Anahtar kelimeler: Bilkent Entegre Ankarada İnşa Davacıkarşı Gelmiş Yazim Eser Çevrilen Ankara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No
: ████████ - Karar No:████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ E-████████ K
ASIL VE KARŞI
DAVANIN KONUSU
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin asıl ve karşı davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı-karşı davalı vekili özetle; müvekkilinin Ankara’da inşa edilmekte olan Bilkent Entegre Sağlık Kampüsü projesinde yüklenici olan ... A.Ş.’nin taşeronu olduğunu, müvekkilinin anahtar teslim olarak inşa etmeyi üstlenmiş olduğu Ankara Bilkent Entegre Sağlık Kampüsü projesi kapsamında davalı yan ile Ankara Bilkent Entegre Sağlık Kampüsü Projesi Ana Hastane (Kule Blokları ve Orta Kütle) BIM (Building Information Modelling) danışmanlığı sözleşmesinin 07.07.2014 tarihinde akdettiğini, akdedilen sözleşmenin 3.1. maddesi uyarınca müvekkiline davalı şirketin Ana Hastane uygulama çizimlerini kullanarak bilgisayar ortamına yapı bileşenlerine dair mimari ve yapısal verileri, tefrişi, statiği, her türlü mekanik tesisatı, elektrik uygulama çizimleri ve ekipmanları sözleşmede belirlenen hüküm ve koşullara uygun olarak 3 boyutlu bir şekilde dijital ortama aktarılması hususunda anlaşma sağladıklarını, davalının sözleşmede belirlenen süre ve şartlarda işi ifa edemediğini, teslim edilen 3 boyutlu çizimlerin hem içerik hem de ilerleme düzeyi açısından beklenenin çok altında olduğunu, hazırlanan program çizimlerinin müvekkilin sözleşme ile ulaşmak istediği amaca uygun olmadığını, sözleşme ile kararlaştırılan ilerleme seviyesinin çok çok gerisinde kalındığının muhataba ihtar edildiğini, ancak davalı şirketin 30.01.2015 tarihli ihtara rağmen beklenen performansı sergileyemediğini, bunun üzerinde iş programının güncellenmesi yolu ile davalı şirkete edimlerini sözleşmeye uygun şekilde ifa etmesi için ek süre tanınmasına karşın 19.04.2015 tarihinde teslim edilmesi taraflarca öngörülen MH1 kulesi MEP tesliminin geciktiğini ve iş programının tarafların mutabakatı ile bir kez daha güncellenerek işin teslim süresinin 23.05.2015 tarihli zeyilname ile 15.06.2015 tarihine kadar uzatıldığını, ancak MEP model teslimlerinin sözleşme ile istenen niteliklere sahip olmaması sebebiyle MH2 hariç tüm MEP model çalışmaları sözleşme kapsamından ve bedelinden çıkarıldığını, gerek sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinin bir buçuk yıl, gerekse de zeyilname ile kararlaştırılan teslim sürenin 9 ay gibi bir süre ile aşılmış olmasına rağmen davalı şirketin beklenen ilerlemeyi sağlayamaması ve aradan geçen sürede yazılımlardaki hataların giderilmemiş olması karşısında sözleşmenin 06.04.2016 tarihinde feshedildiğini beyan ile yanlar arasında akdedilen sözleşmenin usulüne uygun ifa etmediğini, davalıya sözleşmenin akdedildiği tarihinden itibaren müvekkili tarafından ödenen tutarların iadesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ödenen 10.000,00 USD sözleşme bedelinin ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak fesih tarihinden işleyecek devlet bankalarının USD cinsinden 1 yıllık mevduata ödediği en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 23.03.2023 tarihli beyan dilekçesi ile karşı davada yapılan ıslahın zamanaşımına uğradığını bu yönü ile ıslaha itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili dava ve cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacıyla imza atmadan ve 17 maddeden ibaret olan 07.07.2014 tarihli sözleşme kapsamında sözleşmenin 3.maddesiyle düzenlenen konularda yapım modelleme işini üstlendiğini, müvekkilin bu sözleşme kapsamında davacı tarafından kendisine tevdi edilen ve mühendisliği yapılmış olan bir projenin modellenmesi hususunda edim üstlendiğini, bu itibarla müvekkili şirketin davacı tarafından kendisine teslim edilen proje modelinde yer alan veriler kapsamında ve onların doğru olduğundan hareketle edimlerini yerine getirdiğini, ancak projenin ilerleyen safhalarında davacı tarafından müvekkiline tevdi olunan projelerle ilgili sağlanan bilginin-verilerin hatalı ve eksik