Anahtar kelimeler: Knowhow Süredir Ödünç Yanca Desteği Ara Malzeme Uzun İlişki Derdest

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 08.12.2025 tarihli ara karar
NUMARASI
: ████████ (Derdest)
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında mahkemece verilen ihtiyati ihtiyati haciz kararına davalı yanca itiraz edilmesi üzerine, ara kararda yazılı nedenlerle itirazın reddine dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki kapsamında, müvekkili şirketin davalıya borç verdiğini, teknik malzeme ödünç verdiğini ve know-how desteği sağladığını, ancak davalı şirketin, yaklaşık 150.000 TL’ye ulaşan borçlarını ödemeyerek sözleşmeye aykırı davrandığını, borcun varlığının, cari hesap dökümleri ve imzalı muhasebe mutabakatlarıyla teyit edildiğini, ayrıca, güncel bağımsız denetim raporunun da davalının borcunu kabul ettiğini gösterdiğini, davalı şirketin, temel borçlarını ödeyemez durumda olduğunu, kira borçları ve tedarikçi faturaları nedeniyle çeşitli icra takipleriyle karşı karşıya olduğunu, müvekkili şirketin, halka açık bir şirket olarak hem kendi alacağını güvence altına almak hem de yatırımcılarının haklarını korumak amacıyla .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ancak davalının, haksız ve mesnetsiz gerekçelerle itirazda bulunduğunu ve takibin durdurulduğunu, itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davalının borca yetecek miktarda 3. hak ve alacaklarına ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği 05.11.2025 tarihli ara kararla; "...İhtiyati haciz talep edilirken cari hesap ekstresinin yanı sıra borçlu tarafça imzalanmış mutabakat metni ibraz edilmiştir. Dosyanın incelenmesinde; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu ihtilafsızdır. İhtiyati haciz talep edenin alacağına dair mutabakat yapıldığı mutabakat metnin de borçluya atfedilen imzanın bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan belgeler itibariyle İİK'nın 258. maddesi uyarınca, alacağın varlığı ve miktarı konusunda yaklaşık kanaat oluşturacak belgelerin sunulduğu, yine sunulan bilgi ve belgelerden davalı hakkında açılan benzer minvalde birden fazla dava ve takip dosyası bulunduğu anlaşılmaktadır. Alacağın yaklaşık olarak ispatlandığı anlaşıldığından davacının dava konusu 134.715,59 TL üzerinden ihtiyati haciz talebinin kabulüne " gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili, İİK'nın 265. maddesi uyarınca verdiği itiraz dilekçesinde özetle; huzurda görülmekte olan itirazın iptali davasında mahkemece, davacı tarafın imzalı cari hesap mutabakatı sunduğu gerekçesiyle alacağın yaklaşık ispat edildiği kanaatine varılarak, 134.715,59 TL üzerinden davalıya ait taşınır, taşınmaz ve üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklar üzerine ihtiyaten haciz konulmasına karar verildiğini, davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu hususların gerçek durumu yansıtmadığını, verilen ihtiyati haciz kararının haksız olduğunu belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince ihtiyati hacze itirazın değerlendirildiği 08.12.2025 tarihli ara karrala; "...2004 sayılı İİKnun 265.maddesinde 'Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.' hükmü bulunmakta olup, anlaşılacağı üzere İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı şekilde sayılmış olup, bu sayılanlar dışında başka bir sebebe dayanılarak ihtiyati hacze itiraz edilmesi mümkün değildir. İtiraz edenlerin ileri sürdüğü diğer itiraz nedenleri ve iddiaları taraflar arasında dava yoluyla ileri sürülebilecek niteliktedir. İtiraz edenin itiraz sebepleri İİK'nın 265. maddesinde açıklanan tahdidi itiraz sebepleri kapsamında incelenemez. Somut olayda, ihtiyati haciz talep edilirken cari hesap ekstresinin yanı sıra borçlu tarafça imzalanmış mutabakat metni ibraz edilmiştir. Dosyanın incelenmesinde; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu ihtilafsızdır. İhtiyati haciz talep edenin alacağına dair mutabakat yapıldığı mutabakat metnin de borçluya atfedilen imzanın bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan belgeler itibariyle İİK'nın 258. maddesi uyarınca, alacağın varlığı ve miktarı konusunda yaklaşık kanaat oluşturacak belgelerin sunulduğu, yine sunulan bilgi ve belgelerden davalı hakkında açılan benzer minvalde birden fazla dava ve takip dosyası bulunduğu anlaşılmakla borçlu vekilinin ihtiyati hacze itirazlarının reddine" gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dayanak gösterilen cari hesap mutabakatlarının ne zaman ve şekilde düzenlendiğinin belli olmadığını, tek başına yaklaşık ispat oluşturmadığını, davacı tarafından sunulan imzalı cari hesap mutabakatının, hiçbir tartışma yapılmaksızın alacağın yaklaşık ispatı için yeterli kabul edildiğini, mutabakatlardaki imzaların müvekkili şirket ile husumet içerisinde olan şirketin eski yönetim kurulu üyesi ...'a ait olduğunu, mutabakatlardaki imzanın sıhhati değil ancak düzenlenme şekli/tarihi/yerinin tartışmalı olduğunu, mutabakatın ... tarafından 31/7/2025 tarihinde imzalanmasının; bir gün sonra █████/2025 tarihinde istifa edilmesinin ve akabinde bir kaç gün sonra müvekkili şirket aleyhine ardı ardına icra takipleri başlatılmasının dürüstlük kuralına (TMK m.2), şirket yöneticilerinin sadakat yükümlülüğüne (TTK m.369) ve temsil yetkisinin dürüst kullanımına (TTK m.371) açıkça aykırı olduğunu, cari hesap mutabakatlarının, hangi faturaları kapsadığı, mahsup, iade ve karşılıklı edimler, ticari ilişkinin kapsamı değerlendirilme den borcun varlığını ortaya koymayacağını, davalı müvekkili şirket aleyhine açılan icra takibi/davaların varlığının ihtiyati haczin kanuni koşullarının yerine geldiği anlamına gelmeyeceğini, davacı tarafın dilekçesinde ileri sürülen alacak iddialarının; ilam, ilam niteliğinde belge, kambiyo senedi ya da kesinleşmiş veya itiraz edilmemiş bir icra takibine dayanmadığını, tamamen yargılama gerektiren, varsayıma dayalı ve ispata muhtaç nitelikte olduğunu, davacı tarafın, borçlunun mal kaçırma ihtimaline ilişkin tek bir somut olgu dahi ortaya koyamadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve itirazın kabulüne ve neticede ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, İİK'nın 265. maddesi gereğince ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine verilen ek kararın istinafına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati hacze itirazın reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Talep eden tarafça, karşı taraf adına düzenlenen e-faturalar ve mutabakat örnekleri dosyaya ibraz edilmiştir. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gerekenin, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Somut olayda, talep eden tarafça dosyaya ibraz edilen fatura ve sevk irsaliyeleri ile mutabakat metni karşısında verilen ihtiyati haciz kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Karşı taraf itiraz sebepleri olarak, taraflar arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığı, yapılan işlemlerin fiktif işlemler olduğunu, tarafların grup şirketler olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketin ticari itibarını zedelemeye, müşteri ilişkilerini bozarak fiili faaliyetini durdurmaya çalıştığını, ihtiyati haciz şartlarının somut olayda mevcut olmadığını, davacı tarafın sunduğu belgelerin ihtiyati hacze dayanak oluşturmayacağını ileri sürmüştür. İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati hacze itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. İlk derece mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, davacı tarafından alacağın varlığı ve miktarı bakımından yaklaşık ispat koşulunu sağlayacak deliller sunulmuş olup davalının savunmaları esas yargılama içinde açıklığa kavuşacaktır. Dosyanın mevcut durumu itibariyle ihtiyati haciz koşulları mevcut olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-İhtiyati hacze itiraz eden davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,
3-İhtiyati hacze itiraz eden davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 ve 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 09.04.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!