Anahtar kelimeler: Batı Esaskarar Başkan Yazim Katip Üye Hmk Eksiklik Ankara Özetle

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ23. H U K U K D A İ R E S İ(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U NE S A S T A N R E D D İ)ESAS NO
: ███████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN KARARIN
:MAHKEMESİ
: Ankara Batı 1. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: 14.10.2021ESAS-KARAR NUMARASI
: ████████ E., ████████ K.DAVA
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: 14.05.2026YAZIM TARİHİ
: 14.05.2026Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili özetle
: Davalının S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi'nin 308 numaralı ortağı olduğunu ve kendisine ... parselde kayıtlı B Blok 41 numaralı bağımsız bölümün kullanımına tahsis ve teslim edildiğini, parasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı dosyası üzerinden takip başlatılarak ortaklığından kaynaklanan toplam 74.897 TL aidat ve gecikme zammının talep edildiğini, borcun bulunmadığını, davalının borca ve faize itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, faiz, gecikme zammı ve diğer alacak hakları saklı kalmak koşulu ile takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, davalının asıl alacak üzerinden % 20'den az olmamak koşulu ile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince "...İddia ve savunma, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının █████/2012 tarihli 296 sayılı yönetim kurulu kararı ile davacı kooperatifin 308 sayılı ortağı olarak kooperatife alındığı, davalının ortaklığına özgülenen dairenin ... Parselde kain B blok 41 numaralı bağımsız bölüm olduğu, uyaptan yapılan takbis aktif - pasif kayıtların sorgulanmasından taşınmazın davalının pasif kayıtlarında yer aldığı, davalının Ankara 63. Noterliğinin █████/2019 tarih 608 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile istifa ettiği, ihtarnamenin davacı kooperatife █████/2019 tarihinde tebliğ olduğu, kooperatifçe Sincan 3. Noterliğinin █████/2019 tarih 688 yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek kooperatifin tasfiye sürecine girildiğinin, ortakların tasfiye giderlerinden sorumlu olduğunun, davalının ortaklığı sebebiyle borcunun bulunduğunun bildirildiği, düzenlenen bilirkişi raporunda davalının ortaklığı dönemindeki borcu ile ortaklığının bitmesi sonrası tasfiye sebebiyle olan borcunun ayrı ayrı olarak hesaplandığı, hesaplamalarda genel kurullarda alınan faiz oranlarının TBK'nın 88. ve 120. Maddelerine uygun olup olmadığının denetlendiği ve buna göre faiz hesaplamasının yapıldığı tespit edilmiştir. Düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle hükme esas alınmıştır.Davalının sorumluluğu istifa öncesi kooperatif ortaklığı sebebiyle ödemesi gereken yükümlülükler ve istifa sonrası kooperatifin tasfiyesi sebebiyle ödemesi gereken yükümlülükler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16. Maddesinin son fıkrasının kıyasen uygulanması ile istifa eden ortağın yükümlülükleri istifanın kesinleşmesine kadar devam edecektir. Her ne kadar davalının istifa ile birlikte kendisine tahsis edilen konutu iade etmesi gerekse de istifadan çok önce tahsis edilen taşınmazı dava dışı 3. Kişilere 2013 yılında satış ile devrettiğinden(Takbis kayıtlarından anlaşılmıştır.) ve kooperatif tasfiye sürecine girdiğinden davalının çıkma payı alacağının bulunmasının da davacı kooperatifin istifa öncesi alacak ve gecikme faizi talep etmesine engel olmayacağı değerlendirildiğinden davalının istifanın kesinleşmesine kadar bilirkişi raporunda hesaplanan birikmiş aidat ve işlemiş faizden sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca davalının oluşacak tasfiye masraflarından da sorumlu olduğu, buna göre bilirkişi tarafından tespit ve hesap edilen alacağın da davalıdan tahsilinin gerektiği kanaatine varılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, ortaklık dönemine ilişkin 37.200,00TL aidat, 26.966,92TL işlemiş faiz ile ortaklık sonrası tasfiyeye ilişkin 1.199,29TL tasfiye borcu olmak üzere toplam 65.366,21TL yönünden itirazın iptali ile takibin devamına fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Asıl alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız olarak itiraz ettiğinden asıl alacak miktarının %20'si olan 7.679,85TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Usulsüz tebligat nedeniyle savunma haklarının kısıtlandığı, müvekkiline dava dilekçesinin 25.02.2020 tarihinde "eşi ..." imzasına tebliğ edildiği kabulü ile yargılamaya başlandığı, oysa davalının, tebligatın tebliğ edildiği eşi ile yaşadığı şiddetli geçimsizlik nedeniyle halen Ankara 21. Aile Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyası ile boşanma aşamasında olduğu, tebligatın muhatabı ile husumet içerisinde olan bir kişiye, bu kişi aile ferdi bile olsa tebligat yapılmasının usulüne uygun bir tebligat anlamına gelmeyeceği, müvekkilinin o adreste olmadığının ve tebligatı alan eşi ... ile husumet içerisinde olduğu da ekli belgeler ile sabit olduğundan dosya kapsamında yapıldığı kabul edilen tebligatın açıkça usulsüz olduğu, davacının müvekkiline açık ibra vermesine rağmen işbu davayı açarak TMK 2. maddeye ve TBK'ya muhalefet ettiği nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, kooperatif üyeliğine dayalı parasal yükümlülüklerin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,2-) Alınması gereken 4.465,17 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.116,29 TL harcın düşümü ile kalan 3.348,86 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 14.05.2026Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...