Anahtar kelimeler: Önceleri Hisseyi Çağrılırken Bugüne Çağrılmaması Aidatlarını Kurula Alamadığını Düzenli Davet

T.C.
ANTALYA1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Kooperatif Üyeliğinin TespitiDAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026BİRLEŞEN ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİDAVA
: Kooperatif Üyeliğinin TespitiDAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:ASIL DAVADA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin ... tarihinde kooperatif üyesi olan ...'ya ait hisseyi devir alarak kooperatife üye olduğunu, kooperatif yönetimi tarafından daha önceleri toplantılara davet edilip çağrılırken, son dönemlerde genel kurula çağrılmaması üzerine ... tarihli dilekçe ile; aidatlarını düzenli olarak ödediğini, hakkında ihraç kararı olmamasına rağmen üyeliği hakkında bilgi alamadığını, kooperatif üyesi olduğu tarihten bugüne kadar kendisi ile ilgili olan tüm evrakları kooperatif yönetiminden talep ettiğini, kooperatif yönetimi tarafından ... tarihli cevabi yazı ile müvekkiline sadece üyeliğini devir aldığı evraklar verildiğini, müvekkilinin üyeliğinin durumu hakkında kooperatif yönetiminden bilgi ve belge elde edememesi üzerine ... tarihinde Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne dilekçe sunarak kooperatif üyeliği ile ilgili kayıtları, üyelik tarihinden bugüne kadar olan hazirun listelerinin birer örneğini, hakkında alınmış her türlü yönetim kurulu kararlarını ve üyeliğe kabul ve varsa hakkında üyeliğinin düşürülmesi ile ilgili yönetim kurulu veya genel kurul kararı varsa tarafına gönderilmesini talep ettiğini, Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından ... tarihli cevabi yazı ile yalnızca ... ve ... tarihli genel kurullarında isminin bulunduğu bildirdiğini, ... tarihinde Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü' ne tekrar dilekçe ile başvuruda bulunularak müvekkilinin kooperatif üyeliğinin devam edip etmediği, üyeliği sona erdirildi ise buna ilişkin evraklar tekraren talep ettiğini, yazıya cevaben ... tarihli genel kurul ile yönetime seçildiklerini, eski kooperatif yönetiminden belge ve defterleri alamadıklarını, aldıkları belgelerde ise eksiklikler olmasından dolayı Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi .../... nolu dosya ile eski yönetime karşı ceza davası açıldığının belirtildiği, son olarak kooperatif yönetimine ... tarihinde Antalya ... Noterliği tarafından ... yevmiye numarası ile ihtarname çekildiği, çekilen ihtarnameye cevaben kooperatif yönetimi tarafından hazırlanan evrakların elden teslim alındığı, kooperatif yönetimi tarafından verilen evraklar içerisinde ... tarihli ve müvekkilin imzası taklit edilerek üyeliğin ...' e devredildiğine dair sahte evrak bulunduğu, söz konusu evraktaki imzanın müvekkilin imzasına ufak bir benzerlik dahi göstermediğini, müvekkiline ait kooperatif hissesinin üçüncü kişilere devrini önlemek amacıyla kooperatif hissesine ihtiyati tedbir konulmasını, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.YANIT
:Davalı Kooperatif vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Kooperatifin ... tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı neticesinde eski yönetimin yerine yönetim kuruluna ... ..., .. ..., .. ..., ... ... ve ... ...“un seçildiğini, KK gereği olağanüstü genel kuruldan sonra bir ay içerisinde genel kurul toplantısı yapılacağından kooperatife ait defterlere ihtiyaç duyulduğunu, yeni yönetimin eski yönetim kuruluna Antalya ...Noterliği ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname gönderdiğini, cevap verilmediğini, davalı kooperatifin eski yönetim hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçundan suç duyurusunda bulunduğunu, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi .../... Esas sayılı dosyadan yapılan yargılamada sanıkların beyanları esas alarak beraat kararı verildiğini, kararın istinaf edilmesi üzerine Yerel mahkemenin beraat kararının ortadan kaldırıldığını, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi ... tarih .../... Esas