Anahtar kelimeler: Salı Kazasından Bakırköy Şti Kesinlik Şartı Eksiklikleri Sayisi Tayin Esastan
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 43. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... ... Şirketi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... .... ve .... Şti. vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 18.11.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı ... .... ve .... Şti. adına Av. ... ve şirket yetkilisi ... ile davacı adına Av. ... geldiler. Davalı ... İnş. . .... ve .... Şti. adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemizce gönderilmesinden ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
I. DAVA
Davacı vekili özetle; meydana gelen iş kazası nedeniyle müvekkilinin iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazanın davalıların kusurundan ileri geldiğinden bahisle 6.858.342,12 TL iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat, 500,00 TL tedavi bakım refakat ve sair giderler için 500,00 TL maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat istemi ile manevi tazminat isteminin kabulüne, davacının sair maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ... şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı ... ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin yüklenmiş olduğu işleri bir bütün halinde başka firmalara devrettiğini, bu nedenle işbu dava kapsamında müvekkili şirkete herhangi bir husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, kusur raporlarını kabul etmediklerini, davaya konu kazanın meydana gelmesinin tamamen davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, bu nedenle kaza ile yapılan iş arasında müvekkili şirket bakımından herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf iddiaları incelenmeksizin ve somut bir gerekçe gösterilmeksizin istinaf başvurusunun reddedildiğini, sürekli iş göremezlik oranının hatalı tespit edildiğini, kabul etmediklerini, hesaplamaya esas teşkil eden ücretin hatalı belirlendiğini, hesap raporunda davacıya ödenen 168.326,47 TL iş göremezlik ödeneğinin yanlış ve eksik şekilde hesaba yansıtıldığını, hesap bilirkişi raporunda aktif dönem hesaplamalarının hatalı olduğunu, bu hata nedeniyle tazminat miktarının fahiş şekilde hesaplandığını, söz konusu hata düzeltilmeksizin anılan raporun hükme esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu ve büyük mağduriyete sebebiyet verdiğini, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu, harç ve vekalet ücretlerinin de yanlış hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
VI. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (...Hukuku, 7. baskı, ... 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (... Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, ... 2000, s.288).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, ███████-358 Esas, ████████ Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir.
Somut olayda, hüküm altına alınan tazminatlardan müteselsilen sorumlu tutulan davalı ...Şirketinin İlk Derece Mahkemesi karar tarihinden önce 15.04.2020 tarihinde Ticaret Sicilinden terkin edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; davacı tarafa davalı ...Şirketini eldeki dava nedeniyle ihya etmesi için önel vermek, ihya davası açıldığı takdirde bu davanın sonucunu beklemek, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlandıktan sonra hüküm kurulmasından ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Davalı ... .... ve .... Şti. vekili yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!