Anahtar kelimeler: Esaskarar Başkan Yazim Katip Üye Hmk Eksiklik Ankara Özetle Ortaklı

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N
K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
İNCELENEN KARARIN
:
MAHKEMESİ
: Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: 18.02.2021
ESAS-KARAR NUMARASI
: ████████ E., ████████ K.
DAVA
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: 07.05.2026
YAZIM TARİHİ
: 07.05.2026
Taraf vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili özetle
: 311 ortaklı olan davalının konut tahsislerini, konut tahsis edilecek arsalara göre 1. etap, 2. etap olarak ikiye ayırdığını, 2. etabın ise kendi içinde 1, 2 ve 3. kısım olarak bölümlendirdiğini, kooperatif ortaklarına konut tahsisi için ... mahallesinde kooperatif tarafından konut yapımına başlandığını, müvekkilinin 2. etap 1. kısım ortaklarından olduğunu, kura sonucunda kendisine B Blok 1. Kattaki 7 nolu konutun isabet ettiğini, bunlardan ... parsel üzerindeki konutların bir kısmının 09.09.2009 tarihinde; ... parsel üzerindeki konutlardan bir kısmının da 12.07.2010 tarihinde ferdileştirildiğini, ancak müvekkiline kura ile isabet eden bağımsız bölümün halen teslim edilmediğini, yönetimin, müvekkili oyaladığını, müvekkilinin 2004 yılından itibaren genel kurullarda kararlaştırılan aidatları fazlası ile ödediğini, 05.04.2011 tarihli genel kurulda konut tesliminde 5.000 TL ödenmesi kararlaştırılan ödemeyi de yöneticilerin konutu teslim edeceklerini vaat ederek haksız yere aldıkları halde halen konutun teslim edilmemiş olduğunu, sonradan da bunun aidata mahsup edileceğinin beyan edildiğini, konutların teslim edildiği tarih olan 30.06.2008 yılından itibaren 206 ortağın konutları kullanmakta olduğunu ileri sürerek, öncelikle müvekkiline tahsis edilen bu konutun kendisine teslimine ve tesciline, müvekkiline teslim edilecek bir konutun bulunmaması halinde, tahsis edilecek konutun rayiç bedelinden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 9.000 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, diğer ortakların konutları 2008 yılından bu yana kullandıkları dikkate alınarak, yoksun kalınan kira bedelinden şimdilik 1.000 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile konut bedeli tazminatını 155.226,70 TL ye arttırmıştır.
İlk derece mahkemesince "...Dava kooperatif üyesinin kendisine konut tahsis edilmemesinden kaynaklanmaktadır. Dava konusu kooperatif kayıtları incelenmiş, davacıya tahsis edilebilecek herhangi bir konut olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle tapu iptal ve tescil talebi yerinde bulunmamıştır. Tazminat yönünden dava konusu husumet çözümlenmeye çalışılmıştır. Davacı diğer üyelere göre eksik aidat ve ortaklık payı ödemesi yapmıştır. Bu durum yukarıdaki bilirkişi raporu ile ortaya konulmuştur. Eksik ödeme yapan ortakların tam ödeme yapan ortaklara göre yatırdıkları tutarın oranlanması yöntemiyle tazminat alacakları tespit edilmektedir.
Bir yapı kooperatifinin ana amacı ortakların akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeleri karşılığında anasözleşmeye uygun, konut ya da işyeri teslim etmektir. Çeşitli nedenlerle konut ya da işyeri tahsisi imkânsızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Kooperatif ortağının kooperatiften konut karşılığı tazminat isteyebilmesi için tüm ortaklar bakımından konut tahsis aşamasına gelinmesi ve diğer üyelere tahsis yapıldığı halde davacıya konut tahsis edilmemesi gerekir. Normal ödemesini yapıp konut sahibi olan üyelerle eşit miktarda ödemesi bulunduğu tespit edilen, diğer anlatımla eksik ödemesi bulunmadığı belirlenen, ancak kendisine konut tahsis ve teslimi yapılamayan ortağın, ödemesi eksik olmayan diğer üyelere verilen emsal bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç değerini talep edebileceğinin; hiç ödemesi yok ise konut karşılığı tazminat isteminin reddi gerektiğinin kabulü gerekir. Eksik ödemesi olan bir üyenin konut karşılığı tazminat alacağının hesaplanması tam ödemesi olan üyenin faydalandığı tutara oranlanması yöntemiyle bulunmaktadır.
Davacının eksik ödemesi bulunduğu bilirkişi marifetiyle tespit edilmiştir. Bu nedenle bilirkişi raporunda da belirtildiği yöntemle hesaplama yapılmış davacının alabileceği tazminat tutarı hesaplanmıştır.
