Anahtar kelimeler: Görüneceği Ekstresinden Satımdan Mart Temmuz Aralık Haziran Cari Ödemediğini Hesaba

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KARARIN YAZILMA TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı borçlu arasında ticari bir ilişki bulunmakta olup, davacı bu ilişki kapsamında 29 Aralık 2022 tarihli, ..... numaralı, 32.308,46 TL bedelli ve 16 Haziran 2023 tarihli, ..... numaralı, 8.573,87 TL bedelli faturaları düzenlemiş olduğunu, borçlu firma, 03 Temmuz 2023 tarihinde cari hesaba istinaden 10.000,00 TL tutarında kısmi ödeme yapmış olduğunu, cari hesap ekstresinden görüneceği üzere davalının takibe konu bakiye borcunu ödemediğini, bu kapsamda, 14 Mart 2024 tarihinde Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını davalı tarafın yapmış olduğu haksız itirazın iptalini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava konusu uyuşmazlığın, davacının 29 Aralık 2022 tarihli, ..... numaralı, 32.308,46 TL bedelli ve 16 Haziran 2023 tarihli, .... numaralı faturalar nedeniyle davalıdan bakiye fatura alacağı bulunup bulunmadığı, yapılan tahsilatlar neticesinde acalak ilişkisinin devam edip etmediği ve alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itirazının haklı olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bakırköy ..... İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyasının tetkikinde alacaklı davacı tarafından borçlu aleyhine açık hesap ekstresinden kaynaklı 32.082,33 TL asıl alacak ve 7.028,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.910,60 TL alacak için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.İş bu dava 6100 sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, davacı tarafından başvurulan arabuluculuk süreci, anlaşmama ile sonuçlanmıştır. Bu kapsamda davacı tarafından TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının da yerine getirildiği anlaşılmıştır.Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (4721 sayılı TMK m. 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (6100 sayılı HMK m. 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Dava konusu uyuşmazlığın çözümlenebilmesi maksadı ile taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verildiği ancak tarafların yerinde inceleme talepleri kapsamında bilirkişiye yetki verildiği ancak davalının defterlerini sunmadığına yönelik rapor hazırlandığı davalının işbu raporda defterlerinin incelenmediğine yönelik itiraz etmediği, gibi ticari defterlerinin sunulmamasına ilişkin beyanda da bulunmadığı anlaşılmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Ticari defterler uyumlu değil ise muntazam tutulmuş olsun veya olmasın sahibi aleyhine delil olacaktır. Ancak defterlerden biri muntazam olsa da her iki defter de sahibi aleyhine kayıt içeriyor ise aleyhe delil sayılma yönünden öncelikle iddiasını ispat yükü altında olan taraf defterleri aleyhine delil sayılmalıdır. Yani ispat yükü altında olan taraf kendi defterindeki aleyhe kayıtları bertaraf edecek şekilde karşı tarafın aleyhine olan ticari defterler kayıtlarından yararlanmamalıdır. Bunun sonucu ise aleyhe kayıtların uyuşmayan kısmından ispat yükü altında olan tarafın yararlanamayacağı kabul edilmelidir. Çünkü ispat yükü, uyuşmazlık konusu hususlar için olup, karşı tarafın ileri sürmediği bir husus için ispat yükü de söz konusu olamayacağından bu sonuca varılması usul kurallarının da temel bir sonucudur.." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı). 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih ..... E. .... K. Sayılı ilamında da ifade edildiği gibi; 7251 sayılı Yasa ile değişik 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davalı taraf, usulüne uygun ihtara rağmen ticari kayıt ve defterlerini sunmadığından yerinde inceleme yetkisinde de ticari defterlerin hazır edilmediğinden bilirkişi tarafından yalnızca davacı şirketin defter ve kayıtları üzerinden inceleme yapılmış olup davacı şirket cari hesap ekstresi ve ticari defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bu minvalde davalının faturalara ilişkin herhangi bir itirazının bulunmadığı görülmüştür. Her ne kadar davacı tarafından işlemiş faiz talebi icra takibinde istenmiş ise de; icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nin 117. maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. Temerrüt, en kısa tanımıyla, alacaklı tarafından talep edilebilir (muaccel) hale gelmiş bir borcun ifasındaki gecikmedir ve kural olarak, bu tür (muaccel) bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Temerrüt için aranan ihtar hukuki işlem benzeri fiil mahiyetinde olup, alacaklının alacak miktarını belirterek borçludan borcun ifasını istemesi, ifayı kabule hazır olduğunu bildirmesi anlamına gelir. İhtar kural olarak şekle tabi olmayıp, yapılmadığı itirazı vaki olursa aksinin ispatı, niteliği gereği alacaklıdan beklenir. Nihayetinde bir ihtar da yoksa temerrüt icra takibi ya da dava açılmasıyla gerçekleşir. (Yargıtay 19 HD. █████████-█████████ E-K sayılı ilamı). Dosyada mübrez bilgi ve belgeler kapsamında davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin TTK kapsamında herhangi bir ihtarın bulunmadığı bu nedenle işlemiş faiz talebinde bulunmayacağı anlaşılmakla birlikte icra inkar tazminatına ilişkin yapılan değerlendirmede ise alacağın likit olduğu ve davalı tarafça haksız itiraz edilmesi nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ileDavalınınBakırköy ..... İcra Dairesinin ..... E sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 30.882,33 TL bedel yönünden İPTALİNE, işbu alacağa takip tarihinden itibaren taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda değişen oranlarda avans faizi işletilmesine fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNEAsıl alacak bedeli 30.882,33 nin üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatı olan 6.176,46 TL bedelin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.109,57.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 732,00.-TL peşin harç ile icra veznesine yatırılan 354,63.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.022,94.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 732,00.-TL başvurma harcı ile esas mahkemesine yatırılan 732,00.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan toplam 282,9.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 230,56.-TL'sının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.882,33.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 7.028,27.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,8-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00.TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.749,00.-TL'sının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın 2026 yılı istinaf yasa yolu kesinlik sınırı olan 40.000 TL nin altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026Katip .....¸e-imzalıdırHakim .....¸e-imzalıdır