Anahtar kelimeler: Mekanın Otelin Restoranın Katında Yapımı İmalatı Konulu Yazim Eser Dış

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No
: ████████ - Karar No:████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ27. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ E-████████ KDAVANIN KONUSU
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ......AŞ. vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili
: Müvekkili şirket ile davalılardan ...... A.Ş. arasında 25.04.2018 tarihinde ...’da bulunan otelin alt katında faaliyet gösterecek restoranın dış ve iç mekânın yapımı ve imalatı konulu eser sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede belirtilen imalat işlerine ek olarak kararlaştırılan işlerin yapımı için de ayrıca 12.06.2018 tarihinde ek bir sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme ile restoranın tüm yapı ve imalat işlerinin yapımı ile beraber tüm işçilik bedelleri ile her türlü malzemenin teminini de yüklendiğini, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 5.maddesine göre müvekkilinin sözleşmeye göre yapacağı imalatların bedelinin hakedişin onaylanmasından itibaren 30 gün içerisinde ödeneceği, müvekkilin alacağının ödenmemesi halinde imalatta kullandığı sökülebilir malzemelerin iadesini talep edebileceğinin açıkça düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşmeye göre işini gereği gibi eksiksiz yerine getirdiğini ve restoranı yaptığı tüm imalatlarla birlikte dava tarihi itibariyle kullanıldığı şekilde teslim edildiğini, davalı ... tarafından da müvekkilinin işin süresinde ve gereği gibi tamamlandığının kabul edildiğini, bahse konu otel binasının mülkiyetinin davalılardan ... Vakfına ait olduğunu, otel binasının kullanım ve işletmesinin bu vakıfça davalı ... Otelcilik İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne kiraya verildiğini, müvekkili tarafından iç ve dış imalatlarının yapımı üstlenilen ve otel binasının altında bulunan restoranın ise davalı ... … A.Ş. tarafından davalı ...… A.Ş.'ne alt kira sözleşmesi ile kiraya verildiğini, bu alt kira sözleşmesinin davalı vakıfça onaylandığını, müvekkili tarafından sözleşmeye uygun olan imalatlar yerine getirildikten sonra müvekkilinin sözleşmesinin muhatabı olan davalı ...…A.Ş.' nin kira sözleşmesinin haricen edinilen bilgiye göre haksız şekilde feshedildiğini ve davalının tahliye edildiğini, tahliyenin akabinde işletmenin davalı ... İşletmesine devredildiğini, bu şekilde davalılardan ... …A.Ş. iş sahibi olarak, davalı vakfın taşınmazdaki değer artışı nedeniyle malik olarak ve diğer davalı ... şirketinin değer artışından alt kiraya veren olarak, ... işletmesinin ise sökülebilir malzemeleri müvekkiline iade etmemesi nedeni ile müvekkili alacağından sorumlu olduklarını, alacağın tahsili için davalılarca defalarca görüşüldüğünü ancak sonuçsuz kaldığını, dolayısıyla halihazırda hizmet vermeye devam eden restoranın bütün işçilik giderleri ve masa ayakları da dahil olmak üzere kullanılan malzemelerin tamamının müvekkiline ait olmasına rağmen müvekkilinin kiracı, kiralayan, mal sahibi ve yeni işleten dahil olmak üzere hiçbir davalıdan alacağına karşılık ödeme alamadığını, 17.09.2019 tarihli ihtarnamenin de sonuçsuz kaldığını, ödeme yapılmaması üzerine müvekkilinin bahse konu restoranda yapmış olduğu imalatların malzeme ve işçilik bedelleri ile imalatların halen restoranda bulunup bulunmadığı ve malzemelerin sökülebilir nitelikte olup olmadıklarının tespiti talebiyle Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ D. İş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığını alınan tespit raporu ile de müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak edimini yerine getirdiği ve alacaklarının ödenmesi talebinde haklılığının ispatlandığını, davalı ...…AŞ’nin sözleşmenin tarafı olarak müvekkili alacağının tamamından sorumlu olduğunu, ve davalı vakıf ve ... şirketinin taşınmazın değer artışından dolayı müvekkiline sorumlu olduklarını, davalı ... İşletmesinin de müvekkilince imal edilen bedeli ödenmeyen malzemeleri kullandığını ve müvekkilinin talebine rağmen bunları söküp teslim etmediğinden dolayı alacaktan sorumlu olduğunu belirterek, davanın kabulü ile otel binasının altında bulunan restoranda yapılan iç ve dış imalatların malzeme ve işçilik bedelleri, müvekkilinin iadesini talep etmesine rağmen sökülüp iade edilmeyen malzemelerin bedeli ve kullanılmasından kaynaklanan yıpranma payı ile yapılan imalatlar sayesinde gayrimenkulün değerinde gerçekleşen artıştan kaynaklanan fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'sinin ilk sözleşme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Yetkilisi
