Anahtar kelimeler: Harçlandırılan Halef Eylemden Yanın Kasko Haline Araca Ttk Atıf Açılmadan

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı ... Sigorta A.Ş.’nin vekili ... tarafından hazırlanan ve 04.03.2025 tarihinde harçlandırılan dava dilekçesinde özetle; alacak ve tazminat taleplerine ilişkin davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı haline getirildiği, 10.02.2025 tarihinde başvurulan arabuluculuk yolunda davalı yanın anlaşmayı kabul etmediği, TTK 1472. Madde uyarınca müvekkilinin ödediği tazminat kadar sigortalısının haklarına halef olduğu, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi ilamına atıf yapıldığı, müvekkili şirkete kasko sigortalı ...plakalı araca 22.06.2022 tarihinde sürücü ...’ın idaresindeki ... plakalı araç ile dikkatsiz bir şekilde park yerinden çıkarken asli ve tam kusurla çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, poliçe gereği 09.08.2022 tarihinde 24.117,21 TL tazminat ödemesi yapıldığı, ödenen tazminatın ... plakalı aracın sigortacısından rücuen tazmini
gerekmesine rağmen davalı tarafın ödeme yapmadığı, TTK 1472. maddesine atıf yapıldığı, 24.117,21 TL azminat ödemesinin ücuen tazmini amacıyla ilk önce davalıya rücu mektubu gönderildiği, ancak davalının herhangi bir cevap vermediği ve sonuç alınamadığı, alacağa başvurmak için karşı taraf aleyhine icra takibi başlatmak zorunda kalındığı, başlatılan icra takibine davalı- borçlu şirketin haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebi için davanın ikame edilmesi zorunluluğu hasıl olduğu diğer hususlarla birlikte belirtilerek fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla ... 9. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaliyle takibin devamına, haklı davanın kabulüne, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesi vekâleten arz ve talep edilmiş, deliller sunulmuştur.
CEVAP
: Davalı ... A.Ş.’nin vekili ... tarafından hazırlanan 25.03.2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili tarafından ... (Trafik) sigortası ile sigortalandığı, sorumluluğun sigortalı aracın kusuru oranında poliçe teminatı, poliçe limitleri ve poliçe dönemi ile sınırlı olduğu, hasar tarihi itibarıyla poliçe teminat limitinin 50.000,00 TL olduğu, davanın reddi gerektiği, olayın vukuundan itibaren 2 yıl içinde davanın açılması gerektiği, zaman aşımı itirazı sundukları, kazada zarar gören ... plakalı aracın sahibi ...’a 14.420,00 TL ödeme yapıldığı, usulüne uygun başvuru olmadığı halde ... numaralı hasar dosyası açıldığı, değer kaybı talepli Sigorta Tahkim Komisyonu’na ... Esas sayılı başvurusunda hakem heyeti kararı doğrultusunda 14.420,00 TL değer kaybı tazminatı ödendiği, poliçe limitinde bakiye 35.580,00 TL kaldığı, kusur oranlarının araştırılması, halefiyet şartlarının gerçekleştiğinin, geçerli bir rücu sebebinin varlığının ispat edilmesi gerektiği, halefiyetin gerçekleşmesi için gerekli şartlara atıf yapıldığı, davacının taleplerine ilişkin incelemelerin 04.12.2021 tarihli yeni genel şartlar ekinde yayınlanan hesaplama yöntemlerine, orijinal parça, onarım ve eşdeğer parça hususları dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği, ... Genel Şartları B.2.1, B.2.2 maddelerine atıf yapıldığı, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiği, müvekkili şirketin sorumluluğunun eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğu, KDV yönünden sorumluluğu bulunmadığı, faturaların ibrazı ile başvuran tarafın ne kadar KDV ödediğinin ispat edilmesi gerektiği, haksız fiil hükümleri kapsamında yasal faiz uygulanması gerektiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ilamına atıf yapıldığı, dava öncesi usulüne uygun başvuru bulunmadığından müvekkili şirket bakımından muaccel olmayan talepler yönünden faiz sorumluluğunun bulunmadığı, icra inkar tazminatının reddi gerektiği diğer hususlarla birlikte belirtilerek haksız davanın reddine, talebinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı/davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi vekâleten arz ve talep edilmiş, deliller sunulmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 9.İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtlarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Dosyanın rapor alınmak üzere sigorta ve makine mühendisi bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve düzenlenen █████/2026 tarihli raporda özetle; ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, meydana gelen zarar ve ziyandan ... (Trafik) sigortacısı davalı ... A.Ş.’nin aynı oranda ve azami 50.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu, ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...’a atfı kabil kusur bulunmadığı, Hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında etkili başkaca faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı, Kaza tarihinde davacı ... Sigorta A.