Anahtar kelimeler: Murafaa Yapısının Tedbiren Kayyım Atanması Feshi Ara Hem Zarara Anadolu

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 26.02.2026 tarihli (25.02.2026 murafaa tarihli) ara karar
NUMARASI
: ████████ Esas (Derdest)
DAVANIN KONUSU
: Şirketin feshi- tedbiren kayyım atanması
Taraflar arasındaki şirket feshi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında 26.02.2026 tarihli ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekilinin itirazının reddine dair ara kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; hem şirket hem de davacının ağır zarara uğradığını, ortaklık yapısının sürdürülemez hale geldiğini, şirketin feshini, şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasını talep etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; Davacı ... hakkında, şirket müdürü olduğu dönemde şirketin uğramış olduğu zararlar nedeniyle İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ Esas sayılı dosyasında şirket yöneticilerinin hukuki sorumluluğuna dayalı tazminat davası açıldığını, ayrıca davalı şirkete, mevcut davalar ve yönetimsel sorunlar nedeniyle mahkemece kayyum atandığını, kayyum atamasının halen devam ettiğini, şirketin bugün itibarıyla mevcut borçlarının tamamının, davacı ...’in şirketi yönettiği dönemde oluştuğunu, davacının kendi döneminde oluşan borçları ve yönetimsel tasarrufları görmezden gelerek, bugün kayyum yönetiminde bulunan şirketten malvarlığı talep etmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacının, bu davayla esasen şirketin emanet malvarlığını bölerek kendi payına düşeni talep ettiğini, şirketin borçlu olduğu, aleyhine çok sayıda dava bulunduğu ve kayyum atandığı gözetildiğinde, bu talebin kötü niyetli olduğunu, davacı ...’in, şirket müdürü olduğu dönemde şirket uhdesine alınması gereken sanayi arazilerini kendi şahsi malvarlığı gibi üzerine geçirdiği, bu suretle şirketi zarara uğrattığını, davacı aleyhine derdest olan İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas sayılı hukuki sorumluluk davası sonuçlanmadan, işbu davada sağlıklı bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını beyanla; anılan dosyanın sonucunun bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, ihtiyati tedbire itirazın değerlendirildiği 26.02.2026 tarihli (25.02.2026 murafaa tarihli) ara kararla; "Mahkememiz dosyasında █████/2026 tarihli celsede ;''.. Davacının yönetim kayyumu talebine ilişkin olarak İstanbul Anadolu 12 ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında tedbiren verilen yönetim kayyumu kararının İstanbul BAM 12 HD'nin █████████-2183 E-K sayılı kararı ile kaldırılarak mali müşavir ...'in denetim kayyumu olarak atanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği de dikkate alınarak davacının yönetim kayyumu atanmasına ilişkin talebinin bu yönden kısmen kabulü ile ; bu dosyada da denetim kayyumu olarak ...'in atanmasına, Şirket kararlarının denetim kayyumunun onayına sunulması, şirket temsilcisinin şirketin mal varlığını azaltan ve davalı şirketi borçlandırıcı işlemleri ve kararlarının denetim kayyumunun onayı ile yürürlüğe girmesine, aynı kararda denetim kayyumuna belirlenen ücret de dikkate alınarak o dosyadaki denetim kayyumu görevi devam ettiği sürece bu dosyadan bu aşamada ücret takdirine yer olmadığına, -Denetim kayyumu atanmış olmakla davacının diğer tedbir talepleri ile davalı vekilinin sunmuş olduğu beyanların geçersizliğinin tespitine ilişkin talebin reddine,'' şeklinde karar verilmiş, davalı vekilince verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmiş, itirazın duruşmalı olarak incelenmesine karar verilmiş, mürafaa duruşma günü taraflara tebliğ edilmiş ve taraflar █████/2026 tarihli mürafaa duruşmasında hazır bulunmuşlardır, Davalı vekili █████/2026 tarihli duruşmada,;'' şirket vekili ...'in █████/2026 tarihli dilekçesini tekrar ederiz ayrıca denetim kayyumu atanması için gerekli şartlar oluşmamıştır, yeni bir rapor alınması akabinde denetim kayyumu atanacak ise değerlendirme yapılmasını talep ederiz, dayanak olarak gösterilen İstanbul Anadolu 12 ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında bilirkişi ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunduk, şirketin mali ve idari durumu bu aşamada iyidir, tedbirin kaldırılmasını talep ederiz'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı asil █████/2026 tarihli duruşmada ;''Mahkemece daha önce verilen ihtiyati tedbir kararı yerindedir, zaten aslında biz yönetim kayyımı talep etmiştik, davalının itirazlarını kabul etmiyorum, ayrıca biz daha önce taşınmazlar ve taşınırlar üzerinde de tedbir kararı verilmesini talep etmiştik, bu dilekçeyi tekrar ederim, bu konuda 14 HD'nin kararını dosyaya sunduk, bu nedenle davalı şirketin taşınır ve taşınmazları üzerine tedbir kararı konulmasını talep ederim '' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yapılan incelemede, Mahkememizce 06.02.2026 tarihinde ;.....
