Anahtar kelimeler: Fasılasız Emir Adreste Feri Defa Talimatları Müdahil Başladığını İzmir Kesinlik

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 1. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı fer'i müdahil Kurum ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVADavacı vekili, 16.5.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle, “Müvekkilinin, davalıya ait işyerinde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı olarak 16.8.2011 tarihinde ilk defa sigortalı olarak işe başladığını ve bu çalışmalarının aynı adreste ve aynı işverenin emir ve talimatları altında fasılasız olarak 19.04.2016 tarihine kadar devam ettiğini, ancak, davalı işveren tarafından başka işyerinden girişinin yapılarak, bu bildirimlerinin 09.11.2013 tarihine kadar başka işyerinden gösterildiğini, müvekkilinin bu durumu fark etmesi sonucu işverene itiraz etmesi üzerine 09.11.2013 tarihinden 19.4.2016 tarihine kadar davalıya ait ... sicil sayılı işyerinden bildirilmeye başlandığını, bu durumun, müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu” iddia ile “Müvekkilinin, davalıya ait işyerinde 16.8.2011–19.4.2016 tarihleri arasında fasılasız olarak geçen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini” talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı ... İnş. Maden. ... San. .... Şti. yetkilisi ... vekili 27.06.2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle, “Davanın ... ... yetkilisi ... aleyhine ikame edildiğini, ...’ın ... ... yetkilisi olmayıp kendisine husumet yöneltilmesinin de mümkün olmadığını, zira ... ... ismi ile maruf açılımı (... İnş. Maden. ... San. .... Şti. olup tüzel kişiliğe ait bir şirket olduğunu, bu nedenle şirketin bir çalışanına açılan davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, ayrıca ... İnş. Maden. ... San. .... Şti. aleyhine açılmış bir davanın da bulunmadığını, dolayısıyla ıslah veya dahili dava yoluyla bu şirketin davaya katılmasının da mümkün olmadığını, davacının çalıştığı şirket aleyhine usulüne uygun bir dava ikame edildiği takdirde, haksız ve yersiz iddiaları ile ilgili hususların yanıtlanabileceğini” belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Fer’i müdahil Kurum vekili, 02.06.2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle, “Davacının hizmet tespitini istediği dönemde; dava dışı ... sicil sayılı... unvanlı işyerinde 25.10.2010 – 30.11.20 10... .8.2011 – 24.08.2011 tarihleri arasında, ... sicil sayılı ... İnş. ... San. .... Şti. unvanlı işyerinde 03.08.2012 – 23.09.2012 tarihleri arasında, ....35 sicil sayılı .... Turz. San. .... Şti. unvanlı işyerinde 23.11.2012 – 07.06.2013 tarihleri arasında çakışan çalışmalarının bulunduğunun tespit edildiğini, davacının iddiasını yazılı belgeler bağlamında somut ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini” ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... İnşaat ... ... ve ... Sanayi ve ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyaya gelen SGK kayıtlarında davacının sigortasının bir dönem dahili davalı müvekkil tarafından yapıldığı görüldüğü ve bu nedenle müvekkilinin davaya dahil edildiğini, müvekkilinin ticari faaliyetleri kapsamında bir dönem ... ... ünvanlı işyeri ile çalışmış olup ... ...'le yapılan anlaşma uyarınca bu işte çalışan ... ... işçilerinin sigorta primlerini üst işveren olarak ödediğini, davacı ...'ın da iş bu şekilde 23.11.2012-06.12.2012 tarihleri arasında ... ... nezdinde ve müvekkilin üst işverenliğinde çalışmış olup bu çalışma dönemine ilişkin sigorta primleri müvekkil tarafından üst işveren sıfatıyla yatırıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı .... San. ve .... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... şirketi ile aralarındaki sözleşme gereğince davalı şirketin bir dönem üst işveren olarak işçilerin sigortalılıklarını fer’i müdahil Kuruma bildirdiğini, davacının da bu şekilde davalının üst işverenliği nezdinde çalıştığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ileDavacı ...’ın, davalı işveren ... İnş. Maden. ... San. .... Şti.'ye ait ... sicil sayılı işyerinde; 14.07.2012 – 16.04.2016 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 1354 gün çalıştığı; 841 günlük çalışmasının Kuruma bildirildiği, 513 günlük çalışmalarının kuruma bildirilmediğinin tespitine,Davalı işverenler ... ... San. .... Şti.'ye ait ... sicil sayılı işyerinden 03.08.2012 – 23.09.2012 tarihleri arasında, .... . San. .... Şti.'ye ait .... 35... sicil sayılı işyerlerinden 23.11.2012 – 06.12.20 12... .12.2012 – 07.06.2013 tarihleri arasında yapılan bildirimlerin hatır sigortalılığına dayandığından, söz konusu bildirimlerin iptal edilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İzmir 1. İş Mahkemesince verilen 07.04.2022 Tarih, ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı karara yönelik ... İnşaat ve...San. ve .... Şti. vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi ile husumet itirazında bulunduklarını, davacının ıslah dilekçesi ile hasım değişikliği yaptığını, bu durumun mümkün olmadığını ve muvafakatlerinin bulunmadığını, istinaf incelemesinde söz konusu itirazın dikkate alınmadığını, ... inşaat firmasının iş yerlerinde ... işçiliği için dosyaya sunulan 23.12.2010 tarihli sözleşme yapıldığını, iş bu sözleşme gereği 2011 yılında iş teslim edildiğini, inşaatta sonradan çıkan bir kısım ilave ... işleri için davacının çağrıldığını ve firma tarafından sigortası yapılarak hizmet alındığını, kararın hukuka aykırı olduğunu, belirterek bozulmasını talep etmiştir.Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, davacının davalılar yanında çalıştığına dair hiç bir yazılı belge, müfettiş raporu vs. yazılı delil bulunmadığını, çelişkili ve yetersiz tanık anlatımlarına ve yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ... vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.