda İmzalandığını

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliTaraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile .... Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca dava dışı şirkete kredi kullandırıldığını, davalının da sözleşmeye müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine .... Noterliğinin █████/2018 tarihli, ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi ile hesabın kat edilerek, kredi borcunun müvekkili bankaya ödenmesinin ihtar edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine borçlu kefiller hakkında.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; müvekkilinin tüketici olduğunu, bu sebeple görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, davlının ikametgahı itibariyle Ankara (Merkez) Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının dosyaya ilişkin alacaklarının Kredi Garanti Fonu tarafından ödendiğini, davacının artık tahsile yönelik de talep hakkı olmadığını, bu sebeple aktif dava ehliyeti bulunmadığını kefalet sözleşmesi geçerlilik şartlarına haiz olmadığını, kefalet yükümü altına giren müvekkilinin, imza tarihi itibarıyla TBK uyarınca eşin rızasına ihtiyacı olduğunu, bu yöndeki eksiklikleri gidermeyen basiretli tacir olması beklenen davacının davasının dinlenilemeyeceğini, sözleşmedeki el yazısının müvekkiline ait olmadığını, bu sebeple kefalete ilişkin hüküm ve taahhütlerin geçerli olmadığını, müvekkilinin süresinde ve haklı olarak kat ihtarına itiraz ettiğini, borçlu olmadığını mütemerrit olma tarihi kat ihtarının tarihi olarak kabul edilemeyeceğini, faiz de işletilemeyeceğini, takip öncesi ve takip sonrası işletilen %62,4 temerrüt faizini ve %5 lik gider vergisini kabul etmediklerini, bu orandaki faizin fahiş ve kanuna aykırı nitelikte olduğunu, işletilemeyeceğini, ayrıca davacı bankanın vergi toplayacak kurumlardan olmadığından gider vergisi talebinin de haklı olmadığını savunarak, davanın reddini ve % 20 tazminata hükmedilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava; davacı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan ve davalının da kefil olarak imzaladığı belirtilen genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.Davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı ....şti. arasında Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, davalının da 10,250.000,00-TL limitle sınırlı olarak müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı hususlarında taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı tarafından icra takibine itiraz edilmiş ise de; .... Noterliği'nin █████/2018 tarihli ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi ile kredi hesaplarının kesilerek borcun ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalı borçluya 28.03.2018 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme için 24 saat süre verilmiş olmakla borçlunun 29.03.2018 günü temerrüde düştüğü, davacı alacaklının.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası kapsamında ilamsız genel haciz yoluyla takibe giriştiği, davalı-borçlu ...'ın █████/2018 tarihinde süresinde borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, takipten sonra ancak dava açılmadan evvel yapılan ödemelerin mahsup edilmeksizin itirazın iptali davası açılmış olduğu, mahkememizce hükme elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi kök ve ek raporlarına göre davadan önce yapılan ödemenin faiz ve ferilerinden, sonra asıl alacaktan mahsup edilmesi sonucu ödeme tarihi olan 02.11.2018 tarihine kadar işlemiş faizin mahsup edildiği, 336.453,18-TL tutarında asıl alacağın kaldığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, .... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 336.453,18-TL olan asıl alacağa ödeme tarihi olan 02.11.2018 tarihinden itibaren yıllık %62,40 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, takibe ve itirazı konu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanacak icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı yanın depo taleplerine ilişkin olarak harç yatırmadıkları anlaşıldığından bu talebin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; .... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 336.453,18-TL olan asıl alacağa ödeme tarihi olan 02.11.2018 tarihinden itibaren yıllık %62,40 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, takibe ve itirazı konu asıl alacağın %20'si oranında hesaplanacak icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda, takip tarihi itibariyle 479.270,96 TL alacak hesaplandığını, ancak takip talebinde 481.467,12 TL alacak talep edildiğini, hesaplanan ile talep edilen alacak arasında 2.196,16 TL fazla farkın hesap kat tarihinden itibaren temerrüt faiz oranının uygulanmış olmasından kaynaklandığının belirtildiğini, ancak .... ve ..... no.lu taksitli ticari krediler yönünden yapılan hesaplamada █████/2018 tarihine kadar sözleşmesel faiz işletildiğini, TBK'nın 117. maddesinin 2. fıkrasında, "Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır." hükmü