: Davada vakfa husumet yöneltilemeyeceğinden husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, söz konusu ... işletmesinin 13.09.2017 tarihli işletme sözleşmesi ile ...... A.Ş.'ne işletilmek üzere devredildiğini, bu sözleşme hükümleri gereğince alt kiracılar ve üçüncü kişiler ile sözleşme ilişkisinden kaynaklanan her türlü hukuki ve cezai iş ve işlemlerde vakıflarının bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı ...... A.Ş.’nin ... Otelciliğin alt kiracısı olarak restoran bölümünde faaliyet gösterdiğini, davacı ile imzalanan eser sözleşmesinin de bu şirket tarafından akdedildiğini, dolayısı ile vakıf ile davacı arasında veya vakıfla davalı ...... A.Ş.arasında imzalanmış bir sözleşmenin bulunmadığını belirterek; davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Otelcilik... A.Ş. vekili
: Müvekkilinin işbu davada sözleşmeden doğan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince kural olarak sözleşmede taraf olanları bağlayacağını, müvekkili ile davalı kiracı arasında akdedilen 01.08.2018 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin "Genel Koşullar " bölümünün 2. maddesine göre; kiracı, kiralanan yerin iç dekorasyonunu yapmakta olup kiralayanın bu projeye müdahale etmediğini, kiracının kiralanana yaptığı faydalı ve dekorasyon işlerinde bedelini müvekkilden isteyemeyeceği ve sözleşmenin sonunda kiracının ayrılması durumunda yapılan işlerin müvekkile bırakılacağının ise sözleşmenin 6. maddesinde belirtildiğini, kiracı ile arasında akdedilen kira sözleşmesinde de restoranda yapılan imalatlardan doğabilecek herhangi bir hukuki sorumluluğu üstlenmediğini, davacının kira akdini haksız şekilde feshettiği iddialarının yerinde olmadığını, sunulan fesihnameden de anlaşılacağı üzere söz konusu kira sözleşmesinin tarafların karşılıklı ve serbest iradesi ile sona erdiğini, 21.02.2019 tarihli fesihname ve 15.03.2019 tarihli fiili tahliye gününe bakıldığında müvekkili tarafından kiracıya tahliye için yeterli süre tanındığının görüleceğini, dolayısıyla kiracının sökülebilir malzemeleri davacıya teslim etme yerine getirmemesine müvekkilinin sebep olmadığını, ayrıca restoranda bulunan sökülebilir bütün malzemelerin tahliye sırasında kiracı tarafından götürüldüğünü, ...…AŞ'nin %25 oranında ortağı ve kira sözleşmesi dönemindeki yetkilisi olan ...’ın hem 01.08.2018 başlangıç tarihli kira sözleşmesini, hem de 21.02.2019 tarihli fesihnameyi imzaladığını, dolayısıyla hem kira sözleşmesinin hükümleri hem de fesihnamede taahhüt ettiği hususların kendisi tarafından bilindiğini, işbu dava konusu alacak mevcut olmadığından ... taahhütte bulunduğu sözleşme hükümlerini bilmesine rağmen kendisi tarafından imzalanan 21.02.2019 tarihli fesihnamede, kiralayanda yapıldığı iddia edilen dekorasyonlara, kendisi tarafından götürülen sökülebilir malzemelerin akıbetini gündeme getirmediğini ve kalan kira borçları dahi ödenmeden tahliyenin sağlandığını, akabinde ise işbu dava ile mevcut olmayan bir alacağın herhangi bir sorumluluğu bulunmayan müvekkiline yükletilmeye çalışıldığını, ayrıca davacı şirketin yönetim kurulu başkanı yardımcısının ...'ın babası olduğunu ve yukarıda izah etmeye çalışılan hususların davacı tarafça da bilindiğini, davacı ile davalı ...…AŞ'nin fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek kötüniyetle herhangi bir sorumluluğu bulunmayan müvekkiline karşı işbu davayı ikame ettiklerini, işbu davanın öncesinde davacı tarafın Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 21.04.2019 tarihli █████████ sayılı icra dosyasında "imalat alacağı" borç sebebi ile 500.000,00 TL tutarında alacak için müvekkiline ve ve ...… AŞ.'ne icra takibi başlatmış olup söz konusu takibin borca itirazları üzerine durduğunu, davacının söz konusu icra takibi ile mevcut olmayan alacağını tahsil edemeyeceği için itirazın kaldırılması/iptali yoluna başvuramadığını ve ...…AŞ. ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek işbu davayı ikame ettiğini, fesihnamede fesih tarihine kadarki kira faturalarından kalan kira borcunun ödeneceğinin kiracı tarafından taahhüt edildiğini, ne var ki müvekkili tarafından kalan kira bedeli ve kira ilişkisinden kaynaklı diğer alacakların tahsil edilemediğini, ...…AŞ'nin müvekkili şirkete olan borçlarının tahsili amacıyla Ankara 1. İcra Müdürlüğünün █████████ sayılı dosyasında derdest 405.000,00 TL tutarında icra takibi başlatıldığını, davacının faiz başlangıç tarihleriyle ilgili taleplerinin de yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Adi Ortaklığı İşletmesi vekili: Müvekkilinin taşınmazı kira kontratı ile kiraladığını, davacının akdedildiğini iddia ettiği iki adet sözleşmenin tarafı olmadığı gibi taşınmazın da maliki olmadığını, dava dilekçesindeki iddianın aksine işletmeyi devralmadığını, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince davanın reddi gerektiğini, müvekkiline husumet düşmediğini, davacının dayandığı delilleri kabul etmediklerini, tespit raporuna itiraz ettiklerini, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili ile diğer davalılar arasına mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığından müvekkili hakkındaki davanın tefriki gerektiğini belirterek, davanın pasif husumet yokluğundan reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...... A.Ş. vekili
