Anahtar kelimeler: Bam Başkan Açılmadan Yazim Mahal Katip Üye Hallerden Karara Yoluna

T.C. .... BAM ... HUKUK DAİRESİ
T.C......BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A...... HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: .../....KARAR NO
: .../...BAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: .... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: .../....KARAR NO
: ../....KARAR TARİHİ
: .....İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: ......DAVACI
: ... - ...VEKİLİ
: Av. ... - ......DAVALI
: .....VEKİLİ
: Av. ... - .....DAVANIN KONUSU
: ......B.A.M. KARAR TARİHİ
: ....KARAR YAZIM TARİHİ
: .......Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dilekçesinde, davacı ...'a ait olan ancak ..........kontrolündeki............ plaka sayılı aracın Büyük Sokak üzerinde seyir halindeyken .......(.........evleri)'ün önüne geldiği esnada Türk Telekoma ait logar kapağı ile ilgili çalışmalar nedeniyle logarın etrafına betona batık halde bulunan tahta parçalarına ve bu logar kapağı etrafındaki parke taşlarına çarptığını, bu çarpma sonucu 06.10.2019 tarihinde tek araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazadan sonra alınan kaza tespit tutanağında ise Türk Telekom'a ait logar kapağı ile ilgili yapılan çalışmalar sırasında alınan güvenlik önlemlerinin yetersiz ve tehlike yaratacak şekilde olması sebebiyle davalı tarafın kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek davacıya ait ....... plaka sayılı araçta meydana gelen ve bilirkişi marifetiyle hesaplanacak olan; değer kaybı, çekici masrafı, aracın tamir sürecinde kullanılamaması nedeni ile mahrum kalınan kira kaybının ve işbu kaza dolayısıyla oluşan 11,177,98-TL tamir masrafının ve oluşacak olan her türlü masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili █████/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; 3.545,02-TL alacağın, araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle oluşan alacakları için kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafın sahibi olduğu .......plakalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası nedeniyle oluşan zararının tazmini ile davalı Şirket aleyhine açmış olduğu davanın müvekkili Şirkete değil kaza tespit tutanağında yazılı Ak Sigorta olan davanın zorunlu mali mesuliyet sigorta Şirketine yöneltilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine gerektiğini, davaya bakmakla görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle görev itirazlarının da bulunduğunu, ayrıca yaşanan trafik kazasına ilişkin kaza tespit tutanağının davalı şirkete tebliğ edilmediğini, gıyaplarında düzenlenen tutanağı kabul etmediklerini, logar kapağı ıslahı çalışmalarında gerekli tüm önlemlerin alındığını, kazanın yaşanmasına dava dışı araç sürücüsünün dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullanmasın sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davanın kabulü ile, 14.723,00-TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile; ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, haksız yere tüm kusurun davalıya yükletildiğini, davalının davaya konu kazı çalışmaları için gerekli tüm izinleri aldığını, dava dışı sürücünün dikkatsiz ve özensiz araç kullanmasının mahkemece hiç değerlendirilmediğini, öyle ki Davacı tarafın komyonet ile şehrin ara sokağı olan kaza yerinde aracını uygun hız limitleri ile kullanması halinde araçta oluşacak zarar ve hasarlanan araç yedek parçasının da oldukça az maliyet ile giderilebilir olacağını, alınan bilirkişi raporuna itirazlarının da mahkemece dikkate alınmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde talep kısmında araç tamir masraflarını talep ettiğini, yerel mahkeme kararında davacı taraf lehine araç tamir masrafı, araç değer kaybı, çekici ücreti ve araç mahrumiyeti nedeniyle fahiş miktarda tazminata hükmettiğini, bu hususun da usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın ıslah dilekçesi ile talep etmiş olduğu alacak tutarları zaman aşımına uğradığını, davacının dava dilekçesinde faize hükmetmediğini, ıslah dilekçesinde faiz talebinin bulunduğunu, ıslah dilekçesinde faiz talebinde bulunulamayacağını mahkemenin davacının ıslah talebindeki faiz talebini de kabul etmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE
:Dava, trafik kazasından kaynaklı araçta oluşan hasar, değer kaybı, çekici bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili talebine yöneliktir.█████/2019 tarihli kaza tespit tutanağının incelenmesinde, dava dışı sürücü Mehmet Aktaş sevk ve idaresindeki, davacı adına kayıtlı.........plakalı aracın seyir halindeyken, davalı şirkete ait rögar kapağı ile ilgili çalışmada, etrafına beton dökülüp çalışma yapılan yerde betonun içine dikilen tahta parçalarına ve rögar kapağı üzerinde bulunan parke taşlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelip, davalı şirketin rögar kapağı ile ilgili çalışma yaptıktan sonra yeterli güvenlik önlemi almaması nedeniyle kusurlu olduğu belirtilmiştir.Kaza tespit tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belge niteliğinde (Yargıtay 17 HD █████████ E-█████████ K sayılı ilam) olmakla birlikte taraflara, kaza tespit tutanağının aksini ispat olanağının tanınması gerekecektir.Somut olayda, davalı şirkete ait rögar kapağı ile ilgili yapılan çalışmada yeterli güvenlik önlemi alınmaması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, █████/2020 tarihli bilirkişi raporu ve █████/2021 tarihli ek raporda kazanın meydana gelmesinde davalının %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, kaza tespit tutanağının aksinin isatlanamadığı, davalı şirketin 2918 sayılı KTK 13/a-b ve 14/a maddesine aykırı hareket ederek kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla kusur raporuna itibar edilmesinde isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerinde değildir.Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17 HD ████████ E - █████████ K sayılı ilam). Anayasa Mahkemesi'nin █████/2020 tarihli ███████ E-███████ K sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK 90 maddesinin 1. cümlesindeki '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2. Cümlesindeki ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğü durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun 18 maddesi ile █████/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK 90/1 maddesi 1. cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile aracın kaza öncesi rayiç değeri ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki fark, kaza sonucu oluşan değer kaybıdır.Aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır (Yargıtay 4 HD ██████████ E- █████████ K sayılı ilam).Somut olayda, █████/2020 tarihli bilirkişi raporu ve █████/2021 tarihli ek raporda değer kaybı bedeli 3.000,00 TL olarak belirlenmiş olup, hasarın niteliği, meydana gelen zarar, kaza tarihindeki rayiç değer göz önüne alındığında piyasa şartlarına uygun düştüğü, araçta oluşan hasarın onarımının işçilik ve yedek parça olmak üzere toplam 9.978,00-TL olarak belirlendiği, hasarlı parçların kazayla uyumlu olup, gerek yedek parça, gerek işçilik ücretlerinin de piyasa şartlarına uygun düştüğü görülmekle bilirkişi raporuna itibar edilmesinde isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin bu yoldaki istinaf talebi yerinde değildir.Araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir (Yargıtay 17 HD █████████ E- ██████████ K sayılı ilam).Somut olayda, █████/2020 tarihli bilirkişi raporu ve █████/2021 tarihli ek raporda, dava dışı firmadan kesilen faturada aylık kiralama bedelinin 1.130,00-TL olup, araç onarımının 15 gün süreceği, bu sebeple araç mahrumiyet bedelinin 565,00-TL olacağı belirtilmiş olup, aracın hasarlı bölgeleri göz önüne alındığında 15 günlük tamir süresinin ve mahrumiyet bedelinin makul olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yoldaki istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.6098 sayılı TBK 72 maddesi gereği, haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında zaman aşımı süresi tazminat yükümlüsünü öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl ve eylem tarihinden itibaren 10 yıldır. Ancak tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zaman aşımını öngördüğü bir fiilden kaynaklanıyorsa, ceza zaman aşımı uygulanacaktır. 2918 sayılı KTK 109 maddesi gereği, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü, öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zaman aşımına uğrayacaktır. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerli olacaktır.Somut olayda, maddi hasarlı trafik kazasının █████/2019 tarihinde meydana geldiği, █████/2020 tarihinde açılıp, █████/2021 tarihinde davanın ıslah edildiği, gerek dava, gerek ıslah tarihi itibarıyla 2 yıllık zamanaşımı süresinin korunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf sebebi yerinde değildir.Dava dilekçesinin incelenmesinde faiz talep edilmediği, dava dilekçesinde faiz talep edilmese dahi ıslah dilekçesiyle alacağın tamamı için faiz talep edilebileceği (Yargıtay 8 HD █████████ E-█████████ K sayılı ilam), █████/2021 tarihli ıslah dilekçesinde dava değeri 14.723,00-TL'ye çıkarılıp, ıslah edilen 3.545,02-TL'lik kısım ve araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle oluşan alacakları için kaza tarihinden işleyecek yasal faiz talep edildiği bu durumda ıslah edilen bedel olan 3.545,02-TL ve değer kaybı bedeli olan 3.000,00-TL olmak üzere toplam 6.545,02-TL'lik kısım yönünden kaza tarihi olan █████/2019 tarihinden işleyecek faize hükmedilmesi, kalan 8.180,98-TL yönünden faize yönelik talep bulunmamakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, HMK 26 maddesindeki taleple bağlılık kuralına aykırı olacak şekilde hüküm altına alınan alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi isabetsiz olmuştur. Davalı vekilinin faize yönelik istinaf sebebi yerindedir.HMK 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece davanın kabulüne karar verilirken faiz kısmının hesaba katılmamasına ilişkin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davalı vekilinin faiz başlangıç yönündeki istinaf başvurusunun bu sebeple esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... tarih, .../... esas,.../....sayılı kararının KALDIRILMASINA,2- HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,a- Davanın KABULÜ ile,14.723,00-TL maddi tazminatın 6.545,02-TL'lik kısmın █████/2019 tarihinden, kalan kısmın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,b-492 sayılı HK gereğince alınması gerekli 1.005,72-TL harçtan başlangıçta alınan 190,90-TL peşin harç ile 255,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 559,82-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,c-Davacı tarafça yapılan 190,90-TL peşin harç, 255,00 TL ıslah harcı, 54,40-TL başvurma harcı ve 1.232,00-TL yargılama gideri toplam 1.732,30-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,d-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,e-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği 4.080,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,f-Artan gider avansının iadesine,3- Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince ilgilisine iadesine,4- İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan 51,00.-TL giderin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5- Karar tebliğ, harç iade ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,6- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....Başkan......Üye......Üye-......Katip...