Anahtar kelimeler: Edenalacaklı Hacze İhtiyati Borçlular Diş Bakirköy Haciz Borçlu Özetle Karara

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 12.02.2026 tarihli ek karar.NUMARASI
: 2026/7 D.İş - 2026/7 K.DAVANIN KONUSU
: İhtiyati HacizTaraflar arasında görülen değişik iş dosyasında ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına karşı ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ... tarafından yapılan itirazın reddine dair verilen 12.02.2026 tarihli ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİİhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; borçlular tarafından müvekkiline verilen 25.12.2025 ödeme tarihli, 1.520,000 TL bedelli çekin gününde ödenmeyip karşılıksız çıktığını, çekin alacak bakiyesinin hali hazırda 625.265,65 TL olup mezkur alacağın tahsilinin gerçekleştirilemediğini, borçlu tarafından sürüncemede bırakılan alacağın tahsilatı kötü niyetli olarak imkansızlaştırılmaya çalışıldığını, müvekkilinin alacağının herhangi bir rehin veya teminat ile güvenceye bağlı olmadığını, borçluların mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan, uygun görülecek teminat karşılığı, borçlunun borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz talep etme zarureti hasıl olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL borçlunun borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 07.01.2026 tarihli değişik iş kararında; " ......Talep, İİK madde 257 uyarınca kısmi ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İİK'nun 257/1.maddesinde " Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." denilmiştir. Muaccel olmuş bir alacak için ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın rehinle temin edilmemiş olması gereklidir. İİK.nun 45 nci maddesi uyarınca, bir alacak rehinle temin edilmiş ise, alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Alacağın rehinle temin edilmemiş bölümü için ihtiyati haciz kararı istenmesi ve genel haciz yolu ile takip yapılabilmesi mümkündür.İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından █████/2026 tarihte çek aslını dosyaya sunmuştur. "Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, vadesi gelen alacak miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, borcun tümüyle ödenmediğini gösterir şekildeki senede dayanılarak kısmi ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir. Talep, senede dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Ancak, İİK’nın 257 vd. maddelerinde belirtilen ihtiyati haciz şartları gerçekleşmiş ve talep konusu senedin vadesi gelmiştir. Mahkemece miktar bakımından istemle bağlı kalınarak, talep edilen miktar üzerinden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün ihtiyati haciz isteyen yararına bozulması gerekmiştir." T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, █████████ Esas, █████████ Karar.İİK’da ihtiyati haczin bir tanımı yapılmamıştır. Doktrinde bir çok tanımlama olmakla birlikte Özekes ihtiyati haczi “ para alacaklarına ilişkin mevcut veya müstakbel bir takibin sonucunun güvence altına alınması için, mahkeme kararı ile borçlunun malvarlığına el konulmasını sağlayan geçici bir hukuki korumadır” şeklinde tanımlamaktadır. ( Özekes, Muhammet; İcra ve İflas Hukukunda İhtiyati Haciz, Ankara 1999,s.12.) İhtiyati haczin amacı; " İhtiyati haczin geçici hukuki koruma olması ve ihtiyati tedbire benzerliği sebebiyle, talep ve ihtilaf konusu şeyi baştan talepte bulunana sağlayan bir niteliği bulunmamaktadır. Yani, ihtiyati haciz bizzat ihtilaflı alacağın elde edilmesini sağlayan bir tedbir, bir hukuki koruma olmayıp, alacağın tahsiline giden yolu açık bulundurarak, takibin başarı ile sonuçlanmasını, alacaklının alacağına kavuşmasını temin eder. " ( Özekes, Muhammet; İcra ve İflas Hukukunda İhtiyati Haciz, Ankara 1999,s.13.)"...