Anahtar kelimeler: Kamerası Davadavacı Otobüs Eylemden Yerini Hasarlı Kazaya Terk Motorlu Gelmesinde

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete---------- Poliçe numarasıyla Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (Trafik Sigortası) ile sigortalı --------- plakalı, --------- Şti. adına kayıtlı Otobüs ile --------- plakalı araç arasında 16.11.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı tarafın maliki olduğu --------- plakalı aracın sürücüsünün olay yerini terk ettiği ve kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu taraf beyanları ve güvenlik kamerası kayıtlarıyla tespit edildiğini, müvekkil şirket tarafından, kazaya ilişkin --------- hasar numaralı hasar dosyası kapsamında --------- plakalı aracın hasarına ilişkin olarak araç sahibi --------- 10.12.2024 tarihinde 24.000.-TL, tedarikçi firma ------- - -------- 27.12.2024 tarihinde 11.770,74.-TL ve 883,82.-TL, Tedarikçi firma --------- Şti.'ne 31.12.2024 tarihinde 202,53.-TL, kazada zarar gören araç sahibine 07.01.2025 tarihinde 15.000.-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, Sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi ve kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması sigortalıya rücu sebebi olduğundan, müvekkil şirketin sigortalısı olan davalıya rücu etme hak ve yetkisi bulunduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.SAVUNMADavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin maliki olduğu, ---------Ş. Tarafından ZMMS ile sigortalı olan --------- plakalı araç; --------- Otobüsü olarak hizmet verdiğini, maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği sırada --------- plakalı araç sürücüsü ---------- tarafından trafik kazası yapıldığı anlaşılamadığını, . Müvekkil şirkete ait araç otobüs niteliğinde ve büyük araç olması sebebiyle araç sürücüsü davaya konu kazanın gerçekleştiğini anlayamadan yolculuğa devam ettiğini, araç sürücüsü işbu davanın açılması ile kazadan haberdar olduğunu Araç sürücüsünün kasıtlı olarak olay yerini terk etmesi söz konusu olmadığını. Trafik kazası anlaşılamamış ve araç sürücüsü kazadan haberdar olmadan yolculuğa devam ettiğini Bu husus araç içi ve araç dışı kamera kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağını, Kaza yerini terkin kabulünde dahi salt terk tek başına rücu sebebi olmadığını Sürücünün olay yerini terk etmesi tek başına kazayı kapsam dışı yapmayacağını davacı tarafın açmış olduğu işbu dava hukuki dayanaktan yoksun; müvekkil şirtketten yalnızca haksız kazanç elde etmeye yöneliktir. Zira salt olay yerinde bulunmamak sigortalıya rücu sebebi değildir. Sigortacı işbu davada sürücünün alkollü veya uyuşturucu madde etkisinde olduğunu, sürücünün olay yerinden uzaklaşarak şoför değişikliği yaptığını, sürücünün sırf olay yerini terk etmesi sebebiyle yaralıların sağlık durumunun ağırlaştığı veya maddi hasarın ağırlaştığı gibi sebepleri ortaya koyamadığını müvekkil şirket hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle, --------- İcra Müdürlüğünün---------- E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.İtirazın iptali istemine konu, --------- İcra Müdürlüğünün ---------- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından alınan raporda özetle; Yol tek şeritli iki yönlü olduğu Kaza gündüz meydana geldiği, ---------- plakalı araç sürücüsünün bahse konu mahalde, seyir halinde iken, kontrolsüzce karşı yön şeridine giriş yaparak solundaki şeritte nizami olarak durarak kendisine yol veren ---------- plakalı aracın sol arka yan tarafına sol arka yan kısımları ile çarpmış, ----------- plakalı aracın şeridine tecavüz ettiği, Sürücünün Karayolları Trafik Kanunu'nun ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin yukarıda verilen ilgili maddelerinde açıklanan kusurları işlediği, trafik dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, --------- otomobil sürücüsü ------- yönünden: --------- plakalı araç sürücüsü --------- kendi yol bölümü olan şeridi takiben nizami seyri sırasında otobüse durarak yol vermesi ve karşı yön istikametinde kendine göre sağındaki şeritte seyreden ve kontrolsüzce kendi şeridine giriş yaparak kendi aracına çarpması şeklinde oluşan kazada alabileceği bir önlem olamayacağı, kusurunun olmadığı araç hasar bedelinin KDV dahil, iskonto dahil, kıymet kazanma tenzili dahil 35.121,38 TL olduğu, araç değer kaybı bedelinin 15.000 TL olduğu, Davaya konu toplam alacak miktarının 50.121,37 TL olduğu, Dava konusu hasarda sigortalı araç sürücüsünün kaza akabinde olay yerini terk etmesi, sürücünün kaza anında tespit edilememesi, KZMMS Genel Şartlarında belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmemesi, sürücünün olay yerini tutanak ile terk ettiğinin tutanak ile tespit edildiği ve kaza anında sürücünün ehliyetli kimliği ve ehliyetli ve alkolsüz olduğunun ispatına yönelik dosyada belge olmaması, sigortalı araç sürücüsünü tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gittiğine dair ve/veya can güvenli; nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerin varlığına dair kaza anında ispata yönelik tutanak/belgenin dava dosyasında bulunmaması nedeniyle davacı sigorta şirketinin, KZMMS poliçesi ile sigortalı ve sözleşmenin tarafı olan davalıya rücu hakkı olduğu, icra takibine konu alacak miktarının 60.342,60 TL olduğu hususları beyan ve rapor edilmiştir.2918 sayılı KTK'nun 95. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün ---------- sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde; “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" düzenlenmiş, “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:a-)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,b-)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,c-)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,ç-)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,d-)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1 maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,e-)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,f-)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.Somut olayda davacı sigorta şirketi davalıya ait aracın ZMM sigortacısı olup 16.11.2024 tarihinde meydana gelen kazada sigortalısı olan aracın sürücüsünün olay yerini terk etmesi gerekçesiyle dava dışı zarar görene ödediği tazminatı sigortalı davalıya rücu etmek istemektedir. Burada zararın teminat dışı kaldığını ispat yükü davacı sigortacı üzerindedir. Hasar dosyası kapsamında yer alan sigortalı aracın sürücüsünün beyanı ile sürücünün olay yerini terk ettiği sabit olup usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, meydana gelen zararın 50.121,37 TL olduğu, davacının zarar görene yaptığı ödemeyi sigortalısına olay yeri terk sebebiyle rücu edebileceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Fazlaya yönelik talep ispat edilmediğinden reddi gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmadığından davalının kötüniyet tazminatı talepleri yerinde görülmemiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın Kısmen Kabulü İle; davalının --------- İcra Müdürlüğünün ----------- E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 50.121,37 TL asıl alacak, 9.600,24 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya yönelik talebin reddine,2-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,3-Şartları oluşmadığından davalı lehine kötüniyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına4-Karar harcı 4.079,58 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 750,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.328,91 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 750,67 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.107,90 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 14.564,35 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 2.228,83TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 4.434,50 TL'nin davalıdan, 165,50 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,11-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026