Ş.’ye kasko poliçesi ile sigortalı, ...’a ait ... plaka ve (...) şasi numaralı hususi otomobilin olay tarihi döneminde yetkili servis ortamında ve tamamı orijinal vasıfta parçalar kullanılarak gerçekleştirilen iskontolu onarım bedelinin KDV dahil 24.117,75 TL olduğu, kusur durumuna göre talep edilebilecek net zararın 24.117,75 TL olduğu, durdurulmasına karar verilen dava konusu ... 9. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında da icra takibinin 24.117,21 TL asıl alacak tutarı üzerinden başlatıldığı ve uygun olduğu, dosya borçlusu davalı ... A.Ş. tarafından değer kaybı zararı için yapılan 14.420,00 TL tutarındaki ödemesinin tenzili ile kaza tarihinde araç başına azami 50.000,00 TL olan poliçe limitinden 35.580,00 TL bakiye limit kaldığı, davacı şirketin kasko sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen zararı sigortalısına ödeyerek T.T.K. 1472. Maddesi kapsamında dava ve talep hakkının bulunduğu, Davalı ... A.Ş. nin 24.117,21 TL araç hasarından sorumlu olacağı, takip tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceği, tespit, hesap, sonuç, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davanın; davacı sigorta şirketinin, sigortalısının 22.06.2022 tarihli kazası nedeni ile sigortalısına yapmış olduğu hasar bedelinin rücuen tazmini için, davalı sigorta şirketi aleyhine ... 9.İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından 22.06.2022-Çarşamba günü saat 10:00 sıralarında sürücü ... (1994) sevk ve idaresindeki, ... A.Ş. adına tescilli, davalı ... A.Ş. Tarafından 31.03.2022-31.03.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 50.000,00 TL limitli ... numaralı ZMS (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka numaralı, ... marka, ... tipinde, 2022 model, beyaz renkli hususi otomobil ile ... ili, ... ilçesi,... mahallesi, ... 1. Sokak yolunun sağ kenarında ayrılan park yerinden geri manevra ile çıkmak isterken arka sol kesimleri ile sokak yolunu takiben sağ tarafından düz seyir halinde olan sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki, kendi adına tescilli, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından 05.02.2022-05.02.2023 vadeli ... numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ve 25.01.2022-25.01.2023 vadeli ... numaralı ... (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka numaralı, ... marka, ... tipinde, 2021 model, turuncu renkli hususi otomobilin sağ yan ön kesimlerine çarpışması sonucu toplam iki motorlu taşıtın karıştığı trafik kazası meydana geldiği, olay taşıtlarda maddi hasar ile oluştuğu anlaşılmıştır.
... 9.İcra müdürlüğünün ...Esas sayılı celbedilmiş ve incelenmesinde alacaklının davacı ... Sigorta Anonim Şirketi, borçlunun ise davalı ... Anonim Şirketi olduğu, davacı alacaklı tarafça 24.117,21 TL ana para ve 25.889,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.006,21 TL için başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından dava konusu olayda sigortalı araçta zarar meydana geldiği, davacının kazada zarar gören kasko sigortalısı tarafından ibraz olunan hasar fotoğraflarını dosyaya sunduğu, yine davacının geçerli bir kasko sigorta poliçesine dayanarak, poliçe teminatı kapsamındaki zararı sigortalısına ödediğini belgelediği anlaşılmıştır.
Somut olayda uyuşmazlık temelde; halefiyet koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, meydana gelen hasarın oluşmasında davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının sigortalısına ödediği tüm tazminat bedelini isteme hakkının bulunup bulunmadığı, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olup olmadığı hususundan ibaret olduğu anlaşılmıştır.
TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 1427. maddesi gereğince; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." hükmü uyarınca davacı şirketin kasko sigortalısına ödemiş olduğu tazminatı zarara sebebiyet verenlere karşı talep hakkı doğmaktadır.
6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. Maddesi; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Hükmünü amirdir.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Haksız fiillerde zamanaşımı T.B. K. 'nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasında; “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır...” hükmü getirilmiştir.
Trafik kazalarından doğan maddi ve manevi tazminat davalarındaki zamanaşımı ise Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. Maddesinde “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır.”
Dosyada alınan bilirkişi raporu, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından her ne kadar davacı taraf, kaza nedeni ile sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına yapmış olduğu ödemenin rücuen tazmini ve tahsiline yönelik olarak ... 9.İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatmış ve davalının itirazı üzerine iş bu dava ikame edilmiş ise de, mezkur kazanın 22.06.2022 tarihinde meydana geldiği, davacı şirket tarafından zarar görene 09.08.2022 tarihinde ödeme yapıldığı ve huzurdaki davaya konu icra takibinin 05.02.2025 tarihinde 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından; davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 737,39-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!