1-Davacının yönetim kayyumu talebine ilişkin olarak İstanbul Anadolu 12 ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında tedbiren verilen yönetim kayyumu kararının İstanbul BAM 12 HD'nin █████████-2183 E-K sayılı kararı ile kaldırılarak mali müşavir ...'in denetim kayyumu olarak atanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği de dikkate alınarak davacının yönetim kayyumu atanmasına ilişkin talebinin bu yönden kısmen kabulü ile ; bu dosyada da denetim kayyumu olarak ...'in atanmasına, Şirket kararlarının denetim kayyumunun onayına sunulması, şirket temsilcisinin şirketin mal varlığını azaltan ve davalı şirketi borçlandırıcı işlemleri ve kararlarının denetim kayyumunun onayı ile yürürlüğe girmesine, aynı kararda denetim kayyumuna belirlenen ücret de dikkate alınarak o dosyadaki denetim kayyumu görevi devam ettiği sürece bu dosyadan bu aşamada ücret takdirine yer olmadığına, -Denetim kayyumu atanmış olmakla davacının diğer tedbir talepleri ile davalı vekilinin sunmuş olduğu beyanların geçersizliğinin tespitine ilişkin talebin reddine,
2-Şirketin ticaret siciline tescil ve kararının özetinin Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına, ... 'Ş eklinde karar verildiği, tarafların yukarıda açıklanan dilekçeleriyle bu tedbir kararına itiraz ettikleri, yukarıda açıklanan İstanbul Anadolu 12 ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında tedbiren verilen yönetim kayyumu kararının İstanbul BAM 12 HD'nin █████████-2183 E-K sayılı kararındaki kaldırma gerekçesi yeniden değerlendirildiğinde, mevcut şartlarda yönetim kayyımı atamasının ölçüsüz bir müdahale olacağı değerlendirmesi dikkate alındığında, itiraz edilen tedbir kararımızdaki "Şirket kararlarının denetim kayyumunun onayına sunulması,.." ibaresinin aynı sonuca yol açması ve şirketin işleyişiyle, ortakların menfaati açısından olumsuz etkileri yaratma ihtimalinin belireceği, bu nedenle davalı vekilinin itirazının sadece bu yönden kısmen kabulü gerektiği, davacının şirket taşınır ve taşınmazlarına tedbir konulması konusunda tekrar talepte bulunmuşsa tedbir kararından sonraki şartlarda tekrar değerlendirmeyi gerekli kılan bir değişiklik bulunmadığı anlaşılmakla davacının tedbir talebi ile davalı vekilinin fazlaya ilişkin talebinin reddine " gerekçesiyle, muteriz davalı şirket vekilinin itirazının kısmen kabulü ile █████/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararının 1. maddesinin 2. paragrafında şirket kararlarının denetim kayyumunun onayına sunulması ibaresinin kaldırılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddi ile denetim kayyımının görevinin maddede tanımlanmış diğer görevler bakımından devamına, davacı asilin taşınır ve taşınmazlar üzerinde tedbir konulması talebinin de daha önceki kararda değerlendirilmiş olmakla değişen bir durum olmadığı görülmekle reddine, karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin denetim kayyımı tedbirini, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. sayılı müdür azli dosyasında düzenlenen bilirkişi raporuna dayandırdığını, başka dosyadaki bir bilirkişi raporunun, bu dosyada tartışılmadan hükme esas alınamayacağını, müdür azli ile fesih kavramının hukuken farklı olduğunu, müdür hakkında olumsuz tespit bulunmasının, otomatik olarak şirketin feshi veya kayyım rejimi sonucunu doğurmadığını, kararın denetim kayyumını fiilen yönetim kayyımına dönüştürdüğünü, Mahkemenin kayyımın onay yetkisini kaldırarak önceki düzenlemenin hukuka aykırı olduğunu kabul ettiğini, ancak aynı kararla kayyımın görevine devam etmesinin gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturduğunu, henüz fesih şartları ortaya konulmadan kayyım rejiminin sürdürülmesinin esasa ilişkin inceleme yapılmadan yönetim müdahalesi anlamına