: Davacının davasına dayanak yaptığı sözleşme ve belgelerdeki imzanın müvekkili tarafından kabul edilmemekte olup bu evrakların müvekkilinin defter ve kayıtlarında yer almadığını, bu nedenle davacı ile herhangi bir sözleşme ilişkisine girmeyen müvekkili aleyhinde açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının müvekkili nezdinde doğmuş herhangi bir alacağı olmamakla birlikte davacının atıf yaptığı sözleşmelerle ilgili müvekkilinin kabulünün de bulunmadığını, dava sebepsiz zenginleşmeye dayalı olmakla davacının iddiasına göre alacağının doğumu üzerinden 2 yıl geçtiğinden davanın zamanaşımına uğradığını, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığından davaların tefriki gerektiğini, dava dilekçesindeki taleplerin açıklattırılıp kuruşlandırılması gerekli olmakla, davacıya kesin süre verilmesi, aksi halde dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, davanın dayanağı olarak gösterilen iki adet eser sözleşmesi, sair ilgili belgeler, irsaliyeler, hakkediş tutanakları sahte olup müvekkilince kabulünün mümkün olmadığını, davaya dayanak belgeler temin edildiğinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gerekli şikayetin de yapılacağını, müvekkilinin davacının alacak talebinden davacının hiç bahsetmediği 21.05.2019 tarihli Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı icra dosyası ile haberdar olduğunu, bu ödeme emrinde alacak tutarı 500.000,00 TL olup, dayanağının "20.5.2019 tarihli ekli listede belirtilen imalat alacağı" olarak ifade edildiğini, yapılan takibe, davacı iddiasının aksine mecurdan tahliye gerçekleştirildiği değil, müvekkilinin takip alacaklısı görünen davacı firmaya herhangi bir borcu olmaması nedeniyle itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, daha sonra böyle bir icra takibi hiç yapılmamış, alacak 500.000,00 TL ile sınırlandırılmamış gibi, yepyeni bir mantık, alacak ve dayanak yaratılmak istenilerek Ankara 30. Noterliği’nin 9175 yevmiye nolu 17.09.2019 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, nitekim takip dosyası incelendiğinde işbu davanın dayanağı yapılan sözleşmelerin dayanak yapılmadığının da görüldüğünü, müvekkilinin davacı firma ile tek irtibatının müvekkili firma hissedarlarından %25 pay sahibi ...'ın ... Firması hissedarlarının oğlu olmasından yani ... ile davacı şirket ortağı ... arasındaki akrabalık ilişkisinden kaynaklandığını, davacı iddiasının aksine müvekkilinin sözleşmesi diğer davalı ... tarafından haksız feshedilmediğini, tahliye akabinde işletmenin diğer davalı ... Adi Ortaklığı'na devredilmemiş olup davacının geriye dönük tanzim ettiği belgelerle haksız menfaat teminine çalıştığını, tespit raporuna itiraz ettiklerini, davacının faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, faiz başlangıç tarihi ve oranına da itiraz ettiklerini belirterek, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince
: Davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olduğu, davacı davalı ... ... Şirketi ile arasında '... adresinde faaliyet gösteren restoranın iç ve dış mekanının yapımı için █████/2018 tarihinde eser sözleşmesi imzalandığını, ayrıca sözleşmede belirtilen dışında ek işlerin yapımı içinde █████/2018 tarihinde ek sözleşme akdedildiği, sözleşmeye konu olan imalat işlerinin tüm işçilik ve malzeme bedelleri ile yapıldığını, ancak alacağının ödenmediğini, imalatların yapıldığı restoranın bulunduğu otel binasının mülkiyetinin ... vakfına ait olduğunu, otel binasının kullanım ve işletme hakkının davalı ... Otelcilik şirketine kiraya verildiğini, davacı tarafından ifası üstlenilen otel binasının altında bulunan restoranın ise ... Otelcilik şirketi tarafından alt kira sözleşmesi ile ... şirketine kiraya verildiğini, sözleşmeye uygun imalatlar yapıldıktan sonra ... isimli işletmenin kira sözleşmesinin feshedildiğini, ... şirketinin tahliyesi akabinde restoran işletmesinin davalı ... şirketine devredildiğini, davalı ... vakfının malik olarak, davalı ... şirketinin alt kiraya veren olarak değer artışından dolayı, ... şirketinin de sökülebilir malzemeleri davacıya iade etmemesinden dolayı sorumlu olduklarını ileri sürdüğü, davalı ... şirketinin yargılama süresince ve önceki ihtarlara verdiği cevaplarda davaya konu olan 2 adet eser sözleşmesinin, hak edişlerin, irsaliyeleri kabul etmediklerini sahte olduklarını, aralarında sözleşme ilişkisi olmadığını ileri sürdüğü, diğer davalıların ise özetle, sözleşmenin tarafı olmadıklarını kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürdükleri, uyuşmazlığın davacının davalı ... şirketi ile yapılan eser sözleşmesi kapsamında davacının ediminin eksiksiz olarak ifa edip etmediği, ödenmemiş alacağı olup olmadığı, miktarı, davalıların sorumlu olup olmadığı hususunda olduğu, Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinde davacı ... şirketinin tespit talebi üzerine tespit yapıldığı, alınan raporda tarafların karşılıklı anlaşmaları sonrasında kendi aralarında imzaladıkları █████/2018 tarihli ... Restoran yapım işi sözleşmesine göre tarafların anılan taşınmaz içinde aralarında belirlenen birim fiyatlar üzerinden toplamda 753.014,80 TL karşılığında 16 ayrı imalatın yapımı konusunda, █████/2018 tarihli ek sözleşme ile bu taşınmazda toplamda 465.155,00 TL tutarlı 39 ayrı imalatın yapımı ve malzemelerin temini konusunda anlaştıkları, anlaşmalara konu olan imalatları davacının tamamladığı, malzemeleri temin ederek taşınmaza getirdiği, davacının hazırladığı hak edişleri her iki tarafın itirazsız imzaladığı, yine dosya kapsamında oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporlarda; dosyaya sunulan █████/2019 tarihli ve █████/2019 tarihli iki hak edişte davacı tarafından yapılan imalatlar yanında bulunan çeşitli malzemelerin toplam bedelinin KDV dahil 888.852,46 + 548.882,90 TL olmak üzere toplam 1.437.735,36 TL olduğu, davacı yanca yapılan iç ve dış imalatların malzeme ve işçilik bedellerinin hak ediş tutarları kadar olabileceği, yerinde yapılan incelemede her iki hak edişte yer alan imalat ve malzemelerin anılan restoran içinde olduklarının tespit edildiği, dosya kapsamında oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporda da davacı tarafından anılan restoranda yapılan iç ve dış imalatların malzeme ve işçilik bedellerinin taraflarca onaylı hak ediş raporlarına göre 1.437.735,36 TL olduğu, taşınmazdaki imalatların davacı tarafından yapıldığının kabulü halinde davacının 1.437.735,36 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamında alınan kök ve ek raporda da benzer tespitlerin yapıldığı, dosya kapsamında yapılan incelemede davalı ... şirketinin ticari defterlerinde yapılan incelemede, davalı şirketin 2018 yılı ticari defterlerinde davacı ile arasında dava konusuna ilişkin herhangi bir kayıt olmadığı tespit edilmiş ise de; dosyaya sunulan protokol, ek protokol belgelerinin ve dosyaya sunulan bilirkişi raporuna esas alınan 2 adet hak ediş belgelerinin davalı ... şirketinin yetkilisi olan ... tarafından imzalandığı, davalı şirket imzaların sahte olduğunu veya geri yönelik olarak tanzim edildiğini ileri sürmüş ise de, mahkemece protokollerde ve hak edişlerde imzası olan davalı şirket yetkilisi ...'ya hak edişlerdeki ve protokollerdeki imzaya itirazı olması halinde duruşmaya gelmesi aksi takdirde imzanın kendisine ait sayılacağı şerhli davetiye tebliğ edildiği, şirket yetkilisinin duruşmaya gelmediği, imza itirazında bulunmadığı, yine söz konusu imza ve belgelerin sahte ve geri yönelik tanzim edildiği belirtilmiş ise de, bu yönde yapılmış bir şikayetin yürütülen soruşturma dosyası da olmadığı, sözleşme ve hak edişe konu imalatların yapıldığının yerinde keşifte tespit edildiği, davalı tarafından belirlenen bu imalatların 3. kişi tarafından yapıldığına ilişkin sunulan belge de olmadığından davalının bu yöndeki itirazlarının dikkate alınmadığı, tüm dosya kapsamından alınan bilirkişi raporları ile taraflarca ihtilafsız imzalanan hak ediş raporlarına göre belirlenen imalatların malzemelerin anılan restoran içinde bulundukları tespit aşamasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olmakla ve dosya kapsamında da alınan bilirkişi raporuna göre davacının 1.437.735,36 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, alınan kök ve ek rapor denetime elverişli bulunmakla hükme esas alındığı ve davalı ... şirketi açısından taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verildiği, diğer davalılar açısından ise, davaya konu olan eser sözleşmesinin davalı ... şirketi ile kurulduğu, diğer taraflar ile davacının sözleşme veya hukuki ilişkisinin olmadığından diğer davalılar açısından açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 50.000,00 TL alacağın temerrüt tarihi olarak kabul edilen █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ...... AŞ'den alınarak davacıya ödenmesine, diğer davalılar açısından açılan davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece eksik inceleme araştırma neticesinde, dosya kapsamında mevcut olan somut bilgi ve belgelere aykırı olacak şekilde ve itiraza haiz bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, dosya kapsamında gerçekleştirilen keşif sırasında müvekkili tarafından hakkediş raporları çerçevesinde tüm imalatların taşınmaza yapıldığı ve işbu yatırımların halen dahi kullanıldığının tespit edildiğini, dolayısıyla tüm davalıların müvekkilinin yaptığı yatırımlardan faydalandığının sabit hale geldiğini, sundukları tüm dilekçelerinde müvekkili tarafından kiralanan taşınmaz üzerinde yapılan imalatların taşınmazda bulunduğu ve bu sayede taşınmazın değerinin arttığının beyan edildiğini, dolayısıyla müvekkili tarafından yapılan imalatlar nedeniyle davalı ... dışındaki diğer davalıların da fayda sağladığını, bu kapsamda mahkemece █████/2023 tarihinde keşif gerçekleştirildiğini, keşif sonrasında tanzim olunan 06.09.2023 tarihli ek bilirkişi raporunda müvekkili tarafından yapılan imalatların halen kiralanan taşınmazda olduğu ve halihazırda diğer davalılar tarafından kullanıldığının tespit edildiğini, dolayısıyla keşifte ve sonrasında tanzim olunan raporda da tespit edildiği üzere müvekkili tarafından kiralanan taşınmaz üzerinde yapılan imalatların tamamı halihazırda kiralananda bulunmakta olup diğer davalılar tarafından kullanıldığını, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından yapılan imalatlardan fayda sağlanması ve kullanılması nedeniyle davalı ... .....A.Ş. dışındaki diğer davalıların TBK'nun 529. vd maddesi gereğince vekaletsiz iş görme hükmü ve TBK'nun 77 vd maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde sorumlulukları bulunduğunu, buna rağmen mahkemece hukuki değerlendirme ve yorum yapılmaksızın bilirkişi görüşü gerekçe yapılarak diğer davalılarla sözleşme bulunmadığı gerekçesiyle diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yapılan keşifte ve tanzim edilen raporda müvekkili tarafından yapılan imalatların halen kiralanan taşınmazda bulunduğu ve halihazırda kullanıldığının tespit edildiğini, bu nedenle de müvekkilince taşınmaza yapılan kalıcı yatırımlar nedeniyle kiralanan taşınmazın değerinin arttığını ve davalıların bu kalıcı yatırımlardan faydalanmaya devam ettiklerini, dosyadaki bilgi ve belgelere göre hukuki nitelendirme mahkemeye ait olmasına rağmen bilirkişi heyetince yetki sınırı aşılarak ve yasal düzenlemeler dikkate alınmaksızın müvekkili şirketin yalnızca davalı ... ile sözleşme imzalaması ve diğer davalılar ile aralarında akdi ya da kanuni ilişki bulunmadığı gerekçesiyle sorumlu olmayacaklarının tespitinde bulunulduğunu, mahkemece bilirkişi heyetinin hakkaniyete ve hukuka aykırı beyanlarının salt gerekçe yapıldığını, itirazlarına rağmen yargılama konusu olayda sebepsiz zenginleşme ve vekaletsiz iş görmeye ilişkin hukuki düzenlemelerin ve istikrar kazanmış içtihatların neden uygulanmayacağı hususlarının gerekçelendirilmediğini, nitekim diğer davalıların yapılan imalatlar nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini, müvekkili şirketin kiralanan taşınmaza yaptığı imalattan tüm davalıların faydalanması nedeniyle gerek vekaletsiz işgörme kapsamında gerekse de sebepsiz zenginleşme kapsamında davalı ... dışındaki diğer davalılarında sorumluluğu bulunduğunu, yerleşik yargı içtihatlarının da bu yönde olduğunu, keşif sırasında ve keşif sonrasında tanzim olunan 06.09.2023 tarihli ek raporda tespit edildiği üzere müvekkili şirket tarafından kiralanan taşınmaza yapılan imalatların taşınmazın değerini artırdığını, müvekkili tarafından yapılan işbu imalatların halen taşınmazda bulunmakta ve diğer davalılar tarafından kullanılmakta olduğunu, bu nedenle de diğer davalıların sorumluluğu bulunmasına rağmen haklarındaki davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ......AŞ. vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının davaya dayanak yaptığı sözleşme ve belgelerdeki imzanın müvekkili tarafından kabul edilmemekte olup bu evrakların müvekkilinin defter ve kayıtlarında yer almadığını, dava dışı ... hakkında şirketi geriye dönük senet keşide ederek zarara uğratmasından dolayı yapılmış suç duyurusunun mevcut olduğunu, bu nedenle davacı ile herhangi bir sözleşme ilişkisine girmeyen müvekkili aleyhinde açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının müvekkili nezdinde doğmuş herhangi bir alacağı olmamakla birlikte davacının atıf yaptığı sözleşmelerle ilgili müvekkilinin kabulü de bulunmadığını, davacının davasının sebepsiz zenginleşmeye dayalı olmakla davacı iddiasına göre alacağının doğumu üzerinden 6 yıl geçtiğinden davanın zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, diğer