İhtiyati hacizin bir icra takip işlemi olmayıp, asıl icra takip işlemine yardımcı olan, güvence sağlayan, koruyucu nitelikte bir kurum ve bizzat icra takip işlemine dönüşmeye elverişli, yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce ya da yapılan icra takibi veya açılan dava sırasında uygulanan bir nevi tedbir işlemidir.." T.C. Yargıtay 12 . Hukuk Dairesi, ██████████ Esas, █████████ Karar. Talep incelenmekle; talep dayanağı çekin TTK da öngörülen unsurları taşıdığı dolayısıylada çek vasfında olduğu,ç ekin bankaya ibraz edildiği ve karşılıksız çıktığı, dolayısıyla alacağın muaccel hale geldiği, talepte bulunanın çek alacaklısı, borçluların çek borçluları olduğu anlaşılmıştır. Ancak talep eden tüm alacak bakımından değil kısmi ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Yukarıda da bahsedildiği gibi; ihtiyati haciz bizzat ihtilaflı alacağın elde edilmesini sağlayan bir tedbir olup, alacağın tahsiline giden yolu açık bulundurarak, takibin başarı ile sonuçlanmasını, alacaklının alacağına kavuşmasını temin eden amacı vardır. Ancak yine yukarıda bahsi geçen T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, █████████ Esas, █████████ Kararın kısmı ihtiyati haciz talep edilebileceğine ilişkin kararı nedeni ile talebin kabulüne karar verilmiş ise de, ihtiyati haczin amacı dikkate alınarak takdiren teminat miktarı %50 olarak belirlenmiş olup aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. " gerekçesiyle, ihtiyati haciz talep eden vekilinin karşı taraflar/borçlular hakkındaki ihtiyati haciz talebinin İİK.257 vd. maddeleri uyarınca kabulü ile 100.000,00-TL bedel üzerinden % 50 (50.000,00-TL) nakdi teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmiştir.Bu karara karşı, borçlu ... tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir.İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ..., itiraz dilekçesinde özetle; alacaklı yanın talebi üzerine yokluğunda ihtiyati haciz kararı verildiğini, kararın █████/2026 tarihinde tebliğ edildiğini, yasal süresi içinde itiraz ettiğini, alacaklı tarafın dayanak gösterdiği █████/2025 vade tarihli çekteki imza ve yazıların şahsına ait olmadığını, çekteki imzanın sahte olduğunu, ihtiyati hacze itirazının kabulünü, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesi, itirazı değerlendirdiği 12.02.2026 tarihli ek kararında; "...Mahkememizin yukarıda yazılı Değişik İş esas sayılı dosyasında "...İhtiyati haciz talep eden vekilinin karşı taraflar/borçlular hakkındaki ihtiyati haciz talebinin İİK.257 vd. maddeleri uyarınca kabulü ile 100.000,00-TL bedel üzerinden % 50 (50.000,00-TL) nakdi teminat mahkememiz veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı halinde, İİK.'nın 257/1. maddesi gereğince bu borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde İHTİYATEN HACZİNE, ," karar verilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden-karşı taraf ...'ın mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararına itiraz ettiği, dosya içeriği gözetilerek talebin duruşmalı olarak değerlendirilmesine karar verilmiştir. Taraflara duruşma gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmiştir.İİK'nın 265. Maddesi gereğince yokluğunda ihtiyati haciz kararı verilen kişinin ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine, teminata karşı süresi içerisinde itiraz edebileceği düzenlenmiştir.Mahkememizce ihtiyati hacze yapılan itirazın yasal süre içinde yapıldığı görülmekle esastan incelemesine geçilmiştir. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; İİK'nın 265/1maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup buna göre borçlu kendisi dinlemeden verilen ihtiyati haciz sebeplerine, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak itirazda bulunabilir. Somut olayda, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen tarafından ihtiyati haciz konusu çekte imzanın ve yazının kendisine ait olmadığını, şirket ile herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını ileri sürmüştür. Yasada belirtildiği üzere ihtiyati hacze itiraz sebeplerine yer verilmiştir. Emsal Yargıtay 11.HD'nin 06.07.2006 tarihli, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı, Yargıtay 11.HD'nin 31.03.2008 tarihli █████████ Esas, █████████ Karar sayılı vb. İlamlarda da belirtildiği üzere, çekin imzaya ilişkin itirazları mutlak defi, aralarında ticari ilişki olmadığına ilişkin itirazları nispi defi niteliğinde olup İİK'nın 