ve .../... Karar sayılı kararı ile yine sanıklar hakkında beraat kararı verildiğini, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi .../... Esas sayılı dosyadan alınan bilirkişi raporunda TTK ve Kooperatifler Kanunu gereği yöneticilerin sorumluluklarının açıkça düzenlenmiş bulunduğunu, ... tarihli bilirkişi raporunda açıkça şikayet gibi defterlerin teslim edilmediği bu konuya ilişkin herhangi bir tutanağa rastlanılmadığı ve teslim edilmeyen evrakların eski yönetim tarafından teslim edilmesi gereken evraklardan olduğunun tespit edildiğini, istinaf başvurusu sonucu Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi .../... Esas sayılı dosyanın derdest olduğunu, davalının davacının talebi üzerine bu hususları yazılı olarak davacıya bildirdiğini ve eldeki evrakları davacıya teslim ettiğini, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte yukarıda da ayrıntılı açıklandığı üzere kooperatifte eski yönetimin vermemiş olduğu defter ve kayıtlar bulunmasından dolayı nasıl bir karar alındığını veya nelerin yapıldığına dair bilgi verilemediğini, davacının 2018 yılına kadar aidat ödediği iddiasına ilişkin ödemelere dair herhangi bir belge veya dekont ibraz edemediğini, ödeme yapılmış olması halinde 2016 yılında yönetime seçilen yeni yönetimin bu husus dikkatini çekecek olup bununla ilgili davacı ile irtibata geçmesinin olağan olacağını, böyle bir durum olmadığından kooperatife yazılı başvuruda bulunması üzerine kooperatifin ... adını öğrendiğini, 2004'ten 2018'e kadar aidat bedellerinin değişeceğini, davacının ne kadar artırım yaparak veya hangi karara istinaden bedel belirleyerek ödeme yaptığını, ödemeyi kime ve hangi hesaba gönderdiğini, bununla ilgili dilekçede beyan bulunmadığından davacının kötü niyetli ve dürüstlük kuralına aykırı olarak davayı açtığına dair kanaat oluştuğundan davanın reddini talep etmiştir.BİRLEŞEN DAVADA
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ... ATM'nin .../... Esas sayılı dosyasında ... yönünden dava açıp birleştirmek üzere süre verildiğini, müvekkilinin ...'ya ait hisseyi devir alarak kooperatife üye olduğunu, kooperatifin önceki toplantılara çağrıldığını, ancak son dönemlerde genel kurula çağrılmaması üzerine kendisi ile ilgili evrakları talep ettiğini, ancak kooperatifin yönetimin sadece üyeliğin devrine ilişkin evrakları kendisine teslim ettiğini, evrakların Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden istenildiğini, Müdürlük tarafından yalnızca ... ve ... tarihli genel kurullarında isminin bulunduğunu bildirildiğini, kooperatif yönetiminin eski kooperatif yönetiminden belge ve defterleri alamadıklarınından dolayı Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile eksi yönetime dava açtıklarını, kooperatif yönetiminden müvekkiline verilen evraklarda müvekkilinin imzası taklit edilerek üyeliğin ...'e devredildiğine dair sahte evraklar bulunduğunu, Antalya ... ATM'de yapılan yargılama ile ...'in üyeliğini ...'e devrettiğinin anlaşıldığını belirterek mahkememiz dosyası ile Antalya ... ATM'nin .../... Esas sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.KANITLAR VE GEREKÇE
:Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.04.2023 tarih ve 2022/6-1053 E., ████████ K. sayılı ilamı:" Kooperatif, 1163 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde; “Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklar” şeklinde tanımlanmıştır. Öte yandan Türk Hukuk Lûgatında da kooperatifin 1163 sayılı Kanun’da düzenlenen tanımı aynen muhafaza edilmiştir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 712).Kooperatiflerde ortaklık sıfatının kazanılması beş hâlde söz konusu olabilir. İlk olarak kooperatifin kuruluşunda kurucu ortaklar, kuruluşun gerçekleşmesiyle ortak sıfatını aslen kazanırlar. Daha sonraki evrede ise giriş talebinin kabulü yoluyla veya payın bir başkası tarafından devir alınmasının yönetim kurulu tarafından kabulüyle ortaklık gerçekleşir. Bir diğer ihtimal olarak ortaklığın taşınmaz mülkiyetine veya bir teşebbüsün işletilmesine bağlandığı durumlarda, taşınmazın