Anahtar kelimeler: Yolcusu Zmms Seyir Motosiklet Yazim Aşnin Layihalar Plakalı İzmir Dinlenip

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: 21.05.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 21.05.2026
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.09.2025 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkilinin yolcusu olduğu ... plakalı motosiklet ile seyir halinde iken █████/2018 tarihinde davalı .... A.Ş.nin ZMMS sigortacısı olduğu... plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde yaralandığı, ... A.Ş.nin 35 UIV 32 plaka sayılı aracın ZMM sigortacısı olduğu, müvekkilinin kaza nedeni il vücudunda kırıklar ve ağır yaralar bulunduğu, efor kaybına uğradığı, müvekkilinin kalıcı olarak iş göremez hale geldiği, kusurlu hareketi ile müvekkiline zarar veren davalıların zararı tazminle yükümlü oldukalrını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL sürekli iş gücü kaybı, 100 TL geçici iş göremez kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı, 100 TL tedavi,bakıcı ve iyileşme giderleri olmak üzere toplam 300 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen temerüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 anlamında başvuru yapılmaması nedeni ile davanın reddi gerektiğini, gerekli belgelerin tam ve eksiksiz bir şekilde eklenmek suretiyle yapılmış bir başvuru bulunmadığını, eksik evraklar tamamlanmadığından ödeme yapılmadığını bu nedenle KTK 97.madde kapsamında geçerli bir başvuru olmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini , müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, masraf ve vekalet ücreti sorumluluğunun da bu miktara isabet eden oranlarda olduğunu, kusurun kesin ve net tespit edilmesi gerektiğini, kalıcı sakatlığın özürlülük oranının dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, davacının gelirinin somut belgelerle ispatlanması gerektiğini, maluliyet tazminatına ilişkin hesaplamanın güncel TRH -2010 (Kadın Erkek Hayat) tabloları esas alınarak yapılması gerektiğini, tedavi giderleri, bakıcı giderleri gibi giderler bakımından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının motorsikletli yolcu olmasına göre kask takıp takmadığının tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılmasını, müvekkilinin sigorta bedeli ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, faize dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini beyanla davanın reddinin savunmuştur.
Davalı... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca müvekkili şirkete gerekli belgelerle başvuruda bulunulmadığını, müvekkili şirketin .... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacısı olduğunu, kusur durumunun tespiti gerektiğini, maluliyet olup olmadığının ve oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, tedavi bakıcı iyileşme giderleri kazanç kaybı geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin poliçe kapsamında olmadığını, müterafik kusur durumunun değerlendirilmesi gerektiğini, tazminat hesaplanmasına aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren talep edilebileceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ....’ün, 12.09.2018 tarihinde davalı ....A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı ticari taksi ile davalı.... Şirketi nezdinde sigortalı.... plakalı motosikletin kavşakta çarpışması sonucu motosiklette yolcu olarak bulunduğu sırada yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik ile tedavi gideri tazminatı talebiyle dava açıldığı, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu raporunda davacının sürekli maluliyet oranının %0, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay olarak belirlendiği, aktüerya bilirkişi raporunda davacının geçici iş göremezlik zararının 16.737,52 TL olarak hesaplandığı, davacının kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, kazaya karışan araçların her iki davalı sigorta şirketi nezdinde olay tarihinde geçerli ZMMS poliçelerinin bulunduğu, SGK kayıtlarına göre davacının gelirinin asgari ücret seviyesinde olduğu, sürekli iş göremezlik ile bakıcı ve tedavi giderleri yönünden zarar oluşmadığının anlaşıldığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gerekçeleriyle davanın geçici iş göremezlik tazminatı yönünden kabulü ile 16.737,52 TL’nin yasal faiziyle tahsiline, sürekli iş göremezlik ile bakıcı ve tedavi gideri taleplerinin reddine, davalı .... Şirketi yönünden ise KTK m.97 kapsamında başvuru şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, davanın HMK 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası niteliğinde bulunmasına rağmen miktar itibariyle kesin karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, müvekkilin daimi maluliyetine ilişkin taleplerin yeterince incelenmeden reddedildiğini, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin 17.03.2025 tarihli maluliyet raporunda müvekkilinin %0 oranında malul sayılmasının dosya kapsamındaki kafa kemiği kırığı, kalça kırığı, omurilik hasarı, kafa içi kanama ve hareket kısıtlılığına ilişkin tedavi evraklarıyla çeliştiğini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun ölçüm ve değerlendirme yapılmadığını, omurga ve pelvis hareket açıklığına ilişkin kriterlerin eksik incelendiğini, rapora yönelik itirazlar değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, HMK 281 kapsamında ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğini, ayrıca mahkemenin önceki celselerde dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu ile Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı’na gönderilmesine ilişkin ara kararlarını yerine getirmeden yargılamayı sonuçlandırdığını, bu durumun açık bozma nedeni oluşturduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
İlk derece mahkemesince 03.12.2025 tarihli ek karar ile, Mahkemenin 10.9.2025 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamının taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 05.11.2025 tarihli dilekçe ile İstinaf Kanun Yoluna Başvurulduğu, verilen kararın incelenmesinde, davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ıslah tarihinden itibaren hüküm altına alınan miktar bakımından kararın kesin olduğu gerekçesiyle HMK'nun 341/2 maddesi gereğince davacı vekilinin İstinaf talebinin reddine karar verilmiş, ek karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
GEREKÇE
: Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dava belirsiz alacak niteliğindedir. İlk derece mahkemesince alınan maluliyet raporunda davacının sürekli iş göremezlik oranı %0 olarak belirlenmiş olup, davanın niteliği itibariyle davacının uğradığı zararın miktar olarak belirli olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin, davaya konu olan miktarın kesin olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesi hatalı olup, ilk derece mahkemesinin 03.12.2025 tarihli ek kararı kaldırılarak davacının istinaf başvuru talebinin değerlendirilmesine geçilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve ███████-142 E. - ████████ K., 17. HD' nın █████/2013 tarih ve █████████ E. - █████████ K.)
