Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar İstemli Başkan Açılmadan Yazim Katip Üye Hallerden Karara

T.C. ...... BAM ........ HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../...-.../...

T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
..... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO
: .../...
KARAR NO
:.../...
BAŞKAN
: .......
ÜYE
: .......
ÜYE
: .......
KATİP
: .......
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: .../...
KARAR NO
:..../....
KARAR TARİHİ
:....
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: ...........
DAVACI
: ........
VEKİLİ
: Av. .......
DAVALI
:.......
VEKİLİ
: Av. .......
DAVANIN KONUSU
: Mülkiyet (Tespit İstemli)
B.A.M. KARAR TARİHİ
: .......
KARAR YAZIM TARİHİ
: ..................
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Still marka forkliftlerin satış, servis ve kiralanması alanlarında ticari faaliyet yürüten bir firma olduğunu, aynı alanda ticari faaliyette bulunan .......... isimli şirketin, 2017 yılı eylül ayında vekil edenlerinden kiralama amacıyla forklift talebinde bulunduğunu, talebe uygun bir makine bulmak amacıyla bayisi olduğu distribütörle görüşen müvekkili şirketin yetkililerinin, dava konusu..............iftin kendilerine satışı konusunda anlaşmış olduğunu ve bedelini ödeme öncesinde sözleşme düzenlemek üzere kiracı olacak bu şirketi davet etmiş olduğunu, müvekkilinin kiralama talebinde bulunan ............ ile makinenin kendisine satışı öncesinde █████/2017 günlü kiralama sözleşmesi yapıldığını, kira sözleşmesinin düzenlenmesi neticesinde makinenin tescil belgesiyle birlikte devrinin ithalatçı firmadan istendiğini ancak tescil belgesinin zayi olması nedeniyle işlemlerin uzadığını, kiracının mağdur olmaması amacıyla █████/2017 tarihinde dava konusu iş makinesinin müvekkiline fatura edildiğini, tescil devir işlemleri sonraya bırakılarak gerçekleşen bu satış işlemine müteakip iş makinesinin dava dışı ........ Ltd. Şti ne kiracı sıfatıyla teslim edildiğini, sonradan dava konusu makinenin hukuka aykırı bir şekilde üçüncü kişiye fatura edildiğinin öğrenildiğini, forkliftin davalı uhdesinde olduğunu öğrendiklerini, davalının ihtara rağmen teslimden kaçındığını belirterek fazlaya ilişkin talep/dava/ıslah haklarının saklı kalınması şartıyla davalarının kabulü ile ihtilaf konusu .............. akülü forkliftin Müvekkili şirkete aidiyetinin tespitini, eşyanın aynen müvekkiline iadesine karar verilmesini, eşyanın kullanım amacına uygun bir halde bulunmaması durumunda makine bedeline ihtarın tebliği olan █████/2020 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan temerrüt faiziyle birlikte davalı taraftan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının tescile ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, davacı tarafından sunulan tescil belgesi incelendiğinde tescil tarihinin 09.01.2020 olduğunu, yani dava konusu forkliftin müvekkili tarafından satın alınmasından sonra olduğunu dolayısıyla davacının, müvekkil tarafından satın alınan ve buna ilişkin faturası bulunan bir menkulü kendi adına tescil ettirmesinin mümkün olmadığını, bu yüzden davacının tescilinin geçersiz olduğunu, ayrıca menkullere ilişkin mülkiyetin zilyetlikle geçeceği açık olup hali hazırda malı elinde bulunduranın müvekkili olduğunu, dava konusu forkliftin müvekkili tarafından satın alındığı tarihte davacı şirket adına tescil olmadığından müvekkilinin bu durumu gözetmesinin ve forkliftin davacıya ait olup olmadığını tespit etmesinin mümkün olmadığını, dava konusu ............. akülü forklift ............Cumhuriyet Başsavcılığının ..../.....sayılı soruşturma dosyası kapsamında yed-i emin sıfatıyla müvekkiline teslim edilmiş olduğunu, dolayısıyla müvekkilin hem hukuki hem de cezai sorumluluğu mevcut olduğunu ve aksi bir karar bulunmadıkça malın teslim edilmesinin mümkün olmadığını, Forkliftin Karayolları Trafik Kanunu kapsamında değerlendirilecek iş makinelerinden olmadığını, transferlerinin kamyon-tır vb araçlar ile sağlandığını, getirildiği fabrika veya mağaza içerisinde herhangi bir sanayi makinesinden farkı olmaksızın kullanıldığını, bu nedenle de Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmelik kapsamında değerlendirilemeyeceğini, tescilinin yalnızca envanter niteliğinde olacağı görüşünde olduklarını, Forkliftin satışının menkullere özgü usulle yapılacağı, dolayısıyla tescil edilmeksizin devrinin mümkün olduğunu dile getirerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; dava konusu aracın menkul mal hükmünde olduğu ve zilyetliğin mülkiyete karine teşkil ettiği, ana kural bu olmakla davalı uhdesinde olduğu anlaşılan forkliftin satın alınmasında davacının, davalının ağır kusur ve kötüniyetini ispatla mükellef olduğunu, davacı adına forkliftin tescilinin (█████/2020) davalının satın alım işleminden (█████/2018) ve zilyetliğin davalıya geçişinden sonra olduğu, yine forklift için bilirkişinin belirlediği değer ile davalının satın almış olduğu değerin de birbiriyle örtüştüğü anlaşılmakla davacı, davalının forklifti satın almasında ağır kusurlu davrandığını ya da kötüniyetli olduğunu ispata yarar deliller sunamadığından ve mülkiyet karinesinin davalı lehine olduğunun kabulü gerekeceğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; mahkemenin dava konusu aracın mülkiyetine ilişkin KTK22/1/c maddesinde hüküm bulunmasına rağmen özel kanun yerine taşınır mülkiyetine ilişkin TMK hükümlerine göre karar vermesinin hatalı olduğunu, aracın tescil kaydının müvekkili adına olduğunu, bu hususun Ticaret Odasına yazılan müzekkereden anlaşıldığını, müvekkilinin tescil kaydı bulunmasına rağmen davalının faturasına üstünlük tanınmasının hatalı olduğunu, mülkiyet karinesinin müvekkili lehine olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
Dava, forkliftin mülkiyetinin tespitine ve teslimine ilişkindir.
