Anahtar kelimeler: Yükleyen Sunması İmzalamak Erdiğini Tarafı Yazildiği Yenilendiğini Bakirköy Protokol Koruma

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili şirket ile davalı ... arasında 01.12.2016 tarihinde Koruma Ve Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu hizmet sözleşmesinin her yıl ek protokol imzalamak suretiyle yenilendiğini, 15.12.2022 tarihinde ise taraflar arasında imzalanan sözleşmenin sona erdiğini, müvekkili şirket ile davalı taraf arasında imzalanan sözleşmenin hizmet sözleşmesi olduğunu her iki tarafı borç yükleyen bir sözleşme olan hizmet sözleşmesine göre müvekkili şirketin davalı tarafa güvenlik hizmeti sunması bunun karşılığında da davalı tarafın müvekkili şirkete sözleşmede belirlenen şekilde ödeme yapması gerektiğini, müvekkili şirket üzerine düşen edimleri ifa etmesine rağmen davalı şirketin fatura borcunu ödemediğini, davalı süresi boyunca sözleşme gereği aldığı hizmetler ve yan giderlerden oluşan meblağ kendisine fatura edildiği şekliyle süresi içerisinde ödememiş olmasına rağmen müvekkili şirket tarafından iyiniyetli davranarak anlaşma sağlanması adına bir çok defa adım atıldığını bir sonuç elde edilemediği devamında ise taraflarca başlatılan icra takibine haksız ve hukuka aykırı bir şekilde itiraz edilmiş olduğunu arabuluculuk sürecinde de anlaşamadığını müvekkili şirketin hizmet sözleşmesi gereği davalı taraftan 1.746.259,57 TL fatura alacağı bulunduğunu, taraflar arasında imzalanan █████/2022-█████/2022 yıl ait hizmet sözleşmesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından, davalı şirkete dilekçe içeriğinde yer alan tarihlerde ve tutarlarda fatura düzenlendiğini, dava dilekçesinin ekinde sunmuş oldukları muavinin dökümüne göre █████/022-█████/2022 hesaplar arası muavin dökümünde, devreden kısmında 1310.904,55 TL borçlu olan davalı tarafa 15.03.2023 tarihli, kıdem ihbar ve yıllık izin ödemeleri hizmetine ilişkin 3.231.096,14 TL ve 31.03.2023 tarihli arabulucu yansıtma faturası iadesine ilişkin 232.244,71 TL tutarlı faturalar düzenlendiğini, davalı tarafın 3.027.985,83 TL kısmi ödeme yaptığını, fakat 1.746.259,57 TL ödenmeyen fatura alacağı kaldığını, davacının almış olduğu hizmete ilişkin olarak düzenlenen faturaları ödememesi üzerine Bakırköy .... İcra Dairesi’nin .... sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın söz konusu faturalara da süresi içerisinde itiraz etmediğini, faturaların ve borcun varlığını zimmi olarak kabul ettiğini, bu nedenle; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı borçlunun takip konusu alacağı karşı kötüniyetli olarak ve takibi durdurmak maksadıyla yasal süresinde itirazda bulunduğunu ve takibi durdurduğunu söz konusu itirazların haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 28.07.2020 tarihli 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun ile tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk süreci dava şartı haline getirildiğini, işbu sebeple 01.08.2023 tarihinde UYAP üzerinden Bakırköy arabuluculuk bürosuna başvuru yapıldığını, Bakırköy Arabuluculuk bürosu ... dosya numarası ile başlayan arabuluculuk sürecinde taraflar anlaşamadığından sürecin anlaşma olarak sonuçlandırıldığını, bu nedenle davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, Davacı Vekili; fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarının saklı kalması kaydı ile, öncelikli olarak davalıya ait bulunan sayın mahkemece tespit edilecek davalı adına kayıtlı menkul, gayrimenkul malların 3. Kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyat-i tedbir konulmasına, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E. sayılı icra dosyası ile başlatılan takibe davalıların yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, Davalı/Borçluların işbu haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretini davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Gayrimenkul vekilin cevap dilekçesinde ÖZETLE;Müvekkili şirketi ( birleşme ve bölünmeden önce .... Yapı ve Tic.AŞ.) aleyhine davacı tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı takip dosyasından başlatılan ilamsız icra takibine karşı 28.07.2023 tarihinde yasal süresi içerisinde itiraz ettiklerini ve takibin itiraz üzerine durdurulduğunu, söz konusu itirazın iptali amacıyla davacı tarafından 1.08.2023 tarihinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, taraflarca anlaşmamaya dair son tutanak 18.09.2023 tarihinde imzalandığını, davacı işbu anlaşmamaya dair son tutanağın üzerinden 14 ay geçtikten sonra haksız ve hukuka aykırı şekilde huzurdaki kötüniyetli davayı ikame ettiğini, tüm bu açıklamaları doğrultusunda ve huzurdaki davayı hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın İİK m. 67’de düzenlenen bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra işbu itirazın iptali davasını açmış olduğunun sabit olduğunu, davanın öncelikle usulden reddedilmesi gerektiğini, Müvekkili şirket ( birleşme ve bölünmeden önce ... Yapı ve Tic.AŞ.) ile davalı arasında müvekkilinin Maliki ve işleticisi olduğu birden çok iş yeri ile ilgili olarak koruma ve güvenlik hizmetleri sözleşmesinin akdedilmiş olduğunu, davacının haksız iddialarının aksine anılan sözleşme kapsamında müvekkilinin davacıya karşı her türlü borç ve yükümlülüğü eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacının da sözleşmede düzenlenen yükümlülüklerini gereğini yerine getirmediğini, işbu davanın öncelikle hak düşürücü süre itirazımız nedeniyle usulden reddini, haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddini, davacı tarafın kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Bakırköy ... İş Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası, Bakırköy .... İş Mahkemesinin ... E. .... K sayılı dosyası, Bakırköy ... İş Mahkemesinin ... E. ...K sayılı dosyası, Bakırköy .... İş Mahkemesinin .... E. ... K sayılı dosyası, Bakırköy ... İş Mahkemesinin ... E. ... K sayılı dosyası, Bakırköy ... İş Mahkemesinin .... E. ... K sayılı dosyası, Bakırköy ... İş Mahkemesinin ... E. .... K sayılı dosyası, Bakırköy .... İş Mahkemesinin .... E. .... K sayılı dosyası, Bakırköy ... İş Mahkemesinin .... E. sayılı dosyası, Bakırköy .... İş Mahkemesinin .... E. .... K sayılı dosyası, Bakırköy .... İş Mahkemesinin .... E. sayılı dosyaları, Bakırköy ... İcra Dairesi’nin .... esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davaya dayanak Bakırköy ... İcra Dairesi'nin .... esas sayılı dosyasının tetkikinde; Alacaklı (Davacı) ... vekili vasıtası ile 20.07.2023 tarihinde borçlu (davalı) ... aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı İcra Dosyası ile Fatura alacağını dayanak göstererek 1.746.259,57 TL asıl alacak, 71.979,38 TL işlenmiş faiz üzerinden toplamda 1.818.238,95 TL tutarındaki toplam alacağına, toplam alacağının Tahsilde tekerrür olmamak şartıyla takip tarihinden itibaren asıl alacağı(diğer) yıllık% 16,75 oranın da ve değişen oranlarda işleyecek reeskont-avans faizi, icra giderleri ve vekâlet ücreti ile birlikte tahsili talebi doğrultusunda, fazlaya dair faiz oranlarındaki artıştan doğan talep haklarının saklı kalması kaydı ile TBK 100.maddesi uyarınca kısmi ödemelerin öncelikle faiz, masraf ve diğer fer’ilere mahsup edilmesi suretiyle takibe geçmiştir. Davalı ödeme emrini bila tarihinde tebliğ almış, davalı vekilinin takip konusu borca ve tüm ferîlerine itirazı neticesinde, takip durmuştur.Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davalı İ.İ.K 67 maddesi uyarınca hak düşürücü süre itirazında bulunmuştur. Bu itiraz noktasında yapılan incelemede; 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasında, zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ise dava açmak için Kanunda öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre arabuluculuk anlaşamama tutanağının imza tarihinden itibaren değil, itirazın davacı-alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren başlayacaktır. Somut olayda icra takip dosyasında borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğ edilmediği, dolayısıyla bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığından davalının itirazının reddine karar verilmiştir.(¸ Yargıtay 11. H.D █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı)Davacı tarafından iş bu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.İş bu dava, 6100 sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, davacı tarafından başvurulan arabuluculuk süreci, anlaşmama ile sonuçlanmıştır. Bu kapsamda davacı tarafından TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının da yerine getirildiği anlaşılmıştır.Somut olayda davacı taraf, davalı ile arasındaki 01.12.2016 tarihli Koruma Ve Güvenlik Hizmet sözleşmesi kapsamında 1.746.259,57 TL ödenmemiş cari hesap alacağının bulunduğunu, alacağını tahsil için yapmış olduğu takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise davacı tarafın belirttiğinin aksine davacı tarafa borcunun bulunmadığını, sözleşme kapsamında davacıya karşı her türlü borç ve yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacının sözleşme kapsamında çalıştırdığı personellere ilişkin her türlü