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar █████/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, █████/2008-█████/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, █████/2013-█████/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, █████/2015 tarihi ile █████/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, █████/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda kaza tarihi 12.09.2018 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının maluliyet oranının belirlenmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı tarafça davacının maluliyetiyle ilgili düzenlenen Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi raporunun eksik incelemeyle düzenlendiği ileri sürülmüş ise de, dosya kapsamının incelenmesinde Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim üyelerinden teşekkül ettirilen heyetçe düzenlenen 14.09.2020 tarihli sağlık kurulu raporunun fiziki muayene ve yaralanmayla ilgili branş uzmanlarından alınan konsültasyonlar neticesinde düzenlendiği, ayrıca mahkemenin 13.03.2024 tarihli ara kararı uyarınca branş hekimlerinin de katılımıyla yeniden17.03.2025 tarihli sağlık kurulu raporunun da kalıcı araz bulunmadığına yönelik tespit ve bulguları teyit ettiği, bu itibarla dava konusu trafik kazası sonucu oluşan yaralanmanın kalıcı maluliyete yol açıp açmadığına yönelik olarak gerek tedavi evrakları, gerek fiziki muayene bulguları ve gerekse ilgili branşlardan alınan konsültasyonlar dikkate alınarak düzenlenen maluliyet raporlarıyla davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı tespit edilmiş olmakla, yaralanmanın ciddi ve ağır boyutta olmasının tek başına kalıcı maluliyete yol açmayabileceği dikkate alındığında Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasını gerektirecek nitelikte somut bir hatalı değerlendirmeyi işaret eden itiraz sunulmadığı ve mevcut delil durumu itibariyle dosyada bulunan maluliyet raporlarıyla karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkemece kurulan ara kararların yerine getirilmediği hususu istinaf nedeni olarak ileri sürülmüştür. 6100 saylı HMK'nın 357/1. maddesi gereğince, istinaf aşamasında bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Somut uyuşmazlıkta her ne kadar ilk derece mahkemesince 20.01.2021 tarihli celsenin 2 ve 3 nolu ara kararlarında "2-Davacının Ege Üniversitesi ruh sağlığı ve hastalıkları kliniğine sevki sağlanarak altı ay boyunca düzenli psikiyatrik takip ve tedavi sonrasında üç psikiyatri uzmanından oluşan bir heyet tarafından düzenlenecek ''şahsın olaya bağlı psikiyatrik hastalığı olup olmadığını, varsa psikiyatrik hastalığın kalıcı olup olmadığını (tedavi ile işlevselliği tam düzelen, kısmen düzelen, düzelmeyen şeklinde) belirtir bir rapor düzenlenerek mahkememize gönderilmesinin istenmesine, giderlerin davacı tarafından karşılanmasına, rapor düzenlendiğinde taraflara tebliğine,
3-2 nolu ara karar yerine geldikten sonra dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilerek dosya kapsamı, taraf beyanları, uyuşmazlık noktaları, dosyada mevcut tedavi evrakları Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi adli sağlık kurulu raporu ve psikiyatri uzmanlarından oluşan heyet tarafından düzenlenecek sağlık raporu nazara alınarak uyuşmazlık konularında rapor düzenlenmesinin istenmesine, masrafın davacı gider avansından karşılanmasına, " şeklinde ara karar tesis edilmiş ise de sonraki aşamalarda ara kararlardan açık bir rücu bulunmamakla birlikte dosyada Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan branş hekimlerinin katılımıyla yeni bir rapor düzenlenmesi yönünde ara karar verildiği ve bu ara karar doğrultusunda yeniden rapor alındığı, 20.01.2021 tarihli celse ile karar tarihi arasında geçen süre içerisinde davacı tarafça rapora karşı itirazlar ileri sürülmekle birlikte önceki tarihli ara karar gereğinin yerine getirilmesine yönelik açık bir talebin mahkemeye iletilmediği, maluliyet raporuna itiraz bağlamında farklı bir sağlık kuruluşu veya Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden maluliyet raporu alınmasının talep edildiği anlaşılmakla, ara karar ile karar tarihi arasındaki süre dikkate alındığında mahkemece ara kararın yerine getirilmeyip Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden yeniden rapora aldırılmakla ara karardan zımni olarak rücu edildiğinin kabulü gerektiği, dosyada mevcut maluliyet raporu ve konsültasyonların davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik oluşmadığını gösterdiği ve yeniden rapor alınmasını gerektirecek mevcut bir kalıcı sakatlık durumunu gösterir somut bir delil gösterilemediği hususları birlikte değerlendirildiğinde bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekilinin dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!