Anahtar kelimeler: Konusutazminat Akrabası Hasarlı Kasko Taraflı Yazim Aracının Aracı Poliçesi Görüşü

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ
:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ
:█████/2026
DAVANIN KONUSU
:Tazminat
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ
:█████/2026
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili; müvekkili şirket adına kayıtlı olan ... plakalı aracı şirket yetkilisi ...'ın █████/2019 tarihinde arkadaşı ...'e verdiğini, ...'in ise bu aracı akrabası olan ...'a verdiğini, ...'un █████/2019 tarihinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası yaptığını, müvekkilinin aracının davalı ... şirketince kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını, kaza sonrasında zararın giderilmesi için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve hasar dosyası açıldığını, sigorta şirketince kazaya karışan aracın üçüncü bir kişiye kiralanmış olması nedeniyle ödeme yapılmadığını, aracın kaza tarihindeki kasko değerinin 78.000,00 TL olduğunu, aracın kaza sonrasında 18.000,00 TL bedelle satıldığını, sigorta şirketinin karşılamayı reddettiği miktarın 60.000,00 TL olduğunu, aracın üçüncü kişilere kiralanmasının söz konusu olmadığını beyanla 60.000,00 TL'nin hasar dosyasının açıldığı tarihten itibaren başlamak üzere faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ
:
Davalı vekili; sigortalı araç rent a car olarak kullanılmasına rağmen hususi araç kasko poliçesi yaptırıldığını, davacının gerçek faaliyetlerinden birisinin de araç kiralama işi olduğunu, şirket yetkilisi ... tarafından sosyal medyada verilen ilanlarda iş yerinde araç kiralama faaliyetinde bulunulduğunun kamuya bildirildiğini, davacı şirket yetkilisi tarafından müvekkili şirkete sunulan dilekçesinde iş yerinde araç kiralama faaliyetinde bulunulduğunu kabul ettiğini, sigortalı aracın davaya konu kazada şirket ile hiçbir ilgisi olmayan kişiler tarafından kullanıldığının SBM kayıtlarından yapılan araştırmada ortaya çıktığını, davacı tarafın dava dilekçesindeki iddialarının tamamen asılsız olduğunu, özel poliçe şartları gereğince sigortalı aracın rent a car olarak kullanıldığı beyan edilmediğinden oluşan hasarın teminat dışı kaldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Mahkemece █████/2022 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı kararla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, işbu karar davacı ve davalı taraflarca istinaf edilmiş, Dairemizin █████/2025 tarihli ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile kararın kaldırılmasına, "Taraflar arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesindeki kullanım şekli klozunda belirtilen hususlar ile ve yine davalı tarafça dosyaya sunulan "araştırma raporu" başlıklı belgede beyan ve iddia edilen hususlar üzerinde durularak gerekirse kolluk araştırması da yapılarak, sürücü ile davacı malik arasındaki ilişkinin kapsamı, aracın sürücünün eline ne şekilde geçtiği, aracın kiraya verilip verilmediği, varsa kira sözleşmesinin ve kira bedelinin Emniyet Müdürlüğü KABİS sistemine, Maliye ve Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği hususları araştırılarak ve yine gerekirse davacı şirketin rent a car işine ilişkin ticari defter ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle, araç kiralama ilişkisi varsa bunun fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi" için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma kararı neticesinde dava dosyası Mahkemenin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dairemizin kaldırma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "Davanın sigorta poliçesinin yürürlükte olduğu dönemde meydana gelen kaza nedeniyle davalı sigortacıdan alacak istemine ilişkin olup sigortacı aracın kiralık olarak kullanılması nedeniyle alacak isteminin teminat dışında kaldığını iddia ettiği, sigorta sözleşmelerinde rizikonun gerçekleştiğini kanıtlama yükümlülüğü sigortalıya, gerçekleşen