265.maddesi kapsamında incelenemeyecektir. Borçlunun ileri sürdüğü itirazının, esas hakkında açılacak itirazın iptali veya menfi tespit davası içinde değerlendirilmesi gereken hususlar olduğundan mahkememizin █████/2026 tarihli değişik iş kararı ile verilen ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ... tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİİhtiyati hacze itiraz eden borçlu ..., istinaf başvuru dilekçesinde özetle; çek üzerindeki imza ve yazının kesinlikle tarafına ait olmadığını, imza inkârında bulunduğunu, kendisine yapılan tebligatın, güncel adresi bilinmesine rağmen eski adresine gönderildiğini, bu nedenle duruşma gününden haberdar olamadığını, savunma hakkını kullanamadığını, savunma hakkının anayasal bir hak olduğunu, usulsüz tebligat nedeniyle mahkeme huzurunda beyanda bulunma imkanının ortadan kalktığını, çek üzerindeki imza ve yazının tarafına ait olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇETalep, İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf ise ihtiyati hacze borçlu tarafın yaptığı itirazın reddi ek kararına ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu ... tarafından yapılan itirazın reddine dair verilen 12.02.2026 tarihli ek karara karşı, borçlu ... tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati hacze itiraz konusu düzenlenmiştir. Maddeye göre itiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri göstermelidir. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı dinleyip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararına karşı borçlu ... tarafından itiraz edilmiştir. İlk derece mahkemesince İİK'nın 265. maddesi hükmüne göre itirazın değerlendirilece ği duruşma günü için borçlu ...'a çıkarılan tebligatın iade edildiği, duruşma gününü yakınlığı sebebiyle başkaca tebligat çıkarılmadığı, bu şekilde duruşma gününün itiraz eden borçluya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği, buna rağmen duruşmada itirazın reddine karar verildiği görülmektedir. Mahkemece itirazın reddine ilişkin ek karar ve harç muhtırası borçlu ...'ın bildirdiği adresine tebliğ edilmesine rağmen duruşma gününün bildirilmediği anlaşılmaktadır.Adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının bir gereği olarak hâkim, taraflara duruşmalarda hazır bulunmak, iddia ve savunmalarını bildirmek için imkân vermeli, tarafları usulüne uygun bir biçimde duruşmaya davet etmelidir. Fakat tarafların kendilerine tanınan bu imkâna rağmen duruşmaya gelmek zorunlulukları yoktur. Hukuk davalarında duruşmaya gelmemenin müeyyidesi, dava dosyasının işlemden kaldırılması veya yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilmesidir. Dava ve taleple ile ilgili olan kişilerin davaya ilişkin bir işlemi öğrenebilmesi için tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin muhataba bildirilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde tarafların hukuki dinlenilme ve savunma hakkı kısıtlanmış olur.Diğer taraftan HMK'nın 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukuki dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasa'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukuki dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır.Bu maddi ve hukuki olgular karşısında, İİK'nın 265/4. maddesi hükmü gereğince itiraz edene usulüne uygun şekilde itirazın inceleneceği mürafaa günü tebliğ edilmeden, itiraz eden borçlunun itirazlarının incelenerek karara bağlanması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu durumda mahkemece, yasa hükmüne uygun şekilde duruşma günü belirlenerek taraflara tebliğ edilip sonucuna göre itiraz hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının kaldırılmasına ve itirazın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.KARAR
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu 12.02.2026 tarihli ek kararının kaldırılmasına,2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ... tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ...'a iadesine,4-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ... tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 09.04.2026