düzenlendiğini, ...... ve ..... no.lu kredinin taksit tarihleri kesin ve belirli odluğunu, vadelerin geçtiği tarihten itibaren alacağın temerrüt faizi ile birlikte istenebildiğini, bilirkişi tarafından █████/2018 tarihine kadar sözleşmesel faiz işletilmiş olmasının hatalı olduğunu, ... sayılı taksitli ticari kredinin her birinin 9.183,53 TL miktarlı █████/2018, █████/2018, █████/2018 tarihli taksitlerine, 054 9U027964 sayılı taksitli ticari kredinin her biri 7.362,68 TL miktarlı █████/2017, █████/2018, █████/2018, █████/2018 tarihli taksitlerine temerrüt tarihi olan █████/2018 tarihine kadar %62,40 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında BSMV işletilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarında bu şekilde hesaplama yapılmamış olması nedeniyle yerel mahkeme tarafından bilirkişi raporu doğrultusunda verilen kararın hatalı olduğunu, takip tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce █████/2018'de tahsilat yapıldığından bu tarih itibariyle hesaplama yapıldığını, ancak yapılan hesaplamaya icra vekâlet ücreti, icra harç ve masrafları, tahsilat tarihi itibariyle mer'i gayri nakdi alacak tutarının dahil edilmediğin, mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunun bu yönüyle de hatalı olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı sayılı kararının da bu yönde olduğunu ve Yargıtayca kararın onandığını, davalı şirkete verilen ...seri no.lu çekin takip tarihinden sonra tazmin olduğunu, çek hamiline █████/2019 tarihinde ödenen 2.030,00 TL'nin %62,40 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında BSMV uygulanarak ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, ancak yerel mahkeme tarafından ...seri no.lu çek dolayısıyla davalıdan olan alacaklarının hükme alınmadığını, mahkeme tarafından depo talebine ilişkin harç yatırılmadığından bahisle depo talebinin reddine karar verilmiş ise de gayri nakit alacak maktu harca tabi olup █████/2019'da başvurma harcı dosyaya yatırıldığını, bu itibarla yerel mahkemenin gayri nakit alacak yönünden harç yatırılmadığı yönündeki gerekçesinin hatalı olduğunu, ayrıca, mahkeme tarafından harcı tamamlamak üzere davacıya süre de verilmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇEDava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın, davalı müteselsil kefilden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yöneltilen itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 444.983,88 TL asıl alacak, 33.166,13 TL faiz, 1.658,27 TL gider avansı, 1.658,84 TL masraf olmak üzere toplam 481.467,12 TL nakit toplamı ve 33.220,00 TL gayrinakit toplamı olmak üzere 514.687,12 TL alacak yönünden 08.05.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak kredi taahhütnamesi, sözleşmesi, ihtarname ve hesap özetinin gösterildiği, ödeme emrinin 11.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 14.05.2018 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça 481.467,12 TL nakit, 33.220,00 TL gayrinakit toplamı olmak üzere 514.687,12 TL alacak yönünden icra takibi başlatılmış, itirazın iptali davası dava dilekçesinde dava değeri olarak 481.467,12 TL nakit alacak bedeli gösterilip harç yatırılmış, ancak dilekçe içeriğinde davacının tüm alacaklar bakımından itirazın iptalini talep ettiği görülmüştür. Gayri nakit alacaklar bakımından maktu karar karar harcı yatırılması gerekmekte olup davacı yanca gayri nakit alacak talebi bakımından da itirazın iptalini istediği nazara alınarak, davacı tarafa harcı tamamlamak üzere süre verilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu talepler yönünden davanın harç yatırılmadığından reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Ayrıca kabule göre de, harç yatırılmadığından gayri nakit alacak talebi reddedilmiş ise de harç yatırılmayan talep yönünden usulünce açılmış bir dava olmayacağından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, talebin reddi de hatalı olmuştur.Öte yandan, takip tarihinden sonra ancak eldeki itirazın iptali davası açılmadan önce bir kısım ödemeler yapıldığı gerek mahkemece gerekse bilirkişilerce tespit edilmiştir. Böyle bir durumda, bir diğer ifadeyle, ilamsız icra takibine itiraz üzerine takip durduktan sonra ödeme yapıldığında, dava açılmadan önce ödeme miktarının tespiti ile bakiye kısım yönünden dava açılması gerekmektedir. İcra takibinden sonra ve dava açılmadan önce ödeme yapılmışsa bu miktar üzerinden itirazın iptali davası açılmasında davacının hukuki yararı bulunmamaktadır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 21.12.2015 tarih ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı). Ancak somut olayda mahkemece, bu husus nazara alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Bu durumda mahkemece, davacı vekiline gayri nakit alacak bakımından maktu karar harcını yatırması için süre verilmesi, gerekli harcın yatırılması hâlinde yukarıda belirtilen kapsamda inceleme yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.KARAR
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.28.04.2026