Anahtar kelimeler: Esasderdest Toplayarak Fiilî Kurucu Yazim Ortağı Pay Tedbir İhtiyati İzmir

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 26.01.2026
NUMARASI
: ███████ Esas(Derdest)
TALEBİN KONUSU
: İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ
: 15.05.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 15.05.2026
İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.01.2026 tarih ███████ E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin %50 kurucu ortağı olduğunu, şirketin diğer %50 pay sahibi ...'ın fiilî yönetim yetkisini tek elde toplayarak müvekkilini dışladığını, davalı ortağın şirket aktifinde kayıtlı 6 adet aracı şirketin faaliyetiyle ilgisi bulunmayan şahsi ve üçüncü kişi borçları için Sosyal Güvenlik Kurumu'na teminat olarak gösterdiğini, taraflar arasındaki husumetin savcılık şikayetlerine konu olduğunu, eşit paylı şirkette yönetimsel kilitlenme yaşandığını belirterek, öncelikle müvekkilinin haklı sebeple ortaklıktan çıkarılarak payının gerçek değerinin ödenmesine, aksi takdirde şirketin haklı sebeple feshine ve tasfiyesine karar verilmesini; yargılama süresince şirket araçlarının devir ve rehninin önlenmesine, davalı ortağın münferit temsil yetkisinin kaldırılarak müşterek imza şartı getirilmesine, banka hesaplarından tek imzayla çıkış yapılmasının engellenmesine ve gerekirse yönetim kayyımı atanmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, ticaret sicil kayıtlarına göre davalı ortağın yönetim kurulu başkanı, davacının ise yönetim kurulu başkan vekili olarak görev yaptığı, savcılık şikayetinden vazgeçildiği için kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde davacının ihtiyati tedbir talebi açısından HMK m. 389 vd. maddelerindeki yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbirin yargılamanın sonundaki hükmün etkinliğini sağlamak için zorunlu olduğunu, şirket malvarlığının şahsi borçlar için teminat gösterilmesinin somut ve yakın bir tehlike oluşturduğunu, şirketin içinin boşaltılma riskinin bulunduğunu, talep edilen tedbirlerin ölçülü olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılarak dava dilekçesinde talep edilen ihtiyati tedbirlere karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Dava, TTK'nın 531. maddesi uyarınca haklı sebeple anonim şirketin feshi veya ortaklıktan çıkma istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin yasal koşulları oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; davacı vekili bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Somut olayda; uyuşmazlık eşit paylı şirkette yaşanan yönetimsel tıkanıklık ve şirket aktiflerinin kötüye kullanıldığı iddiasına dayanmaktadır. Davacı tarafça şirkete ait belirli plakalı araçların şahsi borçlar için SGK'ya teminat gösterildiği iddia edilmiş ise de, dava, mahkemenin ara karar tarihi itibariyle dilekçeler aşamasında olup, davacının bu yöndeki iddiasının yaklaşık ispat ölçüsünde ispat edilmediği ve dosyada henüz taraflarca dayanılan delillerin toplanmadığı, yaklaşık ispat koşulunun bu aşama gerçekleşmediği, yargılamanın ilerleyen safhalarında toplanan delillere göre şartlarının oluşması ve talep edilmesi halinde ihtiyati tedbir hususunun mahkemece tekrar değerlendirilmesinin tabii bulunmasına göre, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararın yerinde olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir talep eden davacı yönünden istinaf karar harcı olan 1.206,00 TL'den peşin alınan 732,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 474,00 TL harcın ihtiyati tedbir talep eden davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 15.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!