veya işletmenin devir alınması hâlinde ortaklık sıfatı kazanılır. Son olarak ise ana sözleşmede hüküm bulunması durumunda miras ile kooperatif paydaşlık hakkı kazanılır.Kooperatifler Kanunu’nun “Ortaklığa girme şartları ve ortak sayısı” başlıklı 8 inci maddesine göre; kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler, kooperatif ana sözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar. Kooperatif, ortaklarına kendi varlığı dışında şahsi bir sorumluluk veya ek ödemeler yüklüyor ise ortak olmak isteği, bu yükümlerin yazılı olarak kabul edilmesi hâlinde değer taşır.Yönetim Kurulu; ortaklar ile ortak olmak için müracaat edenlerin ana sözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorundadır.Yapı kooperatiflerinde konut, işyeri ve ortak sayısı genel kurulca belirlenir. Yönetim kurulu, genel kurulca kararlaştırılan sayının üzerinde ortak kaydedemez.Kooperatif ortakları bakımından geçerli olan ve öğretide "açık kapı ilkesi" olarak kabul edilen ilke uyarınca ortaklık şartlarını taşıyan ve kooperatife ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler kooperatife girmekte serbest olduğu gibi kooperatiften çıkarken de serbesttir. Açık kapı ilkesi kooperatiflere özgün bir nitelik katar ve onu diğer ticaret şirketlerinden ayırır. Ancak bu kural mutlak olarak serbestlik anlamına da gelmemektedir. Zira açık kapı ilkesinin bir uzantısı olup onu tamamlar nitelikte olan "kooperatifin korunması ilkesi" gereğince ortağın kooperatiften çıkışı kooperatife zarar vermemelidir. Kooperatifin korunması ve varlığını sürdürebilmesi için ana sözleşme ile birtakım koruyucu ve sınırlandırıcı hükümler getirilebilir, ancak ana sözleşmeye konulan sınırlandırıcı hükümler hiçbir şekilde ortağın kooperatiften çıkmasını önleyemez ve kooperatiften ayrılmayı da haksız olarak güçleştiremez.Ortaklık devredilebilir, ancak ortaklık sıfatı payın devralınması ile otomatik kazanılamaz, devralanın 1163 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca giriş isteminde bulunması, yönetim kurulunun da aynı maddenin 2 nci fıkrasına göre gerekli incelemeyi yapması ve bu kişinin ortak olabilmek için gerekli şartlara sahip bulunması hâlinde, anılan kişiyi kooperatife kabul etmesi, aksi hâlde talebin reddedilmesi gerekir. Kanun “devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması hâlinde” o kişiyi kabul etmesi zorunluluğunu yüklemiştir. Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması hâlinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder (1163 sayılı Kanun md. 14). Devralanın kooperatif tarafından ortaklığa kabulü ile devir eden kooperatiften çıkmış olur. Ortaklığın devri için alacağın temliki hükümleri uygulanır, ancak devrin kooperatifçe kabulü şarttır. Kooperatif kabul etmemiş ise yapılan devir geçersizdir (Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Ersin Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, İstanbul 2005, s. 966, 972). Nitekim aynı ilkelere Hukuk Genel Kurulunun 22.03.2022 tarihli ve 2017/(23)6-867 Esas, ████████ Karar ile 23.03.2021 tarihli ve 2017/(23)15-846 Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında da değinilmiştir.1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14/3. maddesi "Ortaklık devredilebilir. Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder." şeklindedir.Konut Yapı Kooperatifi Ana Sözleşmenin 17. maddesi ise, “Ortaklık, yazılı olarak yönetim kuruluna bildirilmek suretiyle 10 ncu maddedeki ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredilebilir. Yönetim kurulu, bu şekilde ortaklığı devralan kişiyi ortaklığa kabulden kaçınamaz. Devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer, kooperatifçe, bu devir sebebiyle taraflardan ayrıca bir ödemede bulunmaları istenemez” şeklindedir.Somut olayda, davacı tarafın kooperatif üyesi olduğu ihtilafsızdır. Davalı kooperatif davacının üyeliğini davalı ...'ye devrettiğini savunmuştur. Bu nedenle dava sonucundan hakkının etkilenmesi muhtemel görülmekle ...'in davadan haberdar edilmesi sağlanmıştır. Ne var ki