Anahtar kelimeler: Bam Memurluğunun Şube Başkan Yazim Katip Adana Üye Sicil Özetle

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ...ÜYE
: ...ÜYE
: ...KATİP
: ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: ...NUMARASI
: ... Esas ve ... KararDAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: ... ...VEKİLİ
: Av. ...DAVANIN KONUSU
: Şube TesciliİSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ
:█████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
:█████/2026... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin Ticaret Sicil Memurluğunun ... tarih ... ve ... sayılı yazıları ile Türk Ticaret Kanunun 33. Maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tescile davet edildiğini, davalının süresi içerisinde müdürlüklerine tescilini yaptırmadığını, dava konusu mağazanın konu ile ilgili mevzuat kapsamında şube olduğunu, davaya konu mağazanın/işletmenin açıldığı günden itibaren 15 gün içinde ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer Ticaret Siciline tescil ve ilan ettirmesinin yasa gereği olduğunu, davalı şirketin yasal kriterler itibariyle tacir olduğunu, davalının merkezi dışında açmış olduğu şubede ayrı bir ticari iş yaptığını, davalı şirketin ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne ... vergi kimlik numaralı ile... tarihinde şube iş yeri açılışı olarak gereken bildirimde bulunduğunu, ... Belediye Başkanlığından... tarihinde iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verildiğini, SGK ... Müdürlüğünün ... işveren sicil numarası ile ... tarihinde ilgili yasa kapsamında gereken tescil işlemi yapılarak davaya konu iş yerinin 5510 sayılı yasa kapsamına alındığı resmi kayıt ve belgerlerle sabit olduğunu, davalının davaya konu mağaza şube/işyerini ...ne şube kaydını tesil ettirmesi yasal bir zorunluluk olduğunu, davalı şirket gerçekte şube unvanını ve şube yetkilisini gizleyerek hukuki sorumluluğunu yerine getirmekten kaçındığını, dava konusu mağaza, yüzlerce metrekare bir alanda, milyonlarca TL değer taşıyan malların satışa arz edildiğini, onlarca çalışanı olan büyük bir iş yeri olduğunu, merkez dışında kurulan ve ticari faaliyette bulunan işletmelerde bir şube temsilcisinin olmaması, mağazanın idaresinden sorumlu bir idarecinin bulunmamasının iş hayatının gerçekleri ile bağdaşmadığını, hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davalarının kabulü ile davalı ... Mağazacılık Anonim Şirketi (...) unvanlı ... Merkezindeki Ticari İşletme/Şube işyerinin ...ne şube olarak resen tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... ... içinde bulunan satış mağazası Türk Ticaret Kanunu anlamında bağımsız bir işletme veya şube olmadığı, bu sebeple tescile davet yazısına itiraz ederek kaçınma sebeplerini bildirdiklerini, ancak satış mağazasının şube vasfında olduğu ve tescili gerektiği hususunda davacı tarafça ısrar edilerek kaçınma sebepleri dikkate alınmadığını ve dava açıldığını, müvekkili şirketin ... Ticaret Siciline ... ile tescilli olduğunu, şirketin ... ... içinde bulunan mağazasının Türk Ticaret Kanunu anlamında bağımsız bir işletme olmadığını, davalı şirketin müstakil sermayesi ve müstakil muhasebesi bulunmadığını, tek başına her hangi bir ticari muamele yapabilmesi de mevzu bahis olmadığını şirket merkezine hem iç hem dış ilişkide yüzde yüz bağımlı olduğunu, şirket merkezine hem iç hem dış ilişkide yüzde yüz bağımlı olduğunu, mağaza müdürü merkezden aldığı talimatlar doğrultusunda işyerini sevk ve idare ettiğini, mağaza müdürünün iş akdi ile işverene bağımlı çalıştığını, TTK 832 maddesinde tanımlanan umumi mağaza türüne girmediğini, bu sebeple resen tescili kanuna uygun düşmeyen bir işlem olduğunu, mağazanın ayrı bir vergi kaydının olmadığını, mağazada mevcut vergi levhasında müvekkili davalı şirketin merkez adresi ve ... vergi kimlik nolu vergi kaydı gözüktüğünü, TTK nun şubesi düzenleyene maddelerine ve şube tesciline dair prosedüre tabi olmadığını, açılan davanın yersiz ve dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmişt.rİLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararında, davacının iddiası, davalı tarafın savunması, SSK, Vergi Dairesi ile Belediye Başkanlığı yazı cevapları ile dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, kanun ve yönetmelikler bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafın ... tarihinden itibaren şube kaydının bulunduğunu, dava konusu mağazada müşteri ile temas edildiğini, bu mağazanın merkezden bağımsız olarak satış faaliyetinde satışları nedeniyle yazar kasa kullandığını, belirtilen adreste mağaza açıldığına dair vergi dairesi bildiriminin ... tarihinde ... Kurumlar Vergi Dairesi Başkanlığına yapıldığını, ... tarihinde ... Belediye Başkanlığından iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alındığını, mağazadan mal satışının ve tahsilatının müdür tarafından yapıldığını, merkezin faaliyetlerinden bir kısmının yapma yetkisini davalı mağazanın sahip olması nedeniyle şube tescilinin gerekli kılacak şartlarının sağlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...’daki birimin yapmış olduğu satışlarda birimden tüketiciye bilgi fişi verildiğini, bilgi fişinde merkezin tüm bilgilerinin bulunduğunu, ...’daki birime ilişkin bilginin olmadığını, bu bilgi fişlerine istinaden merkezden tüketiciye e-arşiv faturasını düzenlendiğini, merkezden düzenlenen faturalarda da merkezin tüm bilgilerinin yer aldığını, ...’daki birimin tüm muhasebe kayıtları merkezde takip edilmekte ve tutulmakta olduğunu, raporun sonuç kısmında ise buna rağmen dosyanın ek rapora verildiğini ve ek raporda tüm bu tesbitlerin aksine mağazanın sırf satış yapıyor olması ve yazar kasa bulunması sebebiyle şube sayılması gerekeceği belirtilmiş olduğunu, bu hatalı rapora dayanılarak da mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, halbuki Mağazada mevcut vergi levhasında müvekkil şirketin Merkez adresi ve ... vergi kimlik no.lu vergi kaydının açıkça gözüktüğünü, mağazadaki satış işlemlerinin yazar kasaya geçirilmesi için ... vergi dairesine bildirimde bulunulduğunu, çalışanların işyeri kayıtları yönünden de SGK'ya bildirim yapıldığını, dolayısıyla merkezden bağımsız bir vergi yada işyeri numarası alınmasının sözkonusu olmadığını, dosyaya mağazanın mükellefiyet yazısını sunduğunu, bu yazıda merkeze bağlı olduğu ve mükellefiyetsiz olduğunu, ayrıca SGK işyeri tescil bildirimi sonrası SGK kurumu tarafından verilen belgeyi sunmuş olduğunu, belgenin 2.sayfasında İşyeri Merkez Adresi olarak SGK’ya yapılan bildirimin görüldüğünü, bu mağazada çalışanların işe giriş ve işten ayrılma bildirimleri için yapılması gereken yasal işlemler SGK tarafından verilen İşyeri SGK numarası üzerinden merkez tarafından ilgili mağazanın SGK sicil numarası üzerinden yapıldığını, çalışanların maaş ödemeleri işyeri merkez tarafından hesaplanıp kişilerin banka hesaplarına yatırıldığını, başka bir hususun ise Mahkemenin yargıtay bozma ilamına uymuş olması ile birlikte müvekkil yararına usuli müktesep hak doğmuş olmasına rağmen bunu tamamen gözardı ederek yanlış yorum ve hatalı rapora dayanarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığını, açıklanan nedenlerle; yersiz ve dayanaktan yoksun davanın reddine,yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine dair karar verilmesini, talep etmiştir.DELİLLER
:... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamıHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :Dava; Türk Ticaret Kanunu'nun 33. maddesine dayalı şube tescil davasıdır.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... ... alışveriş merkezinde ticari faaliyette bulunduğunu, davacının usulüne ugyun olarak tescile davet edildiğini ancak talebe olumsuz yanıt verildiğini, davalı işyerinin şube olduğunu bu nedenlerle tesciline karar verilmesini talep ettiği, davalı vekilinin savunmasında, davalı işyerinin bağımsız bir işyeri ve şube olmadığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, iş bu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 118/1 maddesinde şubenin tanımı yapılmış olup, çözlümlenmesi gereken sorun davalı şirketin ... ilindeki temsilciliğinin şube vasfı taşıyıp taşımadığı ve tescilin zorunlu olup olmadığı noktasındadır.Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 118/1 maddesinden anlaşılacağı üzere bir yerin şube sayılması için kendi başına sınai ve ticari faaliyette bulunması gerekmektedir.Şubenin varlığından söz edilebilmesi için merkeze bağımlı olma, dış ilişkilerde bağımsızlık, yer ve yönetim ayrılığı şartlarının bulunması gerekmektedir. Şube için ayrı muhasebe bulunmalıdır ancak, ayrı olmak şartıyla hesaplar merkezde de tutulabilir. Hacim önemli değildir, şube merkezden daha geniş hacimde olabilir. Tamir atolyesi, satış mağazası ve diğer bağımsız olarak müşteri ile temas etmeyen yerler şube sayılmaz. Şubenin yapacağı işlemin merkezin yaptıkları ile aynı olması ya da en azından onlara benzemesi ve şubeden bahsedebilmek için kendi başına ticari işlem yapması gerekmektedir. (Gönen Eriş, Ticari İşletme ve Şirketler, 1. Cilt, sayfa 941, Prof. Dr. Sabih Arkan, Ticari İşletme Hukuku, sayfa 38, Poroy/Yasaman sayfa 48) (Yargıtay11. Hukuk Dairesi Esas No: ... Karar No: ... sayılı kararı)Somut olayda uyuşmazlığın davalı şirkete ait ... ... alışveriş merkezinde yer alan mağazasının merkezden ayrı olarak ticari faaliyette bulunup bulunmadığı, bu yerin şube olarak sicile tescil koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarından kaynaklandığı ilk derece mahkemesince alınan ... tarihli bilirkişi raporu ile ... A.Ş’nin şirket merkezinde yapılan inceleme neticesinde; ...’daki birime ayrı bir sermaye tahsisi yapılmadığı, birim müdürünün dış ilişkilerde bağımsız hareket etme yetkisinin olmadığı, personelin işe alımı ve işten çıkarılması işlemlerinin merkez tarafından yapıldığı, tüm muhasebe kayıtlarının merkezden yapıldığı, muhasebe kayıtlarında ...’daki birime ilişkin ayrı hesap numaralarının olmadığı, raporlamada kullanılmak üzere ... birimi hesaplarına ilişkin tanıma kodlarının kullanıldığının tespit edildiği, şube olarak tescili talep edilen alışveriş merkezindeki mağazanın merkezden ayrı bir muhasebesi ve sermayesi bulunmadığı, çalışanlarının işe alım ve işten çıkartılmalarının ve maaş ödemelerinin merkez tarafından yapıldığı, tüm muhasebe kayıtlarının merkez tarafından takip edildiği ve tutulduğu, mağazanın şube tescil koşullarının oluşmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun KABULÜNE,2)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğinceİskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3)- YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,4)-Davanın REDDİNE,5)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 35,90.TL harçtan mahsubu ile bakiye 696,10.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA6)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,7)-6100 Sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince davalı, davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'ye göre hesap edilen 45.000,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,İstinaf incelemesi yönünden;1)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafça yatırılan 80,70.TL istinaf karar harcının istek halinde davalıya İADESİNE,2)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafça yapılan 27,00.TL, tebligat gideri, 119,00.TL posta gideri ve 220,70.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının toplamı olan 168,70.TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,3)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,4)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,5)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın DAİREMİZCE taraf vekillerine TEBLİĞİNE,Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361 maddesince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.Başkan Üye Üye Katipe-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır