Anahtar kelimeler: Tetkikatın Cismani Yazildiği Kayseri Layihalar Ölüm İstenmiş Hmknın Sebebiyle Özeti

T. C.

K A Y S E R İ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas, █████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2022
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH
: █████/2026
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davacı ve davalı ... ve davalı ... vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili; ... tarihinde müvekkili ...'nın, ... plakalı aracı ile ... Sokak — ... Caddesi istikametinde seyir halinde iken ... Sokak kavşağından sağa doğru ... Caddesine kontrolsüz şekilde dönüş yapan davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkilinin kullandığı araca çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası trafik polislerince tutulan kaza tespit tutanaklarına göre meydana gelen trafik kazasında davalı ...'in asli ve yüzde yüz kusurlu bulunduğunu, kazanın etkisiyle müvekkili ... yaralanarak olay yerine gelen ambulans ile ... Hastanesine kaldırıldığını, müvekkili ...'nın bu kaza nedeniyle geçiği iş göremez duruma geldiğini, vücudunda kırıklar meydana geldiğini ve aylarca işe gidemediğini, kaza sonrası meydana gelen yaralanma, müvekkilinin yaşı, çalışma şekli ve süreç itibariyle müvekkili ve ailesinin manevi yönden de büyük zarara uğradığını, iş göremezlik nedeniyle müvekkilinin çok uzun süre çalışamadığını, kaza tarihinde henüz 3 yaşında olan kızıyla ilgilenemediğini, kaza nedeniyle davalı ... hakkında Kayseri 14. Asliye Ceza mahkemesinde ███████ E , ████████ K sayılı ceza dosyası açıldığını, davalının asli ve yüzde yüz kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin yüzde yüz malul olduğunu, davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın diğer davalı ... tarafından ... nolu poliçe ile sigortalandığını, bu kapsamda davalı ...'ye yazılı müracaat edildiğini ancak davalı ... şirketince müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararlar karşılanmadığını, bu nedenle arabuluculuğa başvuru yapıldığını anlaşma sağlanamadığını, zarar henüz belirsiz olduğundan müvekkili ... için şimdilik geçici iş göremezlik tazminatı için 400 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı için 400 TL, bakıma muhtaç olması nedeniyle bakım masrafları için 200 TL olmak üzere toplamı 1.000,00 TL Maddi Tazminatın davalılardan ... A.Ş.'den (sigorta poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) başvuru tarihinden (█████/2022) itibaren avans faizi ile diğer davalı ...'den ise kaza tarihinden (...) itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkili ... için 350.000,00 TL Manevi Tazminatın kaza tarihinden (...) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, █████/2024 tarihinde bedel artırım dilekçesi sunarak talebini toplam 576.114,71 TL olarak belirlemiştir.
Davalı ... vekili; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa █████/2018 tarihli değişiklik ile birlikte dava şartı olarak arabulucuya başvurma zorunluluğu getirildiğini, iş bu dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden başvuru usulden reddedilmesi gerektiğini, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, 6704 sayılı kanun ile değişik 2918 sayılı karayolları trafik kanunu'nun 97. maddesi uyarınca zarar gören, dava ikame etmeden veya tahkim yoluna müracaat etmeden evvel sigorta şirketine yazılı olarak müracaat etmekle yükümlü olduğunu, HMK 114 vd uyarınca dava şartı noksanlığından huzurdaki davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete sadece dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup davacı yan, HMK m.121 gereğince diğer delil örnekleri tarafımıza tebliğ edilmediğini, dava dilekçesindeki davacı ifadeleriyle tazminat talepleri açısından ve diğer yönlerden davaya cevap verme imkanlarının olmadığını, delillerin tebliğ edilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın, müvekkili şirkete █████/2021-2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başı 430.000,00-TL olduğunu, müvekkili sigortacı şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, sigorta şirketi sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, bu nedenle adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, tazminat hesaplaması aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından zmms genel şartlarına çerçevesinde yapılması gerektiğini, bir an için dahi kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer herhangi bir tazminat sorumlulukları doğacak ise, yapılacak olan bilirkişi incelemesi, ... tarihli resmi gazetede yayınlanmış olan aktüerler yönetmeliği uyarınca aktüer sıfatına sahip bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri poliçe kapsamında olmadığını, kazazede, mevzuata uygun maluliyet raporu sunmadan başvuru yaptığını, başvuran hasar aşamasında müvekkili şirkete mevzuata uygun maluliyet raporu sunmadığını, zmms genel şartlarda 02.08.2016 tarihli değişiklikle sigorta şirketine başvuru yapılırken zorunlu olan evraklar arasında özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş engelli sağlık kurulu raporu da sayıldığını, müterafik kusur ve hatır indirimi yapılması gerektiğini, toplanan delillerle beraber kazazedenin gerekli güvenlik tedbirlerini almadan ve kontrolsüzce yola çıkarak trafiği tehlikeye düşürmesi, kazanın meydana gelmesine sebep olması nedeniyle müterafik kusur durumunun mevcudiyeti kabul edilmeli ve belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiğini, bu nedenle belirtilen hususlar doğrultusunda müterafik kusur indirimi ve hatır indirimi yapılmasını talep ettiklerini, faiz talebinin reddi gerektiğini, somut olayda müvekkili şirkete yapılan müracaat usulüne uygun gerçekleştirilmediği için müvekkili şirket temerrüde düşmemiş olup, başvuranın faiz isteme hakkı doğmadığını, bu nedenle faiz talebi haksız ve hukuki mesnetten yoksun olup, faiz talebinin reddi gerektiğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkilinin, dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından; faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerektiğini, bu itibarla davacının bu yöndeki taleplerinin de reddi ile müvekkili şirket aleyhine yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını talep ettiklerini, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle reddine,
dosyada kusur ve maluliyet tespiti yapılmasına,
tazminat sorumluluğunun doğması durumunda hesaplamaların hazine müsteşarlığına kayıtlı uzman bilirkişilerce, TRH 2010 mortalite tablosu esas alınarak yapılmasına,
geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı ve tedavi gideri talebinin zmms poliçe teminat kapsamı dışında olması nedeniyle reddine,
müterafik kusur indirimi yapılmasına, taraflarına faize hükmedilmemesine, aleyhlerine yargılama ücreti ve vekalet ücretine hüküm kurulmamasını karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'in davaya cevap vermediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 5.052,45 TL geçici iş göremezlik zararı, 569.392,76 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 1.669,50 TL bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 576.114,71 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinin ZMSS poliçesinin sağlık/tedavi giderleri teminatından geçici iş göremezlik zararının ve bakıcı gideri zararının karşılanması, sakatlık/ölüm teminatından 430.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere sürekli iş göremezlik zararının karşılanması ve zorunlu arabuluculuk başvuru tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ... yönünden ise trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının tazminatta sigorta şirketi yönünden başvuru tarihinden faiz işletilmesi ve avans faizi uygulanması talebinin reddine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 80.000,00 TL manevi tazminatının trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili ve davalı ... vekili ve ... A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; ilk derece mahkemesince alınan hesap bilirkişi raporunda müvekkilinin gelirinin asgari ücret olarak baz alındığını, buna göre hesaplama yapıldığını, bu hesaplamanın hatalı olduğunu, müvekkilinin gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere asgari ücretin kamu düzeni ile alakalı olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğini, ilk derece mahkemesince davalı ... yönünden faiz başlangıç tarihi olarak arabuluculuk başvuru tarihinin baz alındığını, ancak dosyada da sabit olduğu üzere sigorta şirketine başvuru tarihinin █████/2022 olduğunu, başvuru tahinden itibaren 8 iş günü içinde sorumlu olduğu bedeli ödemeyen sigorta şirketinin █████/2022 tarihinde temerrüte düşmüş iken ve arabuluculuk başvuru tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili yönünden hükmedilen manevi tazminatın yaşadığı olay ve sonuçları yönünden oldukça düşük olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılması talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ürünü olduğunu, araç sürücüsü müvekkiline atfedilmiş kusur kabul edilemeyeceğini, kusur oranlarının tespiti için ATK Trafik İhtisas Dairesi ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yeni genel şartlara tabi konu dosyada TRH/2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 Teknik Faiz kullanımı gerekirken bilirkişi raporunun da bu hatalı bilgilere TRH ve Progresif Rant üzerinden yapılan hesaplama ile hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için aksi düşünülse dahi özür oranına ilişkin ciddi şeklide çelişki mevcut olduğundan işbu çelişkinin giderilmesi için yürürlükteki yönetmelik uyarınca ATK veya Adli Tıp Müdürlüklerinden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca muayene içerir rapor alınması gerektiğini, sadece dosyaya sunulan hastane kayıtları ve tedavi belgeleri üzerinden doğru bir maluliyet değerlendirmesinin yapılması mümkün olmadığından açıklanan nedenlerle ve Yargıtay kararları çerçevesinde ATK 3. İhtisas dairesi tarafından başvuranda meydana gelen maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılması talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili; uyuşmazlık konusu kazanın ... tarihinde meydana gelmiş olduğunu, bu yılda araç başına Trafik Poliçesi Teminat Limiti 430.000,00 TL olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile poliçe limiti kapsamında hüküm kurulmasını talep ettiklerini, başvurana yeterli tazminat ödemeleri yapılmış olması nedeniyle bakiye tazminat alacağı kalmadığından ve kesin hüküm etkisine binaen başvurunun esastan reddini talep ettiklerini, işbu davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, sigortalı araç sürücüsüne %100 kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirket aleyhine işbu kusur oranı üzerinden tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, maluliyet raporunun ATK 3. İhtisas Dairesinden alınması gerektiğini, dosyada rapor tanzim tarihi gereği erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik Usul ve Esaslarına uygun rapor alınması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Mortalite Tablosunun esas alınması gerektiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Uyarınca Genel Şartlar ile belirlenen TRH/2010 Mortalite Tablosu ve %1,8 Teknik Faiz oranı esas alınması gerektiğini, geçici işgörmezlik tazminatı ZMMS Poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, 6111 sayılı yasa gereği talep edilen tazminat kalemlerinin tedavi gideri olarak değerlendirildiğini, SGK'dan talep edilmesi gerektiğini, ayrıca taleplere ilişkin olarak ödeme yapılıp yapılmadığının da SGK'ya sorulması gerektiğini, bakıcı gideri tazminatı tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğini, bakıcı gideri tazminatı talebinin değerlendirilebilmesi için öncelikle davacının bakıma muhtaç olup olmadığı komisyon aracılığıyla seçilecek tarafsız hekim bilirkişilerce tespit edilesi gerektiğini, poliçe tanzim tarihi itibariyle tedavi giderleri tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, iş kazası hususunun değerlendirilmesi gerektiğini, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı ve aylık bağlanıp bağlanılmadığı tesipt edilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, her iki tarafa da hükmedilecek olan vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğinin aşikar iken tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle tehir-i icra talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi gereği cismani zarardan doğan sürekli ve geçici işgöremezlik ve bakıcı gideri talebi ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
Trafik kazası ile ilgili olarak, ceza dosyasında alınan kusur bilirkişisi raporu, eldeki davada alınan kusur bilirkişisi raporu ile aynı trafik kazasına bağlı olarak açılmış olan diğer tazminat davalarında alınmış olan kusur bilirkişisi raporlarının tutarlı olup, birbiriyle çelişkili olmaması gerekir. Raporlar arasında çelişki olduğu takdirde çelişkinin mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik kürsüsünden seçilecek heyetten ya da İTÜ trafik kürsüsünden seçilecek heyetten rapor aldırılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi gerekir.
Bilirkişi Mak. Müh....'dan alınan ... tarihli bilirkişi raporunda, sürücü ...'in meydana gelen olayda tamamen kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın dosya içeriğindeki Kaza Tespit Tutanağı, teknik değerlendirme ve inceleme sonrasında aracı ile karayolunda normal seyrinde devam ettiğinin anlaşıldığı, bu nedenle kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği, bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı belirtilerek kusur yönünden ihtilaf çözülmüştür. İş bu raporun hükme esas alınması isabetli olmuştur.
Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir. HMK.nun 33.maddesindeki “Hakim, Türk Hukukunu resen uygular” düzenlemesi uyarınca hakim kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuatı resen uygulamakla yükümlü olduğundan, hakim davacının geçici ve sürekli maluliyetlerini kaza tarihinde yürürlükte olan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” esas alınmak suretiyle tespitini sağlamalıdır.
“Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil █████/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, █████/2008 ila █████/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, █████/2013 tarihten itibaren Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, █████/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, █████/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise █████/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.
Somut olayda, ilk derece mahkemesince, usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olan Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik” kapsamında alınmış olan █████/2024 tarihli rapor mevzuata uygun kuruluşlardan ve mevzuata uygun yönetmelik uygulanarak alınmıştır.
6098 sayılı TBK’nın 52/1. maddesi, “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir". Dosya kapsamında davacının müterafik kusuru olduğuna dair bir bilgi bulunmamaktadır. Mahkeme tarafından müterafik kusur indirimi uygulanmaması isabetli olmuştur.
█████/2015 tarihinden önce meydana gelmiş olan trafik kazalarında cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında Yargıtayca PMF - 1931 yaşam tablosu esas alınıyor ve %10 artırım %10 iskonto yöntemiyle zarar görenlerin tazminat alacağı hesaplanıyordu. █████/2015 tarihinde yeni Genel Şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, █████/2015 tarihinden sonra meydana gelen ve █████/2015 tarihinden sonra düzenlenmiş olan poliçelerde PMF 1931 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yönteminden vazgeçilerek poliçelerin eki niteliğindeki genel şartlar gereğince tazminat hesabında TRH - 2010 yaşam tablosu ve 1,8 Teknik Faiz yöntemi kullanılmaya başlanıldı. Anayasa Mahkemesi’nin █████/2020 tarih ███████ Esas ███████ Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK’nın 90. ve 92. maddelerinde “genel şartlara” atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar ... tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesince zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17.HD.’nin █████████ E. █████████ K. █████/2020 tarihli ilamı).
Somut olayda, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri tazminatında hükme esas alınan aktüerya bilirkişisi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artırım, %10 iskonto yöntemi esas alınmak ve bakiye ömür dikkate alınmak suretiyle hesaplanmış olduğu anlaşılmakla; doğru yöntemle hazırlanan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması isabetli olmuştur.
Ayrıca, sürekli işgöremezlik tazminatı asgari ücretin üzerinde gelir elde edildiği tespit edilememesi halinde, zarar gören için aktif dönemde net asgari üzerinden agili, pasif dönemde ise agisiz olarak hesaplanır. Ancak █████/2022 tarihinden itibaren asgari ücrette agi uygulamasından vazgeçilmiş olduğundan, sürekli işgöremezlik tazminatı hesaplanmasında agili-agisiz ayrımından da vazgeçilmiştir. Davacının asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğine dair dosya içerisinde bir delil mevcut olmadığından hesaplamada asgari ücret esas alınması yerinde olmuştur.
Manevi tazminat açısından; Somut olayda, taraflar arasında yaşanan olayın oluş şekli, olay tarihi, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü ile yukarıda ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın uygun olduğu anlaşılmakla, taraflarca manevi tazminat miktarına ilişkin istinafların yerinde olmadığı görülmüştür.
Neticeten mahkeme tarafından yapılan yargılama ve yargılama esnasında alınan bilirkişi raporlarının mevzuata uygun olarak düzenlendiği ve işbu raporlar dayanak yapılarak karar verilmesinin yerinde olduğu ve hükümde bir hata olmadığı anlaşıldığından tarafların istinafların ayrı ayrı yerinde olmadığı görülmüştür.
Bu haliyle; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu vakıa ve hukuki değerlendirmede kanuna aykırılığın bulunmadığı, ilk derece mahkemesinin verdiği kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)
1-)Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-)Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacıdan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60 TL daha harcın davacıdan alınarak Hazineye İRAT KAYDINA,
3-) a-) Maddi tazminat talebi yönünden;
Alınması gereken 39.354,39 TL nispi istinaf karar harcından davalı ...'den peşin alınan 11.204,80 TL harç ve davalı ...'den peşin alınan 766,69 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 27.382,90 TL daha harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye İRAT KAYDINA, (davalı ...'nin 20.435,85 TL'den sorumlu tutulmasına)
3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-)Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,
5-)Taraflarca istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatıranlara İADESİNE,
6-)Kararın kesin olmaması nedeniyle taraflara tebliği işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,
Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!