Davacı taraf, dava konusu ......... Akülü forklift cinsi aracın kendileri tarafından fatura ile satın alındığını ve ticaret odasında tescil kaydının kendileri adına olduğunu, kiralama amacıyla zilyetliğini devrettikleri forklift cinsi aracın kendilerinden habersiz olarak dava dışı kiracı şirket tarafından davalıya satışının yapıldığını ve davalının da araçta mülkiyet iddiasında bulunarak aracı kendilerine teslim etmediğini beyanla dava konusu forkliftin kendilerine aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf, dava konusu forklift cinsi aracın dava dışı şirketten fatura karşılığı satın alındığını ve mülkiyetin kendilerine ait olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu ...........Akülü forklift cinsi aracın mülkiyetinin kime ait olduğunu hususudur.
İş makineleri (Kazıcı, yükleyici,iş makinesi, dozer v.b) 2918 sayılı Yasanın 22/c-2 ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 29/A-d-1-2 maddeleri uyarınca özel ve tüzel kişinin üyesi bulunduğu Ticaret ve Sanayi Odasına tescili zorunlu araçlardandır.Bu nedenle iş makinelerinin her türlü satış ve devirlerinin geçerli olabilmesi için noterlerce resmi şekilde yapılması gerekir. (2918 S.K. 20/d, K.T.Y. 35,36 md)
Dava konusu araçla ilgili olarak ........ Ticaret ve Sanayi Odasına yazılan müzekkereye verilen cevapta dava konusu .......... seri numaralı ........forklift cinsi aracın davacı şirket adına kayıtlı olduğunun bildirildiği ve tescile esas noter satış sözleşmesinin gönderildiği görülmüştür. Kayıtların yapılan incelemesinde dava konusu forklifitin ................ne ait iken davacı ile yapılan sözleşme ile aracın resmi satışının █████/2020 tarihinde davacı adına yapıldığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesi tarafından her iki tarafından da dava konusu forklifitin kendileri tarafından satış bedeli ödenerek fatura karşılığı alındığını iddia etmeleri karşısında ticaret defterlerinde inceleme yapıldığı ve davacı ile davalı arasına herhangi bir ticari ilişki bulunmadığının her iki tarafın defterleri kapsamından anlaşılmakta olduğu ve davacının söz konusu aracı █████/2017 tarihinde fatura ile satın aldığının defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür.
Hukuki yarar dava şartlarından olup (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesi), davacının dava açmakta hukuken korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir. Bu şart, dava konusuna ilişkin genel dava şartlarından biri olup, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve esas hakkında hüküm verilebilmesi için varlığı gerekli olduğundan olumlu dava şartları arasında sayılmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında öncelikle davacının dava açmakta hukuku yararının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir.
İş Makinelerinin Tescili İle İlgili Esasların; 9.maddesinde (1) İş makinesinin tescil edilmesi için; a) Odaya hitaben yazılmış ve iş makinesinin tescilini talep eden dilekçe. b) İş makinesi sahiplik belgesi; 1) Sıfır araçlar için fatura (İş makinesi ithal edilmiş ise faturaya ek olarak gümrük giriş beyannamesi ve gümrük vergisinin ödendiğine dair makbuz). 2) İkinci el araçlar için noter satış senedi. 3) Veraset ilamı. 4) Yukarıda anılan belgelerin ibraz edilememesi durumunda mahkemeden alınacak sahiplik belgesi.
Görüldüğü üzere, 9. Maddenin 1/b-1,1/b-2 ve 1/b-3 bentlerindeki belgelerden birini temin edemeyenler için 1/b-4 bendine göre mahkemeden alınacak sahiplik belgesinin de geçerli olacağı belirtilmiştir. Somut olayda davacı noter satış senedi ve diğer belgeleri ibraz ederek dava tarihinden evvel aracın adına tescilini sağlamış olup bu durumda artık davacının tescil kaydının kendisinde olması nedeniyle aracın mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmekte hukuki yararı bulunmadığından davanın bu husus gözetilerek dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken tescil kaydına rağmen aracın elinde bulunduran davalının ağır ve kötü niyetli olmadığı ve mülkiyet karinesinin davalı lehine olduğu kabul edilerek hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin gerekçe yönünden kabulü gerekmiştir.
HMK'nun 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece gerekçe yönünden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Bursa ....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... tarih ve .../...-..../.... sayılı kararı hakkındaki davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,
2-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince KARARIN DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
Davanın hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,
a)Alınması gereken 80,70-TL harcın 170,78-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 90,08-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
b)Davalı vekili lehine takdir edilen 5.100,00-TL ücret-i vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c)Davacı tarafça yapılan muhkeme masrafının kendi üzerinde bırakılmasına,
d) Davalı tarafça yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
e)Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
3-İstinaf kanun yoluna başvuran davacının istinaf başvurusu nedeniyle yatırdığı karar ve ilam harcının istem halinde kendisine iadesine,
4-İstinaf başvuru aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tebliğ, harç iade ve gider avansı iade işlemlerinin dairemizce yapılmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
........
Başkan
........
.....
Üye
....
......
Üye
......
.....
Katip
.....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!