Anahtar kelimeler: Heyete Cismani Bam Esaskarar Başkan Tevdi Yazim Katip Konya Ölüm

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...KARAR TARİHİ
: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ... Esas ... KararDAVACILAR
: 1- ......2- ......VEKİLİ
: Av...DAVALI
: 1- ......VEKİLİ
: Av...DAVALILAR
: 2- ......3- ......VEKİLİ
: Av...DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Olay █████/2023 tarihinde Konya ili Kadınhanı ilçesinde Faik Ali İçil caddesinde davacılardan ......'ın sevk ve idaresinde bulunan ve yine diğer davacı ......'ın yolcu olarak bulunduğu 33 CMC 37 plakalı motosiklete seyir halinde iken ...... plakalı araç park halinde iken U dönüşü yaparak caddede seyir halinde olan müvekkillerin bulunduğu motosiklete çarpması neticesinde yaşanılan trafik kazasında müvekkiller yaralanarak beden gücü kaybına uğradığını, kusur durumu bakımından trafik kazası tespit tutanağına göre, ...... plakalı araç sürücüsü ...... 2918 sayılı KTK 67/1-b maddesi gereğince ''Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek, izin verilen hallerde bu manevraları yaparken karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmak'' maddesini ihlal ettiği, ve asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, yaşanılan trafik kazası sonrasında ambulans ile Konya'ya sevk edilen davacı müvekkillerden ......'ın Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesinde şu ana kadar 1 kez ameliyat olduğunu, müvekkilinin sağ bacağında diz kapağından kalça bölgesine kadar platin takıldığını, yine kalça bölgesi kaza esnasında yandığını ve kalıcı izler kaldığını, müvekkil ...... ise Konya Şehir hastanesinde şu ana kadar 2 ameliyat olduğunu, müvekkilinin sağ bacağına platin takıldığını ve 8 vida takıldığını, ayrıca yüzünde sabit iz kaldığını, müvekkiller vücutlarında bulunan kırık, kesik,yanık sebebiyle gündelik ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale geldiğini, müvekkillerinin bakımı için de kendisine bakıcı gideri hükmedilmesi gerektiğini, yine kalıcı beden gücü kayıp oranı olarak davacı müvekkillerinin tam teşekküllü bir devlet hastanesine mahkemece sevki sağlanarak beden gücü kayıp oranı belirlenmesi talepleri bulunduğunu, davalı sigorta şirketine yazılı olarak █████/2023 tarihinde başvuru yapıldığını, yapılan başvurunun █████/2023 tarihinde sigorta şirketine teslim edildiğini, başvuruya bir verilmediğinden akabinde █████/2023 tarihinde arabuluculuğa başvuru yapıldığını, █████/2024 tarihli ... arabuluculuk nolu arabuluculuk son tutanağına göre anlaşma sağlanamadığı sabit olduğunu, ...... A.ş'ye yapılan █████/2023 tarihli başvuru ile temerrüte düştüğünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar olan araç sürücüsü ve işleteni yönünden ise kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte maddi tazminat kalemleri istendiğini, tüm bu nedenlerle davacının ...... yönünden; trafik kazasında yolcunun bedensel zarara uğraması nedeniyle, toplanacak delillere göre; 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL tedavi gideri tazminatı, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıp tazminatı, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL bakıcı gideri tazminatı kalemlerinden oluşan maddi tazminat tutarları belirlenerek işleten, sürücü yönünden olay tarihinden; ...... A.ş yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline; ayrıca 500.000 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte işleten, sürücüden tahsiline; davacı ...... yönünden; Trafik kazasında yolcunun bedensel zarara uğraması nedeniyle, toplanacak delillere göre; 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL tedavi gideri tazminatı,6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıp tazminatı,6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL bakıcı gideri tazminatı kalemlerinden oluşan maddi tazminat tutarları belirlenerek işleten, sürücü yönünden olay tarihinden; ...... A.ş yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline; ayrıca 500.000 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte işleten, sürücüden tahsiline; işletenin, sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davacının eksik evrak ile başvuruda bulunulması KTK 97 maddesindeki dava şartının yerine getirilmesinden huzurdaki davanın açıldığını, bu davanın dava şartı sebebi ile reddi gerektiğini, ZMMS sigorta poliçeleri kusur oranında sorumluluğu havi poliçeler olduğunu, mezkur kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından müvekkili şirketin de sorumluluğu bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanunun 36.maddesine göre sürücü belgesi olmayan kişilerin karayollarında motor araç kullanmalarının yasak olduğundan kazanın oluşumunda ehliyetsiz araç kullanmayacak olsa kaza gerçekleşmeyeceğinden yetersiz ehliyet ile olay yerinde bulunmak suretiyle kazanın meydana gelmesinde