olmasından kaynaklanan suretle bazı gecikmeler ve değişiklikler meydana geldiğini bu konuda müvekkilin bir kusur ve sorumlu bulunmadığını, taraflar arasında tanzime imza olunan 11.12.2015 tarihli ve 2 no’lu zeyilname ile de 07.07.2014 tarihli sözleşmenin bazı maddelerinin değiştirildiğini, bu zeyilname ile asıl sözleşmede yer alan bir kısım işlerin davacı tarafın isteği üzerine sözleşme kapsamı dışına çıkarılarak sözleşme bedelinin KDV hariç 340.933,44 USD olarak revize edildiğini, bunun yanı sıra davacı tarafından müvekkiline ayrıca MEP-MH2revizyon bedeli olarak KDV hariç 18.000,00 USD bedel ödenmesinin kabul edildiğini, davacının iddia ve beyanlarının aksine müvekkili şirketin sözleşme ve zeyilnameler ile üstlenmiş olduğu edimleri yerine getirdiğini ancak gecikmelerin davacıdan kaynaklandığını, taraflar arasındaki sözleşme ve 2 no’lu zeyilnamenin 4. maddesinde uyarınca müvekkili tarafından sözleşme kapsamında yapılan işler dolayısı ile düzenlenen pursantaj oranının, işlerin davacı yanca kabulü suretiyle düzenlenen hakedişler bakımından eksik olarak yapılan ödeme tutarının KDV hariç 192.756,57 USD olduğunu, 11.12.2015 tarihli 2 no’lu zeyilnamenin imzalanmasından sonra taraflar arasında yapılan işlere ilişkin pursantaj ve hakediş belgeleri doğrultusunda müvekkil şirket tarafından düzenlenen fatura kapsamında kendisine 6.576,75 USD ödendiğini, bu tarihten sonra davacı tarafın çeşitli bahaneler ile ödemeleri durdurduğunu, müvekkilinin davacıdan sözleşme ve zeyilname kapsamında yapmış olduğu işler nedeniyle tanzim olunan pursantajlar ve hakediş belgeleri dolayısı ile toplam olarak KDV hariç 216.448,85 USD alacağı bulunduğu, davacı tarafından müvekkiline yapılan ödemelerin toplam tutarının ise KDV hariç 192.756,57 USD olduğunu bu durum karşısında davacının müvekkiline KDV hariç 23.692, 28 USD ve ayrıca yine KDV hariç 18.000 USD MEP revizyon bedeli olmak üzere toplam olarak KDV hariç 41.692,28 USD borcu bulunduğunu savunmuş şimdilik 10.000,00 USD’lik kısmın ödeme tarihindeki kur oranından ihtar tarihi olan 24.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, █████/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile alacak taleplerini 27.969,20 USD'ye arttırmıştır.
İlk derece mahkemesince; taraflar arasında, Bilkent Entegre Sağlık Kampusu Ana Hastane Binasının BIM uyumlu 3 boyutlu modelin geliştirilmesi ve BIM koordinasyon hizmetlerinin verilmesi işine ait sözleşme akdedildiği, davacı karşı davalının iş sahibi, davalı karşı davacının yüklenici olduğu, asıl davada davacı iş sahibinin, davalının, sözleşmeden kaynaklı edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, bu sebeple sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini bildirerek, sözleşme kapsamında ödemek zorunda kaldığı bedellerin iadesine karar verilmesini talep ettiği, karşı davada ise; davacı yüklenicinin, davalı iş sahibinin sözleşmeyi haksız feshettiğini, sözleşme ve zeyilname kapsamında yapmış olduğu iş bedelinden kalan bakiye alacağının hüküm altına alınmasını istediği, asıl davada; davacı işverenin, davalının sözleşmeye konu edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, bu sebeple sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini bildirerek, sözleşme kapsamında yapmış olduğu tüm ödemlerin iadesine karar verilmesini istediğine göre; eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, işin süresinin sözleşmenin 5. maddesinde; işin süresi, sözleşmenin imzalanmasından itibaren 180 takvim günü olarak belirlenmekle birlikte, Ana Hastane MH2 Kule Bloğu'nun 31.08.2014'te, Ana Hastane MHI, MH3, MH4, MHS VE MH6 Kule blokları'nın 15.11.2014'te, Ana Hastane Orta Kütle'nin 15.01.2015'te uygulama modeli olarak teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, zeyilname ile 15.06.2015 tarihine uzatıldığı, davacı iş sahibinin 06.04.2016 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı feshettiği, davalı yüklenicinin, sözleşme konusu işi, taraflarca kararlaştırılan süre içinde tamamlayarak davacıya teslim ettiğini ispatlayamadığı gibi, gecikmenin davacı işverenden kaynaklandığına dair delil de ibraz edemediği, bu durumda davacı iş verenin, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin kabulü gerektiği, davacı işverenin, sözleşmenin haklı nedenle feshi halinde davalı yüklenicinin sözleşmenin 10.1 maddesi uyarınca tazmin talebinde bulunamayacağını ileri sürerek ödediği bedellerin iadesi istediği, sözleşmenin 10.1 maddesinde; "İşveren, dilediği zaman hiçbir koşula bağlı kalmaksızın ve herhangi bir sebep bildirmeksizin yazılı bir emirle iş'i durdurarak, Sözleşme'yi feshedebilir. Bu durumda Yüklenici' nin iş programı uyarınca yürütmekte olduğu işler birlikte tespit edilir ve İşler' in ne oranda ilerlediği hesaplandıktan sonra fiyatlar bu oranda uygulanarak değerlendirilir ve ödemesi yapılır. Bedeli ödenmiş bulunan tamamlanmış işler ile eksik kalmış işler İşveren'e teslim edilir. Taraflar, İşveren'in Sözleşme'yi bu şekilde feshi durumunda Yüklenici'nin her ne nam altında olursa olsun, tazmin talebinde bulunmayacağı konusunda mutabıktırlar." düzenlemesine yer verildiği, görülmektedir ki; fesih halinde taraflarca işlerin ilerleme oranı tespit edilerek, tespit edilecek iş oranı üzerinden yapılacak hesaplamaya göre ödeme yapılacağı, her ne kadar " Bu durumda Yüklenici' nin iş programı uyarınca yürütmekte olduğu işler birlikte tespit edilir ve İşler' in ne oranda ilerlediği hesaplandıktan sonra fiyatlar bu oranda uygulanarak değerlendirilir ve ödemesi yapılır." cümlesinden sonra, “Taraflar, İşveren'in Sözleşme' yi bu şekilde feshi durumunda Yüklenici'nin her ne nam altında olursa olsun, tazmin talebinde bulunmayacağı konusunda mutabıktırlar.” hükmünü yer verilmiş ise de; bu hükümle, ulaşmak istenen nihai amacın; sözleşme, işveren tarafından haksız feshedilse dahi, yüklenicinin, iş bedeli dışında, başkaca bir ad altında tazminat talep etmeyeceği ve bu haklarından feragat ettiği olarak anlaşılması gerektiği, bu bağlamda davacı işverenin, iş bedeli olarak yapmış olduğu ödemeleri, sözleşmenin 10.1 maddesi uyarınca iadesi talebinin yerinde olmadığına kanaat getirildiği, öte yandan, davacı karşı davalının 29.03.2016 tarihli DIA/BİLK/COR/INF/00S sayılı yazısı ekinde bulunan “İnfotron Teslim Dökümanları Değerlendirme Raporu” üzerinde bilirkişi heyetince yapılan inceleme neticesinde; sözleşme konusu iş ile ilgili eksiklikler tespit edilerek rapora işlendiği, buna göre; davalı yüklenici tarafından bazı iş kalemleri eksik bırakıldığı gibi, yapılan bazı iş kalemlerinin proje ile uyumsuzluk arz ettiği ve farklılıklar bulunduğu, teslim edilen işin kapsamı sözleşmede yazılı şartları tam olarak karşılamamakla birlikte, yapılara ait modellemenin büyük ölçüde tamamlandığı, kolon, duvar, döşeme, çatı gibi ana yapı elemanları modellendiği, duvar ve döşeme katmanları bilgi girişi yapıldığı, cephe bilgileri, kapı ve pencerelerin işlendiği, bu haliyle projenin geliştirmeye açık ve hastane işletme sürecinde kullanılabilir bir model dosyası olarak mevcut olduğu ve sonuç olarak maddi değer taşıyan bir çalışma olarak kabul edilebileceği, tarafların birbirleri ile paylaştığı dokümanlardan da işin tamamlanma oranının 63,49 olduğu, her iki bilirkişi heyetinden alınan rapor ile ortaya konulduğu, böylece, sözleşme konusu 3 boyutlu revit modellemelerinin %63,49 oranında tamamlanarak davacı işverene teslim edildiği, sözleşmenin feshinden sonra davacı işverenin teslim aldığı program datalarını kullanması, tamamlatması, düzeltmesi veya değiştirmesinin mümkün olduğu, bu nedenlerle sözleşmeye konu yapılmış olan işin maddi değerinin bulunduğu, davacı işverenin sözleşmenin feshine dayanak yaptığı eksikliklerin, ayıpların hakkaniyet gereği davacının işi kabule zorlanamayacağı ölçüde olmadığı anlaşıldığından davacının bedel iadesi davasının reddine karar verildiği, karşı davada; davacı yüklenici, feshin haksız olduğunu ileri sürerek bakiye iş bedelinin hüküm altına alınmasını istendiği, davacı yüklenicinin, sözleşme konusu iş bedelini isteyebilmesi için tarafların sözleşmenin feshinde haklı ya da haksız olmalarının önemi bulunmadığı, bu nedenle sözleşmenin davalı işveren tarafından haklı feshedilmiş olmasının, davacı yüklenicinin ifa ettiği işin