davalılarla müvekkili arasında herhangi bir zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını ve davanın aynı hukuki nedene dahi dayanmadığını, bu nedenle bir şekilde yolu dava konusu restorandan geçen herkes aleyhine tek bir dava kapsamında dava açılabilmesinin hukuken mümkün olmadığından tefrik kararı verilmeksizin tesis edilen hükmün hatalı olduğunu, dava konusu edilen alacaklar kısmen mükerrer olmakla birlikte farklı alacak kalemlerinden kaynaklanmakta olduğundan her bir alacak kalemi bakımından ne kadar müddeabih talep edildiğinin de dava dilekçesi ile birlikte açıklanarak taleplerin kuruşlandırılması gerektiğini, aksi durum nedeniyle dava şartından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili arabuluculuk yoluna başvurulmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davanın dayanağı olarak gösterilen iki adet eser sözleşmesi, sair ilgili belgeleri, irsaliyeler, hakkediş tutanakları sahte olup, müvekkili tarafından kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin davacının alacak talebinden hiç bahsetmediği 21.05.2019 tarihli Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı icra dosyası ile haberdar olduğunu, bu ödeme emrinde alacak tutarı 500.000,00 TL olup dayanağının 20.05.2019 tarihli ekli listede belirtilen imalat alacağı olarak ifade edildiğini, yapılan takibe davacı iddiasının aksine mecurdan tahliye gerçekleştirildiği değil müvekkilinin takip alacaklısı görünen davacı firmaya herhangi bir borcu olmaması nedeniyle itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, daha sonra böyle bir icra takibi hiç yapılmamış, alacak 500.000,00 TL ile sınırlandırılmamış gibi; yepyeni bir mantık, alacak ve dayanak yaratılmak istenilerek Ankara 30. Noterliği’nin 9175 yevmiye nolu 17.09.2019 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, nitekim takip dosyası incelendiğinde işbu davanın dayanağı yapılan sözleşmelerin dayanak yapılmadığının da görüldüğünü, davacının bu ihtarnamesi ile fazlaya ilişkin her türlü talep hakkının saklı tutularak 1.437.735,36 TL alacağın vade tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte ödenmesini, ödeme yapılmaması halinde malzemelerin iadesinin sağlanması ve iade ile karşılanamayan bakiye bedel için alacak davası açılacağını bildirdiğini, müvekkili tarafından keşide edilen Ankara 24. Noterliği'nin 30.09.2019 tarihli cevabi ihtarnamesi ile davacı ile imzalanan hiçbir eser sözleşmesi, ve onaylanmış hiçbir hakediş tutanağı bulunmadığını, ihtarnamede atıf yapılan 25.04.2018 tarih ve 12.06.2018 tarihli eser sözleşmelerinin 30.08.2018 tarihli 1 nolu hakediş ve 30.12.2018 tarihli 2 nolu hakediş belgelerinin kendilerine gönderilmesini, bu belgelerle ilgili sahtecilik başvurusu yapılacağını, ihtarname tarihine kadar bu belgeler ve/veya borcun varlığı iddia edilerek talepte bulunulmadığı gibi iddianın aksine müvekkili ile irtibata dahi geçilmediğini, 1 yılı aşkın süredir bu kadar yüklü bir alacağın talep edilmeden bekletilmesinin olağan ve ticari hayatın akışı kurallarına da aykırı olup inandırıcılıktan uzak olduğunu, şirket defter ve belgelerinde bu konuda hiçbir kayıt bulunmadığını, sahte evraklarla haksız taleplerde bulunulmasının haksız kazanç elde etme amacına matuf olup kabul edilemeyeceğini bildirmiş olduğunu, ihtarname süreci sonrasında davacının yapıp teslim ettiğini iddia ettiği imalatın üzerinden bir yılı aşkın bir zaman geçtikten sonra müvekkilinin gıyabında bu kez delil tespiti yaptırıldığını, ilgili ilgisiz gösterilen bütün imalat ve malzemenin sanki davacı tarafça yapılmış gibi afaki imalatlar ve fahiş bedellerin belirlendiğini, bununla birlikte şirket defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemelerde müvekkili firmanın tarafı olduğu böyle bir sözleşmenin davacı firma ile herhangi bir alacak-borç ilişkisi bulunmadığı tespit edildiğini, bu nedenle aksi yönde tanzim olunan hiçbir belgeyi müvekkili şirketi bağlamaması, alacak yaratmak amacıyla sonradan geriye dönük olarak tanzim edilmeleri nedeniyle kabul etmediklerini, evraklarda mevcut olması halinde imzalara itiraz ettiklerini mahkemeye bildirdiklerini, zira bugüne kadar kendilerine keşide edilmiş bir fatura bulunmadığı gibi, davacının alacağına dayanak gösterdiği bütün belgelerin sonradan tanzimi mümkün olan belgeler olduğunu, müvekkili firmanın davacı firmayla tek irtibatının müvekkili firma hissedarlarından %25 pay sahibi ...'ın ... firması hissedarlarının oğlu olmasından yani ... ile davacı şirket ortağı ... arasındaki akrabalık ilişkisinden kaynaklandığını ve buna ilişkin Ticaret Sicil Gazetesi suretlerini dosyaya sunduklarını, müvekkilinin yaşadığı finansal problemler nedeniyle 19.11.2018 tarihli hisse devir anlaşması ile ortaklık yapısında değişiklik olduğunu, yetkili bulunan ... isimli şahsın aralarında şirketin bir diğer yetkilisi olan ...'