Anahtar kelimeler: Kaybolan Sene Evvel Kaybolduğunu Erzurum Hasımsız Kıymetli Yazim Limited Şubesine

T.C.

ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025 (Karar)
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVA
: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA;
Davacı dava dilekçesinde özetle; yetkilisi olduğu ... Elektronik Sanayi ve Limited Şirketi'ne ait olan ve müşteriler için verilmeyen yani teminat işleri için düzenlenen ... Bankası .... Şubesi'ne ait olan ... seri numaralı çekin yaklaşık 16-17 sene evvel kaybolduğunu, kaybolan çek ile ile alakalı ilgili banka olan ... Bankası ... Şubesinin bu çek ile alakalı çekin iptal edildiğine ilişkin resmi belge istediğini, bahse konu çekin kaybolmasının üzerinden çok uzunca zaman geçmiş olsa bile yer yer karşılarına çıktığını, özellikle şirket sahibinin kardeşi olan ... ...'in dairesinin üzerinde bu çek ile alakalı hususun yer aldığını, dairesini satmak istese dahi bu durumdan ötürü satış işlemini gerçekleştiremediğini ve mağduriyetine neden olduğunu, tüm bu nedenlerle ... seri numaralı çekin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI;
Mahkemece, "... 6102 sayılı TTK'nın 651. maddesi uyarınca kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini mahkemeden isteyebilir.
Dava dilekçesindeki anlatıma göre davacının, senet üzerinde hak sahibi olan kişi değil; çek hesabı karşılığı çek karnesi verilen kişi (keşideci) olduğu anlaşılmaktadır.
Yerleşik Yargıtay kararlarına göre keşidecinin çekin zayi nedeniyle iptalini isteyemeyeceği (aktif dava ehliyetinin bulunmadığı) ancak hasımlı görülecek menfi tespit davasında çekin kaybolduğunu ileri sürülebileceği gözetildiğinde davacının eldeki davayı açma hakkı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesi gereğince; tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları bir dava şartı olup davanın her aşamasında; ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir (6100 sayılı HMK md. 115/1).
Hâl böyle olunca, yukarıda yer verilen açıklamalar ve değinilen yasal düzenlemeler uyarınca mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, davanın aktif dava ehliyeti yönüyle dava şartı noksanlığına dayalı olarak usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF İTİRAZLARI
:
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin dosyadaki delilleri eksik ve hatalı değerlendirdiğini, dava dilekçesinde çekin davacı şirket tarafından teminat amacıyla düzenlendiğini, çekin henüz lehtarına teslim edilmeden kaybolduğunu, çek bedelinin hiçbir surette tahsil edilmediğini, kaybolma olayının uzun süre sonra fark edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olmadığını, çekin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçme ihtimalinin bulunduğunun ayrıntılı bir şekilde açıklandığını, buna rağmen mahkemece çekin zayi olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, TTK'nın 651. maddesi uyarınca ziyanın mutlak kesin delillerle değil kuvvetli karinelerle ispatlanabileceğini, TTK'nın 651 ve 757. maddelerinin hatalı uygulandığını, TTK'nın 651. maddesi uyarınca kıymetli evrakın zayi olduğu veya yok olduğunun ortaya çıkması halinde hak sahibinin iptal kararı verilmesini isteyebileceğini, mahkemece ziya kavramının aşırı dar yorumlandığını, çekin mutlaka fiziksel olarak yok olduğunun ispatının arandığını, oysa öğretide ve Yargıtay uygulamasında kaybolmanın nerede olduğunun bilinmemesinin, hak sahibinin fiili hakimiyetinden çıkmasının ziya kapsamında kabul edildiğini, somut olayda bu koşulların tamamının mevcut olduğunu, davanın hasımsız niteliğinin göz ardı edildiğini, mahkemece çekin kimde olduğunun bilinmemesinin davacı aleyhine değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira çek iptali davasının amacının da zaten çekin kimde olduğunun bilinmemesinden doğan tehlikeyi ortadan kaldırmak olduğunu, bu yönüyle mahkeme gerekçesinin dava türünün özüyle çeliştiğini, çekin iptal edilmemesi halinde davacının ileride kötü niyetli üçüncü kişiler tarafından açılabilecek icra ve dava tehditleriyle karşı karşıya kalacağını, bu durumun hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğunu, mahkemece hukuki yararın varlığı dikkate alınmaksızın karar verildiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Talep, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 818/1-s maddesinin atfıyla aynı Yasa'nın 757 vd. maddelerine dayalı zayi nedeniyle kıymetli evrakın (çek) iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, talepte bulunan talep dilekçesinde yetkilisi olduğu ... Elektronik Sanayi Ve Limited Şirketi'ne ait olan ve müşteriler için verilmeyen yani teminat işleri için düzenlenen ... Bankası .... Şubesi'ne ait olan ... seri numaralı çekin yaklaşık 16-17 sene evvel kaybolduğunu, kaybolan çek ile ile alakalı ilgili banka olan ... Bankası ... Şubesinin bu çek ile alakalı çekin iptal edildiğine ilişkin resmi belge istediğini, bahse konu çekin kaybolmasının üzerinden çok uzunca zaman geçmiş olsa bile yer yer karşılarına çıktığını, özellikle şirket sahibinin kardeşi olan ... ...'in dairesinin üzerinde bu çek ile alakalı hususun yer aldığını, dairesini satmak istese dahi bu durumdan ötürü satış işlemini gerçekleştiremediğini iddia ederek ... seri numaralı çekin iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, karar verildiği anlaşılmıştır.
İstinaf talebinde bulunan talepte bulunanın ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, talepte bulunanın istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Talepte bulunanın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu aşamasında yeteri kadar harç alındığından bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu sırasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!