Anahtar kelimeler: Davaticari Adeta Tamamıyla Organı Nam Müdürler Seçiminin Dolduğunu İstemli Eylemli

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ
:█████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:Alanya Asliye Ticaret MahkemesiARA KARAR TARİHİ
:█████/2026DAVA
:Ticari Şirket (Fesih İstemli)GEREKÇELİ KARARYAZIM TARİHİ
:█████/2026İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili; davalı şirketin %50 hisse sahibi olduğunu, davalı şirketin yönetim organı olan müdürler kurulunun görev ve temsil yetkisi süresinin █████/2025 tarihinde dolduğunu ve yeni müdürler kurulu seçiminin yapılmadığını, şirket ortağı ...'ın müvekkilinin şirketin %50 ortağı olması durumunu fiilen ve eylemli olarak inkar ettiğini, davalı şirketi adeta tek ortaklı bir şirket olarak temsil ederek şirket gelirlerini de tamamıyla kendi nam ve hesabına olacak şekilde elde etmek istediğin belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak şirket genel kurulu tekrar toplanıncaya kadar şirket ortakları ... ve ...'ın müdür olarak atanmalarına, şirket unvanı altına atacakları müşterek imzaları ile şirketi temsil ve ilzam etmelerine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ... Ltd. Şti.'nin müdürler kurulu ve genel kurul karar defterlerinin ortaklar pay defterlerinin asıllarının Mahkeme kasasına alınmasına, defterlerin tüm sayfalarının bir örneğinin aslı gibi onaylanarak Mahkeme dosyası içine alınmasına, davalı ... Limited Şirketi'nin feshine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece █████/2026 tarihli ara kararla; "Davacı ticari şirketin feshi istemli davada şirket genel kurulu tekrar toplanıncaya kadar şirket ortakları ... ve ...'ın müdür olarak atanmalarına, şirket unvanı altına atacakları müşterek imzaları ile şirketi temsil ve ilzam etmelerine yönelik ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur. Mahkemece mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunluluğu bulunması, yönetimin temsil yetkisinin kısıtlanması da faal olan şirketin işleyişini etkileyecek tarzda tedbirlerden ve ancak zorunlu hallerde başvurulması gereken tedbirlerden olması, mahkemenin faal olan şirketin işleyişini etkileyecek tarzta tedbir kararı vermesi şirkete ve ortaklaklarına zarar verecek olması, tedbir kararı verilmesi için gerekli olan yaklaşık ispatın sağlanmaması; davacının iddiaların şirket ticari defterlerin incelenmesi sonucu yargılama ile ortaya çıkarılabilecek hususlara ilişkin olması, asıl uyuşmazlığı çözecek tarzda ve esas hakkında verilecek hükümle sağlanabilecek sonucu temin edecek biçimde ihtiyati tedbir kararı verilemeyecek olması nedenleri davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:İlk Derece Mahkemesince verilen █████/2025 tarihli ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşturDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesi içeriğindeki anlatımlar ve bu doğrultuda sunulan deliller ile davalı şirketin halihazırda yönetim organından yoksun olduğunun yaklaşık ispatın da ötesinde olacak şekilde ortaya konulduğunu, şirketin organsız olduğu noktasında ortaklar arasında da bir uyuşmazlığın söz konusu olmadığını, müvekkilinin tüm çaba, telkin ve girişimlerine karşın davalı şirketin diğer ortağı ...'ın münferiden şirkette yetkili olmak yönündeki herhangi bir makul gerekçeye ve sebebe dayanmayan, tümüyle kişisel ihtiras niteliğindeki isteği neticesinde, hem ortak hem de şirket müdürü olan ortakların görev sürelerinin sona ermesi sonrasında müdür seçimi yapılamadığını ve şirketin uzun süredir yönetim organından yoksun olarak faaliyet gösterdiğini, talep edilen ihtiyati tedbirin uyuşmazlığın esasını çözecek nitelikte de olmadığını, davaya konu istemin şirketin feshi olup genel kurul toplanıncaya dek şirket ortaklarının müştereken şirketi temsil etmesi yönündeki tedbir talebinin, şirketin feshine karar verilinceye değin yapılması lazım gelen işlemlerin gerçekleştirilebilmesi amacına yönelik olduğunu, bu doğrultuda ihtiyati tedbir talebinin kabulünün davanın esasını çözmeyeceğini, kalıcı bir yönetim organı teşekkül etmiş olmayacağını, genel kurulda bu yönde bir karar alınmadıkça şirketin organsız kalmaya devam edeceğini, ihtiyati tedbir talebinin, kararın aksine yönetimin temsil yetkisinin kısıtlanması sonucunu doğurmasının da mümkün olmadığını, ortada hukuken varlığından söz edilebilecek bir yönetimin de bulunmadığını, şirketin sadece günü kurtaracak ve rutin denilebilecek işlemleri gerçekleştirebildiğini, şirketin işlettiği otele mevzuat hükümleri gereği yangın kapılarının mülk sahipleri tarafından yaptırılması gibi önemli ve elzem konularda ilerleme kaydedilemediğini, bu konuda diğer şirket ortağı tarafından müdürlük yetkilerinin sona erdiğinden bahisle konunun tam manasıyla "geçiştirilmekte" olduğunu ve yangın kapıları ile ilgili sorumluluğun şirketin üzerine yüklenmek istendiğini, aynı şekilde tedbir talebinin yukarıda izah olunan hususlar dairesinde faal olan şirketin işleyişini etkileyecek tarzda olmadığını, şirketin yeknesak denilebilecek bir işleyiş ve karar alma mekanizmasının bulunmadığını, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğine, dava dilekçesindeki iddiaların ticari defterlerin incelenmesi sonucu yargılama ile ortaya çıkabilecek hususlara ilişkin olduğuna yönelik gerekçenin de yerinde olmadığını, şirketin organsız olduğunun dava dilekçesinde sunulan belge ve deliller ile delil olarak dayanılan ticaret sicil kayıtları ile ortada olup bu uğurda başkaca toplanacak bir delil, yapılacak bir araştırma yahut ticari defterlerin incelenmesine lüzum bulunmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmış olmakla; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,Dair; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. █████/2026...