Anahtar kelimeler: Konusukayıt Yollara Batık Müflis Yaptırdığını Başvurduğunu Alacağa Yazim İnş Borca

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ
:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ
:█████/2026
DAVANIN KONUSU
:Kayıt Kabul
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ
:█████/2026
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili; müvekkilinin Antalya 10. İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasında alacaklarının ödenmesi için kayıt yaptırdığını, Antalya 10. İflas Müdürlüğü tarafından █████/2017 tarihinde müvekkilinin başvurularının alacağa dayanak belgelerin müflis şirket adına olmadığından reddedildiğini, müvekkilinin ... İnş. AŞ. ve ... AŞ.'nin borca batık duruma düşmesi neticesinde işçi alacaklarının tahsili için kanuni yollara başvurduğunu, bu başvuruları neticesinde Antalya 9. İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasında 49.941,10-TL alacaklarının ... AŞ. yönünden kabul edildiğini ve masaya 1. sıradan kayıtlarının yapıldığını, ancak alacaklarının tahsili için ... İnş. AŞ.'nin tasfiyesi ile görevli Antalya 10. İflas Müdürlüğü'ne başvurularının haksız bir şekilde reddedildiğini, müvekkilinin ... İnş. AŞ.'de çalıştığını ve izinleri olmaksızın ... AŞ.'ye geçişlerinin sağlandığını, ... İnş. AŞ. ve ... AŞ.'nin SGK numaralarının dahi aynı olduğunu, ... İnş. AŞ'nin, ... AŞ. çalışanlarını bünyesinde kullandığını, müflis ... İnş. AŞ'nin █████/2011 tescil tarihli almış olduğu kararla ... AŞ'yi kısmi bölünme ile kurduğunu, ... İnş. AŞ ile ... AŞ. arasında fiili ve organik bağın mevcut olduğunu, ... şirketince ... İnş. AŞ'ye bilgi, işlem, teknik, muhasebel destek verildiğini, ... AŞ. çalışanları tarafından, müflis ... çalışanlarının bordrolarının hazırlandığını, iki şirketin aynı adreste faaliyet gösterdiklerini ve aynı hattı kullandıklarını, ... ve ... şirketlerinin aynı ortaklar ve aynı yönetim kadrosu ile faaliyetine devam ettiğini, ... İnş. AŞ.'ye ait ... İnş. projesinde ... çalışanlarının çalıştığını, bu nedenlerle müvekkili davacının 46.941,10 TL olan alacağının iflas masasına kayıt kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davalı iflas idare memuru; davacının alacak talebinin müflis şirketle ilgili olmamasından dolayı reddedildiğini, müflis şirket ile davacı tarafın asıl alacaklısı olduğu ... Sanayi ve Ticaret AŞ'nin ayrı ayrı tüzel kişilik olduğunu, ayrı ayrı adresleri bulunduğunu, birbirinden bağımsız şirketler olduğunu, davacının ödenmeyen ücret vs. gibi hak edişleri için ... Tekstil Sanayi ve Ticaret AŞ ile protokol imzaladığını, davacı tarafın alacak konusunu ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın ispatlayıcı belgeleri ile bilirkişi incelemesi yapılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Mahkemece; "... Davacının işçilik alacaklarının masaya kaydı için başvurduğu müflis ... İnş. ... AŞ.'nin 11.03.2011 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı sonucunda kısmi bölünme ile tekstil alanında faaliyette bulunmak üzere ... San. ve Tic. AŞ.'nin kurulduğu, şirketin Antalya Ticaret Siciline 20.04.2011 tarihinde ... sicil numarası ile kaydedilerek faaliyetine başladığı, ... İnş. ve San. AŞ.'nin, ... San. ve Tic. AŞ.'nin % 99,9 oranında hissedarı olduğu, şirketlerin farklı tüzel kişiliklere sahip olmalarına rağmen aralarında sıkı bir organik bağın mevcut olduğu, şirketlerin faaliyetlerin ekonomik ve ticari anlamda bir bütünlük arz ettiği, bu iki şirketin aynı zamanda borçlanmalarda da birbirlerinin müteselsil kefili oldukları, şirketler arasındaki organik bağın iflas ertelemesi davasında bizzat şirket vekillerince de ileri sürüldüğü, her iki şirketin grup şirketler olduğu ve aralarında organik bağ bulunduğunun kabulü ve müflis ... ... AŞ.'nin de davacı alacağından sorumlu olduğu sonucuna ulaşılmalıdır (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin █████/2019 tarih ████████ E., █████████ K. Sayılı kararı). Davacının davadışı müflis şirket ve davalı müflis şirketten 46.941,10 TL bakiye alacağı olduğu anlaşılmıştır. Davacının, müflis şirketin sıra cetveline kayıt talebi organik bağ iddiasına dayalı olup davacı alacağının iflasın açıldığı 29.03.2016 tarihine göre, müflis ... ... AŞ.'nin 27.12.2016 tarihli sıra cetvelinde davacının alacağının 435. sırada 46.941,10 TL olarak kabul edildiği, davacının bu miktar alacağı talep edebileceğinin kabulü gerektiği anlaşılmakla, davanın kabulü ile emsal Yargıtay içtihatlarına göre (Yargıtay 11. HD ██████████ esas, 23 HD █████████) maktu harç alınmasına ve maktu vekalet ücreti verilmesine" karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dairemizin █████/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile, "... iflas idaresi tarafından tanzim olunan 03.02.2017 tarihli sıra cetveli ile davacının taleplerinin reddine karar verildiği, söz konusu sıra cetvelinin gazete ilanlarının █████/2017 tarihinde yapıldığı, aynı zamanda iflas idaresi tarafından sıra cetveli ve red kararının davacıya tebliğe çıkarıldığı İlk Derece Mahkemesince bu hususta iflas idaresine müzekkere yazıldığı ancak yazılan müzekkereye eksik bilgi verildiği, Mahkemece davacının tebligat masrafı yatırıp yatırmadığı hususunun araştırılmadığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında ise, davanın süresinde açıldığı belirtilerek davanın esası incelemeye geçilmişse de bu hususun denetlenebilir olmadığı açıktır. Dosya kapsamında davacı yanın iflas masasına başvurusu sırasında tebliğ masrafları için avans verip vermediği, tebligata elverişli adres bildirip bildirmediği ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır. Davanın süresinde açılması kamu düzeniyle ilgili olup, Mahkemenin bu hususu re'sen araştırması gerekirken eksik inceleme sonucu esasa girerek karar vermesi isabetsiz olmuştur.
Açıklanan hususlardan hareketle Mahkemece yapılacak iş; öncelikle sıra cetvelinin davacıya tebliğine ilişkin davacı yanın masraf yatırıp yatırmadığı ve tebliğe yarar adres bildirip bildirmediği tespit edilerek, buna göre davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenmesi, dava süresinde ise davanın esası yönünden değerlendirme yapmak olmalıdır.
Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun re'sen sebeplerle esastan kabulü ile; sair istinaf sebepleri incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine" karar verilmiştir.
Dairemiz kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince; "... Her ne kadar Bam kararında; "Mahkemece davacının tebligat masrafı yatırıp yatırmadığı hususunun araştırılmadığı anlaşılmaktadır." şeklinde belirleme bulunsa da gerek iflas idaresince sunulan cevap dilekçesi ekinde, gerekse iflas idaresinin uyap siteminden gönderdiği 21.07.2017 tarihli cevabi yazısında, davacının başvuru dilekçesinin gönderildiği, dilekçede davacının açık adresini bildirerek İİK 223/3 gereğince alınacak iflas idaresi kararının tarafına bildirilmesini talep ettiği, dilekçenin üzerinde iflas müdürlüğünce davacıdan 11,00 TL posta pulu alınmış olduğunun da kayıt düşüldüğü, bu doğrultuda çıkartılan tebligatın davacıya 28.06.2017 tarihinde tebliğ edildiğine dair tebligat parçasının da 05.03.2019 tarihli cevabi yazı ile gönderildiği, dosyada eksik bulunmadığı, davacının sıra cetveline kayıt talepli dilekçesinin sonuç ve istem kısmında 2. Maddede belirtilen talebin ve dilekçe üzerine kayıt düşülen "11,00 TL lik pul alındı yazısının" gözden kaçırılmış olabileceği düşünülmüştür.