ın da dahil olduğu hissedarların bilgisi ile hisselerini bir başka firmaya devrettiğini, akabinde 10.04.2019 tarihli devir protokolü ile sadece 40 adet tedarikçiye toplam 853.302,00 TL'lik bir borçtan bahsedilerek şirketin o döneme ait finansal durumunun ortaya konduğunu, bu evraklar incelendiğinde ne şirket yetkilisi, ne de davacı firma hissedarı ...'ın oğlu olan ...'ın dava konusu edilen yaklaşık 1.500.000,00TL'lık alacakla ilgili hiç bir bilgilendirmesi, hiç bir taleplerinin bulunmadığı, borç listesinde böyle bir alacak ve borçtan bahsedilmediğinin anlaşıldığını, cevap dilekçesi ile sundukları protokol ve eki borç listesinden görüleceği üzere davacının davaya dayanak yaptığı sözleşmelerin ve borcun aslında var olmadığını, davacının müvekkilden alacağını alamayan yabancı, irtibat kuramayan, mağdur edilen bir firma değil, tam aksine müvekkili firmanın mali durumu, mecurdaki konumu, ödeme durumları, hissedar, yetkili değişiklikleri ve saire her türlü hususi bilginin bizzat davacı tarafça bilindiğini, böyle bir borç olsa en başta şirket yetkilisi olan ... tarafından ödenmesinin sağlanacağı, defter ve belgelere gerekli kayıtların yapılacağını ortaya koyduğu kanaatinde olduklarını, ... ile müvekkili şirket arasında husumet mevcut olup bu şahsın geriye dönük senet, borç evrakı tanzim etmesi nedeniyle hakkında suç duyurusu yapıldığını, mahkeme eğer kararına ... hakkında böyle bir suç duyurusu yapılmamış olmasını gerekçe yapacaksa kendilerinden suç duyurusu yapılıp yapılmadığına ilişkin belge talep etmesi, verilecek yanıta göre karar tesis etmesi gerektiğini, ancak aksi kabulün hatalı olduğunu, davacının iddiasının aksine müvekkilinin sözleşmesinin diğer davalı ... tarafından haksız feshedilmediğini, tahliye akabinde işletmenin diğer davalı ... Adi Ortaklığına devredilmemiş olup, davacının geriye dönük tanzim ettiği belgelerle haksız menfaat teminine çalıştığını, müvekkili firmanın işletme faaliyetine başladığı günden itibaren finansal problemler yaşamış olup kira sözleşmesi gereği tahakkuk eden kira bedellerini davalı ... AŞ'ne ödeyemediğini, bu nedenle gerek sözleşme ve gerekse yasal mevzuat gereği zararı azaltmak; kira borcunun daha da artmasının önüne geçilebilmesi adına davacı firma hissedarlarının oğlu ...'ın da bilgisi ve imzası ile mecurun tahliye edildiğini, davacının müvekkili iradesi, müvekkili ile kiralayan arasındaki sözleşme hükümleri ve fesihname yok sayılarak hak teminine çalışmasının hukuken kabul edilemeyeceğini, davacı bir de işletmenin diğer davalı ... Adi Ortaklığı'na devredildiğini iddia etmişse de müvekkili tarafından devredilen herhangi bir işletme bulunmadığını, davacının davasını diğer davalılara da yöneltebilmek adına olayların oluş şeklini, maddi vakıaları kendi menfaatine uygun düşeceğini varsaydığı şekilde ve fakat gerçeğe aykırı olarak yansıttığını, bu amaçla şirket kayıtlarında yer almayan geriye dönük sözleşme tanzim etmekte, hapis hakkı/iade hakkı gibi uygulamada yeri olmayan hükümler icat etmekte olup asılsız iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davacının itiraz ettikleri kesinleşmemiş usulden ve esastan hukuka aykırı delil tespiti yoluyla hak temin etmeye çalıştığını, bu talebine itibar edilmemesi gerektiğini, delil tespitinin müvekkilinin gıyabında yapıldığını, müvekkilince itiraz edildiğini, buna rağmen bu raporlar kesinleşmiş gibi mahkemece dayanak alınmasının da hukuka aykırı olduğunu, nitekim müvekkili firmanın kayıtları incelendiğinde davacı tarafından yapıldığı iddia edilen mobilya, dekorasyon, elektrik aksamı, gibi bir çok imalatın fatura karşılığı farklı firmalar ve kişiler tarafından yapıldığının da tespit edileceğini, ancak mahkemenin kayıtları incelenmeksizin,bu konuda kendilerine süre verilmeksizin ve bilirkişilere de görevlendirme yapılmaksızın imalatın davacı tarafça yapıldığının kabulüyle karar tesisinin hatalı olduğunu, davacı lehine faiz tahakkukunun hukuka aykırı olduğunu, davacı alacağının varlığını kabulü anlamına gelmemekle birlikte davacının müvekkiline keşide ettiği ihtarname ile vade tarihinden itibaren faiz talep ederken işbu dava dilekçesi ile sözleşme tarihinden itibaren faiz talep etmekte olup faiz başlangıç tarihine ve oranına da itiraz etmelerine rağmen mahkemece talep gibi karar verilmesinin hatalı olduğunu, sözleşmenin altında ... yazmasının sözleşmenin müvekkili firma ile kurulduğunu ispatlamadığını, davacının dosyaya ibraz ettiği alacağın dayanağı olarak gösterdiği protokol ve saire evrakın geçerliliğine itiraz etmiş olmalarına rağmen mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, eksik inceleme ile hatalı hüküm kurulduğunu, müvekkilinin davacının alacak talebinden davacının hiç bahsetmediği 21.05.2019 tarihli Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı icra dosyası ile haberdar olduğunu, bu ödeme emrinde alacak tutarı 500.000,00 TL olup, dayanağının "20.5.2019 tarihli ekli listede belirtilen imalat alacağı" olarak ifade edildiğini, daha sonra böyle bir icra takibinin hiç yapılmamış, alacak 500.000,00 TL ile sınırlandırılmamış gibi yepyeni bir mantıkla alacak ve dayanak yaratılmak istenilerek Ankara 30. Noterliği’nin 9175 yevmiye nolu 17.09.2019 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, müvekkili şirketin defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemelerde müvekkili firmanın tarafı olduğu böyle bir sözleşmenin davacı firma ile herhangi bir alacak-borç ilişkisi bulunmadığının tespit edildiğini, bu nedenle aksi yönde tanzim olunan hiçbir belgeyi, müvekkili şirketi bağlamaması, alacak yaratmak amacıyla sonradan geriye dönük olarak tanzim edilmeleri nedeniyle kabul etmediklerini, evraklarda mevcut olması halinde imzalara itiraz etmiş olmalarına rağmen mahkemece söz konusu itirazlarının dikkate alınmadığını, zira bugüne kadar kendilerine keşide edilmiş bir fatura bulunmadığı gibi davacının alacağına dayanak gösterdiği bütün belgelerin sonradan tanzimi mümkün olan belgeler olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, ihtarname süreci sonrasında davacının yapıp teslim ettiğini iddia ettiği imalatın üzerinden bir yılı aşkın bir zaman geçtikten sonra müvekkili gıyabında bu kez delil tespiti yaptırılmış ilgili ilgisiz gösterilen bütün imalat ve malzemenin sanki davacı tarafça yapılmış gibi afaki imalatlar ve fahiş bedeller belirlendiğini, bu nedenle kabul anlamına gelmemekle birlikte belirlenen malzeme bedellerine itiraz etmiş olmalarına rağmen mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, davacı kayıtlarının doğru ve delil tespiti raporu ile de doğrulanmış gibi kabul edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, nitekim müvekkilinin kayıtları incelendiğinde, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen mobilya, dekorasyon, elektrik aksamı, gibi bir çok imalatın fatura karşılığı farklı firmalar ve kişiler tarafından yapıldığının da tespit edileceğini, kök rapora yaptıkları itirazlarının ek raporla karşılanmadığını, eksik incelemeyle hatalı tespitlerde bulunulduğunu, daha önce dosyaya sunulan kök rapora yaptıkları itirazlar irdelenmeksizin önceki raporun benzeri mahiyette yeni bir rapor oluşturulduğunu, daha önce ...'nın imza örneklerinin dosyaya kazandırılmasını talep etmişseler de bu eksiklik giderilmeksizin hatalı tespitler yapıldığını, haksız şekilde hüküm tesis edildiğini, ...'nın imza örneklerinin dosyaya kazandırılmaması başlı başına bir eksiklik niteliğinde olup usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılması gerektiğini, bu amaçla ...'ya süre verilmesinin de yersiz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kabule göre alacak tutarının hatalı hesaplandığını, sözleşme altındaki imza inkar edilmiş olmakla ...'nın hazır edilmesi, hazır edilememesi halinde sözleşmenin inkar edildiği gerçekliği karşısında davacı tarafından belirlenen bedel değil piyasa rayiç değeri üzerinden hesaplama yapılması gerekirken bedelde tartışma yokmuşcasına yapılan aksi kabulün de hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ......AŞ hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalılar haklarındaki davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ......AŞ. vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, davacı vekilince incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK)353. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinden ve 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle mahkemesince davaya konu sözleşmeler kapsamında davalı ......AŞ'nin yetkilisi adına meşruhatlı tebligat çıkarılmış olmasına, davada talep edilen ve hüküm altına alınan miktara göre davacı vekili ile davalı .......AŞ vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekili ile davalı ......AŞ vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince davalı ......AŞ'den alınması gereken 3.415,50 TL istinaf karar harcından peşin alınan 854,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,50 TL harcın davalı ......AŞ'den alınarak Hazineye irat kaydına,4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı ve davalı ......AŞ tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının kendileri üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Başkan Üye Üye Katipe-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır