Anahtar kelimeler: Manisa Hayat Müteveffa Kredisi Yazim Müşterisi Layihalar İhtiyaç Dinlenip İstenmiş

DOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 02.12.2025NUMARASI
: ████████ Esas █████████ KararDAVANIN KONUSU
: Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı)KARAR TARİHİ
: 21.05.2026KARAR YAZIM TARİHİ
: 21.05.2026Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.12.2025 tarih ████████ Esas █████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Banka müşterisi müteveffa ....'ya █████/2020 tarihinde 52.000,00 TL tutarında ihtiyaç kredisi kullandırıldığını, kredi kullandırımı esnasında müteveffa ile davalı .... A.Ş. arasında 32345928 numaralı hayat sigortası sertifikasının düzenlendiğini, müvekkili bankanın söz konusu sigorta ilişkisinde lehtar ve dain-i mürtehin sıfatını haiz olduğunu, sigortalının █████/2020 tarihinde vefat etmesi üzerine davalı sigorta şirketine tazminat başvurusunda bulunulduğunu, davalı tarafından █████/2021 tarihli yazı ile sigorta başlangıç tarihinden önce mevcut siroz hastalığının teminat kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle tazminat talebinin reddedildiğini, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları uyarınca sigorta şirketinin sigorta öncesi hastalık gerekçesini lehtar ve dain-i mürtehin sıfatındaki bankaya karşı ileri süremeyeceğini, ayrıca müteveffanın mirasçılarına da ihbarda bulunulmasını talep ettiklerini belirterek 52.179,70 TL sigorta vefat tazminatının davalının red cevabı tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalının vefat tarihinin █████/2020, dava tarihinin ise █████/2025 olduğunu, 6102 sayılı TTK'nın 1420. maddesi ve Hayat Sigortası Genel Şartlarının C.13. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan tüm taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağını ve Yüksek Mahkeme içtihatları uyarınca zamanaşımı başlangıç tarihinin sigortalının vefat tarihi olması gerektiğini, dolayısıyla işbu davanın zamanaşımına uğramış olduğunu, esasa ilişkin olarak ise sigortalının poliçe başlangıç tarihinden önce mevcut siroz hastalığını beyan formunda bildirilmesine rağmen şirkete bildirmeyerek beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini, sigorta öncesi mevcut hastalıkların teminat kapsamı dışında olduğunu savunarak davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı bankanın █████/2021 tarihli noter ihtarnamesiyle müteveffanın mirasçılarına bildirimde bulunduğu ve bu tarih itibariyle davacının vefat olgusunu ve sigorta sözleşmesine dayalı talep hakkını bildiğinin anlaşıldığı, 6102 sayılı TTK'nın 1420. maddesi uyarınca hayat sigortasına dayalı vefat tazminatı taleplerinde zamanaşımı süresinin sigortalının ölüm tarihinden itibaren başlayacağı, en geç █████/2021 tarihi itibarıyla davacının talep hakkından haberdar olduğu gözetildiğinde iki yıllık zamanaşımı süresinin en geç █████/2023 tarihinde dolduğu, █████/2025 tarihinde ikame edilen bu davanın zamanaşımı süresi geçirildikten sonra açıldığının sabit olduğu, davalı tarafça süresinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece eksik tahkikat ile ve içtihatlara aykırı biçimde hüküm kurulduğunu, mirasçılar aleyhine █████/2021 tarihinde başlatılan Manisa İcra Dairesi ██████████ Esas sayılı icra takibi ile zamanaşımının kesildiğini, akabinde takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının Manisa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında █████/2024 tarihinde kesinleştiğini, sigortacıya hukuki başvuru yollarının tüketilmemesi gerekçesiyle reddedilen bu dava ile zamanaşımının kesilmekte olduğunu ve TTK'nın 1420. maddesinde öngörülen her halde altı yıllık üst zamanaşımı süresinin henüz dolmadığını, davalı sigorta şirketinin sigorta öncesi hastalık gerekçesini Yargıtay içtihatları uyarınca lehtar ve dain-i mürtehin sıfatındaki bankaya karşı ileri süremeyeceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.GEREKÇE
: Dava, hayat sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 1420. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl; sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler ise her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.Rizikonun gerçekleşmesi hâlinde hak sahiplerinin yükümlülüklerini düzenleyen Hayat Sigortaları Genel Şartlarının A.6 maddesi gereğince hak sahipleri, rizikonun gerçekleştiğini öğrendikleri tarihten itibaren durumu beş gün içinde sigortacıya bildirmek zorundadır.TTK'nın 1427/2. maddesi gereğince sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra her hâlde can sigortaları için on beşinci gün sonunda muaccel olur. Bu itibarla zamanaşımı süresi, en geç sigortalının ölüm tarihini izleyen on beşinci günde tazminatın muaccel hâle gelmesiyle işlemeye başlar.Dava dilekçesinin tebliği üzerine borçlunun zamanaşımı def'ine dayanması hâlinde mahkemece zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin resen değerlendirilmesi, zamanaşımının gerçekleştiğinin tespiti hâlinde ise talebin esasına girilmeksizin reddedilmesi gerekir.Somut olaya gelince; sigortalı ...'nın 27.12.2020 tarihinde vefat ettiği, davacı banka tarafından yapılan başvuruya davalı sigorta şirketinin 09.03.2021 tarihli yazısıyla ret cevabı verdiği anlaşılmaktadır. Bu tarih itibarıyla davacı bankanın vefat olgusunu ve sigorta sözleşmesinden doğan talep hakkını en geç öğrendiğinin kabulü zorunludur. Dolayısıyla TTK m.1420 kapsamında iki yıllık zamanaşımı süresinin en geç 09.03.2023 tarihinde sona erdiği sabittir.Davacı vekilinin zamanaşımının kesildiğine dair ileri sürdüğü hususlar incelendiğinde; mirasçılar aleyhine yürütülen Manisa İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı icra takibi ve Manisa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı itirazın iptali davasının sigorta şirketine karşı değil, müteveffanın mirasçılarına karşı yürütüldüğü görülmektedir. TTK m.1420'de düzenlenen zamanaşımı süresini kesen usul işleminin hakkın ileri sürüldüğü borçluya yönelik olması gerektiği tartışmasız olup söz konusu takip ve davanın sigorta şirketine yönelik bir hukuki başvuru niteliği taşımadığı açıktır. Öte yandan davacı vekilinin atıfta bulunduğu TTK m.1420'deki altı yıllık üst süre, aynı maddede öngörülen iki yıllık esas zamanaşımı süresinin yerini almamakta olup yalnızca mutlak bir azami sınır işlevi görmektedir; öğrenme olgusunun gerçekleşmesi ve iki yıllık sürenin dolmasından sonra açılan davada artık bu üst süreye dayanılması mümkün değildir. Nitekim işbu dava, iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından yaklaşık iki yıl sonra 03.07.2025 tarihinde ikame edilmiştir.Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı yönünden istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.