bedeli istemesine engel olmadığı, dava konusu sözleşmenin, TBK’nın 480. maddesinde düzenlenen anahtar teslim götürü bedelli sözleşme olduğu, götürü bedelli işlerde yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin saptanması ya da iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için gerçekleştirilen imalatın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe oranın tespiti; bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hak edilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödeme düşülerek hesaplamanın yapılması gerektiği, davacı yüklenici tarafından teslim edilen model dosyalarının, eksik ve hatalar içermesine rağmen modellerin BİM AlA standartlarına uygun olarak gelişmeye açık yapıda oluşturulduğu, sektörde kullanılan değişik araçlar tarafından kullanılabilir modeller olduğu gerek metraj maliyet ve gerekse daha ileri aşamada planlama yapacak detayları içerdiği, sözleşme kapsamında yapılan ve kullanılabilir imalatların toplam işe oranının %63,49 olarak tespit edildiği, işin bitirilme oranının KDV dahil 255.421,95 USD olduğu, tespit edilen bu bedelden taraf ticari kayıtlarına göre ödenen 227.452,75 USD'nin mahsubu sonrasında davacı yüklenicinin davalı işverenden 27.696,20 USD alacaklı olduğu, Üsküdar 9. Noterliği'nin 24.08.2016 tarih ve 24014 yevmiye nolu temerrüt ihtarnamesinin davalıya tebliğ edildiği 26.08.2016 tarihine, ödeme için tayin edilen 3 günlük sürenin ilavesi ile ulaşılan 30.08.2016 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilerek, hüküm altına alınan tutara 30.08.2016 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiği, davalı işveren ıslah ile artırılan 17.969,20 USD için zamanaşımı definde bulunduğu, sözleşmenin 6.2 maddesinde "İşveren Yüklenicinin düzenlediği fatura bedelini faturanın kendisine tebliğinden itibaren 1 ay içinde ödeyecektir." düzenlemesine, Sözleşmenin 10.1 maddesinde ise; "İşveren, dilediği zaman hiçbir koşula bağlı kalmaksızın ve herhangi bir sebep bildirmeksizin yazılı bir emirle iş'i durdurarak, Sözleşme'yi feshedebilir. Bu durumda Yüklenici' nin iş programı uyarınca yürütmekte olduğu işler birlikte tespit edilir ve İşler'in ne oranda ilerlediği hesaplandıktan sonra fiyatlar bu oranda uygulanarak değerlendirilir ve ödemesi yapılır." hükmüne yer verildiği, buna göre; sözleşmenin fesihle sona ermesi halinde, işin bitirme oranı ve bu orana isabet edecek iş bedeli taraflarca birlikte belirlendikten sonra ödeme yapılacaktır. Dava konusu alacak, sözleşmenin 6.2 maddesi uyarınca faturaya bağlanmadığı gibi, sözleşme fesihle sona ermesine rağmen sözleşmenin 10.1 hükmüne uygun hareket edilmediği, işin %63,49 oranında tamamladığı 27.01.2021 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenmiş olup, rapor 02.02.2021 tarihinde davacı yükleniciye tebliğ edildiği, davacı yüklenicinin, işin %63,49 oranında tamamlandığını en erken 02.02.2021 tarihinde öğrendiğine göre, 02.03.2023 ıslah tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı, kanaatine ulaşılarak davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 27.969,20 USD'nin TBK'nın 99. maddesi gereğince fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Yasanın 4/A maddesi gereğince 30.08.2016 tarihinden itibaren devlet bankalarınca bir yıl vadeli USD mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı karşı davacının sözleşmenin feshine tamamen kendi kusuru ile sebebiyet verdiği, işi süresinde ve gereği gibi teslim edemediği ve teslim ettiği bölümün de açıkça ayıplı olduğu, sözleşme bedelinin iadesi taleplerinin dayanağını sözleşmenin 10.1. maddesinin mahkemece hatalı değerlendirildiği, sözleşmenin 10.2 maddesinin sözleşmenin yüklenicinin kusuru feshedilmesi durumunu düzenlediği, ama mahkemece bu hükümden hiç bahsedilmediği, bu madde gereği yükleniciye herhangi bir ödeme yapma taahhüdü bulunmadığının açık olduğu, sözleşmenin feshedilmesinde yüklenici Infotron'un kusurlu olduğunun açık olduğu bu nedenle bir sebep bildirmeksizin feshi düzenleyen 10.1. maddesinin işletilemeyeceği, fesih bildiriminde de sözleşmenin 10.2. maddesi uyarınca fesih hakkının kullanıldığının açıkça