aldırılan bilirkişi raporu ile bu davalının da üyeliğini ...'e devrettiği anlaşılmakla bu davalı yönünden de dava açılıp birleştirilmesi sağlanarak tarafa ilişkin eksiklik giderilmiştir.Dosyaya sunulan tüm belgeler birlikte değerlendirildiğinde davalı kooperatifin dahili davalı ...'yi ortak olarak kabul ettiğine dair yönetim kurulu kararı davalı yanca sunulmamıştır. Onaylı olmayan üye kayıt defterinden ...'in üye kaydının ...'e devredildiği anlaşılmaktadır. Davacının 2006 yılından itibaren genel kurul toplantılarına katılmadığı, 2006 ve 2007 yılında ...'in hazirun cetvelinde üye olarak yer aldığı, 2008 yılında ise ne ...'ın ne de ...'in hazirun cetvelinde bulunmadığı, 2010 yılı ve devamındaki genel kurul için oluşturulan hazirun cetvelinde ...'in yer aldığı anlaşılmış ise de; ...'in isticvap beyanlarında ne bedel ödediğini hatırlamadığını, birikimlerini eşine teslim ettiğini, bizzat davacı ile karşılıklı bir alışveriş yapmadığını beyan ettiği, cevap dilekçesinde davaya konu hisseyi 3.bir kişiye devrettiğinden bahsedilmediği, bu hususun bilirkişi raporu ile ortaya çıktığı, isticvap beyanında dahi birleşen davalıya yapılmış bir devirden bahsetmediği, kooperatife devir yaptığını beyan ettiği, bu nedenle davalının beyanlarının fiili durumla bağdaşmadığı ve davayı aydınlatmaya elverişli olmadığı, yine davacının devir sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmediği, imzanın davacıya ait olduğu hususunun davalı kooperatifçe ispat edilmesi gerektiği, kooperatifçe de devir sözleşmesi aslının sunulamadığı, yine karar defterlerinin de olmadığı, her ne kadar fotokopi belge üzerinde imza incelemesi yapılamaz ise de fotokopi devir sözleşmesi altındaki imzanın basit bir gözlem ile davacının dosya kapsamında bulunan imza örneklerine benzemediği görülmüştür. Gerek devir sözleşmesinin aslının olmaması gerekse yönetim kurulunun devir sözleşmesine ilişkin aldığı bir karar bulunduğunun ispatlanamaması nazara alındığında davalının savunmasında bir kısım eski yöneticilerin kusurlu davranışlarından bahsedildiği, kooperatifin uğradığı zararın yöneticinin sorumluluğu kapsamında bu kimselerden tahsil edilebileceği, birleşen davalının da son malik olarak üye kaydı bulunduğu, ödemeler yaptığı, ancak davacı ile ... arasındaki devir ilişkisine ilişkin bilgi sahibi bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasının kabulü gerekmiştir.Yargılama giderlerine haklılık durumuna göre hükmedilmiş ise de, birleşen davada davalının karardan hakkı etkilenecek üçüncü kişi olması, yasal hasım konumunda bulunması, dava açılmasına sebebiyet verecek davranışı bulunmaması karşısında aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.Anlatılanlara göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Asıl ve birleşen davanın KABULÜ İLE;Davacının davalı kooperatif üyesi olduğunun tespitine,Asıl davada;2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılar ... ve davalı Kooperatiften tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3- Davacı tarafından yatırılan ... Tl. Başvuru, ... TL. Peşin harç olmak üzere toplam ... TL. Harcın davalılar ... ve davalı Kooperatiften alınarak tahsili ile Hazineye irad kaydına,Birleşen Davada;4-Alınması gerekli ... TL. Harçtan peşin alınan ... TL. Harcın mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına,5-Davacı tarafından yatırılan ... TL. Başvuru, ... TL. Peşin harç olmak üzere toplam ... TL. nın davacı üzerinde bırakılmasına,6- Davacı tarafından yapılan ... TL. Bilirkişi ücreti, ... TL. tebligat posta gideri olmak üzere toplam ... TL. Yargılama giderinin davalılar ... ve davalı Kooperatiften alınarak davacıya verilmesine,7- Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca ... TL. vekalet ücretinin asıl davada davalı olan ... ve davalı Kooperatiften alınarak davacıya verilmesine,8-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca iadesine,Dair, davacı vekilinin, davalı kooperatif vekilinin, davalı asil ...'in ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. █████/2026Katip ...e-imzalıHakim ...e-imzalı