rizikonun teminat dışı olduğunu kanıtlama yükümlülüğünün ise sigortacıda olduğu, davacı tarafından rizikonun gerçekleştiğinin ispatlandığı, HMK.'nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkan tarafa ait olması nedeniyle rizikonun teminat dışı kaldığını ispat yükünün davalı sigortacıda olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla, davacının rent a car işi ile uğraşması ve bir kısım araçların sosyal medya hesabında kullanıcılara sunmasının tek başına davaya konu aracın da kiralık olarak kullanıldığı anlamına gelmeyeceği, davaya konu aracın kabis sisteminde kayıtlı olmadığı, araç maliki ve sürücüsü arasında akrabalık ilişkisi bulunmadığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde dava konusu aracın araç kiralamaya konu olmadığı, kiralanmasına ilişkin defter ve kayıtlarında herhangi bir bilgi bulunmadığı, dosya kapsamında davalı tarafın aracın kiralık olarak kullanıldığına ilişkin başkaca bir delilde ibraz edilmediği anlaşılmakla, mahkememizce dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 50.000,00 TL alacağın temerrüt tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine (poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla), fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tüzel kişiliğin gerçek faaliyetlerinden birisinin de araç kiralama işi olduğunu, şirket yetkilisi ... tarafından sosyal medyada verilen ilanlarda işyerinde araç kiralama faaliyetinde bulunulduğunun kamuya bildirildiğini, şirket yetkilisi ... tarafından müvekkili şirkete hitaben yazılan 17.01.2020 tarihli beyan yazısında da bizzat davacı şirket yetkilisi tarafından iş yerinde araç kiralama faaliyetinde bulunulduğunun kabul edildiğini, sigortalı aracın mevcut kazasında aracı davacı şirket ile hiçbir ilgisi bulunmayan ... isimli bir kişinin kullandığını, sigortalı aracı daha önce geçirdiği kazalarda da 28.04.2018 tarihinde yine şirket ile ilgisi olmayan ...’ın kullandığını, 25.01.2019 tarihli kazada yine şirket ile ilgisi olmayan ... isimli bir şahsın aracı kullanmakta olduğunun SBM kayıtlarından yapılan araştırmada ortaya çıktığını, davacı tarafın aracı ... isimli komşularına ödünç verdiğini, onun da akrabası olan ...’a aracı ödünç verdiğini iddia ettiğini, araç kiralama işi yapan bir firmanın yetkilisinin, komşunun akrabasına bila ücret araç tahsis etmekte olduğu iddiasının dahi tek başına hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bunun yanında daha önceki iki kazasında da sigortalı aracı şirket ile hiç ilgisi olmayan 3. kişilerin kullanmakta olduğu gerçeği birlikte değerlendirildiğinde davacının iddialarının ne denli samimiyetsiz, ticari ve olağan hayat akışına aykırı olduğunu, araç kiralama firmasının, bedelsiz araç verme iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna kanaat getirerek poliçe özel hükmüne göre eksik ödeme yapan sigorta şirketinin haklı olduğuna karar veren Mahkeme kararını onadığını, araç sürücüsü ...'un 17.01.2020 tarihli beyanında aracın doğrudan davacı işletmeden, ...’ın bilgisi dahilinde Mehmet isimli birisinden teslim aldığını beyan ettiğini, bu ifadeden de davacı tarafın dava dilekçesinde ortaya attığı senaryonun çürütüldüğünü, dava dilekçesinde sigortalı aracın akaryakıt işine bağlı olarak kırsalda bulunan müşterilerin ziyaretinde kullanıldığının ileri sürüldüğünü, ancak ekte yer alan Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kayıtlarından sigortalı aracın Anadolu ve Avrupa (İstanbul) otoyolunda kullanıldığını, sigortalı aracın 2018 yılı başından beri hangi tarihlerde hangi karayolunda bulunduğunun Karayolları Genel Müdürlüğü’nden sorulması ve araç sürücüsü ile maliki olan şirketin yetkilisinin kaza tarihinden 2 gün öncesi itibariyle telefon arama kayıtlarının istenilmesinin Mahkemeden talep edilmesine rağmen bu delillerinin de toplanmadığını, davacı tanıklarından ...'in, komşusu ...’dan ödünç aldığı dava konusu kasko sigortalı aracı, teyzesinin kızının kocası olduğunu iddia ettiği tanık ...’a kendisinin de katılması gereken ancak işleri nedeniyle gidemediği bir mevlüde gitmek üzere verdiğini, onun da mevlüde giderken kaza yaptığını beyan ettiğini, ancak tanık ...'un ise verdiği ifadesinde, aracı ...’den kayınçosunun asker yemeğine gitmek için almış olduğunu beyan ettiğini, tanıkların çelişen ve birbirini çürüten beyanlarının samimiyetsiz ve gerçek dışı olduğunu, araç kiralama işi yaptığını bizzat yazılı ifadesi ile beyan eden davacının gayesine uygun olarak para kazanmak yerine hiç bir yakınlığı olmayan kişilere aracını emaneten vermiş olduğunu ileri sürmenin hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, bu durumda ispat yükünün yer değiştirdiğini, artık aracın kaza sırasında kiralık araç olarak kullanılmadığını ispat etmesi gerekenin davacı taraf olduğunu, tanık ifadelerindeki çelişkiler ve olayın gelişiminin hayatın olağan akışına göre aracın kiralandığına işaret ettiğini, İlk Derece Mahkemesinin salt davacının ticari kayıtlarında dava konusu aracın kiralık olarak kullanıldığının tespit edilemediğinden hareketle davacının hayatın olağan akışına ve sundukları Yargıtay kararına aykırı şekilde ispat yükünü müvekkil sigorta şirketine yüklemesinin de yerinde olmadığını, asıl hukuki işlem ile (kiralama işlemi) dışarıya karşı beyan edilen (emanet) hukuki işlemin farklı olduğu yolundaki vaki iddialarının temelde bir muvazaa iddiası olduğunu, muvazaadan zarar gören müvekkilinin de bu iddiasını BK'nın 19. maddesi ve HMK'nın 203 Maddesi gereği her türlü delille ispatlayabileceğini, kazanın gerçekleştiği 2019 yılında kiralık araç kayıtlarının merkezi sisteme kayıt edilmesi zorunluluğunun henüz söz konusu olmadığını, ilgili mevzuatın henüz 2 sene öncesinde ihdas edildiğini, diğer taraftan vergisel nedenlerle kiralık aracın kiralama işlemi sonrasında kayıtlarının iptal edilip fatura düzenlenmesinden kaçınılmasının da sıkça rastlanan bir durum olduğunu, salt ... plaka sayılı araçla ilgili fatura olmaması nedeniyle kiralık araç olarak kullanılmamış bulunduğunun kabulünün ispat hukukuna ve muvazaa ile ilgili ispat prensiplerine aykırı olduğunu, davacının aracın plakasına göre fatura düzenlemeyip sadece genel olarak kiralama bedeli olarak fatura düzenlemesinin de mümkün olduğunu, bu nedenle alınan bilirkişi raporunun da eksik olup, en azından davacı adına kayıtlı diğer araçlar için fatura düzenlenmiş olup olmadığı, toplamda kaç kiralama için fatura düzenlendiği, kısacası davacı kayıtları ile hayatın olağan akışının da uyuşup uyuşmadığı hususlarının incelenmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.
Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
Dava; kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dava kasko sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup davalı ... şirketinin aracın kiralık olarak kullanılması nedeniyle hasarın teminat dışında kaldığını savunduğu, gerçekleşen rizikonun teminat dışı kaldığını ispat yükümlülüğünün davalı sigortacıya ait olduğu, davacının rent a car işi ile uğraşması ve bir kısım araçları sosyal medya hesabında kullanıcılara sunmasının tek başına davaya konu aracın da kiralık olarak kullanıldığı anlamına gelmeyeceği, Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda Mahkemece yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davaya konu aracın KABİS sisteminde kayıtlı olmadığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde dava konusu aracın kiralanmasına ilişkin defter ve kayıtlarda herhangi bir bilgi bulunmadığı, sigortalı aracın kiralık olarak kullanıldığına ilişkin başkaca herhangi bir delilin de dosyada mevcut olmadığı anlaşılmış olmakla Yerel Mahkemece dosya kapsamında alınan gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 3.415,50 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 854,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,50 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, harçla ilgili işlemlerin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!