bildirildiği, sözleşmedeki edimin yerine getirildiğinden bahsedilebilmesi için işin eksiksiz ve ayıpsız teslim edilmesi gerektiği, ayrıca sonradan ortaya çıkabilecek değişikliklerin işlenebileceği şekilde gelişmeye hazır bir yapıda hazırlanması gerektiği, işlerin sözleşme ile belirlenen süre içinde tamamlanamadığı, işin bir bütün olarak süresinde tesliminin gerektiği, bu hususun sözleşmede açıkça kararlaştırıldığı, işin %56,54'lük kısmın tamamlandığının hakkedişten anlaşıldığı, bu durumda işin yarısının gerçekleştirilmediğinin açık olduğu, sözleşmenin haklı olarak sözleşme maddesi uyarınca feshedildiği, bilirkişi raporunda eksik ve kusurlu işlerin hatalı olarak tam değerlendirilmediği, hiçbir bedel ödemeden fesih haklarının doğduğu, bilirkişi raporunda yer alan "sözleşmenin feshinden sonra Davacının kendisine teslim edilmiş olan program datalarını kullanması, tamamlatması, düzeltmesi veya değiştirmesinin mümkün olduğu" şeklindeki tespitte de, açıkça teslim edilen işin düzeltmeye, değiştirilmeye muhtaç olduğunu ve teslim edilen hali ile fayda sağlamayacağını gösterdiği, ilerleme oranının hatalı olarak belirlendiği, somut olayda eserin kabule zorlanamayacağı ve bedelin iadesi talep hakkının olduğu, kendilerinin tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiği, tüm bedeli ödedikleri, karşı davaya ilişkin olarak da sözleşme bedelinin hatalı tespit edildiği, davalı karşı davacının modele ilişkin olarak müvekkil şirkete ait ekipleri eğitmeyi de taahhüt ettiği, bu bedelin sözleşme kapsamında olmasına ve verilmemesine rağmen eksiklik olarak değerlendirilmediği, taraflar arasında onaylı son hakedişe göre zeyilname ile kapsamı daraltılan sözleşmenin bedeli de revize edildiği ve 340.934,44 USD olarak belirlendiği, bu bedele ispatlanamayan revizyon bedelinin ilave edilmemesinin de isabetli olduğu, son onaylı hakedişin 18.12.2015 tarihli olduğu, itibar edilmesi gereken oranın bu hakkedişte belirtilen %56,54 olduğu, iddialar ve onaysız belgeler üzerinden hatalı değerlendirme yapıldığı, kusuru ile sözleşmenin feshine sebep olan davalı karşı davacının talep hakkı bulunmadığı, tacir olan taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin 10.2 maddesi uyarınca, yapılan yazılı ihtara rağmen, bildirilen eksikliklerin giderilmemiş olması sebebiyle, müvekkil şirketin sözleşmenin hiçbir bedel de ödenmeksizin tek taraflı feshi hakkı olduğu, hüküm altına alınan alacağın bir bölümünün de tespit edilen tutarın sözleşme bedeline KDV tutarının da ilave edilmesinden kaynaklandığı görülmekte olup, bu hususun da kabulünün mümkün olmadığı, fatura düzenlenmediği için KDV’nin doğmadığı, ıslaha karşı zamanaşımı itirazının haksız olarak reddedildiği ayrıca faiz başlangıcının da bu gerekçe ile ters düşer şekilde ihtar ile başlatıldığı, bedelin bilirkişi raporu ile öğrenildiğinin kabulü halinde faizin de bu tarihten başlaması gerektiği, karşı davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine de itiraz ettiklerini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davalı-karşı davacı alt taşeron tarafından yapılan imalatın kapsam ve niteliğinin usulüne uygun olarak belirlenmiş bulunmasına ve bu tespite dayalı olarak sözleşme kapsamına uygun talep edilebilecek bedelin tespit edilmiş olmasına göre davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki istinaf sebeplerinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı-karşı davalının diğer istinaf sebeplerinin incelenmesine gelince; Yargıtay yerleşik içtihatları uyarınca sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 147/6. maddesine göre; yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Yanlar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi 5 yıldır. 6098 sayılı TBK'nın 149. madde hükümleri gereğince zamanaşımı süresi alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Eser sözleşmelerinde sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa iş bedeli alacağı eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla muaccel hale gelir (emsal Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ███████ Esas, █████████ Karar nolu ilamı).