etkili olduğunun aşikar olduğunu, dava konusu taleplerin teminat dışında olduğunu, bu hususun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 92.maddesinde açıkça düzenlendiğini, davacıların uğradığı iddia olunan sürekli sakatlığın tespiti aşamasında 20 Şubat 2019 tarihli ve 30692 Resmi Gazete yayımlanan çocuklar için Özel gereksinim değerlendirmesi hakkında yönetmelik gereğince engel oranının dikkate alınması gerektiğini, her iki kazazede de kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğunu, getiren bir işte çalışmaları mümkün olmadığını, davacının kaza tarihinden bu yana dek gelişen iyileşme durumu gözetilmesi gerektiğini, davacının mezkur kaza nedeniyle yaptığı iddia olunan tedavi ve bakıcı giderlerine uğradığı, iddia olunan, geçici iş göremezlik zararına yönelik taleplerinden müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle dava şartı yokluğu sebebiyle reddine, davanın esastan reddine, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden dava masrafları ve ücreti vekaletin dahi davacı tarafa tahmiline karar verilmesine talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.Mahkememizce aldırılan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin █████/2025 tarihli raporundan özetle; Sürücü ......'ın %85 oranında kusurlu olduğu, sürücü ......'ın %15 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir. Yapılan belirlemeler ceza dosyasında alınan kusur raporu ile aynı yönde olup rapora itibar edilmiştir.Maluliyet durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;Her ne kadar Mahkememizce, Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince Aktüerya hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak hüküm tesis edilmekte ise de T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2021 Tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamının T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve ██████████ Esas-███████ Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve ████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamıyla "Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet değerlendirmesi yapılması ve muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve yine T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına" şeklinde uyuşmazlığın giderildiği anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek Yargıtay'ın kabulü çerçevesinde değerlendirme yapılmaya başlanmıştır.Selçuk Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının █████/2024 tarihli maluliyet raporundan özetle; Davacı ......'ın █████/2023 tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde yaralandığı, sağ femur, şaft kırığı geliştiği, █████/2024 tarihinde yapılan muayenelerinde sağ kalça eklem hareket kısıtlılığı, sağ uylukta 1 cm atrofi olduğu, şahsın █████/2026 doğumlu olup, olay tarihinde 17 yaşın içerisinde olduğu, grup numarası bildirilmemekle grup 1 kabul edildiği, █████/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre kişinin eklem hareket kısıtlılığı arızasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının %3 olduğu ve kalıcı olduğu, █████/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliğine göre Gr1 XII 6a 25A=%29 (1/5 takdir alındığında %6 olduğu) kişinin yaşına E cetveline göre sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının %4,2 olduğunu, mevcut arızasının iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışmayacağı, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu süre zarfında kişinin %100 oranında malul olduğunun kabulünün gerekeceği, bu sürenin 3 ayında başkasının ve yardımına ihtiyaç duyacağı, █████/2023-█████/2023 tarihleri arasında 40.243,50 TL olduğu, kişide dosya kapsamında fatura edilmiş sgk tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının olmadığını, ancak yaralanmanın ağırlık ölçüsü de dikkate alındığında bu tür giderlerin 18.000,00 TL olarak değerlendirildiğini, şahsın fatura edilmeyen tedavi giderlerinin 18.000,00 TL olarak değerlendirildiği, bakıcı giderleri kapsamında yaptığı harcamaların 40.243,50 TL olarak değerlendirildiği, toplamda 58.243,50 TL değerlendirildiği rapor edilmiştir. Rapora itibar edilmiştir.Davacılar vekilince maddi tazminat davasından tüm davalılar yönünden feragat edildiği beyan edilmekle maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.Manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirmede ise;TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK █████/2004, ██████-370 )Somut olayda; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde paranın satın alma gücü, dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan yukarıda belirtilen kusur raporu ve adli tıp raporu, davacıların yaralanma bölgeleri, sonrasında ortaya çıkan zararlar sebebiyle duydukları manevi acı dikkate alınarak davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████████ E ██████████ K sayılı ilamında da vurgulanmıştır.Somut olayda, davacının yolcusu olduğu motosikletin sürücüsü ehliyetsiz olup, davacı ile sürücü arkadaş olduklarından davacının (......) bu durumu bildiği değerlendirilmekle müterafik kusur indirimi yapılmıştır.Davacı ...... da koruyucu ekipmanları olmadan araç sürdüğünden ve yaralanma bölgeleri gözetilerek lehine hükmedilen manevi tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmıştır. ...... yönünden ayrıca kazadaki kusur durumu gözetilerek manevi tazminat miktarından indirim yapılmıştır.ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:█████/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.Nitekim Yargıtay 4 HD'nin ██████████ esas, ████████ karar; ██████████ esas, ██████████ karar; ██████████ esas, █████████ karar; Konya BAM 3. HD █████████ esas █████████ karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. Kaldı ki davacı maddi tazminat davasından feragat etmiştir.Müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında duraksama bulunmamaktadır.Manevi tazminat reddedilen kısım yönünden vekalet ücreti takdiri için yapılan değerlendirmede; Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlük tarihi ve manevi tazminat davalarında kısmen kabullerde vekalet ücreti takdirine ilişkin madde fıkrasının işbu kısa karar tarihinden sonra iptal edildiği gözetilerek reddedilen kısım yönünden vekalet ücreti takdir edilmiştir." şeklinde davacıların maddi tazminat davasının tüm davalılar yönünden feragat nedeniyle reddine, davacı ......'ın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; %20 müterafik kusur indirimi de yapılarak(ehliyetsiz olduğunu bildiği sürücünün aracına binmekle); 200.000,00 TL tazminatın davalılar ......'dan kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ......'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ......'ın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; %20 müterafik kusur indirimi de yapılarak(koruyucu ekipmanları olmadan araç sürmesi nedeniyle); 170.000,00 TL tazminatın davalılar ......'dan kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ......'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacılar vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece, 17 yaşındaki müvekkiller ...... ve ...... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, ağır bedensel yaralanmalar, kalıcı maluliyet, platin ve vida uygulamaları ile yüz ve vücutta kalan sabit izler nedeniyle yaşanan uzun süreli fiziksel, psikolojik ve sosyal etkileri karşılamaktan uzak olduğu, bu nedenle 200.000,00 TL ve 170.000,00 TL tutarlarının olayın ağırlığı, tarafların yaşı, kalıcılık ve paranın alım gücü gözetildiğinde yetersiz kaldığı, TBK m.56 ve yerleşik içtihatlar uyarınca manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık işlevini yerine getirmesi gerektiği, ayrıca davanın reddedilen kısmı üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarına ve hak arama özgürlüğüne aykırı olduğu, müterafik kusur ve takdiri indirimlerin de hakkaniyet dışı biçimde uygulandığı belirtilerek, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, manevi tazminat miktarlarının artırılarak tam kabulüne, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin kaldırılmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.-İstinaf harçları yatırılmadığından HMK 344. maddesi gereğine davalılar ...... ve ...... vekillerinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmekle inceleme davacının istinafı kapsamında yapılmıştır.Kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.Mahkememizce aldırılan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin █████/2025 tarihli raporundan özetle; Sürücü ......'ın %85 oranında kusurlu olduğu, sürücü ......'ın %15 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir. Yapılan belirlemeler ceza dosyasında alınan kusur raporu ile aynı yönde olup rapora itibar edilmesi yerindedirManevi tazminatın az taktir edildiği istinafı yönünden;Hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK █████/2004, ██████-370)Yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri,davacının tespit edilen sosyal ve ekonomik durumuna, davacı ......'ın kaza nedeniyle % 5,1 oranında meslekten kazanma gücünü kaybettiği ve iyileşmesinin 6 ay olduğu, davacı muhammedin kaza nedeniyle % 4,2 oranında meslekten kazanma gücünü kaybettiği ve iyileşmesinin 3 ay olduğu, gözetilip, davalının kusur durumu (%85) ve olayın oluş şekli dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.ANCAK6100 sayılı HMK 326/2 maddesinde ''Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmü gereğince yargılama giderlerinin, haklılık oranına göre taraflara yüklenmesi gerekmekte ise de;█████/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi ███████ E.