Yine esas yönünden yapılan değerlendirmede iflas idaresince bilirkişi raporunda İİK 195 uyarınca hesaplama yapılmadığının bildirildiği, bu hususu aynı zamanda istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü, gerçekten de bilirkişinin 2013 yılındaki alacağı deftere göre kabul ettiği, İİK 195 uyarınca iflas tarihi olan 29.03.2016 tarihine kadar işleyecek faiz ve takip masraflarını anaparaya eklemediği anlaşılmaktadır. Ne var ki bu hususun davacı aleyhine olduğu, davacının talep dilekçesinde alacağa iflas tarihinden sonra faiz işletilmesini talep ettiği ve yine kararı istinaf etmediği bu nedenle bu hususun taleple bağlılık ve davalı lehine usuli müktesep hak teşkil etmesi karşısında eksikliğe ilişkin rapor aldırılmasının sonuca etki etmeyeceği ve davalının bu hususun istinafında hukuki yararı bulunmadığı anlaşılarak BAM ilamında kabule göre yapılması gereken herhangi bir eksik ve toplanması gereken başkaca delil bulunduğunun da bildirilmemesi karşısında eski kararımız aynı gerekçeler ile yeniden hüküm altına alınmasına" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, davalı iflas idaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı iflas idaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça ... Sanayi ve Ticaret AŞ. elemanı olarak Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... İflas ( kapatılan Antalya 9. İcra Müdürlüğü ... İflas ) dosyasına da alacak başvurusunda bulunulduğunu, anılan kapatılan Antalya 9. İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ... iflas dosyasından dolayı alacak talebinin kabul edildiğini, davacı tarafın ... AŞ.'nin belgeleri ile Müflis ... İnşaat ve Sanayi AŞ.'nin Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... İflas ( kapatılan Antalya 10. İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ... İflas) sayılı dosyasına alacak başvurusunda bulunduğunu, davacının bu alacak taleplerinin müflis şirket ile ilgili olmamasından dolayı İflas İdaresi tarafından reddedildiğini, bilirkişi tarafından da davacının alacağının ... Sanayi ve Ticaret AŞ.'den kaynaklandığının açıkça belirlendiğini, bilirkişinin davacının ... AŞ.'de çalıştığına dair bildirimlerine itirazlarının bulunmadığını, bilirkişi raporunda şirketler arasındaki bağlantı yönündeki bildirimleri ise kabul etmediklerini, müflis şirketin ... firmasının baskın ortağı olduğundan bahisle müflis şirket aleyhine karar verilmesinin Türk Ticaret Kanunu, Vergi Kanunları, Borçlar Kanunu vs. mevzuattaki madde numaraları belirtilmediğinden dolayı usul ve mevzuatlara aykırı olmakla kararın ortadan kaldırılmasını talep ettiklerini, iflas tarihine göre hesaplama yapılmaksızın karar ittihazına gidilmesinden dolayı da eksik inceleme ürünü usul ve mevzuatlara aykırı kararın ortadan kaldırılması ile dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava; İİK'nın 235. maddesi uyarınca açılmış alacak kayıt başvurusunun reddine yönelik kayıt kabul istemine ilişkin sıra cetveline itiraz davasıdır.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davacı tarafından açılan davanın kabulü ile 46.941,10 TL alacağın Antalya 9. İflas Müdürlüğü'nün ... numaralı dosyasında masaya kayıtlı alacakla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, Antalya 10. İflas Müdürlüğü'nün ... numarasında kayıtlı iflas dosyası masasının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının işçilik alacaklarının masaya kaydı için başvurduğu müflis ... İnş. ve San. A.Ş.'nin █████/2011 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı sonucunda kısmi bölünme ile tekstil alanında faaliyette bulunmak üzere ... San. ve Tic. A.Ş.'nin kurulduğu, şirketin Antalya Ticaret Sicili'ne █████/2011 tarihinde ... sicil numarası ile kaydedilerek faaliyetine başladığı, ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin, ... San. ve Tic. A.Ş.'nin % 99,9 oranında hissedarı olduğu, şirketlerin farklı tüzel kişiliklere sahip olmalarına rağmen aralarında sıkı bir organik bağın mevcut olduğu, şirketlerin faaliyetlerin ekonomik ve ticari anlamda bir bütünlük arz ettiği, bu iki şirketin aynı zamanda borçlanmalarda da birbirlerinin müteselsil kefili oldukları, şirketler arasındaki organik bağın iflas ertelemesi davasında bizzat şirket vekillerince de ileri sürüldüğü, her iki şirketin grup şirketler olduğu ve aralarında organik bağ bulunduğu, dava müflis ... İnş. ve San. AŞ. ile ... San. ve Tic. AŞ. arasında organik bağ bulunduğu iddiasına dayandığından davacının talebinin her halükarda ... San. ve Tic. A.Ş.'nin iflas masasına kaydedilen alacağı geçemeyeceği, davacının da dava dilekçesinde ... San. ve Tic. A.Ş.'nin iflas masasına da kaydedilen 46.941,10-TL alacağın iflas masasına kaydedilmesini talep ettiği, Mahkemece hükmedilen miktarın da ... San. ve Tic. A.Ş.'nin iflas masasına kaydedilen alacak miktarı olduğu ve Yerel Mahkemece usuli kazanılmış haklar nazara alınarak, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile verilen kararın isabetli olduğu, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davalı iflas idaresi vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı iflas idaresi vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi'nce karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, █████/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!