işçilik hak ve alacakları ile SGK pirim ve sahip tüm hükümlerini yerine getirdiğini belgelemediğini, bu nedenle davacıya muaccel borcunun bulunmadığından bahisle davanın reddini talep etmiştir.Bu kapsamda taraflar arasında sözleşme ilişkisinin varlığı ve hizmetin görülmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafın sözleşmenin feshi üzerine çalıştırdığı personellere ilişkin her türlü işçilik hak ve alacakları ile SGK pirim ve sahip tüm hükümlerini yerine getirip getirmediği, davalı tarafından davacının işçilerine yapılacak ödemelerin anılan bedelden takas/mahsup edilip edilemeyeceği, bu kapsamda takip konusu alacağın muaccel olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Dosyaya mübrez İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Bağcılar ve Esenler Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüklerinin müzekkere cevaplarında davacının borçlu bulunduğu tespit edilmiştir.Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü adına tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde teknik bilirkişiler eliyle inceleme yapılmasına karar verilmiş ve yapılan inceleme neticesinde hazırlanan kök ve ek rapor dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınmıştır. Buna göre; davacının ticari defterlerine göre takip tarihi (20.07.2023) ve dava tarihi (30.11.2024) tarihi itibariyle, davacının davalıdan 1.746.259,57 TL alacaklı olduğu yönünde bakiyesinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (20.07.2023) tarihi itibariyle, davalının davacıya 1.643.287,09 TL, dava tarihi (30.11.2024) tarihi itibariyle ise davalının davacıya 1.487.540,92 TL borçlu olduğu yönünde bakiyesinin bulunduğu, tarafların yasal defter kayıtlarının takip tarihi(20.07.2023) itibari ile örtüşmeme nedenlerinin rapor içeriğinde yer alan icmal tablosundan kaynaklandığı, yapılan hesaplama neticesinde davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 1.653.854,54 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir.İncelenen tüm dosya kapsamı, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve bilirkişi raporları uyarınca; somut olayda taraflar arasında 01.12.2016 tarihli Koruma Ve Güvenlik Hizmet sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin 12.1. Maddesinde; “ hizmet ücreti aylık olarak belirlenmiştir. Aylık ücretler hizmetin ifa edildiği ayın sonunda tahakkuk edecek hizmet bedeli düzenlenecek fatura karşılığında güvenlik firmasına aynı ayın bitiminden itibaren müteakip ayın (-faturalarını yönetimce onaylanmasını müteakip) ayın 20’sine kadar SGK’da personel maaş ödeme makbuzlarının sunulması halinde ödenecektir maaş ve SGK ödeme makbuzlarının sunulmaması halinde hiçbir surette ödeme yapılmayacaktır. Sözleşmenin herhangi bir nedenle fesih halinde çalışan personel ücretleri, tüm tazminatları SGK primleri güvenlik firması tarafından ödendikten sonra ödeme yapılacaktır.” hükmünün taraflarca kararlaştırıldığı, davalının da bu hükme dayanarak davacı tarafın SGK borçlarını ödemediğini, çalışanların ücret alacaklarına ilişkin davalar açıldığından bahisle ödemezlik defi ileri sürdüğü anlaşılmıştır.Ödemezlik def'inin düzenlendiği TBK madde 97 uyarınca; "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." Bu hüküm ve taraflar arasındaki sözleşmenin 12.1. maddesinde uyarınca davalı iş sahibinin ödeme süreci, davacı yüklenicinin çalıştırdığı güvenlik personelinin tüm alacaklarını ödediğini, geçmiş dönemlere ait alacaklarının olmadığını, SGK borçlarının ödendiğini yazılı olarak beyan etmesi ile başlayacaktır. Davacı tarafça dosyaya bu konuda herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı gibi aksine dosyada mübrez İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Bağcılar ve Esenler Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüklerinin müzekkere cevapları uyarınca davacının SGK borcunun bulunduğu ve ayrıca davalı aleyhine işçi alacağı davalarının açıldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla TBK 97 ve taraflar arasındaki sözleşmenin 12.1. maddesinde uyarınca davacının alacağını isteme koşulları oluşmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Dava tarihi itibariyle taraflar arasındaki sözleşme uyarınca muacceliyet koşulu oluşmadığından davanın REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 21.959,79TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 21.227,79-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 272.553,45 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026Başkan ...e-imzalıÜye ...e-imzalıÜye ...e-imzalıKatip ...e-imzalı