Davacının kira gelirine hak kazanabilmesi için tüm mali vecibelerini yerine getirmesi gerekmektedir. Davacı ödemelerini diğer üyelere nazaran eksik yapmıştır. Bu durum bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Bu nedenle kira geliri yönünden yapılan talebin reddine..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğu, kura sonucu kendisine B Blok 1. kattaki 7 no’lu bağımsız bölümün tahsis edildiği, buna rağmen konutun halen teslim edilmediği, müvekkilinin 2004 yılından itibaren genel kurullarda belirlenen aidatları fazlasıyla ödediği, buna rağmen kendisinden daha az aidat ödeyen hatta aidat borcu bulunan ortaklara dahi konut teslim edildiği, bilirkişi raporunda düzenli ödeme yapan ortakların toplam aidat miktarının 58.000 TL olarak belirlenmesinin hatalı olduğu, kooperatifin etap ve kısımlara ayrılan yapısı nedeniyle her etap ve kısmın aidat yükümlülüklerinin ayrı değerlendirilmesi gerektiği, genel kurul kararları ve kooperatif kayıtlarının ayrıntılı incelenmediği, müvekkilinin kooperatifçe talep edilen tüm aidatları ödediği halde eksik ödeme yaptığı yönünde hatalı değerlendirme yapıldığı, bu nedenle konut bedeli tazminatının eksik hesaplandığı, müvekkiline konut tahsis edilmediğinden başka konutta oturmak zorunda kaldığı, bu nedenle kira kaybı zararına uğradığı ve aynı durumda olup konut tahsis edilen ortaklarla arasındaki eşitliğin ancak kira kaybı tazminatı ödenmesiyle sağlanabileceği, TBK 112. madde kapsamında davalının konut tahsis borcunu gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle müspet zarardan sorumlu olduğu, bu zararın yalnızca konut bedelini değil kira kaybı tazminatını da kapsadığı, dosyada alınan bilirkişi raporlarında kira kaybı tazminatına ilişkin herhangi bir hesaplama yapılmadığı, bilirkişinin hukuki değerlendirme yaparak hesaplamadan kaçındığı, ek rapor taleplerinin de mahkemece reddedildiği, müvekkili ile aynı durumda bulunan ... tarafından açılan Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ esas sayılı dosyasında hem konut bedeli hem kira kaybı tazminatı yönünden davanın kabulüne karar verildiği, somut olay bakımından da aynı hukuki sonucun uygulanması gerektiği nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin eski yöneticilerinin hatalı ve yanlış uygulamaları nedeni ile iki kez iflasa düştüğü, iflastan kurtularak faaliyetini devam ettirdiği, 14.04.2019 tarihili olağan genel kurulda oyçokluğu ile alınan karar gereğince mağdur olan üyelerin mağduriyetlerinin giderilmesi konusunda karar alındığı, mahkemesinin bu hususları hiçi araştırmadığı, arsa sahibi Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi'nin yüklenici müvekkili ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesini tek taraflı feshederek davacıya isabet eden daireyi de 3. kişilere satmak suretiyle müvekkilini ve davacıyı mağdur ettiği, müvekkilinin davanın açıldığı tarihte iflasta olduğundan davaya karşı savunma yapılamadığı nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, konut bedeli ile kira kaybının tazmini taleplidir.
1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2-Davacı vekili kooperatif üyesi olan davacının eşitlik ilkesine aykırı olarak kurada isabet eden dairesinin teslim edilmediğini belirterek, konut tazminatı ve kira kaybı tazminatı talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacının kurada tahsis edilen dairesinin davacıya teslim edilmemesi nedeniyle konut tazminatına karar verilmesi isabetli ise de davacının ödemelerinin eksik olduğu gerekçesi ile kira kaybı tazminatına karar vermemesi isabetli olmamıştır. Kooperatifler Kanunu 23. madde gereğince "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler." Dosya kapsamından davacıya kurada isabet eden dairenin dava dışı üçüncü kişi adına tescil edildiği, buna karşılık ödemeleri benzer durumda olan ancak dairesi kendisine teslim edilen ortaklar olduğu iddiası karşısında eşitlik ilkesi gereğince davacının kira kaybı tazminatı talebi değerlendirilerek, gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.a.6 madde uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.6 gereğince kabulü ile:
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E., ████████ K. sayılı 18.02.2021 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
3-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine; Alınması gereken 10.603,54 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 2.633,81 TL harcın düşümü ile kalan 7.969,73 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
4-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine,
5-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 07.05.2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!