geldiğini, Mahkemenin fesih davasında başka bir tazminat davasını bekletici mesele yaptığını, yargılamanın yıllarca sürebileceğini, belirsiz ve uzun süreli bir kayyım rejiminin artık tedbir değil, fiili ve kalıcı müdahale olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, tedbir kararının tümüyle kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, limited şirketin fesih ve tasfiyesi, ortaklıktan çıkarma ve dava içerisinde tedbiren şirkete denetim kayyımı atanması kararının itirazına ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, 06.02.2026 tarihli ara karar ile yönetim kayyımı atanması yönünde talep ettiği ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, şirkete denetim kayyımı atanmasına karar verilmiş, itiraz üzerine 26.02.2026 tarihli ara kararla da şirket kararlarının denetim kayyımının onayına sunulması yönünden kaldırılarak denetim kayyımının görevinin maddede tanımlanmış diğer görevler bakımından devamına karar verilmiş, verilen ara karara karşı, davalı vekili tarafından, yasal süresi içinde, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.TTK'nın 636/4. maddesinde, fesih ve tasfiye davası açıldığında mahkemece gerekli önlemlerin alınacağı belirtilmiştir. Alınacak önlemler konusunda ayrıntılı düzenleme bulunmadığından, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümleri uygulanacaktır.HMK'nın 389. maddesi uyarınca; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir ".Aynı Yasa'nın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.
Tüzel kişilerde asıl olan, tüzel kişiliğin seçilmiş yöneticileri tarafından yönetilmesidir. Aynı şirkete yönelik yöneticinin azli için İstanbul Anadolu 12 ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında açılan davada tedbiren yönetim kayyımı atanmasına karar verildiği, karara karşı davalı tarafça yapılan itirazın reddi kararına karşı İstanbul BAM ilgili dairesinde istinaf başvurusu yapıldığı, İstanbul Anadolu 12 ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında tedbiren verilen yönetim kayyımı kararının İstanbul BAM 12 HD'nin █████████- 2183 E-K sayılı kararı ile kaldırılarak mali müşavir ...'in denetim kayyımı olarak atanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Geçici hukuki koruma önlemi alınırken tarafların ve şirketin menfaatlerinin korunması gerekir. Ancak, geçici hukuki koruma kararı verebilmek için HMK'nın 390/3.maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmiş olması gerekir. Somut olayda, şirketin ve diğer ortakların zarara uğramaması bakımından davalı yöneticinin iş ve işlemlerinin denetlenmesi gerektiği yolunda yaklaşık ispatın sağlandığı sonucuna varılarak denetim kayyımı atandığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesi kararı isabetli görülmüştür.İhtiyati tedbirde tek ölçü yaklaşık ispatın sağlanması olmayıp, ihtiyati tedbir kararı ile davanın her iki yanın menfaatinin gözetilmesi gerekir. İhtiyati tedbir kararı ile ulaşılmak istenen amaç arasında ölçülülük ilkesi gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde alınan kök ve ek rapor ile denetim kayyımı atanmasına ilişkin raporla yaklaşık ispatın sağlandığı belirlenmiştir. Davalı her ne kadar başka bir dosyada alınan bilirkişi raporunun bu dosyada tartışılmadan itirazın reddine karar verilemeyeceğini ileri sürmüş ise de anılan dosyada da aynı şirkete ilişkin kayıtların incelenerek sonuca varılması karşısında davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 394/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin ara karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 394/son maddeleri uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 ve 394/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 16.04.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!