Anahtar kelimeler: Kanunen Erzurum Mirasın İstemli Hissesinin Muris Yazim Vefat Murisin İntikaliyle

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025 (Karar)NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVA
: Ticari Şirket (Fesih İstemli)KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin %99 hissesinin ve müdürlüğünün muris ...’a, %1 hissesinin ...’a ait olduğu; murisin 23.05.2024 tarihinde vefat ettiği; mirasın kanunen intikaliyle davacı ve diğer mirasçıların ortak sıfatını kazandığı hususunun sabit olduğunu, mirasçı ...’ın menfaatlerinin davacı ile paralel olduğunu; davanın açılmasındaki amacın şirket malvarlığının korunması, fesih-tasfiye olduğunu, küçüğün velisi ile şirket ve diğer mirasçılar arasında menfaat çatışması ihtimali bulunduğundan, küçük yönünden usulî işlemlerin sağlıklı yürütülebilmesi için temsil kayyımı atanması gerektiğini, ...'ın an itibari ile müvekkil ...'in yanında kaldığını ve ...Lisesinde öğrenim gördüğünü, mirasçılardan ... hakkında tutukluluk hâlinin mevcut olduğunu, bu nedenle gerek şirket işleyişi, gerek miras işlemleri yönünden fiilî temsil ve katılım imkânı olmadığını, olayın niteliği gereği mirasçılıktan yoksunluk ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu, bu durum, organ eksikliğinin giderilememesi ve şirketin yönetilememesi sorununu derinleştirdiğinden, şirket malvarlığının süratle korunması, geçici müdür atanması ve nihayetinde fesih-tasfiye taleplerini zorunlu kıldığını, şirketin merkez adresi .... olduğunu ve .... ilinde şubesi bulunduğunu, şirket üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazların tamamının bilinmediğini, edinilebilen sınırlı bilgilere göre ..., ... ve ... illerinde konut/arsa/ofis türünde taşınmazlar ile birden fazla ticari araç ve servis plakaları, ayrıca banka hesapları ve sair menkul kıymetlerin mevcut olduğunu, bildikleri kadarıyla şirket adına; ... ilinde 2 adet ev, ... ilinde 1 adet ofis, ... ilinde 2 adet arsa, ...ilinde 1 adet ofis, ... ili .... ilçesinde 1 adet arsa, ... İli ... ilçesi 1 adet ev, ... ilinde 1 adet ofis, ... ili .... ilçesinde 1 adet arsa, 1 Adet .... Araç, 1 Adet ... Otobüs, 1 Adet ... Otobüs, 1 Adet .... Otobüs, 1 Adet ..., 1 Adet ...., 1 Adet ..., ofisten ve bankadan çıkan menkul değerler ile 2 veya 3 adet servis plakası olduğunu, tüm bu nedenlerle; mirasçı ... hakkında velisi ile muhtemel menfaat çatışması nedeniyle temsil kayyımı atanmasına, kayyımın atanmasını müteakip beyanının alınmasına; küçük yönünden menfaatin davacı ile paralel olduğunun kayda geçirilmesine, davalı limited şirkette organ eksikliği ve yönetim tıkanıklığının bulunduğunun tespiti ile şirketin fesih ve tasfiyesine, yargılama sonuna kadar ihtiyati tedbir taleplerimizin kabulüyle, taşınır/taşınmaz/banka ve diğer varlıklar üzerinde tasarrufun kısıtlanmasına ve ilgili sicillere şerh verilmesine, Araçların kolluk marifetiyle bulundukları yerlerde tespit edilerek kullanımdan men edilmesine, ruhsat ve anahtarlarının teslim alınmasına ve mahkemenizce belirlenecek yediemin otoparkına teslimine, yargılama süresince şirketi temsil ve ilzamla yetkili geçici müdür/yönetici atanmasına; geçici müdürün envanter çıkarması, genel kurulu toplantıya çağırması ve acil zorunlu işlemleri yürütmesi için yetkilendirilmesine, HMK m. 400 uyarınca merkez ve şube adreslerinde mahallinde delil tespiti/envanter yapılmasına; tapu, trafik tescil, bankalar, vergi dairesi, SGK, ticaret sicili, ulaştırma, UKOME/Belediye, TÜRKPATENT, BTK, entegratör firmalar dâhil ilgili kurum ve kuruluşlara müzekkereler yazılarak şirket malvarlığı ve haklarının tam listesinin istenmesine, feshe karar verilmesi hâlinde tasfiye memuru/memurları atanmasına; tasfiye sürecinin şeffaf biçimde yürütülmesi için gerekli ilan ve çağrı işlemlerinin yaptırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.CEVAP
:Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.YEREL MAHKEME KARARI;Mahkemece, "... Davanın hukuki niteliği itibariyle şirketin feshi istekli davalarında husumetin, feshi istenen şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.Somut uyuşmazlıkta ise husumet, feshi istenen şirket tüzel kişiliği dışında bir kısım ortaklara ve şirket şubesine yöneltilmiştir.Yine, sermaye şirketlerinde şubelerin tüzel kişiliği ve buna göre ayrı bir taraf ehliyeti yoktur.Bu hukuki olgulara göre;"Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-d maddesi uyarınca bir dava şartı olup, davanın her aşamasında; ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir (6100 sayılı HMK md. 115/1).Hâl böyle olunca, davanın konusu itibariyle husumet düşmeyen ortaklara ve şubeye husumet yöneltilmesi bakımından davanın dinlenmesi hukuken mümkün olmayıp 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesine aykırılık oluşturduğundan mahkememizce işin esası incelenmeksizin davanın usulden reddi cihetine gidilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF İTİRAZLARI
:Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkillerinin de hasım gösterilmek suretiyle TTK'nın 636. maddesi uyarınca ... Turizm Petrol Ürünleri Otomotiv Gıda Maddeleri Taşımacılık Ticaret Sanayi ve Yatırım Ltd. Şti.’nin haklı nedenle feshi ve tasfiyesi talebiyle işbu davanın açıldığını, mahkemece limited şirket feshi talepli davalarda husumetin yalnızca feshi istenen şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesinin yeterli ve zorunlu olduğu, şubelerin ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığı ve somut olayda şirket ortakları ile şubenin de davalı gösterilmesinin, HMK m.114/1-d anlamında dava şartı noksanlığı oluşturduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiğini, kararın her ne kadar sonuç itibariyle müvekkilleri lehine “davanın usulden reddi” şeklinde kurulmuş ise de; ileride açılabilecek davalar ve şirket/pay ilişkilerine dair ihtilaflar yönünden, kararın gerekçesinin müvekkilleri aleyhine yorumlanabilecek nitelikte değerlendirmeler içermesi ihtimali karşısında, müvekkillerinin kanun yoluna başvurma haklarının korunması ve hukuki dinlenilme haklarının tam anlamıyla kullanılması amacıyla istinaf yoluna başvurmaları zorunluluğunun doğduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 636/3. maddesi uyarınca haklı nedenlerle şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.İstinaf talebinde bulunan davalılar vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, anlaşıldığından, davalılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf aşamasında alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalılar ... ve ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,3-İstinaf başvurusu sırasında davalılar ... ve ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali/iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 01.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.