Bununla birlikte; kısmi dava açılması halinde zamanaşımı yalnızca dava açılmış olan kısım için kesildiğinden bu davanın açıldığı tarih ıslahla artırılan miktar için zamanaşımı başlangıcına esas alınamaz. Bu nedenle ıslahla artırılan miktar için zamanaşımının dolup dolmadığı dava tarihine göre değil, ıslah tarihine göre hesaplanacaktır. Bunun sonucu olarak, alacağın zamanaşımına uğramaması için kısmi davada istenmemiş olan miktar bakımından ıslahın zamanaşımı süresinde yapılması gerekecektir (emsal Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████
nolu ilamı).
Bu anlatımlar çerçevesinde somut olay incelendiğinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin █████/2016 tarihli yazı ile feshedildiği, karşı davadaki talebin ıslah edildiği █████/2023 tarihi itibari ile dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 147/6. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davacı karşı davalının süresi içerisinde ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def’inde bulunduğu, bu durumda mahkemece, karşı davada ıslah ile artırılan miktar bakımından davalı karşı davacının talebinin zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken hatalı değerlendirme ile ıslah zamanaşımı dolmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin karşı davaya yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 USD'nin TBK'nın 99. maddesi gereğince fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Yasanın 4/A maddesi gereğince 30.08.2016 tarihinden itibaren devlet bankalarınca bir yıl vadeli USD mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine dair yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı-karşı davalı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Davacı-karşı davalı vekilinin karşı davaya yönelik istinaf başvurusunun kabulüne,
3-Ankara 7 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin : █████/2023 tarih ve ████████ E-████████ K
sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
A)Asıl Davada;
1-Davanın reddine,
2-Davalı karşı davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3,13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacı tarafa ödenmesine,
3-Masrafların davacı karşı davalı üzerinde bırakılmasına,
4-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Alınması gerekli 179,90 TL harcın, peşin alınan 510,62 TL harçtan düşümü ile fazla alınan 330,72 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra istek halinde yatırana iadesine,
B)Karşı Davada;
1-Davanın kısmen kabulüne,
10.000,00 USD'nin TBK'nın 99. maddesi gereğince fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru üzerinden Türk parası ile ödenmesi kaydıyla 3095 sayılı Yasanın 4/A maddesi gereğince 30.08.2016 tarihinden itibaren devlet bankalarınca bir yıl vadeli USD mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.342,55 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 580,64 TL ve ıslahla ödenen 5.810,00 TL olmak üzere toplam 6.390,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.048,09 TL harcın kararın kesinleşme ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından ödenen 29,20 TL başvurma harcı, 580,64 TL peşin harç ve 5.810,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.419,84 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davada kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 34.293,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
5- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davada reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
6- Davacı tarafından ödenen 3.067,45 TL yargılama giderinden davadaki kabul oranına göre hesaplanan 1.096,61 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8- 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine,
İstinaf incelemesi yönünden;
9-Harçlar Kanunu gereğince asıl davanın istinafına yönelik olarak alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının peşin alınan 269,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye harcın 462,15 TL asıl davada davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
10-Harçlar kanunu gereğince karşı davanın istinafına yönelik olarak davacı-karşı davalı tarafından yatırılan 6.119,05 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
11-İstinaf talep eden davacı-karşı davalı tarafından ödenen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 683,00 TL dosya posta masrafı olmak üzere toplam 1.421,00 TL istinaf yargılama giderinin davalı-karşı davacıdan alınarak karşı davalıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 06.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!