-████████ K. sayılı ilamı ile HMK 326/2 maddesinin manevi tazminat davaları yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olup bu iptal kararı iptal kararı Resmi Gazete’de yayımlandıktan 9 ay sonra, █████/2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Bu kararda da belirtildiği üzere, maddi tazminat davalarından farklı olarak manevi tazminat davalarında bir hesaplama yöntemi olmadığı, ödenecek manevi tazminat miktarının belirlenmesinin tamamen hakimin takdirinde olduğu, miktar belirtmek suretiyle manevi tazminat davasını açacak kişinin hâkimin hükmedeceği tazminat tutarını öngörebilmesinin mümkün olmadığı ve tazminat miktarının hâkimin takdirine göre belirlendiğinden kısmen reddedilen miktar yönünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi hakkaniyete aykırı olacaktır.Somut olayda; Anayasa mahkemesinin iptal kararı ve davacının hükmedilecek manevi tazminat miktarını öngörmesi mümkün olmadığından kısmen reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekir. İtiraz yerindedir.HMK'nin 355. maddesinde, “ İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.” 353. maddesinde, “ (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; ... b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1)..., 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, ... duruşma yapılmadan karar verilir.” düzenlemelerini içermektedir.Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, ilk derece mahkemesinin kararında yukarıda belirtilenler dışında HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden herhangi bir yanlışlığın da bulunmadığı gözetilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü, incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve yeniden hüküm tesis edilmesine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle;1-Davacıların maddi tazminat davasının tüm davalılar yönünden feragat nedeniyle REDDİNE,2-Davacı ......'ın manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;- 200.000,00 TL tazminatın davalılar ......'dan kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ......'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,3-Davacı ......'ın manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;- 170.000,00 TL tazminatın davalılar ......'dan kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ......'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,İlk Derece Yargılaması Yönünden;4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 25.274,70-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 6.837,84-TL peşin harçların mahsubu ile bakiye 18.436,86-TL harcın davalılar ......'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,5-Hazine tarafından karşılanan 4.000,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-Davacılar tarafından karşılanan 427,60-TL başvuru harcı, 6.837,84 peşin harçlar olmak üzere toplam 7.265,44-TL'nin davalılar ......'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,7-Davacılar tarafından karşılanan yargılama giderlerinin tamamı davalı sigorta şirketince ödendiğinden karar verilmesine yer olmadığına,8-Davalı ...... tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 60,80 TL vekalet harcının haklılık oranına göre (538.500,00/1.000.000,00) 32,74 TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ......'a verilmesine,9-Davalı ...... tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 60,80 TL vekalet harcının haklılık oranına göre (538.500,00/1.000.000,00) 32,74 TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ......'a verilmesine,10-Manevi tazminat yönünden davacı ...... vekili yararına 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ......'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ......'a verilmesine,11-Manevi tazminat yönünden davacı ...... vekili yararına 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ......'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ......'a verilmesine,12-Anayasa Mahkemesinin ███████ E. ve ████████ K. Sayılı kararıyla HMK 326/2 maddesinin manevi tazminat davaları yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olmakla Kararın 14.03.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanması ve iptal kararı Resmi Gazete’de yayımlandıktan 9 ay sonra, █████/2025 tarihinde yürürlüğe girmesi dikkate alınarak davalı lehine kısmen reddolan manevi tazminat davası için vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,13-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,İstinaf Yargılaması Yönünden;14-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,15-Davacılar tarafından yapılan 4.004,00 TL istinaf başvuru gideri ile 165,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 4.169,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,16-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. █████/2026... ... ... ...Başkan Üye Üye Katip... ... ... ...E imza E imza E imza E imzaBu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.